ÇOCUKLARIN YENİ OYUNCAĞI TELEFON OLDU
Anne babaların günlük işlerini yapabilmek, çocuklarını oyalamak veya ağlamalarını durdurmak için telefon vermesi, ekran kullanımının erken yaşlarda alışkanlığa dönüşmesine zemin hazırlayabiliyor. Burada önemli olan yalnızca çocuğun kaç saat telefon kullandığı değil, ekran karşısında ne izlediği ve bu sırada yetişkinlerle ne kadar iletişim kurabildiği.
KONUŞMA GELİŞİMİ EKRANIN GÖLGESİNDE Mİ KALIYOR?
Çocukların dil gelişiminde konuşmaları dinlemek, soru sormak, cevap vermek ve çevreleriyle etkileşim kurmak büyük önem taşıyor. Özellikle erken çocukluk döneminde çocuklar kelimeleri yalnızca duyarak değil, karşılıklı iletişim kurarak öğreniyor. Bir yetişkinin çocukla konuşması, onun sorularına cevap vermesi, birlikte kitap okuması ve oyun oynaması dil gelişimini destekleyen önemli deneyimler arasında yer alıyor.
Uzun süre pasif biçimde video izleyen çocukların gerçek yaşam iletişimlerine ayırdığı zaman azalabiliyor. Bilimsel araştırmalarda ekran süresi ile dil gelişimi arasındaki ilişkiye dikkat çekilmesinin nedenlerinden biri de bu. Ancak her ekran kullanımı konuşma gecikmesine neden oluyor demek doğru değil. İçeriğin niteliği, çocuğun yaşı ve ebeveyn eşliğinde kullanım gibi faktörler de değerlendirilmelidir.
TELEFON KARŞISINDA GEÇEN ZAMAN DİKKATİ ETKİLEYEBİLİR
Çocukların gelişiminde dikkatini bir etkinliğe yönlendirebilmesi, başladığı işi sürdürebilmesi ve dikkatini gerektiğinde başka bir noktaya çevirebilmesi önemli beceriler arasında bulunuyor.
Bilimsel literatürde bu beceriler yürütücü işlevler kapsamında değerlendiriliyor. Sık sık değişen görüntüler, kısa videolar ve sürekli yeni uyaranlar sunan dijital içerikler, çocukların ekranla kurduğu ilişkiyi farklılaştırabiliyor. Araştırmacılar ekran süresi ile yürütücü işlevler arasındaki ilişkiyi incelerken çocuğun yaşı, içerik türü ve kullanım biçiminin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
ÇOCUKLAR OYUN OYNAMAK YERİNE VİDEO İZLİYOR
Çocukluk dönemi yalnızca eğlenme değil, öğrenme ve keşfetme dönemi olarak da büyük önem taşıyor. Koşmak, zıplamak, oyuncaklarla oynamak, resim yapmak, arkadaşlarıyla iletişim kurmak ve hayal gücünü kullanmak çocukların gelişimine katkı sağlayan günlük etkinlikler arasında bulunuyor.
Ancak ekran karşısında geçirilen zaman arttığında çocukların bu etkinliklere ayırdığı zaman azalabiliyor. Özellikle serbest oyun, çocukların problem çözme, yaratıcılık ve sosyal iletişim becerilerini geliştirmesi açısından önemli. Bu nedenle telefon ve tablet kullanımının çocukların oyun, hareket ve sosyal etkileşim zamanının önüne geçmemesi gerekiyor.
ANNE BABALARIN EN BÜYÜK HATASI: SUSTURMAK İÇİN TELEFON VERMEK
Çocuğun ağlaması, yemek yememesi veya sıkılması karşısında telefon vermek bazı aileler için pratik bir çözüm gibi görünebiliyor. Ancak çocuk her huzursuz olduğunda ekranla sakinleştirildiğinde, farklı duygularla baş etme ve kendi kendini sakinleştirme becerilerini geliştirme fırsatları sınırlanabilir.
