<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kayseri Haber | Kayseri Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.kayserihaber.com</link>
    <description>Kayseri son dakika haberleri, gündem, siyaset, asayiş, spor, ekonomi ve ilçelerden gelişmeleri, Hava durumu, namaz vakitleri, altın fiyatları ve nöbetçi eczane bilgilerini  Kayseri olaylarını  Kayseri Haber den takip edin</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kayserihaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Kayseri Haber | Gizli Gündem, Güncel Gerçek, Güvenilir Haber</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 18:52:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli diş teknisyeni başardı: Geliştirdiği aparey tıp literatürüne girdi!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/emekli-dis-teknisyeni-aparey-tip-literatur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/emekli-dis-teknisyeni-aparey-tip-literatur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da emekli diş teknisyeninin geliştirdiği "uyku apnesi apareyi" tıp literatürüne girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da emekli diş teknisyeni Mevlüt Topuksal'ın uyku apnesi sendromu ve kronik horlama şikayeti bulunan hastalar için geliştirdiği aparey, tıp literatürüne kazandırıldı. Merkez Çukurova ilçesinde yaşayan Topuksal, 2018'de bir arkadaşının uyku apnesi nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine hastalıkta kullanılan ağız içi apareyler üzerinde araştırma yapmaya başladı.<br />
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı (KBB) Doç. Dr. Sıdıka Deniz Yalım ile bir araya gelen Topuksal, mevcut apareylerin kullanıcı deneyiminde karşılaşılan sorunları azaltmaya yönelik yeni bir tasarım geliştirmek için çalışma yürüttü.</p>

<p>Topuksal, yaklaşık 2 yıl süren çalışmayla uyku apnesi sendromu ve kronik horlama şikayeti bulunan hastalar için yeni bir aparey geliştirdi. Mevcut ürünlere göre ağız kuruluğu ve aşırı tükürük salgısı gibi şikayetleri azaltan yerli tasarım aparey, Doç. Dr. Yalım tarafından uyku apnesi ve kronik horlama şikayeti bulunan 6 hasta üzerinde denendi. Elde edilen klinik sonuçlar, uluslararası hakemli "Journal of Craniofacial Surgery Open" dergisinde yayımlanarak tıp literatürüne girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>[related-posts id="200351" color="bg-danger"][/related-posts]</h2>

<h2><br />
<strong>"Geliştirdiğimiz bu cihazda tükürük salgılarını minimize ettik"</strong></h2>

<p>Mevlüt Topuksal, uyku apnesinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen bir sağlık sorunu olduğunu söyledi.<br />
Piyasada bulunan apareylerin birtakım handikaplarının olduğunu belirten Topuksal, "İnsanlar taktığında sabaha kadar boğaz kuruyordu. Boğaz kuruyunca refleks olarak gece uykuda çıkarıyordu bu protezi. Boğaz kuruluğu sebebiyle de insanların yüzde 70-80'i bunu takamıyordu." diye konuştu. Topuksal, klinik çalışmalarını KBB Uzmanı Doç. Dr. Sıdıka Deniz Yalım'ın yaptığı yerli apareyin daha rahat bir kullanımının olduğunu ifade etti.</p>

<p>Apareyi 6 hasta üzerinde denediklerini anlatan Topuksal, şöyle konuştu:</p>

<p>"Hastanın öncesi ve benim yaptığım protezden sonrasıyla ilgili uyku testi yapıldı. Yüzde 90 oranında başarı aldık. Bizim geliştirdiğimiz bu cihazda tükürük salgılarını minimize ettik. Tükürük kanalları açtık ve bu kanallar sayesinde boğaz kuruluğunu önlemiş olduk. Bu cihaz sayesinde hem tükürük salgısını normale bindirdik hem boğaz kuruluğunu önlemiş olduk." Topuksal, tıp literatürüne giren apareyin tasarım tescil belgesinin alındığını, patent başvuru sürecinin devam ettiğini kaydetti.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/emekli-dis-teknisyeni-aparey-tip-literatur</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/08/2026/08/adana-emekli-dis-teknisyen-aparat.jpg" type="image/jpeg" length="43553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isimden uyarı: Çiçekli kıyafetler ve şekerli yiyecekler arıları çekiyor!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/uzman-cicekli-kiyafet-sekerli-yiyecek-ari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/uzman-cicekli-kiyafet-sekerli-yiyecek-ari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp İdari Sorumlusu Uzmanı Doç. Dr. Ferhat İçme, yaz aylarında çiçek desenli kıyafetlerin ve şekerli yiyeceklerin arıları daha çok çektiğini belirterek bu konuda dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan arı popülasyonu ve açık havada geçirilen sürenin uzamasıyla birlikte arı sokması vakalarında da artış yaşanıyor. Bilkent Şehir Hastanesi Acil Tıp İdari Sorumlusu Uzmanı Doç. Dr. Ferhat İçme, özellikle ağustos ve eylül aylarında vakaların zirveye ulaştığını belirterek, arı sokmalarının çoğunda hafif belirtiler görüldüğünü ancak bazı durumlarda hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonlar gelişebileceği konusunda uyarıda bulundu. İçme, nefes darlığı, boğazda şişlik ve bilinç değişikliği gibi belirtilerin acil müdahale gerektirdiğini vurgulayarak, arı iğnesinin de doğru yöntemle çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. İçme, ayrıca, çiçekli kıyafetler ve şekerli yiyeceklerin arıları daha fazla çektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>"Ağustos, eylül aylarında bu sayılar pik seviyelere çıkmaya başlıyor"</strong></h2>

<p>İçme, arı sokmalarının son dönemlerde doğal olarak arttığını belirterek yaz aylarında arıların popülasyonunda artış yaşandığını ifade etti. İçme, "Özellikle ağustos, eylül aylarında bu sayılar pik seviyelere çıkmaya başlıyor. Bu dönemlerde arıların kendi besinlerini bulmada zorlanmaları sebebiyle de ister istemez diğer taraflardan besin bulmaya çalışıyorlar. İnsanlar da bu dönemde dış mekanlarda, doğada daha çok zaman geçirmeye başladığı için biraz daha rahat kıyafetler, biraz daha kısa kollu kıyafetler de giyildiği için arı sokmaları vakaları ister istemez bu dönemlerde artıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Yüzde 2 gibi gerçekten ciddi alerjik reaksiyonlar olabiliyor"</strong></h2>

<p>Arı sokması vakalarında hayati risklerin nadir görüldüğünü aktaran İçme, "Arı sokmaları vakalarının aslında çok büyük oranında kızarıklık, kaşıntı, şişlik gibi çok ciddi olmayan semptomlar oluşuyor. Ama yüzde 2 gibi gerçekten ciddi alerjik reaksiyonlara da bu sebep olabiliyor" diye konuştu.</p>

<p>[related-posts id="200291" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Ciddi semptomlarda hemen sağlık kuruluşuna başvurulmalı</strong></h2>

<p>Alerjik bünyeye sahip kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan İçme, "Burada kişilerin daha önceden alerjik bir yapısının olması veya arı sokması veya başka bir şeye karşı ciddi alerjik reaksiyon vermiş olması çok önemli. Böyle bir şey varsa arı sokmalarında doğrudan 112 acil yardım aranıp gelinmeli. Onun dışında ciddi semptom diye sayabileceğimiz ağız içinde, dil gibi, boğaz gibi bir yere arı soktuysa veya boynundan soktuysa, şişmeye bağlı solunum sıkıntıları olabileceği için bu bizim için önemli bölgeler. Hastada nefes darlığı oluşmaya başladıysa, boğazında kaşıntı hissi, boğazında şişlik hissi, bu hastaların kendi yutkunmayla ilgili problemlerinin olması, şuur değişikliğinin olması, bayılmasının veya bayılayazmalarının olması da ciddi bir alerji ön semptomu olabileceği için bu hastaların da kesinlikle bir acil yardım alması gerekir" açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"İğne, kredi kartının ucuyla hafif sıyırarak alınabilir"</strong></h2>

<p>İçme, vatandaşların arı sokması sonrasında iğneyi kendilerinin çıkarabileceğini söyleyerek "Arının iğnesinin ucunda bir zehir kesesi vardır. Siz çıkarırken o keseyi patlatırsanız zehrin yayılmasını arttırırsınız. Ama oradaki soktuğu bölgenin de temizlenmesi gerekir. Bunu yaparken keseyi patlatmadan, kredi kartının ucuyla böyle hafif sıyırarak alınabilir. Alınmasında da fayda var. Ama cımbızla sıkarak veya elinizle sıkarak aldığınız zaman keseyi patlatırsanız bu daha ciddi semptomlara sebep olabilir" şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>Çiçekli kıyafetler ve şekerli yiyecekler arıları çekiyor</strong></h2>

