MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin onursal başkanı olduğu Türkiye Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş katıldı.
Sempozyumda bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici politikaların güçlendirilmesi, güncel çözüm önerilerinin değerlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve daha etkin politikaların geliştirilmesi hedeflendi.
"Bağımlılık Sadece Sağlık Değil, Güvenlik Meselesidir"
Programda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılığı hem halk sağlığı hem de güvenlik boyutuyla ele alan çalışmaların büyük önem taşıdığını belirterek, bu tür organizasyonların farkındalığın artmasına ve uygulanan politikaların güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Bağımlılığın yalnızca bireylerin ve ailelerin yaşadığı sorunlardan ibaret olmadığını dile getiren Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:
"Mesele sadece bireyler ve ailelerin yaşadığı sıkıntılar, bunun açtığı sosyal yaraların ötesinde, genel kalkınma mücadelemizle de çok ilişkili, aynı zamanda hem iç güvenliğimiz hem de genel güvenliğimiz açısından da çok önemli."
Yılmaz, cezaevlerinde bulunan hükümlülerin yaklaşık üçte birinin uyuşturucu suçları nedeniyle ceza aldığını belirterek, hırsızlık, gasp, kadına yönelik şiddet ve benzeri birçok suçun da bağımlılıkla bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Uyuşturucuya ulaşamama ya da bağımlılığın oluşturduğu ruh hali nedeniyle işlenen suçların toplumsal güvenliği doğrudan etkilediğini söyledi.
"En Önemli Aşama Koruyucu Ve Önleyici Tedbirler"
Son yıllarda bağımlılık türlerinin çeşitlendiğini ve dijitalleşmenin yeni risk alanları oluşturduğunu belirten Yılmaz, tütün, alkol, uyuşturucu ve davranışsal bağımlılıkların ortak risk faktörlerinden beslendiğini ifade etti.
Teknoloji, internet ve kumar bağımlılıklarının mücadeleyi daha karmaşık hale getirdiğini kaydeden Yılmaz, kurumlar arasında güçlü koordinasyonun yanı sıra danışmanlık, tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyumu kapsayan bütüncül bir yaklaşımın zorunlu olduğunu söyledi.
Koruyucu hizmetlerin önemine dikkat çeken Yılmaz, "Burada en önemlisi bana göre ilk aşama; koruyucu ve önleyici tedbirler. Sorun ortaya çıktıktan sonra elbette etkili müdahale etmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Sosyal Risk Haritası Geliştirilmeye Devam Edecek
Bağımlılıkla mücadelede sosyal risk haritalarının temel araçlardan biri olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye'de ilk kez oluşturulan sosyal risk haritasının geliştirilmeye devam edeceğini ve mücadeleye önemli katkılar sunacağını söyledi.
Başkanlığını yürüttüğü Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu sayesinde kurumlar arasında güçlü koordinasyon sağlandığını ifade eden Yılmaz, kurulda alınan kararların yaklaşık yüzde 95'inin hayata geçirildiğini, eylem planlarında belirlenen sorumlulukların düzenli olarak takip edildiğini belirtti.
2024-2028 Strateji Belgeleri Yol Haritası Oldu
Uyuşturucu, alkol ve tütün ürünlerinin yanı sıra teknoloji, internet ve kumar bağımlılıklarının da öncelikli politika alanları arasında yer aldığını söyleyen Yılmaz, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Hayata geçirdiğimiz 2024-2028 Dönemi Tütün Kontrolü, Uyuşturucuyla Mücadele ve Davranışsal Bağımlılıklarla Mücadele Ulusal Strateji Belgeleri ve Eylem Planları mücadelemizin temel yol haritasını oluşturmaktadır."
Yılmaz, zorunlu tedavi süreçlerinin etkinleştirilmesi başta olmak üzere vatandaş odaklı yeni uygulamaların sürdürüldüğünü, her yıl ihtiyaç analizleri yapılarak eylem planlarının güncellendiğini ifade etti.
İllerde faaliyet gösteren bağımlılıkla mücadele il koordinasyon kurulları sayesinde mücadelenin Türkiye'nin her köşesine yayıldığını belirten Yılmaz, bu çalışmanın yalnızca merkezden yürütülebilecek bir süreç olmadığını vurguladı.
Tedavi Ve Rehabilitasyonda Önemli Adımlar Atıldı
İllerde risk önceliklerine göre hareket edildiğini belirten Yılmaz, kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesiyle sahadaki etkinliğin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Uyuşturucuyla mücadelede caydırıcılığı artıran düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Yılmaz, tedaviye başvuran vatandaşların süreçlerini güvenle sürdürebilmeleri için çeşitli mevzuat değişiklikleri yapıldığını ifade etti.
Genel sağlık sigortası kapsamındaki vatandaşların tedavi hizmetlerinden daha etkin yararlanmasının sağlandığını belirten Yılmaz, sigara bırakma hizmetlerinin aile hekimliği sistemi ve mobil ekip uygulamalarıyla güçlendirildiğini söyledi.