Çocukların duygularını tanıması, ifade etmesi ve yönetmeyi öğrenmesi için anne babalarıyla iletişim kurması önem taşıyor. Birlikte oyun oynamak, kitap okumak, sohbet etmek ve çocuğun duygularına karşılık vermek ekranın yerine kullanılabilecek değerli etkinlikler arasında bulunuyor.
HER ÇİZGİ FİLM EĞİTİCİ DEĞİL!
Çocuklara yönelik hazırlanan bütün dijital içerikler aynı özellikleri taşımıyor. Bazı içerikler yaşa uygun, öğretici ve gelişimi destekleyici olabilirken bazıları hızlı görüntü geçişleri ve yoğun uyaranlarla çocukların dikkatini sürekli ekranda tutmayı hedefleyebiliyor. Uzmanların üzerinde durduğu konulardan biri de ekranın nasıl kullanıldığı.
Çocuğun tek başına uzun süre video izlemesi ile anne babasının yanında eğitici bir içerik izleyip sonrasında bunun hakkında konuşması aynı deneyim değil.
Ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte içerik izlemesi, gördüklerini açıklaması ve sorular sorması dijital deneyimi daha etkileşimli hâle getirebilir.
EKRAN ÇOCUKLARIN UYKUSUNU DA ETKİLEYEBİLİR
Çocukların sağlıklı gelişiminde düzenli ve yeterli uyku önemli bir yere sahip.
Özellikle yatmadan önce telefon, tablet ve televizyon kullanımı uyku düzeni açısından dikkat edilmesi gereken konular arasında bulunuyor. Ekran karşısında geçirilen zaman, çocuğun uykuya hazırlık süresini kısaltabilir. Uyarıcı içerikler ve cihazlardan yayılan ışık da uykuya geçişi zorlaştırabilir.
Bu nedenle yatmadan önce ekran kullanımını sınırlandırmak, uyku saatlerini düzenlemek ve çocuklara sakin bir uyku ortamı hazırlamak önem taşıyor.
ÇOCUKLARIN SOSYAL İLİŞKİLERİ EKRANIN GERİSİNDE KALMASIN
Çocuklar arkadaşlarıyla oynarken paylaşmayı, sıra beklemeyi, anlaşmazlıkları çözmeyi ve başkalarının duygularını anlamayı öğreniyor. Sosyal gelişim için yüz yüze iletişim ve birlikte geçirilen zaman büyük önem taşıyor. Ekran kullanımı çocukların arkadaşlarıyla oyun oynamasına, aileleriyle sohbet etmesine ve sosyal etkinliklere katılmasına engel olacak düzeye ulaştığında dikkatle değerlendirilmesi gerekiyor. Telefon ve tabletlerin tamamen yasaklanması yerine çocukların günlük yaşamında dengeli bir yer edinmesi hedeflenmeli.
ÇOCUĞUNUZ TELEFONSUZ DURAMIYORSA DİKKAT!
Çocuğun telefon elinden alındığında aşırı öfkelenmesi, sürekli ekran istemesi, ekran dışındaki etkinliklere ilgi göstermemesi veya telefon kullanımı nedeniyle uyku ve günlük yaşam düzeninin bozulması ailelerin dikkat etmesi gereken işaretler arasında bulunuyor. Ancak bu davranışların tek başına bağımlılık tanısı anlamına gelmediği unutulmamalı.
ÇOCUKLARI EKRANDAN UZAKLAŞTIRMANIN YOLU YASAK DEĞİL, İLETİŞİM
Çocukların ekran kullanımını azaltmak için yalnızca telefonları ellerinden almak yeterli olmayabilir. Çocuğa alternatif etkinlikler sunulması, ailece oyun oynanması, açık havada zaman geçirilmesi ve kitap okuma alışkanlığının desteklenmesi önem taşıyor.