<p>Arıların şekerli yiyeceklere ve çiçekli kıyafetlere daha fazla geldiğini dile getiren İçme, "Çiçek diye gördükleri için çiçek desenleri olan şeylere daha çok gelirler. Onun dışında doğal olarak bu dönemlerde biraz daha rahat kıyafetler giyildiği için, kısa kollu kıyafetlerimiz olduğu için bu risk daha da fazla olur. Ayrıca şekerli yiyecekler, içecekler yerken buna dikkat etmemiz lazım. Çünkü ağız içi sokmalarında genellikle kişi bir şeyleri, özellikle de şekerli bir şeyleri yerken arı eş zamanla ağzına girip bunu sokar. Bunlara dikkat etmek lazım" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2><strong>"Antihistaminik kremler burada işe yarayabilir"</strong></h2>

<p>İçme, birden fazla arının soktuğu kişilerde alerjik reaksiyonların daha fazla olacağını anlattı. İçme, "Su ve sabunla o bölgeyi temizleyip enfeksiyon kapmasını önlemek, buz uygulayarak o ödemin çok fazla artmasını önlemek genellikle yeterli. Belki antihistaminik kremler burada işe yarayabilir. Ödeme, kaşıntıyı, ağrıyı alması açısından bazı kremler kullanılabilir" dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/uzman-cicekli-kiyafet-sekerli-yiyecek-ari</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/08/2026/08/ari-cicek-elbise.png" type="image/jpeg" length="21013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan uyarı: Şekerli içecekler kanser hücrelerinin yayılmasını etkileyebilir]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/uzmandan-uyari-sekerli-icecekler-kanser-hucreleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/uzmandan-uyari-sekerli-icecekler-kanser-hucreleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şekerli içeceklerin obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıklarıyla ilişkisi uzun süredir biliniyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar ise bu ürünlerin kanser üzerindeki olası etkilerine de ışık tutuyor. Uzmanlar, özellikle yüksek miktarda früktoz içeren içecek ve işlenmiş gıdaların tüketiminde dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, yüksek miktarda früktoz tüketiminin kanser hücrelerinin yayılmasını kolaylaştırabilecek bazı biyolojik mekanizmaları harekete geçirebileceğine ilişkin deneysel bulgular bulunduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>ARAŞTIRMA YUMURTALIK KANSERİ MODELİ ÜZERİNDE YAPILDI</strong></h2>

<p>Nature Aging dergisinde yayımlanan araştırmada, yumurtalık kanseri modeli incelendi. Çalışmada, kemoterapi sonrasında yaşamını sürdüren ancak bölünmeyen bazı kanser hücrelerinin tamamen etkisiz olmadığı görüldü.</p>

<p>Araştırmacılar, bu hücrelerin çevrelerine früktoz salgılayarak komşu kanser hücrelerine yayılma sinyali gönderdiğini ve böylece hücre hareketliliğinin arttığını tespit etti.</p>

<h2><strong>DIŞARIDAN ALINAN FRÜKTOZ BENZER MEKANİZMALARI TETİKLEYEBİLİR</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Uğur Coşkun, çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından birinin de dışarıdan yüksek miktarda alınan früktozun benzer biyolojik yolları aktive edebilmesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle şekerli gazlı içecekler, enerji içecekleri ve yüksek früktozlu mısır şurubu ile tatlandırılan hazır gıdaların bu açıdan önem taşıdığına dikkat çeken Coşkun, mevcut bulguların deneysel araştırmalardan elde edildiğini hatırlattı.</p>

<p>Coşkun, bugünkü bilimsel verilerle yüksek früktoz tüketiminin insanlarda doğrudan kanser metastazını artırdığının kesin olarak kanıtlanmadığını da vurguladı.</p>

<h2><strong>MEYVELER AYNI KAPSAMDA DEĞERLENDİRİLMİYOR</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Coşkun, früktozun yalnızca gazlı içeceklerde değil; enerji içecekleri, hazır meyve suları, yüksek früktozlu mısır şurubu içeren paketli ürünler, bisküvi, kek, şekerleme ve birçok işlenmiş gıdada yüksek miktarda bulunabileceğini ifade etti.</p>

<p>Doğal olarak früktoz içeren meyvelerin ise bu ürünlerle aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Coşkun, meyvelerin lif, vitamin, mineral ve antioksidan açısından zengin besinler olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Mevcut bilimsel çalışmaların, meyve tüketimini değil; katma şeker ve özellikle yüksek miktarda früktoz içeren işlenmiş gıda ve içeceklerin sınırlandırılmasını desteklediğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>SAĞLIKLI BESLENME KANSERDEN KORUNMADA DA ÖNEM TAŞIYOR</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Uğur Coşkun, früktoz tüketimini azaltmanın kanserin yayılmasını önlediğini söylemek için henüz yeterli bilimsel kanıt bulunmadığını belirtti.</p>

<p>Bununla birlikte araştırmanın, beslenme alışkanlıklarının kanser biyolojisi üzerinde etkili olabileceğini gösterdiğini ifade eden Coşkun, şekerli içecekler ile yüksek miktarda katma früktoz içeren işlenmiş gıdaların sınırlandırılmasının genel sağlık açısından olduğu kadar kanserden korunma bakımından da doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/uzmandan-uyari-sekerli-icecekler-kanser-hucreleri</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/sekerli-icecekler-kanser-riski.jpg" type="image/jpeg" length="43845"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırşehir'den Kayseri'ye sevkler azalacak: Kemik iliği biyopsisi artık yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kirsehirden-kayseriye-sevkler-kemik-iligi-biyopsisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kirsehirden-kayseriye-sevkler-kemik-iligi-biyopsisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri ve çevre illerden Kırşehir'e sevk edilen hastalar için yeni dönem başladı. Kemik iliği biyopsisi artık Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde uygulanarak sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri başta olmak üzere çevre illerde kemik iliği biyopsisi ihtiyacı bulunan hastalar için önemli bir gelişme yaşandı. Daha önce Kayseri ve Ankara gibi merkezlere yönlendirilen Kırşehirli hastalar, artık bu işlemi Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaptırabilecek. Yeni uygulamayla bölgedeki hastaların tanı süreçlerinde daha hızlı ve kolay sağlık hizmetine ulaşması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Kırşehir'de Kemik İliği Biyopsisi Dönemi Başladı</strong></h2>

<p>Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde kemik iliği biyopsisi işlemi ilk kez başarıyla uygulanmaya başlandı. Daha önce bu işlem için Ankara ve Kayseri gibi çevre illere sevk edilen hastalar, artık tanı ve takip süreçlerini kendi şehirlerinde sürdürebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hematolojik Hastalıkların Tanısında Önemli Hizmet</strong></h2>

<p>Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ufuk Gördük tarafından gerçekleştirilen kemik iliği biyopsisi sayesinde hematolojik hastalıkların tanı sürecinde önemli bir sağlık hizmeti vatandaşların erişimine sunuldu.<br />
Kemik iliği biyopsisi; kansızlık (anemi), lösemi, lenfoma ve birçok kan hastalığının tanısında kullanılan en önemli yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>'Standart ve Rutin Bir Tıbbi Uygulama'</strong></h2>

<p>Kırşehir'de ilk kez uygulanıyor olmasının işlemin riskli olduğu anlamına gelmediği, kemik iliği biyopsisinin tıp dünyasında standart ve rutin olarak gerçekleştirilen bir uygulama olduğu belirtildi.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hematoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ufuk Gördük, "Bizim için rutin ve standart olan bu işlem, hastalarımız için artık ulaşılması çok daha kolay bir hizmet olacak. Amacımız Kırşehir'de tanı ve tedavi standartlarını en üst seviyeye çıkarmak, hiçbir hastamızın yaşadığı şehirden ayrılmadan hak ettiği kaliteli sağlık hizmetine ulaşmasını sağlamaktır" dedi.</p>

<h2><strong>Hastalar Artık Başka İllere Gitmek Zorunda Kalmayacak</strong></h2>

<p>Bugüne kadar kemik iliği biyopsisi için Ankara ve Kayseri'ye sevk edilen Kırşehirli hastalar, artık bu önemli tanı yöntemine kendi şehirlerinde ulaşabilecek.</p>

<p>Uygulamanın başlamasıyla birlikte hem hastaların zaman kaybı yaşamasının önüne geçilmesi hem de Kırşehir'deki sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kirsehirden-kayseriye-sevkler-kemik-iligi-biyopsisi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kiesehir-kayseri-hastane.jpg" type="image/jpeg" length="50352"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri’de uzmandan hepatit uyarısı: Erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseri-uzman-hepatit-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseri-uzman-hepatit-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Merve Yıldız Kayar, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla hastalığın nedenleri ve tedavi yöntemleriyle ilgili açıklama yaparak önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzm. Dr. Merve Yıldız Kayar, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Bu özel günün amacı, viral hepatit de farkındalık oluşturmak, erken tanının önemini vurgulamak ve tedaviye erişimi artırmaktır. Hepatit bir halk sağlığı problemidir. Hepatit B ve C uzun yıllar sessiz bir şekilde ilerlemekte, karaciğer sirozuna ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir” dedi.</p>

