<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kayseri Gündemi Kayseri Siyaseti kayseri Asayişi Kayseri Haber Kayseri Son Dakika</title>
    <link>https://www.kayserihaber.com</link>
    <description>Kayseri haber ve Kayseri son dakika gelişmeleri, siyaset, ekonomi ve gündem haberleri anında Deniz Postası'nda. Kayserispor, puan durumu, maç fikstürü, anlık hava durumu, namaz vakitleri, nöbetçi eczane listesi ve Kayseri olayları  son dakika bilgilerine dair aradığınız her şey denizpostasi.com'da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kayserihaber.com/rss/diyet-ve-fitnes" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Deniz Postası. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Kayseri Haber ve güncel bilgi kaynağı olarak tescillidir</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 19:01:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/rss/diyet-ve-fitnes"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isim Kayserilileri bayram öncesi uyardı: ‘Bunu yapmazsanız…’]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/uzman-isim-kayserilileri-bayram-oncesi-uyardi-bunu-yapmazsaniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/uzman-isim-kayserilileri-bayram-oncesi-uyardi-bunu-yapmazsaniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Nur Aslan, Ramazan Bayramı öncesi beslenme ve hareket konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Şehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Nur Aslan, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşlara önemli beslenme uyarılarında bulundu. Bayram sürecinde ani beslenme değişikliklerinin sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çeken Aslan, özellikle dengeli beslenme, su tüketimi ve hareketin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><img alt="Bayramda Dikkat (3)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/03/2026/03/bayramda-dikkat-3.jpg" width="1200" /><strong>“Bayramda Dengeli Beslenme Şart”</strong></h2>

<p>Uzman Diyetisyen Ayşe Nur Aslan, bayramda kahvaltıdan tatlı tüketimine kadar birçok konuda dikkat edilmesi gerekenleri anlatarak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bir aydır sabırla tuttuğumuz orucun ardından nihayet neşeli, keyifli bayram sofralarına kavuşacağız. Ancak düşük tempolu beslenme düzenimizin ardından bir anda yüklenmek tabii ki bayram neşemizi gölgeleyebilir. Peki bu süreci en keyifli ve konforlu şekilde nasıl yapabiliriz? Bunlardan bahsetmek istiyorum. Öncelikli olarak güne güzel bir kahvaltı ile başlayalım. Bayram heyecanı ve coşkusuyla şerbetli tatlılara ve ağır bir kahvaltıya yönelmek yerine yumurta, peynir, bol yeşillikli bir kahvaltı tercih etmek, kan şekerimizi dengeleyerek gün içerisindeki tatlı isteklerimizin dengede kalmasını sağlayabilecektir. İkinci olarak ise dikkat etmemiz gereken husus tatlıyla alakalı her zaman tetikte olmamız, tatlı tuzağına düşmememiz gerektiğidir. Eğer şerbetli tatlı ikram edildiyse de burada porsiyon kontrolünü sağlayarak gün içerisinde her zaman iplerin bizim elimizde olmasına dikkat etmemiz gerekmektedir”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Bayramda Dikkat (5)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/03/2026/03/bayramda-dikkat-5.jpg" width="1200" /><strong>“Su Tüketimi ve İçecek Alışkanlıklarına Dikkat”</strong></h2>

<p>Aslan, bayramda su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek çay ve kahve tüketimi konusunda da uyarılarda bulundu. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Üçüncü olarak ise su içmeyi ihmal etmememiz gerekiyor. Ramazan ayı boyunca metabolizmamızın yavaşlamasının ardından karşılaştığımız en önemli zorluklardan birisi ise muhakkak vücudumuzdan su atılmış olmasıdır. Susuzluk hissidir. Bayramla birlikte bu susuzluk hissinin geri gelmesini beklemeden su içmeliyiz. Ancak su içerken dikkat etmemiz gereken hususlardan birisi ise tek seferde yarım litre içmek yerine gün boyunca saatte bir bardak su içmek vücudumuzun bu sudan daha çok faydalanmasını sağlayacaktır. Burada dikkat edilecek bir başka nokta ise çay ve kahve konusudur. Çay ve kahve su yerine geçmez. Bayram ziyaretlerinde çay ve kahve içtiyse içilen her bir bardak çay ve kahve için muhakkak su tüketimini arttırmalıyız.”</p>

<h2><img alt="Bayramda Dikkat (4)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/03/2026/03/bayramda-dikkat-4.jpg" width="1200" /><strong>“Hareket Etmeyi İhmal Etmeyin”</strong></h2>

<p>Bayram sürecinde hareketsiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan Aslan, kısa yürüyüşlerin önemine dikkat çekti. Ayrıca yanlış beslenme alışkanlıklarına karşı da uyarılarda bulundu:</p>

<p>“Bayramda hareketsiz kalmamaya özen göstermeliyiz. Bayram ziyareti dönüşlerimizde 10-15 dakikalık yürüyüşler yapmak sindirimimizi kolaylaştıracak harika bir egzersiz olacaktır. Ayrıca akşam yemeklerimizden sonra kısa bir yürüyüş metabolizmamızı canlandıracak ve uyku kalitemizin artmasını sağlayacaktır. Son olarak değineceğim nokta ise bayramlarda tüketeceğimiz tatlı ve börekleri telafi etmek için akşam bir şey yemeyeyim düşüncesinin yanlışlığıdır. Burada hiçbir şey yememek doğru değildir. Çünkü beslenme bir bütündür ve beslenme sadece kaloriden ibaret değildir. Akşam proteinden zengin bol lifli bir tabak tercih etmek daha doğru bir tercih olacaktır. Son olarak ise bayram sonrası beslenme düzeninin değişmesi ile birlikte bağırsak hareketlerinde yavaşlama ve şişkinlik problemi ile karşılaşabiliriz. Bunun önüne geçmek için ev yapımı yoğurt, kefir gibi probiyotik içerikli besinleri bayramda öncelik vermek sindirim sistemimizi rahatlatacaktır. Unutmayalım bayramlar bir kısıtlama dönemi değildir. Bayramlar aksine keyif alacağımız güzel kutlama dönemleridir. Burada hiçbir şey yememek yerine tadında kararında tercihler yapmak bu sürecin daha keyifli ve zevkli hale gelmesini sağlayacaktır”</p>

<h2><img alt="Bayramda Dikkat (6)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/03/2026/03/bayramda-dikkat-6.jpg" width="1200" /><strong>“Kısa Yürüyüşler Büyük Fayda Sağlar”</strong></h2>

<p>Uzman isim, özellikle bayram ziyaretleri sonrası yapılacak kısa yürüyüşlerin sindirim sistemi ve genel sağlık üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Bayramda hareketsiz kalmamaya özen göstermeliyiz. Bayram ziyareti dönüşlerimizde 10-15 dakikalık yürüyüşler yapmak sindirimimizi kolaylaştıracak harika bir egzersiz olacaktır. Ayrıca akşam yemeklerimizden sonra kısa bir yürüyüş metabolizmamızı canlandıracak ve uyku kalitemizin artmasını sağlayacaktır”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/uzman-isim-kayserilileri-bayram-oncesi-uyardi-bunu-yapmazsaniz</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/03/2026/03/bayramda-dikkat-2.jpg" type="image/jpeg" length="28581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayserili Diyetisyen Türkaslan uyardı: Ramazan’da bunu yaparsanız kas kaybedersiniz!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayserili-diyetisyen-turkaslan-uyardi-ramazanda-bunu-yaparsaniz-kas-kaybedersiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayserili-diyetisyen-turkaslan-uyardi-ramazanda-bunu-yaparsaniz-kas-kaybedersiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayserili Diyetisyen Deniz Türkaslan, Ramazan’da spor yapanların beslenmesine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Yanlış gıdaların kas kaybına ve kan şekeri dalgalanmasına neden olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri Haber</strong> / Ramazan ayında oruç tutan sporcuların beslenme düzenine dikkat etmesi gerektiğini belirten Kayserili Diyetisyen Deniz Türkaslan, doğru planlama yapılmadığı takdirde kas kaybı yaşanabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Türkaslan, özellikle sahur ve iftar öğünlerinde tercih edilen besinlerin spor performansı ve vücut sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Sporcuların gün boyu süren açlık nedeniyle iftarda kontrolsüz yemek yeme eğilimi gösterebildiğini belirten Türkaslan, şu ifadeleri kullandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ramazan’da uzun süreli bir açlık söz konusu. İftar yemeğine değindiğimizde sporcu danışanlarımızda aşırı derecede kan şekeri dalgalanmasından kaynaklı olarak iftarda yemeğe saldırma durumunu görebiliyoruz. Yüksek yağlı yiyecek ve içecekler menümüzde olabiliyor. Bunlar bize en çok zarar verecek ve kas kaybını destekleyecek yiyeceklerdir. Sporcular iftarda çorba ve su ile başlayıp, kan şekerini dengeye sokmak için hurma tüketebilir. Yemekten sonra protein merkezli beslenme yapılabilir"</p>

<h2><strong>Sahurda Protein ve Sağlıklı Yağ Vurgusu</strong></h2>

<p>Sahur öğününün gün içerisindeki enerji dengesini korumada önemli rol oynadığını belirten Türkaslan, protein ve sağlıklı yağ kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Türkaslan, önerilerini şöyle aktardı:</p>

<p>"Sahurda ise protein ağırlıklı ve sağlıklı yağ ile desteklenecek yiyecekler kıymetli oluyor. Yumurta ve peynir gibi protein kaynakları tüketmeliyiz. Zeytin, ceviz, zeytinyağı, tahin gibi sağlıklı yağ kaynakları ekleyebiliriz. İftar ve sahur arasında da su tüketimine dikkat etmemiz gerekiyor. Uzun süreli bir açlıktan sonra vücut su kaybına girebiliyor ve kas kaybı ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Bir anda tüketmek yerine aralıklarla su içerek vücudun su depolarını doldurmamız gerekiyor. Mineral ve vitamin kaynağı olan sebzeleri es geçmememiz gerekiyor. Hem sahurda hem de iftarda yüksek yağlı kızartmalar, şekerler ve hazır gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Bu yiyecekler gün içerisinde açlık hissini artırıp oruç tutarken zorlanmamıza, iftarda yemeğe saldırmamıza ve kan şekeri dalgalanması oluşturarak kas kaybına sebep olacaktır"</p>

<h2><strong>Yanlış Beslenme Performansı da Etkiliyor</strong></h2>

<p>Ramazan’da spor yapan kişilerin yeterli protein, sağlıklı yağ ve su tüketimine dikkat etmesinin kas kaybını önlemek açısından önemli olduğunu vurguluyor. Dengeli beslenmenin hem spor performansını koruduğu hem de oruç sürecinin daha rahat geçirilmesine yardımcı olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayserili-diyetisyen-turkaslan-uyardi-ramazanda-bunu-yaparsaniz-kas-kaybedersiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/kayserili-diyetisyen-turkaslan-uyardi-ramazanda-bunu-yaparsaniz-kas-kaybedersiniz-2.jpg" type="image/jpeg" length="34728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri’de uzman isim Ramazan için uyardı! İftar sonrası 10 dakikalık detay fark yaratıyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseride-uzman-isim-ramazan-icin-uyardi-iftar-sonrasi-10-dakikalik-detay-fark-yaratiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseride-uzman-isim-ramazan-icin-uyardi-iftar-sonrasi-10-dakikalik-detay-fark-yaratiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan’da oruç tutarak kilo verilir mi, sahurda ne yenmeli? Kayseri’de özel ofisi bulunan Diyetisyen Furkan Yoldaş püf noktalarını anlattı. 10 dakika detayı Ramazan Ayında fark yaratacak!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayseri Haber</strong> / Kayseri’de yaklaşık 23 yıldır yaşayan, aslen Tokatlı olan Diyetisyen Furkan Yoldaş, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda önemli bilgiler paylaştı. Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunu olan ve 2020 yılından bu yana mesleğini sürdüren Yoldaş, 2021’den bu yana da Kayseri’deki özel ofisinde danışan kabul ediyor. Ramazan sürecinde doğru beslenmenin hem enerji seviyesini korumada hem de kilo kontrolünde belirleyici olduğunu vurgulayan Yoldaş, sahurdan iftara kadar dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı.</p>

