Üniversite öğrencisi Gülistan Doku, 05 Ocak 2020 tarihinde Tunceli’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Son olarak Munzur Üniversitesi çevresi ve Dinar Köprüsü evresinde görülen Gülistan Doku’dan o tarihten itibaren bir daha görülmedi.

Bakan Gürlek: Rojin Kabaiş soruşturmasında olumlu gelişme olabilir
Bakan Gürlek: Rojin Kabaiş soruşturmasında olumlu gelişme olabilir
İçeriği Görüntüle

Yaşanan olayın ardından başlatılan arama çalışmaları kapsamında Uzunçayır Barajı başta olmak üzere şehrin bir çok bölgesinde arama yapıldı. Ancak herhangi bir ize rastlanmadı. Gülistan Doku’nun ailesi ise kayıp kızlarının bulunması için sık sık basın açıklaması yaparak seslerinin duyulmasını istedi.

Yaşana olayın üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra ekipler yeniden düğmeye bastı. Bu kapsamda Gülistan Doku’nun kaybına yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 7 farklı şehirde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şüpheli ekipler tarafından yakalandı. Yapılan operasyonlar kapsamında gözaltına alınanlar arasında dikkat çeken isimler yer aldı.

Bunlar; dönemin Tunceli Valisi halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Gülistan'ın sevgilisi Zeinal Abakarov, Zeinal’ın eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Zeinal’ın annesi Cemile Yücer, Mustafa Türkay Sonel'in o dönem ve halen yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz, O dönem Tunceli İl Özel İdarede çalışan Erdoğan Elaldı, Gökhan Ertok, Munzur Üniversitesi'nde kameralardan sorumlu görevliler Savaş Gültürk ve Süleyman Önal dahil olmak üzere 13 kişi gözaltına alındı.

‘BU VAKA ADALETSİZLİĞİN DERİN BİR KARANLIĞIDIR’

Türkiye’nin gündemine oturan gözaltı kararı sonrası Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan da açıklama geldi. Arıkan, “Tunceli’de bir üniversite öğrencisi yurttan çıktı, bir minibüse bindi ve bir daha dönmedi. Gülistan Doku o gün 21 yaşındaydı. Aradan 6 koca yıl geçti. Bir annenin suali ise hiç değişmedi: “Kızım nerede?” Bugün 7 ilde 13 kişi gözaltına alındı. Silinen dijital izler, örtbas şüpheleri, ihraç edilmiş polisler... Bu tablo bize şunu söylüyor: Bu vaka sıradan bir kayıp değil, adaletsizliğin derin bir karanlığıdır” diye konuştu.

‘BU ÜLKEDE KAÇ GÜLİSTAN VAR?’

Saadet Partisi olarak açıkça söylüyoruz diyen Mahmut Arıkan, “Bu soruşturma ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmelidir. Bugün yeniden sormak zorundayız: Bu ülkede kaç Gülistan var? Kaç dosya nüfuzlu isimleri korumak için rafa kaldırıldı? Taleplerimiz nettir: 1- Yargılama tam şeffaflıkla yürütülmelidir. 2- Dönemin valisi başta olmak üzere hiçbir unvan kimseye kalkan olmamalıdır. 3- TBMM bünyesinde bir "Araştırma Komisyonu" kurulmalıdır. Yargı ve emniyet içindeki nüfuz ağlarının bu tür dosyaları nasıl etkilediği, Meclis çatısı altında cevaplanmalıdır. Bu bir siyasi tercih değil, ahlaki zorunluluktur. Saadet Partisi olarak bu davanın peşini; Meclis’te, kamuoyu önünde ve tarih huzurunda bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sevilay Ay