<p>Uzm. Dr. Merve Yıldız Kayar açıklamasında, “Bugün 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü. Bu özel günün amacı, viral hepatit de farkındalık oluşturmak, erken tanının önemini vurgulamak ve tedaviye erişimi artırmaktır. Hepatit karaciğer parankim hastalığının iltihaplanmasıdır. En sık nedenler virüslerdir. Hepatit A, B, C, D, E virüsleri neden olmaktadır. Bunun yanında alkol, toksin ve ilaçlar, otoimmün hastalıklarda hepatite neden olabilmektedir. Hepatit A ve E kirli su ve gıdalarla; Hepatit B, C, D kan ve virüs çıkartılarıyla, cinsel temasla ve Hepatit B doğum sırasında geçebilmektedir. Hepatit B ve C uzun yıllar sessiz kalmakta, siroza ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Hepatit bir halk sağlığı problemidir. Hepatit B ve C uzun yıllar sessiz bir şekilde ilerlemekte, karaciğer sirozuna ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="200035" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Hepatit Hastalığı Nasıl Anlaşılır?</strong></h2>

<p><img alt="Kayseri Uzman Hepatit (2)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kayseri-uzman-hepatit-2.jpg" width="1200" /></p>

<p>Uzm. Dr. Merve Yıldız Kayar, vatandaşların Hepatit olduklarını nasıl anlayabileceği ve tedavisi ile ilgili olarak ise, “Aslında uzun yıllar semptom vermeden sessiz seyredebilmektedir. Özellikle Hepatit B ve C uzun yıllar sessiz seyretmekte, siroz ve karaciğer kanserine neden olabilmektedir. Belirti verdiğinde ise halsizlik, yorgunluk, bulantı, kusma, ateş, karında sağ üst kadranda ağrı, ciltte, skleralarda, göz bebeklerinde sararma, idrarda koyu renk, büyük abdest renginde açıklık gibi belirtiler verebilmektedir. Belirtiler olduğunda bir sağlık kuruluşuna başvurarak basit kan testleriyle hepatit tanısı konulabilmektedir.</p>

<p>Tanısı tespit edildiğinde Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ve gerekli durumlarda Gastroenteroloji bölümüyle beraber takipler yapılabilmektedir. Öncelikle aslında hastalığın hangi hepatit virüsü olduğuna bağlı olmakla beraber Hepatit A kendiliğinden geçmekte ve kalıcı bir problem oluşturmamaktadır vücutta. Hepatit B'de kesin bir tedavi olmamakla beraber verilen antiviral ilaçlarla viral baskılanma sağlanıp karaciğerdeki hasar önlenmekte ve hastaların ileriki dönemdeki sağlıklı yaşam süresi uzamaktadır. Hepatit C'de ise yapılan yeni çalışmalarla beraber doğrudan etkili antivirallerle %95-%98 oranında tedavi başarısı elde etmekteyiz. Bu nedenle erken tanı ve düzenli tedavi hayati önem arz etmektedir” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>1HA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseri-uzman-hepatit-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 15:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kayseri-hepatit-uzman-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="98843"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Keneler artık yaklaşamayacak: Bilim insanlarından dikkat çeken çalışma!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/keneler-artik-yaklasamayacak-bilim-insan-calisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/keneler-artik-yaklasamayacak-bilim-insan-calisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde doğal olarak bitkilerden elde edilen ve çocuklarında güvenle kullanabilmesi amaçlanan kene kovucu sprey için çalışmalar başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde (TOGÜ) doğal bitki özlerinden geliştirilen ve çocukların da güvenle kullanabilmesi hedeflenen kene kovucu spreyin etki süresini uzatmaya yönelik Ar-Ge çalışmaları başlatıldı. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Hijyenlab Ar-Ge ve Ür-Ge Laboratuvarı'nda tamamen doğal bitki özlerinden geliştirilen kene kovucu sprey için çalışmalar sürüyor. Çocukların da güvenle kullanabilmesi hedeflenen ürünün etki süresini uzatmaya yönelik Ar-Ge çalışmaları devam ederken, laboratuvarda görev alan öğrenciler de projeye aktif olarak katkı sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Keneye Karşı Doğal Çözüm</strong></h2>

<p>Yaz aylarında artan kene kaynaklı sağlık risklerine karşı yürütülen çalışmalarda, doğal bitki özlerinden geliştirilen formülün insan sağlığına zarar vermeden kenelerin insanı algılamasını engellemesi hedefleniyor. Laboratuvarda eğitimlerini uygulamalı olarak sürdüren öğrenciler, akademisyenlerle ürünün koruyuculuk süresini artıracak yeni formüller üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Bilimsel Bilgi Toplumsal Faydaya Dönüştü</strong></h2>

<p><img alt="Kene Sprey Togu (3)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kene-sprey-togu-3.jpg" width="1200" /></p>

<p>TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitede geliştirilen bilimsel çalışmaların toplumsal faydaya dönüşmesini amaçladıklarını belirterek, "Yaz aylarının başlamasıyla birlikte kene kaynaklı sağlık riskleri artıyor. Fen-Edebiyat Fakültemizdeki Hijyenlab Ar-Ge ve Ür-Ge Laboratuvarı'nda biyoloji ve kimya bölümü akademisyenlerimiz kene kovucu ürün geliştirme çalışmaları yürütüyor. Temel hedefimiz üniversitemizde üretilen bilgiyi topluma fayda sağlayacak bir ürüne dönüştürmek. İlgili resmî kurumlardan gerekli ruhsatların alınmasının ardından geliştirdiğimiz bu doğal ürünü vatandaşlarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. İnsan sağlığına herhangi bir yan etkisi olmayan doğal bitki özlerinden geliştirilen bu ürün sayesinde vatandaşlarımızın açık alanlarda daha güvenli vakit geçirebileceğine inanıyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>"Hedefimiz Kenenin İnsana Hiç Tutunmamasını Sağlamak”</strong></h2>

<p><img alt="Kene Sprey Togu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kene-sprey-togu-2.jpg" width="1200" /></p>

<p>Projeyi yürüten akademisyenlerden TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Organik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup Budak ise, yıllardır kene konusunda tedavi ve müdahalenin konuşulduğunu, kendilerinin ise soruna farklı bir bakış açısıyla yaklaştıklarını söyledi. Budak, "Bizim hedefimiz kenenin insana hiç tutunmamasını sağlamak. Keneler insanı nefesi, vücut ısısı ve kokusundan algılıyor. Geliştirdiğimiz doğal formül sayesinde kenenin koku alma duyusunu bloke etmeyi amaçlıyoruz. Böylece kene insanı hedef olarak algılayamıyor ve tutunamadan uzaklaşıyor" ifadelerini kullandı. Piyasadaki birçok kene kovucu ürünün etkisinin kısa sürdüğünü belirten Budak, geliştirdikleri özel sabitleme teknolojisiyle bitki özlerinin hem ciltte hem de kıyafet üzerinde daha uzun süre kalmasını hedeflediklerini kaydetti. Budak, "Amacımız insanların pikniğe, tarlaya ya da doğaya korkmadan gidebilmesi, çocukların parklarda güvenle oynayabilmesidir" diye konuştu.</p>

<p>[related-posts id="199713" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Öğrenciler de Ar-Ge Çalışmalarına Katkı Sunuyor</strong></h2>

<p>TOGÜ Kimya Bölümü öğrencisi Miray Yılmaz, Hijyenlab Laboratuvarı'nda kozmetik ürünler ve ilaç geliştirme alanında çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Ülkemizde birçok insanın hayatını etkileyen kene kaynaklı hastalıklar nedeniyle bu çalışmalar büyük önem taşıyor. Mevcut ürünlere göre daha uzun süre koruyuculuk sağlayan, güvenli ve etkili bir formül geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm süreçleri hocamızın rehberliğinde bilimsel veriler ışığında gerçekleştiriyoruz" dedi. Türkmenistan uyruklu TOGÜ öğrencisi Marin Niyazmi ise laboratuvarda staj yaptığını belirterek, "Hocamızın rehberliğinde kene kovucu sprey üzerine çalışıyoruz. Toplum sağlığına katkı sağlayacak böyle bir projede yer almaktan büyük gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/keneler-artik-yaklasamayacak-bilim-insan-calisma</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/togu-kene-sprey.jpg" type="image/jpeg" length="55758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktorların 12 ay ömrü kaldı dediği İngiliz adam çareyi Türkiye’de buldu!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/doktor-12-ay-omru-ingiliz-adam-turkiye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/doktor-12-ay-omru-ingiliz-adam-turkiye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de yaşayan 58 yaşındaki Stuart Reginald Windsor’a doktorlar 12 ay ömrünün kaldığını söylemişti. Türkiye’ye tatil amacıyla gelen İngiliz adama, ileri kalp yetmezliği ve hayati risk taşıyan koroner damar hastalığı teşhisi konuldu. Windsor Antalya’da ameliyat olmayı tercih etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'de yaşayan 58 yaşındaki Stuart Reginald Windsor, tatil amacıyla geldiği Türkiye'de göğüs ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanede ileri kalp yetmezliği ve hayati risk taşıyan koroner damar hastalığı teşhisi aldı. Doktorların 12 ay ömür biçtiği Windsor, İngiltere'de 3 ay sonra olacak randevusunu beklemeyip Antalya'da yüksek riskli bir ameliyatla sağlığına kavuştu.</p>