<p><img alt="Ramazanda Kilo Verme Sahurda Ne Yenmeli (7)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/ramazanda-kilo-verme-sahurda-ne-yenmeli-7.jpg" width="1200" />Sahurun metabolizma açısından kritik önem taşıdığını belirten Diyetisyen Furkan Yoldaş, “Sahurun gündelik hayatımızdaki karşılığı kahvaltı öğünüdür. Sahurun en önemli faydalarından biri, vücut metabolizmasının yavaşlamasını önlemesidir. Sahur yapılmadığında vücut, uzun süreli açlığa karşı enerji tasarrufu yapmak için metabolizma hızını düşürür. Bu durum gün içinde halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı ve konsantrasyon güçlüğü gibi sorunlara yol açar. Oysa lifli ve protein ağırlıklı bir Ramazan beslenmesi ile yapılan sahur, metabolizmanın aktif kalmasını destekleyerek kişilerin gün boyu daha enerjik hissetmesine yardımcı olur” dedi.</p>

<p>Sahurda dengeli bir sahur öneren Yoldaş, “Güzel, çeşitli bir kahvaltı; peynir, zeytin, yumurta ve mevsim yeşillikleri içermeli, tahıllı ekmekle desteklenmelidir. Uzun vadeli enerji için porsiyona dikkat ederek çiğ kuruyemişler eklenebilir. Sahura vaktinden biraz erken kalkıp sıvı alımına da özen gösterilmelidir. Sahurda aşırı çay ve kahve gibi kafein içeren içeceklerin tüketimi gün içi tansiyon dengesinin bozulmasına ve sıvı kaybına neden olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ramazanda Kilo Verme Sahurda Ne Yenmeli (4)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/ramazanda-kilo-verme-sahurda-ne-yenmeli-4.jpg" width="1200" />Ağır hamur işlerine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Yoldaş, “Özellikle Kayseri’nin yöresel lezzetlerinden kete, katmer, poğaça tarzı ürünleri mide problemlerine neden olması açısından tercih etmeyi önermiyorum. Özellikle mide problemi yaşayan bireyler sahur bitiminde bir bardak laktozsuz süt veya yoğurt tüketebilir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İftar sonrası ani yemek tüketiminin ciddi sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Yoldaş, “İftar sonrası ani tüketim maalesef mide spazmına kadar ilerleyebiliyor, reflü ve gastrit dahil birçok sağlık problemini tetikleyebiliyor. Bir bardak suyla orucu açtıktan sonra aşırı sıcak olmayan bir çorba ile başlayıp 10–15 dakika civarı beklenip ana yemeğe geçilirse leptin salgısı için gereken süre de sağlanacağı için daha erken doyumla karşılaşırız” dedi.</p>

<p><img alt="Ramazanda Kilo Verme Sahurda Ne Yenmeli (6)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/ramazanda-kilo-verme-sahurda-ne-yenmeli-6.jpg" width="1200" />İftar düzenine ilişkin önerilerde bulunan Yoldaş, “Yemek yanında sıvı kalorili içeceklerden kaçınılmalıdır. Özellikle gaz sancısı problemi yaratması beklenen bakliyatlar ile çiğ soğan ve sarımsak gibi sülfür içeren besinler bazı kişilerde gaz ve spazm problemlerini artırabilir. İftar porsiyonu; hafif bir çorba, protein ağırlıklı ana yemek, sağlıklı bir karbonhidrat kaynağı (basmati pirinç, tam tahıllı makarna veya bulgur pilavı), yanında cacık ve salata şeklinde planlanabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ramazan’da spor yapmak isteyenler için zamanlamanın önemine değinen Yoldaş, “Oruç tutarken spor yapmak için doğru zamanlamayı seçmek hem performansı artırır hem de sağlık açısından riskleri azaltır. İftardan 1–2 saat sonra yapılan egzersiz en güvenli seçenektir. İftardan önce yavaş tempolu yürüyüş gibi hafif egzersizler uygulanabilir. Sahurdan önce sabah erken saatlerde hafif esneme ve nefes egzersizleri yapılabilir” dedi.</p>

<p><img alt="Ramazanda Kilo Verme Sahurda Ne Yenmeli (5)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/ramazanda-kilo-verme-sahurda-ne-yenmeli-5.jpg" width="1200" />Kilo vermek isteyenlere de uyarılarda bulunan Yoldaş, “Ramazan’da kilo vermek isteyenler iftarda ‘nasıl olsa aç kalıyorum’ diye düşünüp ağır beslenmemeli. Hafif orta düzey bir kalori açığı oluşturmak yeterlidir. İftardan 1,5 saat sonra 30–45 dakikalık yürüyüşle desteklenmesi önemlidir. Kan şekeri durumuna göre iftardan 3–4 saat sonra sağlıklı bir ara öğün eklenmesi gerekebilir” diye konuştu.</p>

<p>Kilo almak isteyenler için ise Ramazan’ın zor bir dönem olabileceğini belirten Yoldaş, “Ramazan kilo almak için zor bir dönemdir çünkü öğün sayısı azdır. Öğün hacmi artırılmalı. Sıvı kaloriler, örneğin smoothie, işe yarayacaktır. Tek iftar ve sahur öğünü çoğu zaman yeterli olmaz. İftar ile sahur arasına uyku durumuna göre iki ara öğün ekleyebiliriz. Bunlardan biri sütlü tatlı, diğeri meyve ve kuruyemiş ara öğünü olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Ramazanda Kilo Verme Sahurda Ne Yenmeli (3)" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/ramazanda-kilo-verme-sahurda-ne-yenmeli-3.jpg" width="1200" />Ramazan ayında dengeli beslenmenin hem sağlık hem de kilo kontrolü açısından büyük önem taşıdığını belirten Diyetisyen Furkan Yoldaş, kişisel ihtiyaçlara göre planlama yapılmasının en doğru yaklaşım olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Süleyman Savranlar</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseride-uzman-isim-ramazan-icin-uyardi-iftar-sonrasi-10-dakikalik-detay-fark-yaratiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/ramazanda-kilo-verme-sahurda-ne-yenmeli-2.jpg" type="image/jpeg" length="34123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yulaf Kaseleri Mantıyla Aynı Fiyata: Kayseri Mutfağını Z Kuşağı mı Değiştiriyor?]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/yulaf-manti-kayseri-mutfagi-z-kusagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/yulaf-manti-kayseri-mutfagi-z-kusagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de geleneksel mantı ile sağlıklı kaseler artık benzer fiyatlarla menülerde yer alıyor. Bu durum, şehir mutfağında yeni bir tercihler dengesine mi işaret ediyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri mutfağı, mantıdan yağlamaya, sucuktan pastırmaya uzanan köklü yapısıyla bilinirken, son yıllarda şehirdeki yeme-içme alışkanlıkları dikkat çekici bir dönüşüm sinyali veriyor. Özellikle Z kuşağının hız, pratiklik ve sağlıklı yaşam odaklı tercihleri, Kayseri sofralarında yeni bir dengeyi gündeme taşıyor. Bu dönüşüm en net şekilde menü fiyatlarında görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İki Farklı Mutfak Anlayışı Yan Yana İlerliyor</strong></h2>

<p>Kayseri’de birçok işletmede geleneksel lezzetlerle yeni nesil sağlıklı kaseleri neredeyse aynı fiyat aralığında sunuluyor. Güncel menülere bakıldığında Kayseri mantısının porsiyonu ortalama 250 TL- 300 TL, sağlıklı kaseler 245 TL- 280 TL fiyatlarıyla satışa sunuluyor. Ortaya çıkan tablo, Kayseri mutfağında tercihin yalnızca lezzet üzerinden yapılmadığını gösteriyor. Aynı fiyata sunulan bu ürünler arasında seçim yapan tüketiciler, farklı beklentilerle hareket ediyor. Verdiği paranın karşılığını alarak doymak isteyen geleneksel tüketici mantıyı tercih ederken, estetik sunumu önemseyen, sağlıklı yaşam tarzını benimseyen ve sosyal medyanın beslenme algısının da etkisiyle yulaf kaselerine, sağlıklı alternatiflere yöneliyor.</p>

<p><img alt="Mantı (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/manti-1.jpg" width="1280" /></p>

<p>Günlük yaşam temposu da bu tercihte etkili oluyor. Uzun hazırlık süreci gerektiren geleneksel yemekler daha çok hafta sonları ve özel günlerde yapılırken, hızlı tüketilebilen ve hafif seçenekler günlük hayatta öne çıkıyor. Sosyal medyada paylaşılan tarif videoları ve görsel odaklı içerikler, özellikle gençlerin mutfağa bakışını değiştiriyor.</p>

<h2><img alt="Yulafkasesi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/yulafkasesi.jpg" width="1280" /></h2>

<h2><strong>Değişim Bir Kopuşa Değil Dönüşüme İşaret Ediyor</strong></h2>

<p>Bu durum Kayseri mutfağının terk edildiği anlamına gelmiyor. Mantı, yağlama ve sucuk hâlâ kültürel değerini koruyor ve aile sofralarının vazgeçilmezi olmayı sürdürüyor. Ancak bu lezzetler artık gündelik tüketimden çok, belirli zamanlara sıkışıyor. Kayseri’de kafeler ve yeme-içme mekânlarında da bu dönüşüm açıkça hissediliyor. Menülerde hem geleneksel lezzetler hem de yeni nesil sağlıklı seçenekler yan yana yer alıyor. Bu tablo, mutfakta bir kopuştan ziyade iki farklı anlayışın aynı anda varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.</p>

<p>Sonuç olarak Kayseri mutfağı bir değişimden çok, bir dönüşüm süreci yaşıyor. Mantı sofradaki yerini korurken, yulaf kaseleri gençlerin günlük tercihleri arasında kendine alan açıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/yulaf-manti-kayseri-mutfagi-z-kusagi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/02/2026/02/mantiyulafkayserimutfagidegisiyormu.jpg" type="image/jpeg" length="10005"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayurvedik Beslenme Nedir?]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/ayurvedik-beslenme-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/ayurvedik-beslenme-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayurvedik beslenme, bireyin beden tipine uygun besinlerle zihinsel ve fiziksel dengeyi sağlamayı amaçlayan köklü bir sistemdir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayurveda, Hindistan’ın 5 bin yıllık Vedik kültürüne dayanan bir doğal şifa sistemi olarak, fiziksel, zihinsel ve ruhsal dengeyi hedefler. Ayurvedik beslenme, bu bütüncül yaklaşımın temel taşlarından biridir ve bireyin beden tipine uygun besinlerle sağlıklı bir yaşam sürmesini amaçlar.</p>

<p><strong>Ayurvedik Beslenme Nedir?</strong></p>

<p>Ayurvedik beslenme, doğanın beş elementi ateş, su, hava, toprak ve boşluk (ether) temel alınarak oluşturulan bir sistemdir. Bu elementler, insan vücudunda birleşerek üç ana beden tipini ya da “Dosha”yı oluşturur: Vata, Pitta ve Kapha. Her bireyde bu üç dosha farklı oranlarda bulunur, ancak genellikle bir veya ikisi daha baskındır. Ayurvedik beslenme, bu dengesizlikleri düzenlemek için kişiye özel besin önerileri sunar. Amaç ise bedenin ve zihnin uyum içinde çalışmasını sağlamaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ayurvedik Beslenme Nasıl Uygulanır?</strong></p>

