İşletme sahibi Zeynep Ayan, “Down Cafe’yi, 21 Mart tarihinde açmamızın sebebi buradaki gençlerimiz kadar özel. 21. kromozomlarının 2 tane yerine 3 tane olması takvimlerde 21 ve 3 rakamını özel kılıyor” diye konuştu.
Kafesinde bizleri misafir eden işletme sahibi Zeynep Ayan ile gerçekleştirdiğimiz eğlenceli bir o kadar da anlamlı röportajımız siz değerli okuyucularımızla…
SORU: DOWN SENDROMU HAKKINDA BİLGİ VERİR MİSİNİZ?
ZEYNEP AYAN: Bildiğimiz üzere insan vücudunu oluşturan kromozomların 23 tanesi anneden 23 tanesi ise babadan geliyor. Down Sendromu’nda ise 21.kromozom 2 değil,3 adet olur. Sonuç olarak toplamda 46 kromozom sayısı yerine +1 farklılıkla bu bireylerde 47 kromozom bulunuyor.
DOWN SENDROMU ‘ENGEL DEĞİL!’
SORU: DOWN KAFE AÇMA FİKRİ NASIL OLUŞTU?
ZEYNEP AYAN: Down Sendromlu bireylere karşı aşırı bir ilgim vardı, onları çok seviyordum. Bu yüzden Sosyal Hizmetler alanında eğitim aldım. Çalışma hayatım boyunca sürekli bu çocuklarla iç içeydim. Ankara, İstanbul, Konya ve Eskişehir’de açılan Down Kafe örneklerini inceledim. Sonrasında ise böyle bir kafe açmaya karar verdim.
Daha önceden tanıdığım ve şuan çalışma arkadaşımız olan Soner’e kafe açma fikrimden bahsettim. “Down Kafe açsak, bizimle çalışır mısın” dediğimde Soner,“Çalışırım tabii” şeklinde konuştu. Soner Kaya’ya verdiğim söz üzerine, Down Sendromu’nun bireyler için bir engel olduğu algısını değiştirmek adına proje hazırlıklarına giriştim.
“KOSGEB’DEN DESTEK ALDIK”
SORU: KAFEYİ AÇARKEN HANGİ KURUMLARDAN DESTEK ALDINIZ?
ZEYNEP AYAN: Proje üzerinde bir buçuk yıl boyunca çalıştım. Gittiğim kurumlardan destek alamadım. En sonunda Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’na ( KOSGEB) yaptığım başvuru olumlu sonuçlandı. Böylelikle aldığımız destek üzerine Down Kafe’yi açtık.
TOPLUMDAKİ ANLAMLI HAYATLAR
SORU: KAFE’DE YAŞADIĞINIZ İLGİNÇ BİR ANINIZ VAR MI?
ZEYNEP AYAN: Geçenlerde bir bey geldi.5 aylık Down Sendromlu bir kızı var. Çocuğunun gelecekteki hayatının nasıl olacağını burada kendi gözleriyle görmek istemiş. Down Sendromlu bir bebeğin babası olarak endişelenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çocuğu bir çok şey yapabilecek.Kızı ona sarılacak, ona doğru koşabilecek.Konuşabilecek ve babasına ona sevdiğini söyleyebilecek.Bütün çocuklar gibi okula gidecek ve yazmayı öğrenecek.Sonra tıpkı buradaki çalışma arkadaşlarımız, Soner Kaya ve Gülhanım Çankaya gibi günün birinde kendi parasını kendisi kazanabilecek.Müşterimizle aramızda böyle bir sohbet geçti.Aklımda kalan ilginç anılardan sadece biri.
“AMACIMIZ FARKINDALIK YARATMAK”
SORU: DOWN KAFE BEKLENTİLERİNİZİ KARŞILADI MI?
ZEYNEP AYAN: Öncelikle sosyal sorumluluk projesi olarak bir hedef kitle belirledik. Buradaki amacımız, sermayemizi arttırmak değil, farkındalık yaratmaktı. Bu çocuklarımızı sosyal hayata kazandırmak için başlattığımız bir projeydi. Bu iş amacına kasada ulaşmaz. Amacımıza ulaştık diyebilmemiz için, bu çocukları topluma kazandırmamız ve kendilerine olan özgüvenlerini kazandıklarını görmemiz gerekiyor.