<p>Manchester kentinde yaşayan ve evli, üç çocuk ve altı torun sahibi olan Stuart Reginald Windsor, uzun süre farkında olmadan birkaç kez kalp krizi geçirdi. Son olarak nefes darlığı ve göğsünde ağrı şikayetiyle bir hastaneye başvuran Windsor, ileri kalp yetmezliği ile iki koroner damarında ciddi tıkanıklık, üçüncü damarda ise darlık tespit edildi. Windsor, bunun üzerine daha önce bacağı ve dişi için tedavi gördüğü Memorial Antalya Hastanesi'ne başvurdu.<br />
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu tarafından kontrolleri yapılan Windsor için acil ameliyat kararı alındı. Kalp kasılma oranı yüzde 24-25 bandına kadar düşen Windsor, kritik ama başarılı bir operasyon geçirerek sağlığına kavuştu. Türkiye'ye gezi amacıyla geldiğini anlatan Windsor, göğsündeki ağrıların dayanılmaz hale gelmesi üzerine hastaneye başvurduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>"En fazla 12 ay yaşarsın"</strong></h2>

<p>Windsor, yapılan tetkiklerin ardından aldığı teşhisin kendisini derinden etkilediğini belirterek, "Doktorlar bana sadece bir arter damarımın açık kaldığını ve bu durumun çok ciddi olduğunu söylediler. Ben şok oldum. Bana 12 ay yaşayabilirsin dediler. İngiltere'de bir sonraki randevuya 3 ayım vardı. Eşim de yanımdaydı. İkimiz de büyük bir şok yaşadık" ifadelerini kullandı. 10 Haziran'da kendisine durumunun ciddiyetinin anlatıldığını ve aynı gün anjiyo yapıldığını aktaran Windsor, "Detayları öğrenmek istemedim. Bana bunun büyük bir operasyon olduğu söylendi ve çok korktum. İngiltere'de bir söz vardır; 'Ne kadar az bilirsen o kadar iyidir.' Ben de sadece ameliyatın başarılı geçmesine odaklandım" dedi.<br />
Ameliyat sonrasında sağlık durumunun belirgin şekilde düzeldiğini dile getiren Windsor, "Bulutların üstündeydim. Kalbimin kan pompalamasında yaşanan sorun düzeldi, değerlerim iyileşti. Çok mutluyum ve geleceğe umutla bakıyorum. İnşallah daha da iyi olacağım" diye konuştu.</p>

<p>Yaşadığı sürecin ardından yaşam alışkanlıklarını değiştirdiğini vurgulayan Windsor, "Hastaneye geldiğim gün sigarayı bırakma kararı aldım. Artık sigara ve alkol yok. Daha uzun yaşayabilmek için daha sağlıklı beslenmeye ve yaşam tarzımı değiştirmeye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Daha önce de trafik kazası sonrası şu an ameliyat olduğu hastanede dizine metal implant takıldığını ve diş tedavisi gördüğünü anlatan Windsor, "Türk doktorlarına güveniyorum. Daha önce de bunu tecrübe ettim" dedi.</p>

<h2><strong>"Cerrahi dışında pek şansı yoktu"</strong></h2>

<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu ise hastanın kendilerine eforla çabuk yorulma, nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurduğunu söyledi. Yapılan tetkiklerde ileri kalp yetmezliği, her iki kalp kapağında ciddi yetmezlik ve üç koroner damardan ikisinin tamamen tıkalı, birinin ise kritik düzeyde daralmış olduğunun tespit edildiğini belirten Kemaloğlu, kalbin pompalama gücünü gösteren ejeksiyon fraksiyonunun da yüzde 24-25 seviyesinde bulunduğunu kaydetti.</p>

<p>[related-posts id="199806" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu seviyedeki hastalarda ameliyat riskinin oldukça yüksek olduğuna dikkati çeken Kemaloğlu, "Cerrahi dışında da pek bir şansı yoktu. Çünkü ciddi nefes darlığı ve göğüs ağrıları vardı. Kendisine ameliyatın yüksek riskli olduğunu ancak yapılması gerektiğini anlattık. O da bu riski kabul etti" dedi. Kemaloğlu, ameliyat kapsamında her iki kalp kapağının onarıldığını ve üç koroner damara baypas yapıldığını belirterek, hastanın bir aylık kontrolünde olumlu sonuçlar elde edildiğini söyledi.<br />
Hastanın kalp kasılma gücünün yüzde 25 seviyesinden yüzde 30'a yükseldiğini aktaran Kemaloğlu, "Şu anda aktif olarak yüzebilen, bisiklete binebilen bir hasta haline geldi. Sonuçtan oldukça memnunuz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Genetik yatkınlık ve sigara önemli risk faktörleri"</strong></h2>

<p>Kemaloğlu, hastalığın gelişiminde genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını belirterek, yüksek tansiyon, diyabet ve sigaranın da riski artırdığını söyledi. Hastanın daha önce geçirdiği kalp krizlerinin farkında olmadığını ifade eden Kemaloğlu, kalp yetmezliği geliştikten sonra şikayetlerin ortaya çıktığını belirtti.</p>

<p>Sigaranın bırakılması ve düzenli ilaç kullanımının yaşam süresini uzattığını vurgulayan Kemaloğlu, hastanın tedavi sürecinde hekim-hasta güven ilişkisinin önemli katkı sağladığını dile getirdi. Kemaloğlu, "Başından beri aramızda güçlü bir güven oluştu. Kendi ülkesinde randevu almak için uzun süre beklediğini ve ameliyat olamayacağını söyledi. Bizim cesur yaklaşımımız onun da hoşuna gitti. Kendisi de cesur bir hastaydı ve bu riski aldı. Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz sonuçtan memnunuz" dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/doktor-12-ay-omru-ingiliz-adam-turkiye</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/ingiliz-adam-turkiye-ameliyat-3.jpg" type="image/jpeg" length="66895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acil serviste hemşireye darp! Hasta yakını gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/acil-servis-hemsire-darp-hasta-yakini-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/acil-servis-hemsire-darp-hasta-yakini-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa'da görev yapan bir sağlık çalışanının hasta yakını tarafından darp edildiği iddiası üzerine açıklama yapan İl Sağlık Müdürlüğü, olayı kınadıklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre olay, Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşandı. İddiaya göre erişkin acil servisinde hemşire olarak görev yapan S.O., yaşanan bir tartışma sonucu hasta yakını tarafından darp edildi. Yaralanan sağlık çalışanına aynı hastanede müdahale edildi. Sağlık çalışanının durumunun iyi olduğu öğrenilirken olayı gerçekleştiren hasta yakını ise gözaltına alındı.</p>

<h2><strong>İl Sağlık Müdürlüğünden Kınama</strong></h2>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Erişkin Acil Servisi'nde görev yapan sağlık çalışanımıza, hasta mahremiyetini korumaya yönelik görevini yerine getirdiği sırada hasta yakını tarafından gerçekleştirilen fiziksel saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunmak için fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımıza yönelik hiçbir şiddet eylemi kabul edilemez.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="199806" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p><img alt="Sanliurfa Hemsire Siddet" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/sanliurfa-hemsire-siddet.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>“Sağlıkta Şiddetin Hiçbir Gerekçesi Olamaz”</strong></h2>

<p>Sağlıkta şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz. Olayla ilgili adli ve idari süreç başlatılmış olup, İl Sağlık Müdürlüğü olarak sürecin yakından takipçisi olacağız. Şiddete maruz kalan sağlık çalışanımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sağlıkta şiddetin son bulduğu güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz" ifadelerine yer verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/acil-servis-hemsire-darp-hasta-yakini-gozalti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/sanliurfa-hemsire-siddet-2.jpg" type="image/jpeg" length="24804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan kilo uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakani-memisoglu-kilo-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/saglik-bakani-memisoglu-kilo-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Trabzon Şehir Hastanesi ziyaretinin ardından basın açıklamasında bulundu. Bakan Memişoğlu Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’nin en kilolu bölgesi olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon’da şehir hastanesinde incelemelerde bulunan Bakan Kemal Memişoğlu, ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye’nin en kilolu bölgesi durumunda olduğunu belirterek "Onun için kuymağı yiyelim sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim" dedi.</p>