<p>Ayurvedik beslenme, her dosha için farklı beslenme prensipleri önerir. Beslenme önerileri ise şu şekildedir:<br />
<br />
<strong>Vata Dosha</strong><br />
Vata, hava ve boşluk elementlerinden oluşur ve hareketle ilişkilendirilir. Vata baskın kişiler genellikle ince yapılı, kuru ciltli ve enerjik olur. Bu kişiler, sakin ve sıcak ortamları tercih etmeli, soğuktan kaçınmalıdır. Beslenmede sıcak, yağlı, tatlı, tuzlu ve ekşi tatlar öne çıkarılmalı; soğuk, acı ve çiğ yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Defne yaprağı, fesleğen, tarçın, adaçayı ve karanfil gibi baharatlar Vata’lar için uygundur. Tüketilebilecek besinler arasında kivi, limon, portakal, çilek, salatalık, bezelye, kabak, ıspanak, havuç, zeytin, pirinç, keçi peyniri, ayran, tavuk ve balık yer alır. Ancak karpuz, armut, kuru meyveler, mısır, brokoli, çavdar, kuzu eti veya av etinden kaçınılmalıdır.<br />
<br />
<strong>Pitta Dosha</strong><br />
Pitta, su ve ateş elementlerini temsil eder ve metabolizmayla bağlantılıdır. Ortalama bir vücut yapısına sahip Pitta bireyleri, dengesizlik durumunda yorgunluk, öfke veya iltihaplanma sorunları yaşayabilir. Yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmalı; tatlı ve acı tatları tercih etmelidirler. Yasemin, nane, rezene, papatya ve lavanta gibi baharatlar ve otlar uygundur. Tatlı elma, kavun, karpuz, brokoli, taze fasulye, marul, buğday, pirinç, ev yapımı yoğurt, keçi sütü ve tatlı su balıkları tüketilebilir. Ekşi meyveler, sarımsak, acı biber, mayalı hamur işleri, tuzlu ayran ve sığır eti ise önerilmez.<br />
<br />
<strong>Kapha Dosha</strong><br />
Kapha, toprak ve su elementlerinden oluşur ve bağışıklık sistemiyle ilişkilidir. Kapha baskın kişiler genellikle iri yapılıdır ve dengesizlik halinde kıskançlık veya güvensizlik gibi duygular yaşayabilir. Tuzlu, yağlı ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalı; acı ve ekşimsi tatlar tercih edilmelidir. Karanfil, mercanköşk, tarçın ve ardıç gibi baharatlar uygundur. Limon, üzüm, kayısı, elma, brokoli, sarımsak, patlıcan, çavdar, kuskus, süzme peynir ve tatlı su balıkları tüketilebilir. Ancak muz, Hindistan cevizi, avokado, karpuz, domates, salatalık, buğday, yulaf ve tuzlu tereyağı gibi besinlerden uzak durulmalıdır.<br />
<br />
<strong>Ayurvedik Beslenmede Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong><br />
Ayurvedik beslenme, sadece bir diyet değil, bir yaşam tarzıdır ve uygulanmadan önce bazı noktalara dikkat edilmelidir. Öncelikle, kullanılan baharatlara karşı alerji veya intolerans olup olmadığı kontrol edilmelidir. Baharatlar güvenilir kaynaklardan temin edilmeli ve nemden korunarak uygun kaplarda saklanmalıdır. Ayurvedik beslenme, zayıflama amaçlı bir diyet olarak görülmemelidir. Ayrıca, ayurvedik beslenme tedavi edici bir yöntem olarak değil, dengeyi destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/ayurvedik-beslenme-nedir</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Jun 2025 21:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2025/06/2025/6/ayurvedik-nedir-min.jpg" type="image/jpeg" length="41711"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsim Geçişlerinde Beslenmeye Dikkat]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/mevsim-gecislerinde-beslenmeye-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/mevsim-gecislerinde-beslenmeye-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, mevsim geçişlerinde beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Kaliteli bir kahvaltıyla güne başlamalı, sağlıklı ara öğünlerle günü zenginleştirmeyi, öğlen ve akşam yemeğiyle de günü dinlendirmeliyiz” dedi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte ülke genelinde ani hava değişimleri etkili olmaya başladı. Diyetisyen Süheyla Subaşı Uçar, mevsim geçişlerinde beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, kış aylarında su tüketiminin azaldığını ve bu yüzden soğuk havalarda kilogram başı 35 mililitreye denk gelecek şekilde su tüketilmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>“Soğuk havalarda kilogram başı 35 mililitre denk gelecek şekilde su tüketilmeli”</strong><br />Diyetisyen Uçar, havaların soğumasıyla insanlarda su tüketiminin azaldığından bahsederek, “Havaların soğumasıyla birlikte insanların hastalanma ihtimalleri artıyor ve aynı zamanda beslenme düzenleri bozuluyor. Bizler de daha düzenli beslenme ve bağışıklık sisteminizin daha kuvvetli nasıl olur bunu anlatacağız. Özellikle su tüketimi kış aylarında ciddi bir şekilde azalıyor. Yaz sıcaklıklarında 10-12 derece sıcaklığa sahip bir suyu kolaylıkla tüketebilirken, kış aylarında oda sıcaklığındaki su bize soğuk geliyor.</p>
<p>Bu yüzden insanlarda hep gözlemlediğimiz soğuk havalarda su tüketimleri yarı yarıya azalıyor ve su tüketiminin azalması ciddi anlamda bağışıklık sisteminin düşmesine neden oluyor. Bu yüzden soğuk havalarda kilogram başı 35 mililitreye denk gelecek şekilde su tüketimini asla unutmamalısınız. Soğuk havalarda özellikle bağışıklık sistemini güçlendirecek besin guruplarını tercih etmeliyiz. Örneğin soğan, sarımsak, zencefil, pırasa gibi antibakteriyel özelliği olan sebzelere yemeklerimizde yer vermeliyiz.</p>
<p>Bu besinleri salatalarda kullanabiliriz, çorbalara ekleyebiliriz, azar azar yemeklerimize ekleyebiliriz. Bağışıklık sistemimizin kuvvetlenebilmesi adına yemeklerde et suyu kullanımı aynı zamanda ara öğün gibi et suyu içimi de güzel olabilir. Direncinizin düştüğü bu aylarda dengeli ve yeterli bir beslenme ile bir hastalık geçirseniz bile daha hafif atlatmayı sağlayabilirsiniz. Kaliteli bir kahvaltıyla güne başlamalı, <span class="searchword">sağlık</span>lı ara öğünlerle günü zenginleştirmeyi, öğlen ve akşam yemeğiyle de günü dinlendirmeliyiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p><strong>“Ana yemekte protein gruplarından birisi bulunmalı”</strong><br />Uçar, ana yemeklerde protein ağırlıklı besinlerin tüketilmesi gerektiğinden bahsederek, “Özellikle <span class="searchword">sağlık</span>lı bir kahvaltı tabağında yumurta, peynir, zeytin, tam buğday ekmeği, farklı renkte sebzelerin bulundurulmasına özen gösterilmeli, yağlı tohumlardan ceviz, badem, fındık gibi gruplar omega-3 tarafından zenginleştirilmeli. Daha sonrasında ana yemekte ise özellikle protein gruplarından birisi bulunmalı.</p>
<p>Et, tavuk, balık, kuru baklagiller, yumurtalı sebze opsiyonları bulabilir. Bunun yanında sebzelerin yanına bu besinlerin katılmasına özen gösterebiliriz. Özellikle öğlen ve akşam yemeklerinde vitamin içeriğinden dolayı salata tüketimine özen gösterin, yaz mevsimlerinde salatayı çok sık kullanıyoruz ama havalar soğuyunca ihmal ediyoruz. Ara öğünlerde ise C vitamini kaynağı olan meyvelerin tüketimine özen gösterilmeli, yanına kuruyemiş gurupları ya da süt ve yoğurt gibi besinler eklenebilir” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/mevsim-gecislerinde-beslenmeye-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 26 Sep 2023 09:43:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/2023/eylul/diyetisyen.jpg" type="image/jpeg" length="37315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Obezite yaşam süresini kısaltıyor”]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/obezite-yasam-suresini-kisaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/obezite-yasam-suresini-kisaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nişantaşı Obezite Enstitüsü'nden Op. Dr. Onur Peşluk, obezitenin yaşam süresini kısaltan bir hastalık olduğunu belirterek doğru tanı, doğru tedavi ve doğru merkez anlayışı ile çözülebileceğini söyledi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada ve ülkemizde her yıl artan oranıyla obezite, çağımızın riskli hastalıkları arasında yerini aldı. Son yıllardaki araştırmalar, obezitenin geride bıraktığımız 20 yılda toplumda nükseden stres ortamı ve düzensiz beslenme nedeniyle artış gösterdiğini ortaya koydu. Günümüzde başta gelişmiş ülkelerde çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubu obezite riski altında bulunuyor. Nişantaşı Obezite Enstitüsü Hekimi Op. Dr. Onur Peşluk konuyla ilgili yaptığı açıklamada, çağımızın hastalığı obezitenin yaşam süresini kısaltan bir hastalık olduğu belirtti.</p>
<p>Bilimsel kanıtı olmayan yöntemlerden uzak durmanın sağlığımızı korumak açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken Peşluk, “Diyet yapmadan kilo vermek mümkün değildir. Aslında obezite cerrahisi ameliyatları da bir çeşit diyet yöntemidir. Amaç sadece kilo vermek değil, sağlıklı bir şekilde kilo vermek, obeziteye bağlı oluşabilecek hastalıkları engellemek ve verdiğimiz kilomuzu koruyabilmektir. Obezitenin bir hastalık olduğunu kabul etmek ve obeziteden kurtulmak için mutlaka profesyonel yardım almak gereklidir. Vücut kitle indeksiniz 30 kg/m2’nin üzerindeyse, ilk olarak bulunduğunuz yerde, bu konuda özelleşmiş bir merkez varsa oraya başvurmanız önerilir. Obezite ameliyatalarını “bariatrik cerrahi” olarak adlandırıyoruz. Bariatrik cerahi yöntemleri, bilimsel olarak kanıtlanmış ve başarı oranı çok yüksek olan yöntemlerdir. Obezitenin yaşam süresini kısaltan bir hastalık olduğu bilinmelidir. Obezitenin kaderiniz olmadığı ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>“Obezite ile mücadelede her adımda doğru destek”</p>
<p>Obezite hastalarının tedavi sürecinin çok önemli olduğunu vurgulayan Peşluk, “Tedavi gördüğünüz hastanenin obezite cerrahi deneyimi, kullanılan malzemelerin kalitesi üst seviyede olmalıdır. Tedavi esnasında oluşabilecek komplikasyonlara müdahale için teknolojik altyapısının yeterli olması gerekmektedir. Doğru merkez, hastanın ilk muayenesinden tedavi sonrasında sağlığına tam olarak kavuşması ve sonrasındaki rehabilite dönemini sağlıklı geçirmesine kadar onunla birliktedir. Obezite cerrahisinde Diyetisyen, Psikolog, Dâhiliye Uzmanı, Genel Cerrahi Uzmanı, Kardiyolog, Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Ve Anestezi hekimlerinden oluşan uzman ekip tarafından muayene ve tetkikler yapılarak değerlendirme sonucuna göre en uygun cerrahi yöntem ya da tedavi sunulmaktadır. Nişantaşı Hastanesi; Nişantaşı Obezite Enstitüsü ile hastalarına obezite mücadelesinde her adımda doğru desteği sağlamaktadır” dedi.</p>
