Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Kütahya'nın Gediz ilçesinde 1970 Gediz depreminin 56. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen konferansa katıldı. Kütahya ve çevresindeki fay hatlarını değerlendiren Üşümezsoy, özellikle Simav fayıyla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Simav fayının tam olarak stresini boşaltmadığını belirten Prof. Dr. Üşümezsoy, bu fayın 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Simav, Sındırgı ve Gediz hattının, bölgedeki asıl riskin yoğunlaştığı yerler olduğunu vurgulayan Üşümezsoy, Kütahya merkezinin ise daha düşük risk taşıdığını söyledi.
"Simav’ın Riski Artıyor"
2011 yılında meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki Simav depremine de değinen Üşümezsoy, o depremin Simav fayının stresini tamamen boşaltmadığını belirtti. 25-30 kilometre uzunluğundaki fayın tek parça kırılması halinde 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyelinin olduğunu söyledi. Üşümezsoy, Simav’ın bu fayın üzerinde kurulmuş olmasının riski daha da artırdığını vurguladı.
Emet Ve Yeşildere'deki "Deprem Fırtınası"
Emet ve Yeşildere bölgelerinde yaşanan sık sarsıntıları ise “deprem fırtınası” olarak nitelendiren Üşümezsoy, bu bölgedeki fay hareketlerinin büyük bir deprem yerine, çok sayıda küçük kırılmalarla sonuçlandığını belirtti. Ayrıca, sıcak su kaynaklarının fay hareketlerini etkilediğini ve bu durumun da bölgedeki depremleri tetikleyebileceğini ifade etti.
Gediz ve Sındırgı’daki Deprem Durumu
Gediz'deki büyük 1970 depreminin enerjisinin büyük bir kısmını boşaltarak bu bölgedeki riskin azaldığını söyleyen Üşümezsoy, Sındırgı’daki fayların ise parçalı yapısının büyük depremleri sınırlayan bir etken olduğunu belirtti.
Konferans sonunda, Gediz Belediye Başkanı Necdet Akel, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’a katılımı için teşekkür ederek günün anısına bir hediye takdim etti.
28 Mart 1970’de Gediz’de meydana gelen ve 7.2 büyüklüğünde ölçülen depremde, bin 86 kişi hayatını kaybetmiş, bin 260 kişi yaralanmış ve ilçe merkezi farklı bir alana taşınmıştı.



