Kayserili eski manken, oyuncu ve sunucu Deniz Akkaya, Uzman Psikolog Gökhan Çınar'ın sunduğu Katarsis programında çocukluğundan ailesiyle yaşadığı sorunlara kadar hayatının bilinmeyen yönlerini anlattı. Anne ve babasına duyduğu kırgınlığı dile getiren Akkaya'nın, "Annem öldüğünden beri mezarına gitmedim, babam öldüğünden beri de mezarına gitmedim" sözleri dikkat çekti.
Kayserili eski manken, oyuncu ve sunucu Deniz Akkaya, geçtiğimiz ay Uzman Psikolog Gökhan Çınar'ın sunduğu Katarsis programına konuk oldu. Sosyal medya paylaşımları yüzünden birçok defa mahkemenin yolunu tutan ünlü isim bu defa özel hayatıyla gündeme geldi. Hayatının dönüm noktalarını, çocukluk yıllarını ve ailesiyle yaşadığı sorunları anlatan Akkaya, geçmişten bugüne içinde taşıdığı kırgınlıkları da paylaştı. Özellikle anne ve babasıyla ilişkisine dair yaptığı açıklamalar dikkat çekerken, yıllardır devam eden küskünlüğünü anlattı.
Gökhan Çınar'ın sorularını yanıtlayan Deniz Akkaya, çocukluk döneminde kendisini nasıl hissettiğini, ailesinin tutumunun hayatında nasıl izler bıraktığını ve yıllar boyunca yaşadığı yalnızlığı anlattı. "Sırtı hiç sıvazlanmamış bir çocuktum" sözleriyle çocukluğuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Akkaya, dışarıdan başarılı görünen hayatının arka planında taşıdığı duygusal yüklerden de bahsetti.

'Böyle Bir Evde Büyüdüm'
Çocukluk yıllarındaki aile ortamını anlatan Deniz Akkaya, babasının otoriter bir yapıya sahip olduğunu, annesinin ise zaman içerisinde içine kapanarak mutsuzluğunu çocuklarına yansıttığını söyledi.
Ailesinin yaşam biçimini anlatan Akkaya, babasının üst düzey bir yönetici ve memur olduğunu belirterek evdeki iletişim düzenine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Üst düzey bir yönetici, memur babanın kızlarıydık. Babam, 'Soru sormayacaksınız, ben ne söylersem onu dinleyeceksiniz, siz anlatmayacaksınız' derdi. Annem gün geçtikçe içine kapanan, bir şeyler üretmek isterken üretemeyen, canı sıkılan bir anneydi. Bu can sıkıntısını da genel olarak bize yansıtırdı. Zaman içinde evimizdeki o güneş biraz rutubete dönüşmeye başladı. Böyle bir evde büyüdüm"
Akkaya'nın anlattıklarına göre aile içerisindeki gerginlikler zamanla günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Özellikle bayram günlerinde anne ve babasının sık sık tartıştığını belirten Akkaya, evde yaşanan sorunların uzun süre devam ettiğini ifade etti.

'Turgut Özal Babamı Aramıştı'
Deniz Akkaya, babasının yoğun ve stresli çalışma hayatının ev ortamına da yansıdığını söyledi. Babasının bürokrat olması nedeniyle telefonlarının sürekli çaldığını anlatan Akkaya, siyasi isimlerin de babasını aradığını dile getirdi.
Bu anılardan birini de paylaşan eski manken, bir gün dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın babasını aradığını, ancak kendisinin telefondaki kişiyi tanıyamadığını söyledi. Bu nedenle babasının kendisine çok kızdığını belirten Akkaya, çocukluk döneminde yaşadığı bu tür olayların aile içerisindeki baskılı ortamın bir parçası olduğunu anlattı.

Ablasının Hastalığıyla Birlikte Yalnızlaştı
Çocukken oldukça hareketli, sosyal ve yaramaz bir çocuk olduğunu söyleyen Akkaya, ablasının geçirdiği hastalığın ardından aile içindeki dengelerin değiştiğini ifade etti.
Ablasının ateşli bir hastalık geçirdiğini ve hastaneye götürülmesinde gecikildiğini anlatan Akkaya, yaşananların ardından ablasının eski sosyal hayatından uzaklaştığını, konuşmamaya başladığını ve aile bireyleriyle iletişimini kestiğini söyledi.
Bu değişimin kendisini derinden etkilediğini belirten Akkaya, o dönem yaşadığı duyguları şu sözlerle anlattı:
"Ablam eskisi kadar sosyalleşmemeye, konuşmamaya başladı ve bizimle tamamen iletişimi kesti. Bu bende acayip bir yıkım yarattı. Çok yalnız kaldım. O zamanki aklımla anlam veremedim"
Anne ve Babasının Mezarına Hiç Gitmediğini Açıkladı
Anne ve babasına karşı içinde hâlâ büyük bir öfke ve kırgınlık taşıdığını söyleyen Akkaya, ikisinin de vefatından sonra mezarlarını ziyaret etmediğini açıkladı.
Annesinin cenazesine katıldığını ancak babasının cenazesine gitmediğini belirten Akkaya, anne ve babasının mezarlarına neden gitmediğine ilişkin duygularını da dile getirdi.
"Annem öldüğünden beri mezarına gitmedim, babam öldüğünden beri de mezarına gitmedim. Annemin cenazesine gittim, babamınkine gitmedim. Çok kızgınım her ikisine de" diyen Akkaya, yıllar boyunca içinde biriken kırgınlıkların kolay kolay geride bırakılamadığını ifade etti.
'Babam Bana Saldırdı'
Deniz Akkaya, babası hayattayken aralarındaki sorunları konuşmak istediğini ancak bu girişiminin tartışmaya dönüştüğünü söyledi. Babasının kendisine tepki gösterdiğini belirten Akkaya, yaşananları şöyle aktardı:
"Babamla da bu konu ölmeden önce açıldı. Babam bana saldırdı, benim deli olduğumu, benim bu konuyu büyüttüğümü, ortada böyle bir şey olmadığını söyledi"
'Böyle Bir Hayat Yaşayıp Gittiler'
Anne ve babasının yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde dış dünyadan uzaklaştığını anlatan Deniz Akkaya, aile hayatını paylaştı.
Akkaya, anne ve babasının Kalamış'ta büyük bir evde yaşadığını, ancak dışarı çıkmadıklarını ve kendilerini çevrelerinden soyutladıklarını belirtti. Anne ve babasının dış dünyayı tehlikeli, kendilerini ise kusursuz gördüklerini düşündüğünü ifade eden Akkaya, sözlerini şu cümlelerle tamamladı:
"Dış dünya kötü, onlar mükemmel, onlara kimse zarar vermesin. Böyle bir hayat yaşayıp gittiler"
Katarsis programında çocukluğundan aile ilişkilerine, ablasıyla yaşadığı değişimden anne ve babasına yönelik kırgınlıklarına kadar pek çok konuyu anlatan Deniz Akkaya, geçmişine dair açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.