<p>“Doğru tanı, doğru tedavi ve doğru merkez”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>“Nişantaşı Obezite Enstitüsünde “Doğru Tanı, Doğru Tedavi ve Doğru Merkez“ üçlemesiyle hizmet verilmektedir” diyen Peşluk, “Dünya kalite standartlarına uygun ve en son teknoloji medikal donanıma sahip ameliyathanelerinin yanı sıra, obezite cerrahisine uygun yoğun bakım ünitelerine sahiptir. Nişantaşı Hastanesinde, yaşam boyu obezite yönetimi kapsamında hastanın diyet ve beslenme takibi, kilo kontrolü, danışmanlık ve düzenli muayeneleri ile takibi sürdürülür. Akıllı bina teknolojisine ve tıbbi uygulamalara göre inşa edilen Nişantaşı Hastanesi, alanında deneyimli ve uzman kadrosu ile yüksek kalitede en iyi hizmeti sunmaktadır” ifadelerini kullandı. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/obezite-yasam-suresini-kisaltiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2017 08:37:45 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2017/Aralık/Obezite_yaşam_süresini_kısaltıyor.jpg" type="image/jpeg" length="10265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar diyabet hastalarının beslenmelerine dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/uzmanlar-diyabet-hastalarinin-beslenmelerine-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/uzmanlar-diyabet-hastalarinin-beslenmelerine-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Gülay Kızıl, göz, böbrek ve sinir sisteminde hasar oluşumuna neden olan, ileri seviyede ise organ kaybı gibi riskleri de içinde barındıran diyabetle ilgili olarak hastaların nasıl beslenmeleri gerektiği konusunda önerilerde bulundu. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Özel Bağlar Hastanesi’nden Diyetisyen Gülay Kızıl, aşırı susama, acıkma, sık idrara çıkma, yaraların geç iyileşmesi, bulanık görme, el ve ayaklarda karıncalanma ve sık sık enfeksiyonlarla karşılaşma gibi belirtilerle kendisini gösteren ve ileri seviyede el ve ayak kesilmesi gibi çok ciddi riskleri içinde barındıran diyabet hastalığına yakalanan hastaların beslenmeleri ve yapacakları diyetlerle ilgili olarak bazı önerilerde bulundu. Tüm diyabet hastalarında beslenme ve diyetin aynı olmadığına vurgu yapan Kızıl, diyabetin iki kategoride ele alınabileceğini belirterek, “Diyabet hastalığını tip 1 diyabet dediğimiz insüline bağımlı ve tip 2 dediğimiz insüline bağımsız diyabet olarak iki kategoride ele alabiliriz. Tip 1 diyabette temel kriterimiz karbonhidrat sayımıdır. Tip 1 diyabeti olan bir danışan, kesinlikle bir diyetisyen eşliğinde karbonhidrat sayımını öğrenmeli. Total karbonhidratının yüzde 15’ini kahvaltıda, yüzde 25’ini öğlen yemeğinde, yüzde 30’unu da akşam yemeğinde tüketmelidir. Diğer geri kalan karbonhidratları ise ara öğünlere paylaştırarak tüketmesi gerekir. Ara öğünlerimizde tüketilmesi gereken karbonhidrat miktarı tip 1 diyabetliler için 105 gramı geçmemelidir. Bu da bir dilim ekmek veya 4-5 adet kepekli, şekersiz bisküviye tekabül eder. Tip 2 diyabetlerde ise asıl kriterimiz hastanın kan şekerini regüle etmek, ani dalgalanmaları önlemek ve bu hastaları ideal kilolarına çekebilmektir. Çünkü tip 2 hastalarımız genellikle ideal kilolarının çok daha üstündedir” dedi.</p>
<p> </p>
<p>Nasıl beslenmeli?</p>
<p>Diyabet diyetlerinde karbonhidratın öncelikle yüzde 50-55 aralığında olması gerektiğinin altını çizen Kızıl, “Karbonhidrat tercihimizi lif içeriği yüksek olup, aniden kan şekerinin yükselmesine engel olan kompleks dediğimiz karbonhidatlardan yana kullanmalıyız. Kompleks karbonhidratlar, yulaf ezmesi, tam tahıllı ekmek, kuru baklagiller, insülin içeren dirençli nişasta içeren kuru baklagiller bizim için vazgeçilmez kompleks karbonhidrat örnekleridir. Yağ miktarına değinecek olursak diyetimizin yağ miktarı yüzde 30’u geçmemeli. Tamamen yağsız bir diyet A, D, E ve K vitaminlerinin yetersizliğine sebebiyet vereceği için önermiyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken nokta et yemeklerine kesinlikle ve kesinlikle ekstra yağ ilave edilmemeli. Sebze yemeklerimizde de zeytinyağı, kanola ve ayçiçeği yağı gibi bitkisel yağları kullanmalıyız. Dört yemek kaşığı kadar bir sebze yemeği içerisine bir tatlı kaşığı yağ kullanmak bizim için çok ideal bir ölçü olacaktır. Diyetin protein içeriği ise yüzde 15 olmalıdır. Vücudumuzun yapı taşı olan proteinler aynı zamanda doku onarımına da yardımcı olur. Diyetimizde vazgeçilmez protein kaynaklarımız beyaz et, süt ve süt türevleridir. Dikkat edilmesi gereken bir nokta aşırı proteinli beslenme karaciğer ve böbreklerde kalıcı hasara yol açabilmektedir. Dolayısıyla diyetimizin proteininin bir diyetisyen tarafından hazırlanması gerekir. C, E vitamini ve krom gibi mineraller diyabet diyetinde çok önemli parametrelerdir. C vitamini özellikle bağışıklık sistemimizi güçlendirir ve insülinin etkinliğini arttırmaktadır. E vitamini ise insülinin hücre içerisine girişini kolaylaştırır. Tarçın ve mantar gibi besinlerde bulunan krom ise kan şekerindeki ani dalgalanmaları önler. Diyetisyen tarafından hazırlanan diyetiniz C, E vitaminleri ve krom bakımından yeterli ise ekstra bir takviye almaya gerek yoktur. Bunun doktor veya diyetisyen kontrolünde olması en doğrusudur. Glisemik indeksi düşük besinler kan şekerimizin aniden yükselmesini engeller. Glisemik indeks, tükettiğimiz besinlerin kan şekerini yükseltme hızıdır. Kuru baklagiller, tam tahıllı ürünler bizim glisemik indeksi düşük besinlerdir. Muz, kivi, kavun, incir, pirinç ve patates gibi ürünler ise kan şekerimizin aniden yükselmesine sebep olan glisemik indeksi yüksek besinler grubundadır” diye konuştu.</p>
<p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>“Enerji içeriği olmayan bazı tatlandırıcılar kanseri tetikleyebilir”</p>
<p>Enerji içeriği olmayan bazı tatlandırıcıların uzun vadede kullanımıyla beraber kanseri tetikleyebileceğine dikkat çeken Kızıl, “Bunu gösteren birçok çalışma var. Dolayısıyla ben danışanlarıma bitkisel özlü olan stevia gibi tatlandırıcıları haftada bir defa sütlü tatlılarında kullanabilmeleri için öneriyorum” ifadelerini kullandı. (Kurumsal)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/uzmanlar-diyabet-hastalarinin-beslenmelerine-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Aug 2016 11:20:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Agustos/uzmandiyetise.jpg" type="image/jpeg" length="74867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarında karpuz ve dondurma tüketimine dikkat ]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/yaz-aylarinda-karpuz-ve-dondurma-tuketimine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/yaz-aylarinda-karpuz-ve-dondurma-tuketimine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Diyetisyen Işın Sayın, yaz ayının en çok tüketilen iki yiyeceği karpuz ve dondurma konusunda uyarılarda bulundu. Sayın, "Haftada 2 defadan daha sık dondurma yiyorsanız bağımlılığa gidiyor olabilirsiniz. Tek oturuşta orta boy karpuzun sekizde birini yeyip durabilmek, mümkün olduğunca seyrek tüketmek önemlidir" dedi. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Uzman Diyetisyen Işın Sayın yaz ayının en çok tüketilen iki yiyeceği karpuz ve dondurmanın tüketimi hakkında bilgiler verdi. Yaz aylarının vazgeçilmezi dondurma ve karpuzu ne ne kadar sıklıkla tüketmek gerektiğini anlatan Uzman Diyetisyen Işın Sayın, "Karpuz mu, dondurma mı?" sorusunu ise şöyle cevapladı: </p>
<p>"Her şekilde dondurma da karpuz da dildeki tat tomurcuklarının tatlı tada duyarlılığını artırır. Bu esnada şeker eşiği denilen bağımlılık seviyesi yükselir. Sık sık şeker tüketimi ise pankreasta uzun vadede hasarlara yol açar. Her ikisini de ne sıklıkla yediğiniz, hangi miktarlarda yediğiniz önemlidir."</p>
<p>Yazın en çok sevilen tatlısının dondurma olduğunu belirten Sayın, "Süt tozu ve katkı maddelerini yoğun içerenler, en çok satanlar arasında olsa da, en sağlıklısı; ‘günlük üretim’ yapan ve süt kullanan güvenilir pastanelerin dondurmalarıdır. Pastanelerde üretilen gerçek meyveli buzlu dondurmalar da makul seçenekler arasındadır. Yazın kimse kilo almak istemez. Herkes özellikle çikolatalı dondurmanın kilo aldırdığını zanneder. Oysa kilo almamak için esas önemli olan; tek seferde 2 top dondurma yemek ve bunu her gün yapmamaktır. Haftada 2 kez 2 iri top dondurma yemekteyken kilo verebilirsiniz. Haftanın her günü 3 top dondurma yiyorsanız da artık kilo alma riski göze alınmış demektir" şeklinde konuştu.</p>
<p> </p>
<p>"Karpuzu eve almayın"</p>
<p>Işın Sayın, yaz aylarında sık tüketilen karpuz konusunda da bilgiler vererek, "Karpuzu eve almayın diyorum. En azından dondurmayı 2 top yiyorsunuz bitiyor. Karpuz evde günlerce öğünlerce sizi görsel olarak taciz ediyor. Gerçek sütten yapılan dondurmada sütten gelen yağ ve proteinin sindirimi uzun sürer böylece şekerin kana karışmasını yavaşlar. Hamurlu bir tatlı kaçamağına göre daha sağlıklıdır. Fakat karpuz yüksek oranda lif içermesine rağmen, glisemik indeks değeri yüksektir. Yani şekeri kana hızla karışır. Çünkü aynı zamanda sıvı oranı yüksektir ve mideyi çabuk terk eder" diye konuştu.</p>
<p>Karpuzun da dondurmanın da dikkatli tüketilmesi gerektiğini savunan Sayın, şu ifadeleri kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>"Burada önemli olan dondurmada 2 topu, karpuzda da ince bir dilimi geçmemenizdir. Haftada 2 defadan daha sık dondurma yiyorsanız bağımlılığa gidiyor olabilirsiniz. Ayrıca gerçek sütten dondurmaları tercih etmeniz önemlidir. Tek oturuşta orta boy karpuzun sekizde birini yeyip durabilmek, sık sık ve karpuz bitene kadar gün boyu, günlerce yememek, mümkün olduğunca seyrek tüketmek önemlidir" (Kurumsal)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/yaz-aylarinda-karpuz-ve-dondurma-tuketimine-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Aug 2016 09:10:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Agustos/karpuzzz.jpg" type="image/jpeg" length="30876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker hastaları bayramda tatlı yerine meyve yemeli]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/seker-hastalari-bayramda-tatli-yerine-meyve-yemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/seker-hastalari-bayramda-tatli-yerine-meyve-yemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Muammer Karadeniz, bayramda hamurlu tatlı yeme isteğinin meyvelerle bastırılması gerektiğini söyledi. Karadeniz, “Bayramda yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması bakımından çok önemlidir. Şeker ve obezite hastalarına ağır şerbetli tatlılar yerine meyve yemelerini öneriyoruz” dedi. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Uzmanlar, bayramın vazgeçilmezleri arasında yer alan hamur işleri tüketilirken ölçüye dikkat edilmesi konusunda uyarıda bulundu. Tatlı tüketiminin sütlü tatlı veya iki baklava ölçüsünü aşmaması gerektiğini belirten İzmir Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Muammer Karadeniz, "Tatlılar, öğünlerden hemen sonra da tüketilmemeli, şeker hastaları hamur işleri yerine meyveleri tercihe etmelidir. Ramazan bayramında ikram edilen şeker ve tatlılara şeker ve obezite hastalarının dikkat etmesi gerekmektedir. Ani kan şeker dalgalanmaları daha fazla organ hasarı yapabilmekte ve özellikle sıcak havalarda sıvı kaybını daha çok artırarak baş dönmesi, halsizlik ve çarpıntı hatta bilinç bulanıklığı yapabilmektedir. Bu bayramda şeker hastalarının ikramlarda özellikle meyve tarzında kan şekerini birden yükseltmeyecek gıdalar tüketmesi daha uygun olacaktır” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p> </p>