Risk altındaki çocukların bağımlılık gelişmeden önce tespit edilmesini sağlayan erken müdahale modellerinin de uygulamaya alındığını ifade etti.
"Okul temelli risk yönetimi çok kıymetli"
Bağımlılıkla mücadelede okulların kritik rol üstlendiğini belirten Yılmaz, milyonlarca öğrencinin eğitim gördüğü okullarda risk tespit çalışmalarının büyük önem taşıdığını söyledi.
Psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra tüm öğretmenlerin bağımlılık konusunda farkındalık sahibi olması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, öğretmenlerin riskleri erken fark ederek önleyici mekanizmaların devreye girmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
"Okul temelli bir sistemin risk yönetimi çok kıymetli." diyen Yılmaz, eğitim kurumlarının bağımlılıkla mücadelede önemli görev üstlendiğini ifade etti.
Yasa Dışı Bahis Ve Kumarla Mücadelede Uluslararası İş Birliği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda hazırlanan Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı kapsamında çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, yedi ana başlık altında ilgili kurumların sorumluluklarının belirlendiğini söyledi.
Özellikle finansal tedbirlerin ön plana çıktığını ifade eden Yılmaz, dijital erişimin engellenmesi, ödeme kuruluşlarının denetlenmesi ve suç gelirlerinin önlenmesi konusunda önemli sonuçlar elde edildiğini kaydetti.
Uluslararası iş birliğinin de güçlendirildiğini belirten Yılmaz, yasa dışı yayın yapan yüzlerce internet sitesi ve hizmet sağlayıcısının tespit edildiğini, büyükelçilikler ve yabancı makamlar nezdinde girişimlerde bulunulduğunu söyledi.
Bilgi paylaşımı ve operasyonel iş birliği kanallarının geliştirildiğini ifade eden Yılmaz, bu çalışmaların Dışişleri Bakanlığı koordinasyonunda yürütüldüğünü dile getirdi.

Tedavi Sonrası İstihdam Desteği
Bağımlılığın kronik ve yineleyici bir hastalık olduğuna dikkat çeken Yılmaz, tedavisini tamamlayan vatandaşların yeniden sosyal hayata ve iş gücü piyasasına kazandırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Sağlık Bakanlığı ile İŞKUR arasında örnek bir çalışma yürütüldüğünü belirten Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda uygulanan İş Gücü Uyum Programı ile bağımlılıktan kurtulan bireylerin mesleki eğitimlerle istihdama yönlendirildiğini ifade etti.
Ceza infaz kurumlarında da yeni bir rehabilitasyon modeli uygulandığını açıklayan Yılmaz, pilot uygulamanın Adana'da başlatıldığını, başarılı olması halinde ülke geneline yaygınlaştırılacağını söyledi.
Güçlü Aile Vurgusu
Bağımlılıkla mücadelede alınan bazı tedbirlerin çeşitli kısıtlamalar içerebildiğini belirten Yılmaz, bu uygulamaların amacının özgürlükleri sınırlandırmak değil, bireylerin bağımlılıktan uzak, özgür iradeleriyle yaşamalarını sağlamak olduğunu ifade etti.
Güçlü aile yapısının korunmasının sağlıklı nesiller yetiştirilmesinde temel unsur olduğunu vurgulayan Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu süreçte merkezi bir rol üstlendiğini söyledi.
"Güçlü aile varsa aslında bu sorunların birçoğu kendiliğinden zaten ortadan kalkıyor." diyen Yılmaz, bağımlılıkla mücadelede atılan her adımın bu hedefe hizmet ettiğini belirtti.
Kamu Ve Sivil Toplum İş Birliği Güçlendirilecek
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca devlet kurumlarının değil, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının da katkısıyla yürütülmesi gereken çok yönlü bir süreç olduğunu söyleyen Yılmaz, kamu-sivil toplum iş birliğini daha kurumsal hale getirecek yeni bir model üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren 994 dernek ve gönüllünün bağımlılıkla mücadelede önemli görev üstlendiğini ifade eden Yılmaz, son üç yıl ile bu yılın ilk altı ayında bağımlılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren 72 derneğin projelerine destek verildiğini açıkladı.
Yeşilay başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitelerinin güçlendirildiğini belirten Yılmaz, kamu kurumları ile sivil toplum arasındaki iş birliğinin daha da derinleştirilerek bağımlılıkla mücadele ve sosyal uyum çalışmalarının etkin şekilde sürdürüleceğini söyledi.
Konuşmasının sonunda sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu, akademisyenler, kamu kurumları, Yeşilay, sivil toplum temsilcileri ve gönüllülere katkılarından dolayı teşekkür etti.
Program, Cevdet Yılmaz'ın konuşmasının ardından sempozyum oturumlarıyla devam etti.