<p>Trabzon'un sağlık anlamında bölgenin lider illerinden bir tanesi olduğunu ifade eden Bakan Kemal Memişoğlu, "Bu şehir hastanesinin insanlarımızın hizmetine girmesiyle Trabzon, sağlıkta en üst seviyeye ulaşmış olacak. Bununla ilgili değerlendirmeler yaptık, brifing aldık. Hastanemiz fiili olarak bitmiş durumda. 17 Temmuz'da müteahhidimiz geçici kabulle ilgili dilekçesini verdi. Şu anda testleri yapılmakta. Bununla beraber biz de bakanlık olarak cihaz ve malzeme alım süreçlerimizin neredeyse yarısını tamamlamış durumdayız. Hedefimiz Kasım sonu itibarıyla bu hastaneyi hastalarımızın hizmetine sunmak. Trabzon Şehir Hastanesi'nde bütün tedavileri yapabilecek, dünyanın en ileri teknoloji cihazlarını kullanabilecek fiziki yapıyı gerçekleştirmiş durumdayız. Hekimlerimiz de bu konuda yeterli. İnşallah bölgenin merkezi olacak. Sadece bölgeye değil, Gürcistan ve İran başta olmak üzere her türlü yabancı hastaya da hizmet edecek bir binadayız" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Saglik Bakani Memisoglu Trabzon" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/saglik-bakani-memisoglu-trabzon.jpg" width="1200" /></p>

<p>[related-posts id="199712" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trabzon Şehir Hastanesi'nin depreme dayanıklı olarak inşa edildiğini kaydeden Memişoğlu "Şubat 2023'te başlayan ve bugün itibarıyla sonuna geldiğimiz yaklaşık 265 bin metrekarelik bu hastaneyi, deprem izolatörleriyle depreme tamamen izole edebilecek modern teknolojisiyle hizmete sunacağız. Sizleri de bu hastanede misafir ettik. Samsun ve Ordu'da da henüz resmi açılışı yapmadık ancak taşınma süreçleri başladı. Samsun'da hizmet verilmeye başlandı. İnşallah Sakarya ve Şanlıurfa şehir hastanelerini de çok kısa zamanda bu seviyeye getireceğiz. Sonra da Rize var. Diyarbakır ve Mardin'i de yavaş yavaş milletimizin hizmetine sunacağız. Türkiye, sağlıkta dünyanın en iyi sağlık hizmetini sunabilen ülkelerden biri haline geldi. Hem insan gücüyle hem de altyapısıyla son 25 yılda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten dünyaya örnek oldu. Bu hastanede aynı zamanda bilim, araştırma ve yeni çalışmalar ortaya koyabilecek bir altyapıya da sahibiz" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Şu anda Türkiye, Trabzon özelinde de sağlık anlamında geçmişe göre çok iyi yerlerde" diyen Memişoğlu "Her bir vatandaşımız yılda ortalama 12,2 kez sağlık hizmeti alıyor. Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda. Toplumumuzdan en çok istediğimiz, sağlıklı olmalarını sağlamak. Yani esas hedefimizin sağlıklı kalmak olması gerekiyor. Kötü alışkanlıklardan, kötü beslenmeden ve hareketsizlikten uzak durmamız lazım. Karadeniz Bölgesi maalesef yaptığımız ölçümlerde Türkiye'nin en kilolu bölgesi durumunda. Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim" uyarısında bulundu.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakani-memisoglu-kilo-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/saglik-bakani-memisoglu-trabzon-2.jpg" type="image/jpeg" length="72167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi'nde Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtıldı]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseri-sehir-hastanesi-saglikli-hayat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseri-sehir-hastanesi-saglikli-hayat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi'nde, Melikgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Sağlıklı Hayat Merkezi Hastane Buluşmaları" kapsamında gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısında, koruyucu sağlık hizmetleri, kanser taramaları ve gebe eğitimleri hakkında katılımcılara bilgi verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Şehir Hastanesi'nde, Melikgazi İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından "Sağlıklı Hayat Merkezi (SHM) Hastane Buluşmaları" kapsamında bilgilendirme toplantısı düzenlendi.</p>

<p>Yıl Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa Melikgazi İlçe Sağlık Müdürü Dr. Seda Usalan, Kayseri Şehir Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Fahri Alpay Onuk ile ilgili branş hekimleri katıldı.</p>

<p>Toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin tanıtıldığı toplantıda, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan hizmetler hakkında katılımcılara bilgi aktarıldı. Sunumlarda beslenme danışmanlığı, kronik hastalıklar ve fiziksel aktivite danışmanlığı, kadın ve üreme sağlığı, ruh sağlığı, çocuk ve ergen sağlığı, sosyal hizmet danışmanlığı, tütün ve diğer madde bağımlılığı danışmanlığı, enfeksiyon kontrol hizmetleri ile koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında ayrıca Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) tarafından yürütülen meme kanseri taramaları (mamografi), rahim ağzı kanseri taramaları (HPV-DNA testi) ve kolon kanseri taramaları (Gaitada Gizli Kan Testi) hakkında bilgilendirme yapıldı. Sunumlarda erken teşhisin hastalıklarla mücadeledeki önemine dikkat çekildi.</p>

<p>[related-posts id="199185" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Toplantıda, gebe eğitim sınıflarında yürütülen çalışmalar da tanıtıldı. Anne adaylarına yönelik verilen eğitimler, danışmanlık hizmetleri ve sağlıklı gebelik sürecini destekleyen uygulamalar hakkında katılımcılara bilgi paylaşıldı.</p>

<p>Programın sonunda Sağlıklı Hayat Merkezlerinin koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolü, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasına sağladığı katkı ve toplum sağlığının geliştirilmesindeki önemi vurgulanırken, katılımcıların soruları da yanıtlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sinem Aslan</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseri-sehir-hastanesi-saglikli-hayat</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kayseri-sehir-hastanesi-saglikli-hayat-2.jpg" type="image/jpeg" length="34463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu Üniversite’de bilimsel çalışmaları inceledi]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakani-memisoglu-universite-bilimsel-calisma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/saglik-bakani-memisoglu-universite-bilimsel-calisma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi'ni ziyaret ederek üniversite yönetimiyle sağlık alanındaki gelişmeleri değerlendirdi. İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi'nde yürütülen araştırmaları yerinde inceleyen Memişoğlu, laboratuvarlarda sürdürülen bilimsel çalışmalar hakkında akademisyenlerden bilgi aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesini (DEÜ) ziyaret ederek Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile bir araya geldi. Program kapsamında DEÜ İzmir Biyotıp ve Genom Merkezini (İBG) ziyaret eden Bakan Memişoğlu, laboratuvarlarda yürütülen bilimsel çalışmalar hakkında bilgi aldı ve akademisyenlerle buluştu.</p>

<p>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesini ziyaret etti. Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul ile üniversite üst yönetimi katıldı. Ziyarette, sağlık alanındaki güncel gelişmeler ile yükseköğretim kurumlarının sağlık hizmetleri ve bilimsel araştırmalara sunduğu katkılar değerlendirildi.</p>

<h2><strong>İBG'deki Araştırmalar Yerinde İncelendi</strong></h2>

<p><img alt="Bakan Memisoglu Izmir (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1395" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/bakan-memisoglu-izmir-2.jpg" width="2048" /></p>

<p>Programın devamında Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet, Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz ile İBG Merkez Müdürü Prof. Dr. Ali Osman Kılıç eşliğinde İzmir Biyotıp ve Genom Merkezini ziyaret etti. İlgili akademisyenlerin rehberliğinde gerçekleştirilen laboratuvar ziyaretlerinde Nanofotonik ve Biyotanımlama Sistemleri, Biyofotonik ve Optik Görüntüleme, İyi Üretim Uygulamaları (GMP), İyi Laboratuvar Uygulamaları (GLP), İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik ile Hücresel Görüntüleme ve Yüksek İçerikli Analiz laboratuvarlarında yürütülen araştırma ve geliştirme çalışmaları hakkında bilgi verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="199334" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Toplantıya üniversite üst yönetimi, dekanlar, akademisyenler, hekimler, araştırmacılar, asistan hekimler ve öğrenciler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakani-memisoglu-universite-bilimsel-calisma</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/bakan-memisoglu-izmir.jpg" type="image/jpeg" length="67434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri Devlet Hastanesinde hekimlere eğitim verildi]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-hekim-egitim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-hekim-egitim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocasinan İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından, Sağlıklı Hayat Merkezleri ile Kayseri Devlet Hastanesi arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik Kayseri Devlet Hastanesinde görev yapan hekimlere eğitim düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocasinan İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından Kayseri Devlet Hastanesinde görev yapmakta olan doktorlara Sağlıklı Hayat Merkezleri ile iş birliği geliştirilmesi hedefi doğrultusunda eğitim verildi.</p>

<p>Aile hekimliği Uzmanı Dr. Yasin Yüksel ve Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Hasan Hüseyin Büyükaladağ tarafından sağlıklı hayat merkezi iş birliği geliştirilmesine yönelik Kayseri Devlet Hastanesi doktorlarına eğitim verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hastane Başhekimi ve İdareciler de Katıldı</strong></h2>