<p>“Yeme düzenini bozmayın”</p>
<p>Uzman Dr. Muammer Karadeniz, beslenme alışkanlıklarının Ramazan öncesindeki gibi sürdürülmesi gerektiğini kaydederek, “Süt grubunda yer alan süt, yoğurt, kefir ile et grubunda yer alan kırmızı et, beyaz et, yumurta, peynir, kuru baklagiller düzenli olarak alınmalı. Sebze ve meyve grubu ve tahıl grubuna giren ekmek, bulgur, pirinç gibi besinlerin gün boyunca her öğünde ve yeterli miktarlarda tüketilmesi önerilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p> </p>
<p>"Hafif bir kahvaltı ile başlayın"</p>
<p>İzmir Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Doç. Dr. Muammer Karadeniz, sözlerini şöyle sürdürdü: </p>
<p>“Bayram sabahı güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalı ve gün boyu ara öğünler yenmelidir. Bayram süresince tatlı, çikolata tüketimine dikkat edilmeli, yeme isteği meyve yenerek bastırılmalıdır. Hamurlu, şerbetli tatlılar yerine daha çok sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Kanda yoğunlaşan kan şekeri idrarda atılacağı için bayram süresince ve bayramdan sonra günde yaklaşık 2.5 litre su içilmelidir. Aynı zamanda öğünlere ayran, komposto gibi içecek ve sıvı gıdalar alınmalıdır."</p>
<p> </p>
<p>"Lifli gıdalar yiyin"</p>
<p>Uzman Dr. Muammer Karadeniz, “Sebze yemekleri ve meyveler ile tam tahıllı besinler, lif içerdikleri ve yavaş emildikleri için kan şekerini beklenenden daha yavaş artırır ve pankreası yormaz. Bayramda vücuttan sıvı atımını artıran çay ve kahve alımı azaltılmalı, mümkünse bitki çayları tercih edilmelidir. Ramazan sonrasında da fiziksel aktiviteler ihmal edilmemesi şeker ve yağ metabolizması açısından faydalı olacaktır” diye konuştu. (Kurumsal)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/seker-hastalari-bayramda-tatli-yerine-meyve-yemeli</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Jul 2016 09:22:16 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Temmuz/sekerhastaligi.jpg" type="image/jpeg" length="87587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda Sağlıklı Besinlerle Formda Kalın]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/bayramda-saglikli-besinlerle-formda-kalin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/bayramda-saglikli-besinlerle-formda-kalin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 ay boyunca gün içinde uzun saatler aç kalınması, pek çok kişinin iştahını bayrama saklamasına yol açıyor. Ancak bayramda kontrolsüz bir biçimde yenen yemekler ve tatlılar pek çok sağlık sorunu ile fazla kiloları da beraberinde getirebiliyor.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı’nın doğru ikramlarla sağlıkla atlatılabileceğini belirten Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Tulgar, Ramazan sonrası beslenme planı konusunda önemli önerilerde bulundu. </p>
<p><strong>RAMAZAN’DA VERDİĞİNİZ KİLOYU 3 GÜNDE GERİ ALMAYIN</strong></p>
<p>Oruç tutarken öğün sayısının düşmesi ile birlikte yemek yeme alışkanlıkları da değişir. Ramazan ayının sona ermesiyle bir ay boyunca gündüzleri devam eden açlık hissinin ortadan kalkacağı düşüncesiyle insanlar genellikle aşırı tüketime yönelmektedir. Ayrıca Ramazan Bayramı’nın vazgeçilmezleri arasında yer alan şeker, çikolata ve hamur tatlılarının aşırı tüketimi ise sindirim sistemi rahatsızlıklarının nedenidir. Aslında bayram, beslenme açısından bir adaptasyon süreci olarak değerlendirilmelidir. Bu süreçte aşırı yemek, vücuttaki yağ oranını arttırır ve ciddi sağlık problemlerine yol açar. İnsanların önemli bir kısmı Ramazan’da kaybettikleri kiloyu 3 günlük bayram süresince alabilmektedir.</p>
<p><strong>BAYRAM KAHVALTINIZDA HAMUR İŞİ VE ŞARKÜTERİ ÜRÜNLERİNE YER VERMEYİN</strong></p>
<p>Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır. Kahvaltıda açma, poğaça, börek gibi hamur işleri, sucuk, salam sosis gibi yiyecekler ile kızartmalar olmamalıdır. Bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağından kahvaltıda reçel, bal gibi tatlı besinlerin bulundurulmaması yararlı olacaktır. Bunun yerine; peynir çeşitleri, domates, salatalık, maydanoz, biber, mevsim yeşillikleri ve yumurta tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>BAYRAM BOYUNCA SEBZE VE MEYVE AĞIRLIKLI BESLENİN</strong></p>
<p>Bayramda vücudun ihtiyacından fazla besin tüketmek bulantı, gaz, ağrı ve hazım sorunlarına neden olmaktadır. Bayram süresince yaşanan bağırsak sistemi rahatsızlıkları da kalıcı hale gelebilmektedir. Bu dönemde aşırı yağlı ve hayvansal gıdalardan uzak durulmalıdır. Sindirimi zor olan et ve et ürünleri ise Ramazan sonrası aşırı hassas olan mideye zarar verebilmektedir. Bayram süresince ve sonrasında sağlık sorunları yaşamamak için beslenmenin sebze ve meyve ağırlıklı olmasına özen gösterilmelidir.</p>
<p><strong>BAYRAMDA GÜNLÜK BESLENME PLANINI DEĞİŞTİRİN</strong></p>
<p>Bayram süresince az ve sık yemek yemeye özen gösterilmeli, sağlıklı besinler tüketilmelidir. Besin çeşitliliği fazla bir olan kahvaltı, zeytinyağlı sebze yemeklerinden oluşan bir öğle yemeği, hafif ızgara et ve salatadan oluşan hafif bir akşam yemeği tercih edilmelidir. Ayrıca süt, yoğurt, meyve gibi sağlıklı ara öğünler ile oluşturulan günlük beslenme planı, bayramı ve sonrasını sağlıklı bir şekilde geçirmek ve Ramazan sonrası metabolizmayı normale getirmek için uygulanması gereken en doğru yöntemdir.</p>
<p><strong>ŞERBETLİ TATLILAR YERİNE MEYVELİ TATLAR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Bayram ikramlarında ise aşırıya kaçmamak gerekir. Ramazan bayramında geleneksel ikramlardan olan baklava şöbiyet, kadayıf gibi tatlılar ikram edilmemelidir. Misafirlere ceviz, fındık gibi kuruyemişler ile taze meyvelerden yapılan komposto ve kuru meyvelerden yapılan hoşaf, ayran ya da taze sıkılmış meyve suları servis edilebilir. Bayramda mutlaka tatlı ikram edilmek isteniyorsa meyve tatlıları veya sütlü tatlıları tercih edilmelidir. (Kurumsal)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/bayramda-saglikli-besinlerle-formda-kalin</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jun 2016 06:47:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Haziran/diyet.jpg" type="image/jpeg" length="27165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan’da Sağlıklı Ve Formda Kalmanın Yolları]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/ramazanda-saglikli-ve-formda-kalmanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/ramazanda-saglikli-ve-formda-kalmanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memorial Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Hülya Tulgar, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda önerilerde bulundu. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Günlük öğün sayısındaki azalma nedeniyle Ramazan ayında metabolizmada önemli değişiklikler olduğunu söyleyen Diyetisyen Hülya Tulgar, “Bütün gün açlığın ve susuzluğun sonrasında çok sayıdaki besinin iftar sofrasında bir anda tüketilmesi son derece yanlış ve tehlikelidir.Hızlı yenilen besinler nedeniyle tansiyon ve kan şekerinin artması, metabolizmanın dengesinin bozulmasına yol açar. Oruç tutan kişiler tarafından bu ayda yapılan en önemli yanlışlardan biri de uykunun bölünmemesi için sahur öğününün atlanmasıdır. Yemek yiyip yatmak ya da uyanıp sadece su içmek, günlük enerji ihtiyacının karşılanamamasına ve çeşitli sağlık problemlerine neden olur.” diye konuştu.</p>
<p><strong>SAHUR ERKEN ACIKMAYA, İFTAR ŞİŞKİNLİĞE NEDEN OLMASIN</strong></p>
<p>İftarda orucun su ve hafif besinler ile açılması gerektiğine dikkat çeken Diyetisyen Hülya Tulgar, oruç açıldıktan 15 dakika sonra yemeğe geçilmesini önerdi. Diyetisyen Hülya Tulgar, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Özellikle sebze ağırlıklı ana yemeklerin tercih edilmesi,sonraki günlerde yaşanması muhtemel mide ve sindirim sorunlarını azaltacaktır. Besinler, küçük lokmalar halinde ve yavaş yenilmelidir. Ana yemekten 1-2 saat sonra meyve, güllaç ve komposto gibi tatlılar sadece 1 porsiyon tüketilebilir. Bu ayda sıvı alımı azalacağı için iftar sonrasında su, soda, yeşil-siyah çay ve diğer bitki çayları içilebilir. Sahurda ise; yoğurt, süt, peynir ve yumurta gibi proteinden zengin yiyecekler ile tam buğday ya da çavdar ekmeği yenilmelidir. . Ayrıca bu dönemde yenildikten sonra açlık hissini tetikleyen karbonhidratlı yiyeceklerden de uzak durulmalıdır. Karbonhidratlı besinler, kan şekerinin hızlı yükselmesine ve düşmesine neden olur.”</p>
<p><strong>KABIZLIK SORUNU İÇİN ÖĞÜNLER ARASINDA BOL SIVI ALINMALI</strong></p>
<p>Oruç tutanların büyük bir bölümü Ramazan’da kabızlık sorunuyla karşılaştığını da ifade eden Diyetisyen Hülya Tulgar, yetersiz sıvı alımı ve beslenme saatlerinin değişimin kabızlığa neden olabileceğini belirtti. Diyetisyen Hülya Tulgar, “Kabızlığın önüne geçebilmek için iftar ve sahurda meyve, sebze, kuru meyve ve baklagiller, bulgur ile kuru yemişler yenilmelidir. Özellikle hareket etmek ve öğünler arasında bol sıvı alınması kabızlığı önleyecektir. Ramazan’ın sıcak yaz aylarına denk gelmesi nedeniyle vücuttaki sıvı kaybını azaltmak için bol sıvı alınmalıdır. Yetersiz sıvı alımına bağlı olarak tansiyon düşüklüğü ve halsizlik söz konusu olabilmektedir. Günlük 2-3 litre sıvı alınması önemlidir</p>
<p><strong>RAMAZAN’DA SAĞLIKLI KALMAK İÇİN 7 ÖNERİ</strong></p>