SORU: DOWN KAFE’NİN SONRASINDA YENİ BİR PROJE İÇİNDE YER ALACAK MISINIZ?
ZEYNEP AYAN: Kayseri’de Down Kafe’yi açtıktan sonra, çocuklarımız ile ilgili çeşitli proje teklifleri gelmeye başladı. Projelerden bir tanesi Özel Eğitim Merkezi’nin yanında kurulacak, atölyelerden meydana gelen bir proje. Bu projenin amacı; her çocuğun belirli bir uğraş ile ilgilenerek o alanda kendisini geliştirmesi hedefleniyordu. Proje toplantısına katıldım ama kendi şahsım adına çocukların kapalı alanlarda çalışmasına ve insanlardan soyutlanmasına karşıyım. Daha çok toplumla iç içe olabilecekleri ortamlarda istihdam edilmelerini istiyorum. Sosyalleşmeleri ve çevre edinmeleri adına hizmet sektöründe çalışmaları taraftarıyım. Bu yüzden çocukların aktif bir şekilde toplumda yer almalarını sağlayacak bir proje olursa büyük bir istek ile katılırım.
SORU: DOWN KAFE AÇILDIKTAN SONRA HALKIN TEPKİSİ NASIL OLDU?
ZEYNEP AYAN: İlk açıldığında insanlar Down Kafe’nin açılma sebebini öğrenmek için gelir. Müşterilerimiz daha çok Down Sendromu’nun ne olduğunu bilen bilinçli insanlardan oluşuyor. Gelen insanlar buranın diğer kafelerden farklı olmadığını sadece çalışanlarının +1 farklı olduğunu görüyorlar. Kafeye gelen müşterilerimiz, 3-4 kere geldikten sonra bizim devamlı müşterimiz haline gelirler. Aldığımız geribildirimler bu sayede olumlu oldu.
“ÇOCUĞUN MUTLU OLABİLİR, TIPKI BENİM GİBİ”
SORU: DOWN KAFE’DE ÇALIŞMAKTAN MEMNUN MUSUNUZ?
Down Kafe çalışanı +1’ler Soner Kaya ve Gülhanım Çankaya ile keyifli sohbetimizden geriye kalanlar…
GÜLHANIM ÇANKAYA: Down Kafe’de çalışmaya başlamadan önce evdeydim ve ev işleri yapıyordum ve bu kafe ile çalışma hayatına girdim. İlk başlarda kafede ki işleri yapmakta zorlanıyordum ama şuan alıştım. Çalışmaktan, insanlarla iletişim kurmaktan çok mutluyum. Benim en sevdiğim renk aslında mor ama kafede kullandığımız mavi tonları bana huzur veriyor ve bütün yorgunluğumu alıyor. Burada olmaktan çok memnunum.
Bir de geleceğin babası Soner Kaya ile konuştuk. Soner bize bulunduğu konumdan dolayı yaşadığı mutluluktan bahsetti:
SONER KAYA: Down Kafe’ye başlamaktan çok mutluyum burası bana ekonomik özgürlüğümü kazandırdı. Buradan aldığım para ile evin ihtiyaçlarını karşılıyor, aileme maddi anlamda destek oluyorum. Bu iş ile kendime olan güvenim daha da arttı. Çalışmak ve böyle bir projenin içerisinde yer almak beni iyi hissettiriyor. Aynı zamanda kafenin mavi renklerden oluşmasının sebebi gözlerimin mavi olması. Zeynep Hanım’a mavi teklifini götürdüğümde, beni kırmayarak bu teklifimi kabul etti. Zeynep Ayan ile aile samimiyetinde çalışıyoruz. Burası benim ikinci evim oldu.
Son olarak Zeynep Hanım’ın bizlere toplumsal bir mesajı ile röportajımıza son verdik.
“Bu kafede her şey düşünülerek yapıldı. Renkler, tasarımlar, çalışanlar… İnsan olarak birimizin diğerine bir üstünlüğü yok. Hepimiz anne karnında ‘vav’ gibi durduk, ölürken ‘elif’ gibi öleceğiz. Herkes hayata karşı eşit.”