<p><img alt="Kayseri Dvlet Hastanesi Egitim" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kayseri-dvlet-hastanesi-egitim.jpg" width="1200" /></p>

<p>Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Yasin Yüksel ve Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Hasan Hüseyin Büyükaladağ tarafından verilen eğitime, Kamu Hastaneleri Başkan Yardımcısı Dr. Yusuf Doğan, Kocasinan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Rabia Özlem Ulutabanca, Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Ali Çöl ile hastane idarecileri katıldı.</p>

<p>[related-posts id="198944" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Koruyucu Sağlık Hizmetleri Hakkında Bilgi Verildi</strong></h2>

<p>Eğitimde, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilgi verildi. Bu kapsamda; sağlıklı beslenme ve obezite danışmanlığı, fiziksel aktivite danışmanlığı, sigara bırakma hizmetleri, kanser taramaları, kronik hastalıklarla mücadele, kadın ve üreme sağlığı, ruh sağlığı danışmanlığı, çocuk ve ergen sağlığı, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri ile sosyal hizmet danışmanlığı konularında bilgilendirme yapıldı. Programda, hekimlerin uygun hastaları Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirmelerinin koruyucu sağlık hizmetlerinin etkinliğini artıracağı vurgulandı.<br />
Eğitim sonunda katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtıldı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseri-devlet-hastanesi-hekim-egitim</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kayseri-devlet-hastanesi-egitim.jpg" type="image/jpeg" length="90479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullara ruh sağlığı taraması geliyor: Risk düzeyine göre değerlendirilecek!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/okul-ruh-sagligi-taramasi-risk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/okul-ruh-sagligi-taramasi-risk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle gerçekleştirilecek olan projede 4, 7, 9 ve 11.sınıflarda dijital ruh sağlığı taraması dönemi başlıyor. Ruh sağlığında herhangi bir risk tespit edilen öğrenciler uzmanlara yönlendirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplandı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, "Yönlendirme sonucunda otizm 224'ten 476'ya, yönlendirme sonucunda diğer tanı alan çocuk sayısı da 437'den 860'a yükselmiştir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Burada Damgalama Riski Yok”</strong></h2>

<p>Ruhsal bozuklukların yarısının 14 yaşından önce başladığını söyleyen Öz, bu yaşların okul çağı olduğuna vurgu yaptı.<br />
Öz, ifadelerine şu şekilde devam etti: "Burada damgalama riski yok. Tüm öğrencilere uygulanacak kısa anketle, çocuklar tanı konulmadan değerlendirilecek. Ruh Sağlığı Eylem Planına göre 2026 yılında damgalama riskini ortadan kaldıracak çalışmalarımızı da ortaya koyacağız. 4, 7, 9 ve 11. sınıflarda anket temelli risk taraması yapılacaktır. Bu tarama öğrenci, veli ve öğretmenlere yapılacaktır. Risk düzeyine göre sağlıklı hayat merkezi, aile hekimi veya hastaneye yönlendirme yapılacak. MEB ve Sağlık Bakanlığı işbirliğinde okul temelli uygulamaya geçilecektir. Taramalarda değerlendirilen risk alanları, genel ruh sağlığı, öfke kontrolü ve dürtüsel davranışlar sorgulanacaktır. Madde ve davranışsal bağımlılık sorgulanacaktır. Akran zorbalığı, zorbalığa uğrama ve zorbalık yapma durumu sorgulanacak. Kendine zarar verme riski sorgulanacak. Sözel, bedensel veya davranışsal istismar durumu sorgulanacak."</p>

<p>[related-posts id="199185" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Düşük Risk Olan Öğrenciler Rehber Öğretmenle Görüşecek</strong></h2>

<p>Öz, öğrencilerde düşük risk belirlenmesi durumunda okulda bulunan rehber öğretmen tarafından müdahalenin yapılacağını ifade etti. Orta risk tespit edilen öğrencilerin sağlıklı hayat merkezine, yüksek risk tespit edilirse çocuk ve ergen psikiyatrisine sevk edileceği bilgisini verdi.</p>

<h2><strong>Randevular Nereden Alınacak?</strong></h2>

<p>Ruhsal olarak risk tespit edilen öğrencilerin randevuları sağlık bakanlığı tarafından alınacak olup, gecikme durumları kabul edilmeyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/okul-ruh-sagligi-taramasi-risk</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/okul-ruh-sagligi-taramasi.jpg" type="image/jpeg" length="67708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas’ta 10 kişi Kırım Kongo Kanamalı Ateşinden hayatını kaybetti!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/sivas-10-kisi-kirim-kongo-kanamali-atesi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/sivas-10-kisi-kirim-kongo-kanamali-atesi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül, Sivas’ta artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin, "Kene Sivas'a yüklenmemeli. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bu anlamda şifa dağıtan bir yerdir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Tamer Doğan ise bu sezon hastaneye başvuran 129 KKKA şüpheli ve tanılı vakadan 10'unun hayatını kaybettiğini, 13 hastanın tedavisinin sürdüğünü açıkladı.</p>

<h2><strong>10 Hasta Hayatını Kaybetti</strong></h2>

<p><img alt="Sivas Kirim Kongo 10 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/sivas-kirim-kongo-10-3.jpg" width="1200" /></p>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül, kentte görev yapan basın mensuplarıyla kahvaltı programında bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Şengönül, son dönemde artan KKKA vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'nin KKKA tedavisinde önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirten Şengönül, "Kene Sivas'a yüklenmemeli. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bu anlamda şifa dağıtan bir yerdir. Hastaları iyileştiren ve oldukça başarılı bir oranımız var. Hastalığın kaynağı olmayan bir yerdir" dedi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Başhekimi Prof. Dr. Tamer Doğan ise bu sezon hastaneye 129 KKKA şüpheli ve tanılı vakanın başvurduğunu söyledi. Doğan, bu hastalardan 10'unun hayatını kaybettiğini, yaklaşık 110 hastanın ise tedavilerinin ardından taburcu edildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="199334" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>"13 Vakanın Tedavisi Sürüyor"</strong></h2>

<p><img alt="Sivas Kirim Kongo 10 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/sivas-kirim-kongo-10-4.jpg" width="1200" /></p>

<p>Hastanede 13 hastanın tedavisinin devam ettiğini belirten Tamer Doğan, 2 hastanın yoğun bakımda bulunduğunu söyleyerek, "129 tane Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakası geldi. Bu hastaların 10 tanesini kaybettik. Geriye kalan yaklaşık 110 vakayı taburcu ettik. Şu an 13 vakanın tedavisi devam ediyor. 2 hasta yoğun bakımda ve durumları kritik. Bu rakamlar geçen yılın rakamlarıyla benzer oranlarda. Tecrübeli bir hastane olarak erken gelen vakalarda çok iyi bir destek sağlayabiliyoruz" diye konuştu.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/sivas-10-kisi-kirim-kongo-kanamali-atesi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/sivas-kirim-kongo-10-2.jpg" type="image/jpeg" length="32041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isimden kene uyarısı: Hangi önlemler alınmalı?]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/uzman-kene-uyarisi-hangi-onlemler-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/uzman-kene-uyarisi-hangi-onlemler-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte keneler yeniden ortaya çıkmaya başladı. Peki kenelere karşı hangi tedbirler alınmalı? Uzman isim tek tek anlattı. Detaylar haberimizde…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, vücuduna kene yapışan kişilerin panik yapmadan hızla keneyi vücudundan uzaklaştırması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Panik Yapılmamalı, Hızlı Şekilde Vücuttan Uzaklaştırılmalı”</strong></h2>

<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin şu şekilde konuştu:<br />
"Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kırsal alandaysanız ve bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, patojenlerin vücuda salınmasını önlemek adına kene hemen çıkarılmalıdır" Keskin, yaz aylarında kenelerin aktif hale geldiklerini, bu nedenle insanların bu canlılara karşı tedbirli olması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bölgenin Doğal Türü Ama Taşıdığı Virüs Tehlikeli</strong></h2>

<p>Özellikle hyalomma grubuna ait kenelerin Türkiye'deki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Keskin, "Hyalomma marginatum türü kenelerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde aktivitelerini artırdığını biliyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımız tarlaya, pikniğe, yürüyüşe veya ormanlık alanlara daha sık çıkıyor. Bu durum kene ile karşılaşma riskini artırıyor. Ülkemizde görülen keneler, popülasyonu yapay şekilde artırılmış bir canlı değildir, bu bölgenin doğal bir türüdür ancak virüs taşıdığı için tehlikelidir." dedi.</p>