<p>Diyetisyen Hülya Tulgar, son olarak, Ramazan’da sağlıklı kalmak için şu önerilerde bulundu: “Ramazanda boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin. Sahurda tok tutan ve kan şekerini ani yükseltmeyen besinler tüketin. İftar sonrasında hamur tatlıları yerine, hafif süt tatlıları ve meyve tercih edin. İftar sonrası hemen dinlenmeye geçmeyin. 1-2 saat bekleyerek kısa yürüyüşler yapın. Sahurdan sonra ise hemen uyumayın. İftar ve sahur sofralarında tuzdan kaçının. Tuz, tansiyonu yükseltebilir, susuzluk hissini arttırır. İftar ve sahur sofralarında çeşitliliğe özen gösterin. Çünkü vücudun 50’ye yakın besin türüne ihtiyacı vardır. Tek bir yiyecekle tüm besin ögelerini karşılamak mümkün değildir. Şekerli besinleri çok sık tüketmeyin. Vücutta kalori artışına neden olan şeker,fazla kiloya neden olur.” (Kurumsal)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/ramazanda-saglikli-ve-formda-kalmanin-yollari</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jun 2016 10:03:25 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Mayis/diyetisyenmemorial.jpg" type="image/jpeg" length="48656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyen Akdur: “Diyet Bisiklete Binmek Gibidir, İleriye Bakmak Gerekir”]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/diyetisyen-akdur-diyet-bisiklete-binmek-gibidir-ileriye-bakmak-gerekir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/diyetisyen-akdur-diyet-bisiklete-binmek-gibidir-ileriye-bakmak-gerekir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugüne kadar binlerce şişman kişinin zayıflama yolculuğunda kilo vermelerine destek olan Diyetisyen Sevinç Akdur, “Zayıflamaya karar vermedeki en önemli nokta acı eşiğidir. Yani fazla kilolarımız, kendimiz ile ilgili düşüncelerimizi sakat¬lamadığı sürece zayıflamaya yanaşmayız” dedi. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevinç Akdur, kilo vermek isteyenlerin çoğu zaman kısa zamanda farklı bahanelerle vazgeçtiklerini belirterek, “Zayıflamaya karar vermedeki en önemli nokta acı eşiğidir. Yani fazla kilolarımız, kendimiz ile ilgili düşüncelerimizi sakat¬lamadığı sürece zayıflamaya yanaşmayız” diye konuştu.</p>
<p>Diyetten başarılı sonuç almanın yolunun süreklilik olduğunun altını çizen Akdur, Literatür Yayıncılık’tan çıkan ‘Su İçsem Yarıyor’ adlı kitabında zayıflamak için yola çıkanların direnç noktalarını ve başarısız olma nedenlerini açıklayarak başarılı kilo vermenin ipuçlarını anlattı.</p>
<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı olmasının yanı sıra psikodrama ve grup psikoterapisi eğitimi alan Akdur, danışanlarına diyet konusunda danışmanlık yaparken aynı zamanda motivasyonları bozulduğunda psikolojilerine göre nasıl yola devam edeceklerini öğretiyor.</p>
<p> </p>
<p>“KONFOR ALANININ BOZULMUŞ OLMASI GEREKİYOR”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>“Diyete başladıktan bir süre sonra ya yapamıyorum deyip vazgeçeriz ya da başka bir bahaneyle tekrar eski halimize geri döneriz çünkü o konforlu alandır. Başkası istedi diye zayıflayan olmaz genelde. Diyetin motivasyonu içten gelirse başarılı olur” diyen Akdur, diyette en başarılı yol alanların acı eşiğinden geçenler olduğunu vurgulayarak “Kişinin sağlığı bozulduğunda ya da beğenilmediğini hissettiğinde acıyı hissediyor ve kilo vermeyi istiyor. O acıyla da kararı daha kalıcı oluyor. Yani fazla kilolarımız, kendimiz ile ilgili düşüncelerimizi sakat-lamadığı sürece zayıflamaya yanaşmayız. Sınırsız yeme çok keyif vericidir. Bu yüzden kilo alımı kolay, vermek ise nispeten zordur. Kilo vermenin zorluğu kendisinde değil, buna karar vermektedir. Aslında karar vermek de yetmez. Önemli olan inanmaktır. İnanç disiplinli olmayı gerektirir. Disiplinli olmak ise en zorudur. Ultra zor olan ise çok yediğimizde hiçbir şey olmamış gibi diyetimize devam edebilmektir. Örneğin diyete başlayan bir kişi kısa süre sonra bir davette bir pasta yiyip ben nasılsa yapamayacağım diye diyeti bozuyor. Diyetisyene de bunu anlatmak istemiyor, utanıyor. Yani kendine kızıp yine kendine zarar veriyor ve diyetini yarı yolda bırakıyor. Oysa bunun farkına varan bir diyetisyen onu yargılamadan paniğe kapılmadan bu durumu yönetirse ve tekrar yola devam edilebilir ve başarılı sonuç alınır” dedi.</p>
<p> </p>
<p>“KONFOR ALANININ BOZULMUŞ OLMASI GEREKİYOR”</p>
<p>“Diyete başladıktan bir süre sonra ya yapamıyorum deyip vazgeçeriz ya da başka bir bahaneyle tekrar eski halimize geri döneriz çünkü o konforlu alandır. Başkası istedi diye zayıflayan olmaz genelde. Diyetin motivasyonu içten gelirse başarılı olur” diyen Akdur, diyette en başarılı yol alanların acı eşiğinden geçenler olduğunu belirterek, “Kişinin sağlığı bozulduğunda ya da beğenilmediğini hissettiğinde acıyı hissediyor ve kilo vermeyi istiyor. O acıyla da kararı daha kalıcı oluyor. Yani fazla kilolarımız, kendimiz ile ilgili düşüncelerimizi sakatlamadığı sürece zayıflamaya yanaşmayız. Sınırsız yeme çok keyif vericidir. Bu yüzden kilo alımı kolay, vermek ise nispeten zordur. Kilo vermenin zorluğu kendisinde değil, buna karar vermek¬tedir. Aslında karar vermek de yetmez. Önemli olan inanmaktır. İnanç disiplinli olmayı gerektirir. Disiplinli olmak ise en zorudur. Ultra zor olan ise çok yediğimizde hiçbir şey olmamış gibi diyetimize devam edebilmektir. Örneğin diyete başlayan bir kişi kısa süre sonra bir davette bir pasta yiyip ben nasılsa yapamayacağım diye diyeti bozuyor. Diyetisyene de bunu anlatmak istemiyor, utanıyor. Yani kendine kızıp yine kendine zarar veriyor ve diyetini yarı yolda bırakıyor. Oysa bunun farkına varan bir diyetisyen onu yargılamadan paniğe kapılmadan bu durumu yönetirse ve tekrar yola devam edilebilir ve başarılı sonuç alınır” diye konuştu.</p>
<p> </p>
<p>“İLERİ BAKIP PEDALLARI ÇEVİRMEK GEREKİYOR”</p>
<p>“Su İçsem Yarıyor” adlı yeni kitabında Sevinç Akdur, diyete başlayanlara başarı için şu önerilerde bulunuyor: </p>
<p>“Karar vereceksiniz. İnanacaksınız ve uygulayacaksınız. Başaramazsanız tekrar karar alacaksınız. Tekrar inanacaksınız. Tekrar yapacaksınız. Hemen pes etmek yok. Diyet, bisiklet kullanmak gibidir. Bisikletin üzerindeyken pedallara bakarsanız düşersiniz. İleriye bakacak ve pedalları çevireceksiniz. Diyet yaparken de yemeği değil zayıfladığınız zaman nasıl bir güzelliğe ve sağlığa kavuşacağınızı düşüneceksiniz. Karar verin, inanın ve yapın. Başaramazsanız tekrar karar verin.” (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/diyetisyen-akdur-diyet-bisiklete-binmek-gibidir-ileriye-bakmak-gerekir</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Apr 2016 12:52:28 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Nisan/dogrudiyet.jpg" type="image/jpeg" length="95916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İdeal Kilonuzun Ve Mutluluğun Anahtarı: Moleküler Diyet]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/ideal-kilonuzun-ve-mutlulugun-anahtari-molekuler-diyet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/ideal-kilonuzun-ve-mutlulugun-anahtari-molekuler-diyet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Doç.Dr.Barış Öztürk, ideal kilonun ve mutluluğun anahtarının moleküler diyet olduğunu söyledi.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır uygulanan diyet tedavilerine yeni bir soluk getiren ve neredeyse zirve nokta olarak tanımlanan Moleküler Diyetin artık Türkiye'de uygulanmaya başladığını belirten Doç.Dr.Barış Öztürk, sağlıklı bir görünümün yanında sağlıklı olmayı ve sağlıklı yaş almayı hedefleyen tüm yaş gruplarının genetik özellikleri ışığında moleküler diyet uygulamalarını benimsemelerinin ideal kilo ve mutluluğun anahtarı olduğunu söyledi.</p>
<p>Genetik analiz sonuçlarını vücut analiz sonuçları ve metabolik testlerle birleştirerek yeni bir diyetin öncüsü olan İrene Diet&Wellnes’in yöneticisi Doç.Dr. Barış Öztürk, konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, “Yeni yılın ilk günlerinde hayatımızı değiştirecek bir diyetin ilk sinyalleri alınmaya başlanmış ve hakkında çeşitli yazılar yazılmaya başlanmıştı. Aradan geçen yaklaşık 2 ayın sonunda ise bu diyet hayatımıza girdi ve birçok kişi tarafından uygulanmaya başlandı. Daha önce sadece vücut ölçüleri ve çeşitli biyokimyasal testlere dayanarak gerçekleştirilen diyet tedavileri artık yerini kişinin genetik özelliklerine uygun ve sadece o kişiye ait bir beslenme ve yaşam tarzına bırakmaya başladı” dedi.</p>
<p>Aşırı kilo ve buna bağlı olarak artış gösteren metabolik sendrom, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve şeker hastalığı riski dünya genelinde yayılmaya ve insan sağlığını her geçen gün daha fazla tehdit etmeye devam ettiğini, dile getiren Doç.Dr. Barış Öztürk, yıllardır uygulanan diyet tedavilerine yeni bir soluk getiren ve neredeyse zirve nokta olarak tanımlanan Moleküler Diyetin artık ülkemizde uygulanmaya başladığını söyledi.</p>
<p>Doç.Dr. Barış Öztürk bu diyeti danışanlarına uygulamaya başladığını ve baharın gelmesiyle artan diyet trendinin de etkisiyle büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Doç.Dr. Barış Öztürk, diyetin nasıl uygulandığı konusunad ise şunları söyledi:</p>
<p>“Sadece 1 ml’lik tükürük örneği alınarak yurtdışındaki genetik laboratuvarlarda yapılan analizler sonucunda beslenme alışkanlarımızın ve besin öğelerine olan yanıtımızın göstergesi olan 35 genin 200 farklı varyasyonu ile genetik özelliklerin belirlenmesi artık mümkün.</p>
<p>Modern çağın diyeti olarak tanımlanan ve hiçbir sağlık riski taşımayan bu diyet üst düzey bir teknolojiye dayanıyor. Moleküler diyet uygulayıcısına başvuran bireye genetik örnek alımının ardından üst düzey bir vücut analiz cihazı yardımıyla segmental (bölgesel) vücut analizi uygulanıyor. Bu analiz vücut yağlarımızı, kaslarımızı, yağsız kitlemizi, mineral ve hücresel sıvı dağılımımızı bölgesel olarak 3 dakika içerisinde sonuçlandırıyor. Bu işlemin ardından oksijen tüketimine dayalı metabolizma ölçümü yapılarak metabolik bir problemin olup olmadığı rakamsal olarak analiz ediliyor. Üçüncü adım olarak ise karın bölgesinde Bioelektrik Impedans analizi yapılarak karın içi ve karın çevresi yağlanma dereceleri belirleniyor.</p>
<p>Genetik analiz ve diğer analizlerin sonuçları birleştirildiğinde bireyin beslenme alışkanlıkları moleküler boyutuyla analiz edilmiş oluyor. Kilo almaya yatkınlık, insülin direnci, glikoz metabolizması, karbonhidrat metabolizması, doymuş ve doymamış yağlara genetik yanıt başta olmak üzere aşırı besin tüketim alışkanlığı, tatlı tüketimi gibi yeme davranışlarının yanında egzersiz performansına ilişkin bulgular da alınabiliyor. Sonuçlar bununla da kalmıyor, protein metabolizması, vitaminlerin ve minerallerin metabolizması ve sıvı dengesine ilişkin birçok değişkeni ortaya koyuyor.”</p>
<p>Bahar mevsimine yaklaştığımız bugünlerde yaz tatiline ideal kilo ile girme heyecanını yaşayanlar için önerilerde bulunan Diyetisyen Doç.Dr. Barış Öztürk, popüler diyet akımına paralel olarak yaygınlaşan bilimsel olmayan diyetlerin ve bireysel özelliklerimize uygun olmayan çeşitli yöntemlerin sağlık risklerine neden olmaya devam ettiğini ve birçok kişide hayal kırıklıklarına ve zaman kayıplarına neden olduğunu vurguladı. (Kurumsal)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/ideal-kilonuzun-ve-mutlulugun-anahtari-molekuler-diyet</guid>
      <pubDate>Tue, 05 Apr 2016 14:24:08 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Nisan/diyet.jpg" type="image/jpeg" length="80655"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İçecekler Kalori Deposu]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/icecekler-kalori-deposu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/icecekler-kalori-deposu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Özge Akar Özyaman, fazla kilolardan kurtulmak için yapılması gerekenleri anlatırken, içeceklerdeki kalorinin gözden kaçtığını belirtti. Özyaman, “Bir bardak buzlu çayda 200 kalori, mochada 400 kalori var. Kilo vermek isteyenler, içtiklerine de dikkat etmeli” dedi. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Diyetisyen Özge Akar Özyaman, Tarsus Belediyesi Spor Kulübü’nde pilates, step ve aerobik yapan kadınlara seminer verdi.</p>
<p><strong>GÜNLÜK TOPLAM 1.370 KALORİ</strong></p>
<p>Diyet yapan insanların genellikle sadece ‘yemek’ listesine dikkat ettiğini, içeceklerin ise gözden kaçtığını belirten Özge Akar Özyaman, bunun da fazla kalori almaya yol açtığını söyledi. Özyaman gün içinde sıklıkla tüketilen bazı içeceklerin kalorilerini şöyle sıraladı: </p>
<p>“Bir bardak portakal suyu 110 kalori, mocha 400 kalori, normal kola 280 kalori, meyve içeceği 230 kalori, buzlu çay 200 kalori, bira 150 kalori içeriyor. Bunlardan bir günde birer bardak içerseniz, alacağınız kalori miktarı toplam 1.370 kalori yapıyor.”</p>
<p><strong>EN ÇOK KALORİ EVİN DIŞINDA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Diyetisyen Özge Akar Özyaman, fazla kilo sorununda ‘ev dışında yenilen’ yemeklerin payının büyük olduğunu söyledi. Özellikle fast food yiyeceklerin etkisine dikkat çeken Özyaman şöyle konuştu: </p>
<p>“Fast food menülerde porsiyonlar giderek büyüyor. Eskiden bir hamburger yiyen insanlar, artık yanında patates cipsi, kızarmış tavuk, kola gibi şeyleri de yiyor. Hamburger, kola ve patates cipsinden oluşan bir menünün kalorisi 1.300’ü buluyor. Promosyonlar, kampanyalar ve indirimler de fast food tüketimini ve alınan kalori miktarını artırıyor.”</p>
<p><strong>YEMESİ KOLAY YAKMASI ZOR</strong></p>
<p>Sunumunda, bazı yiyeceklerin kalorileri ve bunu harcamak için yapılması gereken aktivitelerle ilgili örnekler de veren Diyetisyen Özyaman, “1 cheese burgerin verdiği kaloriyi yakmak için 30 dakika yüzmek, 1 büyük dilim sosisli pizza için 50 dakika koşmak, 1 kaşar-simit menü için 2 saat 15 dakika egzersiz yapmak, 1 tavuk kızartması menüsü için ise 80 dakika tenis oynamak gerekiyor” dedi. </p>
<p>Özyaman, sunumunun ardından kadınların diyetle ilgili sorularını yanıtladı. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/icecekler-kalori-deposu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 Apr 2016 14:58:18 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Nisan/ozgeakar.jpg" type="image/jpeg" length="91349"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Ver Kiloyu Al Altını' Yarışmasıyla 976 Kilo Verdiler]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/ver-kiloyu-al-altini-yarismasiyla-976-kilo-verdiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/ver-kiloyu-al-altini-yarismasiyla-976-kilo-verdiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konak Belediyesi Spor Müdürlüğünce üç ay önce ‘Ver kiloyu al altını’ sloganıyla duyurulan yarışma sayesinde, yarışmaya katılan 578 kadın toplam 976 kilo zayıfladı. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Konak Belediyesinin kadınları spora teşvik etmek ve motivasyonlarını artırmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Ver kiloyu al altını’ sloganlı kilo verme yarışmasının kazananları belli oldu. 8 Aralık’ta ilk kilo tartımı yapılarak başlanan yarışmaya Konak Belediyesinin 7 spor merkezinden toplam 578 kadın katıldı. Yarışma öncesi kiloları tek tek ölçülerek not edilen kadınların kiloları aylık periyot halinde kontrol edildi. Tatlı ama bir o kadar da kıyasıya rekabetin yaşandığı yarışmada antrenörler eşliğinde sıkı bir çalışma programı uygulayan kadınlar üç ayın sonunda toplam 976 kilo verirken, en çok kiloyu veren ilk üç isim çeyrek altınla ödüllendirildi.</p>
<p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>976 KİLO ZAYIFLADILAR</p>
<p>Yarışmanın ödül töreni 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde Konak Belediyesinin Halil Rıfatpaşa semtindeki spor merkezinde yapıldı. Törene Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ın yanı sıra yarışmaya katılan kadınlar ve onları çalıştıran spor eğitmenleri katıldı. Üç ay boyunca hem spor yaparak hem de düzenli beslenerek kilo veren kadınlardan 65 kilo üstü kategoride birinciliği toplam 12,6 kilogram zayıflayan Zerrin Buldanlı kazandı. Yarışmaya 89,6 kilo olarak giren Buldanlı, üç ay sonunda 77 kiloya indi. Her ay ortalama 4 kilo veren Buldanlı, “Antrenörlerimiz eşliğinde bilinçli ve sistemli bir spor yaparak hızla kilo verdim. Dikkat ettikten sonra kilo vermemek içten değil” diye konuştu. 65 kilo altında ise üç ayda 9 kilo veren Sezer Ayhan birinciliği elde etti. 58 kilo ile başladığı yarışmayı 49 kiloya inerek tamamlayan Ayhan da birinci olarak çeyrek altın almaya hak kazandı. Sağlıklı olmak adına kilo verdiğini kaydeden Ayhan, “Sporun yanı sıra yürüyüş yaptım. Düzenli beslendim. Kendimi böyle sevdim. Bu kilo yeter bana. Belediyemiz bizler için güzel imkan sunuyor, teşekkür ederiz” dedi. 578 kadının toplam 976 kilo verdiği yarışmada en çok kiloyu veren ilk üç isim çeyrek altınla ödüllendirildi, dördüncü ve beşinci sırada yer alan kadınlara da teşvik hediyesi olarak eşofman takımı hediye edildi.</p>
<p> </p>
<p>“TÜRKİYE KADINLARLA AYDINLANACAK”</p>
<p>Dereceye giren kadınlar ödüllerini Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ın elinden aldı. Kısa sürede sergiledikleri azimle kilolarından hızla kurtulmayı başaran kadınları kutlayan Başkan Pekdaş, “Hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Kadınlarımıza yönelik, ayrımcılık, şiddet, baskı yoğun olarak devam ediyor. Ülkemizin içinde bulunduğu durumdan en çok etkilenen kadınlar. Kadınlara gezme, sokağa çıkma, kahkaha atma, gülme, senin yerin evindir denildi. Hep kadınlar hizaya sokuluyor. İyi günler, aydınlık günler kadınlarla gelecek buna inanıyorum. İzmir başarılıysa, aydınlıksa, demokratsa bu kadınlar sayesinde. Türkiye’nin kadınları Türkiye’ye aydınlık getirecektir” dedi.</p>
<p>Kadınlar, “Hem daha sağlıklıyız hem çok mutluyuz. Bize bu imkanı verdiğiniz için teşekkür ederiz” diyerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Ödül töreni sonrası kadınlar, kendi hazırladıkları kek ve kurabiyeleri afiyetle yiyerek, zorlu geçen üç ayın sonunda kendilerini ödüllendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/ver-kiloyu-al-altini-yarismasiyla-976-kilo-verdiler</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Mar 2016 09:32:21 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Mart/diyet.jpg" type="image/jpeg" length="36052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamilelik Döneminde Beslenmeye Dikkat]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/hamilelik-doneminde-beslenmeye-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/hamilelik-doneminde-beslenmeye-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Yasemin Batmaca, hamilelik döneminde beslenmeye dikkat çekti. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İrene Diet & Wellness Uzman Diyetisyenlerinden Yasemin Batmaca, anne ve bebeğin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için, tüm besin gruplarından her öğünde yeterli ve dengeli miktarlarda tüketilmesi gerektiğini belirterek, “Gelişen bir bebeğin vücut hücrelerinin çoğu proteinlerden yapıldığı için, tüm besin grupları gibi proteinlere dikkat edilmelidir. (Yumurta, et, hindi, tavuk, balık, süt, peynir, yoğurt, kuru baklagiller ve ceviz/fındık/badem gibi kuruyemişlerde bulunur.) Bebeğin ve annenin sağlığı, bebeğin zihinsel ve bedensel gelişimi için gerekli olan folik asit, kuru fasülye, mercimek, ceviz, ıspanak ve buğday zengin kaynaklarıdır. B12 vitamini: Bilişsel fonksiyonlarda görev alan B12 vitamini için süt, peynir, balık zengin kaynaklardır. A Vitamini: Havuç, kayısı, yumurta ve ıspanak zengin kaynaklarıdır. D ve C Vitaminleri çok önemlidir. Demir: Kan yapımında görev alan demirden zengin kaynaklar, yumurta, pekmez, tahin, ıspanak, kuru kayısı, kuru üzüm, kuru baklagillerdir. Kalsiyum: Kemik gelişimi için önemli olan kalsiyum, süt ve ürünlerinde zengindir. Çinko: Bebekte büyüme yetersizlikleri, ölü doğumlar ve doğumsal anomaliler görülebilir. Peynir, badem, ceviz, buğday ve bulgurda zengin olarak bulunur. İyot: Yetersizlikleri düşük ve ölü doğumlara neden olabilen iyot, balık ve deniz ürünlerinde, tavukta, beyaz peynirde, kuru baklagiller, yumurta ve sütte zengin olarak bulunur. Bahsettiğimiz mineraller de mutlaka yeterli miktarlarda alınmalıdır. Tüm bu vitamin ve minerallerde eksiklik söz konusu ise doktorunuz gözetiminde dışarıdan ek olarak verilmelidir. Omega 3 ve omega 6 yağ asitlerinin dengeli alımı, bebek gelişimi için çok önemlidir. (Özellikle, somon, uskumru gibi yağlı balıklar, zeytinyağı, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler gibi besinler) beslenmede mutlaka yer almalıdır. Her gün tüm besin gruplarından yeterli miktarlarda tüketilmelidir. Alkol, sigara ve uyuşturucu maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır. Kafein aşırı tüketilmemeli, kafein içeren çay, kahve yerine süt, ayran, şekersiz komposto, taze meyve suyu gibi besinler tüketilmelidir. Ayrıca yeşil çay da tüketilmek isteniyorsa kafeinsiz olarak tercih edilmelidir. Hamilelikte sıklıkla yaşanılan, kabızlık problemini önlemek için posa içeren besin tüketimine, yeterli su içmeye ve doktorunuzun izin verdiği ölçüde egzersiz yapmaya dikkat edilmelidir. Yeterli sıvı tüketimine dikkat edilmeli, hamilelikte oluşabilecek olan ödemi azaltmak için mutlaka yeterli su tüketilmelidir. Herhangi bir ilaç, vitamin veya mineral kullanılmadan önce kesinlikle doktora danışılmalıdır. Kilo alımı düzenli bir şekilde kontrol edilmelidir çünkü eksik veya fazla kilo alımının sakıncalı olabileceği unutulmamalıdır” şeklinde konuştu. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/hamilelik-doneminde-beslenmeye-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Mar 2016 10:09:23 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Subat/hamileliktebeslenme.jpg" type="image/jpeg" length="66380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite İle Gelen Kanser Riskine Dikkat ]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/obezite-ile-gelen-kanser-riskine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/obezite-ile-gelen-kanser-riskine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazi Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Ersoy, obezite probleminin sadece fazla kiloların getirdiği sıkıntılar yaşatmadığına, aynı zamanda pek çok hastalığın oluşumuna da zemin hazırladığına dikkat çekti. 