<h2><strong>Açık Renk Kıyafetler Giyilmeli</strong></h2>

<p>KKKA'nın sadece Türkiye'de değil, son yıllarda Avrupa'da da görüldüğüne işaret eden Keskin, "Bugün İspanya ve Portekiz'de hyalomma türü olan 'Hyalomma lusitanicum' kaynaklı KKKA vakaları olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde vakalarda yoğunlaşma yaşanıyor. Vatandaşlarımızın kene bulunma ihtimali yüksek olan açık mera ve otluk alanlara giderken mutlaka açık renkli kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Kenenin vücuda giriş noktası olan pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı, bel kısmı ise kemer veya kuşakla sıkıca kapatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kene uçamaz, zıplayamaz veya atlayamaz." ifadelerini kullandı. Bir bölgede hastalık tespit edildiğinde devletin hızla kene popülasyonunu takibe alarak ilaçlama yaptığını belirten Keskin, şöyle devam etti:</p>

<p>[related-posts id="199334" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>Kene Kovucu Kullanılmalı</strong></h2>

<p>"Burada vatandaşlarımıza da önemli görevler düşüyor. Hayvanlarında kene gören yetiştiriciler zaman kaybetmeden ilaçlama yapmalıdır. Vatandaşlarımızın araziye çıkarken kene kovucu kullanması ve gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Gerekli tedbirler alınsa bile vücutlarına kene tutunabilir. Bu durumda panik yapılmamalıdır. Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kırsal alandaysanız ve bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, patojenlerin (hastalıklara veya enfeksiyonlara yol açan her türlü mikroorganizma) vücuda salınmasını önlemek adına kene hemen çıkarılmalıdır. Bu işlem çok ileri düzeyde teknik bilgi gerektiren bir durum değildir." Keskin, Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yüzde 4-5 seviyesinde bulunduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla panikten uzak durmalıyız. Bu konuda hekimlerimize güvenimiz gerekmektedir. Hastalık ve tedavi süreçlerinde oldukça tecrübeliler. KKKA'ya yakalanan kişilerin yüzde 90'ından fazlası tamamen iyileşiyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/uzman-kene-uyarisi-hangi-onlemler-alinmali</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kene-uyari-tedbir.jpg" type="image/jpeg" length="80103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü markanın soslarının içinden böcek ilacı çıktı!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/unlu-marka-sos-bocek-ilaci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/unlu-marka-sos-bocek-ilaci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya’da yapılan laboratuvar testlerinde ünlü sos markalarının içinden sağlık açısından tehlike yaratan maddeler tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu kişi tarafından sevilerek tüketilen barbekü sosları, Almanya’da yapılan laboratuvar testleri sonucunda gündeme geldi. Bağımsız tüketici kuruluşu ÖKO-TEST tarafından test edilen ürünlerin içinden sağlık açısından tehlike yaratan maddeler çıktı.</p>

<h2><strong>Toplam 19 Ürün İncelendi</strong></h2>

<p>Araştırma sonucunda popüler olarak bilinen ve kullanılan 19 farklı barbekü sosu mercek altına alındı. Laboratuvar test sonuçlarına göre ürünlerin içinden küf toksini ve pestisis kalıntıları çıktı.</p>

<h2><strong>Heinz Bull’s-Eye Original ve Kühne Smoky-Sweet Düşük Puan Aldı</strong></h2>

<p>Laboratuvar sonuçlarına göre ünlü markalar olan, Heinz Bull’s-Eye Original ve Kühne Smoky-Sweet ürünleri en düşük değerlendirme puanını aldı. Bu sosların içeriğinde hem küf kaynaklı toksin hem de tarım ilacı kalıntısı bulunduğu ifade edildi.</p>

<h2><strong>Küf Toksini Çıktı</strong></h2>

<p>Analizlerde “alternariol (AOH)” adı verilen bir küf toksinine rastlandı. Uzmanlara göre bu madde, bazı küf türleri tarafından üretiliyor ve uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.<br />
Hammadde Kaynaklı Olabilir</p>

<p>[related-posts id="199334" color="bg-danger"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, bu tür maddelerin genellikle üretimde kullanılan domates gibi hammaddelerden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Özellikle uygun koşullarda saklanmayan veya zarar görmüş ürünlerin kullanılması risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Araştırmada ayrıca spirotetramat adlı tarım ilacına ait kalıntılar da tespit edildi. Bu maddenin özellikle tarımda zararlılarla mücadelede kullanıldığı, ancak gıda ürünlerinde kalıntı bırakmasının tartışma konusu olduğu belirtildi.<br />
Test sonuçları, tüketicilerin ürün içeriklerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyarken, üretim süreçlerinde kalite kontrolün önemine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/unlu-marka-sos-bocek-ilaci</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/unlu-marka-sos-bocek.jpg" type="image/jpeg" length="36770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıda zehirlenmelerinin yarısı tavuk kaynaklı: Sıcakların etkisi büyük]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/gida-zehirlenmelerinin-yarisi-tavuk-kaynakli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/gida-zehirlenmelerinin-yarisi-tavuk-kaynakli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava, yalnızca bunaltıcı havayı değil, gıda güvenliği açısından da önemli riskleri beraberinde getiriyor. Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Ergün Türkarslan, özellikle tavuk ve et ürünlerinde saklama ile pişirme kurallarına uyulmamasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, Türkiye’de görülen gıda zehirlenmelerinin yaklaşık yüzde 50’sinin tavuk kaynaklı olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkarslan, tüketicilerin alışverişten mutfağa kadar her aşamada daha dikkatli davranması gerektiğini ifade etti. Yaz döneminde hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte bakterilerin çok daha hızlı çoğalabildiğini belirten Türkarslan, uygun koşullarda muhafaza edilmeyen gıdaların kısa sürede sağlık açısından risk oluşturabileceğini dile getirdi. Özellikle protein bakımından zengin tavuk, kırmızı et, süt ve süt ürünlerinin sıcak havalarda daha hassas hale geldiğini söyleyen Türkarslan, bu nedenle soğuk zincirin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Gıda güvenliğinin yalnızca üretici ya da satıcının değil, tüketicinin de sorumluluğunda olduğunu belirten Türkarslan, alışveriş sırasında ürünlerin saklandığı dolapların uygun sıcaklıkta çalışıp çalışmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>ETİKETLER DİKKATLE OKUNMALI</strong></h2>

<p>Türkarslan, tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin üzerinde yer alan saklama koşullarını dikkate almasının önemine değinerek, “Bir ürünün ambalajında hangi sıcaklıkta muhafaza edilmesi gerektiği açıkça belirtiliyor. Tüketiciler hem alışveriş sırasında hem de evde bu kurallara uymalı. Soğukta saklanması gereken bir ürünün markette uygun dolapta bulunup bulunmadığına dikkat edilmeli. Aynı özen evde de gösterilmeli” dedi.</p>

<p>Yanlış muhafaza edilen gıdaların görünüş veya kokusunda her zaman değişiklik olmayabileceğini ifade eden Türkarslan, bu nedenle sadece görünüşe güvenerek tüketim yapılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>DONDURULMUŞ GIDALARDA EN SIK YAPILAN HATA</strong></h2>

<p>Dondurulmuş ürünlerin çözündürüldükten sonra yeniden dondurulmasının önemli bir gıda güvenliği riski oluşturduğunu belirten Türkarslan, bu uygulamanın bakterilerin hızla çoğalmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Vatandaşlara alışveriş sırasında donmuş ürünleri en son almalarını tavsiye eden Türkarslan, ürünlerin eve ulaştırıldıktan sonra vakit kaybetmeden dondurucuya yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Çözündürme işleminin ise mutfak tezgâhında ya da oda sıcaklığında değil, buzdolabında kontrollü şekilde yapılmasının çok daha güvenli olduğunun altını çizdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>ÇİĞ VE PİŞMİŞ GIDALAR AYRI TUTULMALI</strong></h2>

<p>Mutfakta yapılan en büyük hatalardan birinin çapraz bulaş olduğunu belirten Türkarslan, çiğ gıdalardaki zararlı mikroorganizmaların pişmiş ürünlere kolaylıkla geçebildiğini söyledi.</p>

<p>Çiğ tavuk kesilen bıçak, kesme tahtası veya kabın yıkanmadan pişmiş ürünlerde kullanılmasının ciddi risk oluşturduğunu ifade eden Türkarslan, aynı şekilde çiğ ve pişmiş ürünlerin aynı kapta muhafaza edilmemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Uzmanlara göre mutfakta hijyen kurallarına dikkat edilmesi, gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde en temel adımlardan biri olarak görülüyor.</p>

<h2><strong>“ZEHİRLENMELERİN YARISI TAVUK KAYNAKLI”</strong></h2>

<p>Türkiye’de görülen gıda zehirlenmelerine ilişkin dikkat çeken veriyi paylaşan Türkarslan, tavuk etinin en riskli ürün grupları arasında yer aldığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>“Türkiye’deki gıda zehirlenmelerinin yaklaşık yüzde 50’si tavuk kaynaklıdır. Özellikle yaz aylarında tavuk ve diğer et ürünlerinin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmesi, yeterli süre pişirilmesi ve piştikten sonra çiğ ürünlerle temas ettirilmemesi gerekiyor. Aksi halde pişirme sırasında yok edilen mikroorganizmalar yeniden bulaşabilir ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.”</p>