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Son yıllarda dünya genelinde obezitenin arttığını söyleyen Prof. Dr. Emin Ersoy, bu önemli sorunun sadece görüntüsel bir sıkıntı olarak geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Türkiye Endoskopik ve Laparoskopik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Emin Ersoy, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, gerek yaşam şartlarının ağırlığı, gerekse kötü beslenme alışkanlıklarının dünyada ve Türkiye'de obezitenin hızla artmasına neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Ersoy şöyle konuştu:</p>
<p>“Dünya genelinde bu rahatsızlık ile ilgili alınan önlemler maalesef obez insan sayısının azalmasına yol açmıyor. Benim dikkat çekmek istediğim nokta, asıl problemin görüntüsel olmaktan çok sağlıkla ilgili yaşanan diğer ciddi problemler olması. Obez hastaların neredeyse yarısından fazlasında kişinin yaşam kalitesini düşüren, hatta yaşamına malolan başka problemler ortaya çıkıyor. Obezite sorunu yaşayanların yarısından fazlası yüksek tansiyon, diabet, kalp ve solunum sistemi hastalıkları, eklem hastalıkları gibi problemlerle mücadele ederken, asıl önemli olan bu hastalarda görülme sıklığı oldukça artan kanser olguları. Meme, kalın barsak, prostat kanserleri obez insanlarda daha sıklıkla görülüyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p> </p>
<p>OBEZİTE BAŞKA HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARTIYOR</p>
<p>Prof. Dr. Ersoy, İngiltere’de yapılan bir çalışmada 700 bin kanser vakasının fazla kilolu ya da obez olduklarının saptandığını ifade etti. Araştırmada alınan sonuçlar çerçevesinde 2035 yılına kadar her 4 yetişkinden 3’nün obez olacağının hesaplandığını belirten Prof. Dr. Ersoy, 2030 yılında ise çoğu insanın fazla kilolu olacağının öngörüldüğüne değindi. Ersoy, açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>“20 yıl içerisinde görülecek obeziteye bağlı 700 bin kanser olgusunu sadece kanser vakaları olarak düşünmek doğru değil. Bundan başka milyonlarca Tip diabet (şeker hastası), kalp hastaları ve kalp krizi geçirecek olan hastalar olarak da düşünmek gerekli. Bu hasta grubu için her yıl yaklaşık 2.5 milyar dolarlık kaynağa ihtiyaç var. Ülkemiz dahil dünya genelinde obeziteye karşı aktif önlem alınmaması durumunda gelecek nesiller daha sağlıksız yaşamak durumunda olacak. Bu önemli tehlikeyi bertaraf edebilmek için çocukların beslenmelerinin daha az şekerli ve fast food yiyeceklerden uzak bir şekilde planlanıp uygulanması gerekiyor.”</p>
<p> </p>
<p>"ÇOCUKLAR OBEZİTEYE YAKALANMAMAK İÇİN HAREKETLİ OLMALI"</p>
<p>Prof. Dr. Emin Ersoy, sağlıklı bir yaşam için çocukların daha fazla hareket etmeleri ve enerji harcamaları gerektiğini bildirerek, “Bilgisayar ve tabletler hareketi engelleyen en önemli faktörler. Oyun amaçlı olarak her an elde tablet olmamalı” dedi.</p>
<p>Obezitede doğru tedavinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, “Obeziteye bağlı yaşanabilecek sorunlardan uzaklaşmak için bu problem mutlaka çözülmeli. Öncelikle cerrahisiz tıbbi olan tedaviler denenmeli. Ancak gerek olduğunda cerrahi tedaviler ile bu hastalıktan kurtulmak mümkün. 2015 yılında İngiltere’de obez nüfus kadınlarda yüzde 30, erkeklerde yüzde 29 iken, bu oranın 2035’te yüzde 41’e ulaşacağı tahmin ediliyor. Eğer bu oran sadece yüzde 1 düşürebilirlerse 20 yıl içerisinde 64 bin kanser olgusunun engellenebileceği hesaplanıyor” diye konuştu. </p>
<p> </p>
<p>"EBEVEYNLER, ÇOCUKLARININ BESLENME ALIŞKANLIKLARINI DOĞRU BELİRLEMELİ"</p>
<p>Prof. Dr. Emin Ersoy, obezite probleminin yaşanmadan gerekli önlemlerin alınması gerektiğini, bu konuda da ebeveynlerin tehlikenin büyüklüğünü görerek bilinçli hareket etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Obezite problemi yaşanması durumunda tedaviye yönelik iyi bir araştırma yapılması gerektiğini belirten Ersoy, hastalığın seyri ve gelinen durum çerçevesinde doğru tedavi tercihleri ile kişinin bu önemli problemden kurtulabileceğini sözlerine ekledi. (İHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/obezite-ile-gelen-kanser-riskine-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Jan 2016 07:59:31 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2016/Ocak/obezite.jpg" type="image/jpeg" length="13957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Plajlarda Güzel Gözükmenin 8 Yolu!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/plajlarda-guzel-gozukmenin-8-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/plajlarda-guzel-gozukmenin-8-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazın ilk ayları, özellikle tatile çıkmadan evvel verebildiğimiz kadar kilo vermeye, vücudumuzu sıkılaştırmaya ve fit bir görünüme sahip olmaya çalışıyoruz.
]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancak artık bu telaşa bir son vermeye hazır olun. Sizin için hazırladığımız 8 öneriyi uygulayın ve kendinizi sıkıntıya sokmadan, muhteşem bir görünüme sahip olmanın tadını çıkarın! </p>
<p>Sakız çiğnemeye son </p>
<p>çiğnemek daha fazla hava yutmanız anlamına geliyor, ve siz fark etmeseniz de mide ve bağırsaklarınızda gereksiz şişkinliklere neden oluyor. özellikle şekersiz sakızların çoğunda sorbitol ve xylitol gibi şeker alkolleri bulunuyor. Bu şeker alkolleri ince bağırsaktan geçerken metan gazı oluşturup istenmeyen şişkinliklere neden oluyor. Sakız yerine taze nane yaprakları çiğneyebilir ya da sadece dişinizi fırçalayabilirsiniz. </p>
<p>Duruşunuzu düzeltin </p>
<p>Pek çoğumuz öne doğru eğilme, kalıcı bir şekilde kamburunu çıkarma eğilimindeyiz. Bu da bizi olduğumuzdan daha kilolu gösterebiliyor. Başınızı kaldırın ve omuzlarınızı biraz daha geri atın. Göbeğinizi sürekli, aklınıza gelir gelmez içeri çekin ve sırtınızı daima dik tutmaya özen gösterin. Zamanla hem duruşunuz değişecek hem de çok çok daha zarif bir görünüme sahip olacaksınız. </p>
<p>Lifli gıdalarla arkadaşlık kurun </p>
<p>Cips ve çerez gibi basit karbonhidratların aksine sebze, meyve ve tam tahıllı gıdalar gibi kompleks karbonhidratlar midenin adeta birer gizli silahı. Elma, ıspanak, yulaf ezmesi gibi 'gerçek gıdalar' tüketmeye daha fazla özen gösterirseniz uzun vadede çok fazla zahmete girmeden bikiniye girmenizi sağlayacak kadar kilo verebilirsiniz. </p>
<p>Kıkır kıkır gülün! </p>
<p>Sizce neden 'gülmekten karnım ağrıdı' derler? Hiç düşündünüz mü? Gülmek bir grup karın kasını harekete geçiriyor ve sizi forma sokuyor! Yaz ayları gelmeden ara ara, birlikte kahkahalara boğulduğunuz arkadaşlarınızla buluşun. Seksi bir görünüme sahip olmak için günde en az 10 dakika içten bir şekilde gülün.. </p>
<p>Su, su, su... </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
<p>Günde 8 ilA 10 bardak su içmenizi şiddetle öneriyoruz. Günün koşturmacası, stresi derken su içmeyi unutuveriyor, susadığımızın farkına bile varmıyoruz. O kadar suyu içince midenizin çok daha fazla şişeceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, o şişkinlik geçici. Asıl kalıcı olan ise yeteri kadar içmemeniz. ABD'de yapılan bir araştırmada, vücudundaki su ihtiyacını daha çok çay ve kahve gibi içeceklerden karşılayanların içme suyu ile karşılayanlara göre belirgin bir şekilde daha kilolu oldukları saptanmış. </p>
<p>Sebzeye ilgi gösterin </p>
<p>Sıkı diyet programına ayak uyduramıyorsanız en azından fast-food, tatlı, çikolata ve cips gibi hızlı kilo almanızı sağlayan gıdaları bırakın. Yemeklerde sebze tüketin. Bir gün bezelye, diğer gün mercimek, ertesi gün karnabahar mesela. Sınırsız sebze ve meyve. Tavuk ve balık etinde de serbestsiniz. Yeter ki belli bir süre size asıl kiloyu aldıran şu bisküvi, tatlı, abur cuburlardan uzak durun. özellikle hafta sonu yaşantınızda hamburger, pizza gibi alternatiflere yönelmeyin. Yararını göreceksiniz! </p>
<p>Kokteyl ve bira yerine bir kadeh şarap! </p>
<p>Hollanda'da yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre günde en az bir bardak bira veya bir kadeh kokteyl tüketen kadınlar şarap tüketenlere göre çok daha fazla kilo alma potansiyeline sahip. Bu belirgin fark şaraptaki antioksidanlardan kaynaklanıyor. Ayrıca, araştırmanın sonuçlarında çoğu kokteylin yüksek kalorili şurup ve diğer içeceklerden meydana gelmesinin de etkisi var. Bira da kalori bakımından oldukça tehlikeli. İçki olarak ne içerseniz için, yeter ki günde bir kadehi geçmesin. </p>
<p>Uykunuzu alın </p>
<p>Araştırmalar günde en az 7 saat uyumanız gerektiğini söylüyor. Daha az uyumanız vücudunuzda daha fazla yağın birikmesi anlamına geliyor. ihtiyacınız olan uykuyu alamıyor olmanız insülin direncine de katkıda bulunuyor. Uyku yoksunluğu ghrelin adı verilen, enerji dengesi ve besin alınımının düzenlenmesinde rol oynayan hormonun üretilmesinde aksaklıklara neden olabiliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Diyet ve Fitnes</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/plajlarda-guzel-gozukmenin-8-yolu</guid>
      <pubDate>Wed, 28 Nov 2012 12:16:32 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/images/stories/2012/kasim/guzellik/form.jpg" type="image/jpeg" length="45904"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