<h2><strong>ALIŞVERİŞTEN SOFRAYA KADAR DİKKAT ŞART</strong></h2>

<p>Uzmanlar, yaz aylarında gıda güvenliğinin alışveriş anında başladığını belirtiyor. Soğuk zincirin korunması, son kullanma tarihlerinin kontrol edilmesi, ürünlerin uygun sıcaklıkta taşınması ve evde doğru koşullarda saklanması, gıda zehirlenmesi riskini önemli ölçüde azaltıyor.</p>

<p>Özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin gıda kaynaklı enfeksiyonlardan daha fazla etkilenebildiğine dikkat çeken uzmanlar, şüpheli görülen ya da uygun koşullarda saklanmadığı düşünülen ürünlerin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>1HA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/gida-zehirlenmelerinin-yarisi-tavuk-kaynakli</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/zehirlenmelerin-yuzde-ellisi-tavuk.jpg" type="image/jpeg" length="15741"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı duyurdu: İstiharat raporlarında yeni dönem!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakanligi-istiharat-rapor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/saglik-bakanligi-istiharat-rapor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre bazı istisnalar hariç istiharat raporları artık tamamen dijital ortama taşınacak. İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, istirahat raporlarının belirli istisnalar hariç tamamen elektronik ortamda düzenleneceği bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Memurlar, esnaflar ve 18 yaş altı bireyler için geçerli olacak sistemde "e-Rapor Sistemi" sayesinde vatandaşlar raporlarına artık e-Devlet üzerinden ulaşabilecekler.</p>

<p>Sağlık Bakanlığının yeni getirdiği e-Rapor Sistemi sayesinde istiharat raporları artık elektronik ortama taşındı. Vatandaşlar istiharat raporlarına artık e-Devlet sistemi üzerinden ulaşabilecekler. Raporlar tamamen elektronik ortamda hazırlanacak. Raporlar sadece bazı istisna durumlar dışında artık dijital ortamda olacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yeni düzenlemeyle, sağlık hizmetlerinde elektronik ortama taşınmasında büyük bir gelişme yaşandı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, daha önce dijital karşılığı bulunmayan tüm istirahat raporu türlerinin de bu yeni elektronik altyapıya dahil edildiği ifade edildi.</p>

<h2><strong>Bu Hizmetten Kimler Yararlanabilir?</strong></h2>

<p>Sağlık Bakanlığı, uygulamadan yararlanabilecek kişileri şu şekilde sıraladı:</p>

<p>18 yaşını doldurmamış kişiler<br />
Devlet memurları ve kamu görevlileri<br />
Esnaf ve serbest meslek sahipleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen tüm sağlık kuruluşlarındaki hekimlerce düzenlenebilecek bu raporlar, güvenli şekilde dijital arşivde saklanacak. Kurumlar veya iş yerleri, kendilerine sunulan raporların doğruluğunu "e-Rapor Doğrulama Servisi" üzerinden saniyeler içinde kontrol edip doğrulayabilecek.</p>

<h2><strong>Böylece İşlemler de Hız Kazanacak</strong></h2>

<p>Bu sistemle birlikte hem kağıt israfının önüne geçilecek hemde daha pratik ve kolay bir şekilde işlemler halledilebilecek.</p>

<p>[related-posts id="199254" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>İstisnai Durumlar Ne?</strong></h2>

<p>Bakanlık, geçici iş göremezlik ödeneği alan sigortalı çalışanları ilgilendiren bir istisnayı da duyurdu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları, yine mevcut SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecektir."<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakanligi-istiharat-rapor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/saglik-bakanligi-rapor-2.jpg" type="image/jpeg" length="42980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastane’de korkutan iddia: Kullanılan malzemeler yeniden kullanılıyor iddiası!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/hastane-kullanilan-malzeme-yeniden-kullaniliyor-iddia</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/hastane-kullanilan-malzeme-yeniden-kullaniliyor-iddia" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tek kullanımlık tıbbi malzemelerin ikinci kez kullanıldığı yönündeki iddialara bir yenisi daha eklendi. Kahramanmaraş Sağlık Derneği Başkanı Hanifi Çöplü, tek kullanımlık kateterlerin son kullanma tarihlerinin değiştirilerek üzerlerine yeni tarihli barkod basıldığı ve hastalarda kullanıldıklarını iddia etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş Sağlık Derneği Başkanı Çöplü, KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tek kullanımlık olması gereken bazı tıbbi malzemelerin işlem sonrasında imha edilmek yerine başka hastalarda tekrar kullanıldığı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Bu Malzemeden Dolayı Enfeksiyon Oluyorlar"</strong></h2>

<p><img alt="Ksu Hastane Kullanilan Malzeme-1" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/ksu-hastane-kullanilan-malzeme-1.jpg" width="1200" /></p>

<p>Çöplü, söz konusu uygulamanın enfeksiyon riskini artırabileceğini savunarak, enfeksiyon nedeniyle hayatını kaybeden bazı hastalarla ilgili süreçlerin de bu yönüyle araştırılması gerektiğini belirtti. Konuya ilişkin CİMER'e ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunduğunu ifade eden Çöplü, "Bu olay aslında yaklaşık 6 yıldır Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi'nin sterilizasyon biriminde yapılan işlemlerle ilgili. Burada kana karışan işlemlerde kullanılan tek kullanımlık stent, kateter ve safen malzemeleri var. İddialar üç başlık altında toplanıyor. Birincisi, tarihi geçmiş stentlerin tarihleri yenilenerek hastalara takılmış gibi gösterilmesi. Bu konuyla ilgili ayrı bir dosyada mahkeme süreci de başladı. İkincisi ise bypass ameliyatlarında damar çıkarma işleminde kullanılan safen malzemeleri. Normalde yaklaşık 650 avro değerindeki bu tek kullanımlık malzemenin yeniden sterilize edilerek farklı hastalarda kullanıldığı ve hastalardan yaklaşık bin 250 avro ücret alındığı iddia ediliyor. Burada en önemli soru, bu paranın kimlere gittiği. Firma mı aldı hastane mi aldı yoksa başka birileri mi kazanç sağladı? Bunun soruşturması başladı. Çünkü vefat eden ve yüzlerce mağdur hasta da var. ‘Enfeksiyon oldu' deniliyor ama bu malzemeden dolayı enfeksiyon oluyorlar" diye konuştu.</p>

<p>[related-posts id="199254" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<h2><strong>"Haksız Kazanç İddialarının Araştırılması Gerekiyor"</strong></h2>

<p>En dikkat çeken konunun ise kateterler olduğunu ifade eden Çöplü, "İddiaya göre tarihi geçmiş kateterlerin paketleri açılıyor, son kullanma tarihleri değiştiriliyor ve üzerlerine yeni barkod basılarak yeniden hastalarda kullanılıyor. Burası bir üretim merkezi değil. Bir hastanede tek kullanımlık tıbbi malzemeye yeniden barkod basılıp hastaya takılması kabul edilemez. Eğer bir hasta bu kateter nedeniyle enfeksiyon kapıp hayatını kaybettiyse bunun mutlaka araştırılması gerekir. Yaklaşık 7 ay önce böbrek nakli yapılan 2 hastanın enfeksiyon nedeniyle yaşamını yitirdiğini biliyoruz. 2'si aynı gün kadavradan çıkan böbrekle nakil oldu ve 2'şer gün arayla vefat ettiler. Bu ölümlerle kullanılan malzemeler arasında bir bağlantı olup olmadığının da araştırılması gerekiyor. Konuyla ilgili CİMER'e başvuruda bulunduk ve elimizdeki bilgi ve belgeleri yetkili makamlara ilettik. Sterilizasyon biriminde çalışan bazı personelin de bu uygulamalara itiraz ettiğine ilişkin yazışmalar elimizde mevcut. Devlet bu malzemelerin yenisini karşılayabilecek güce sahipken, tek kullanımlık ürünlerin yeniden kullanılması ve bundan haksız kazanç elde edildiği iddialarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerekiyor" dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/hastane-kullanilan-malzeme-yeniden-kullaniliyor-iddia</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/ksu-hastane-kullanilan-malzeme-2.jpg" type="image/jpeg" length="12611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri’de Sağlıklı Hayat Merkezleri tek numarada birleşti!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseri-saglikli-hayat-merkez-tek-numara-birlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseri-saglikli-hayat-merkez-tek-numara-birlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz; Sağlıklı Hayat Merkezleri'nde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirterek, vatandaşların artık kentteki 9 merkeze ortak hattan ulaşabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz, Sağlıklı Hayat Merkezleri'nin koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek amacıyla faaliyet gösterdiğini belirterek, merkezlerde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu ifade etti. Sağlıklı Hayat Merkezleri'nin bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasını desteklediğini kaydeden Horoz; "Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Uzman Doktor Duygu Horoz, "Sağlıklı Hayat Merkezlerimiz; Sağlık Bakanlığı tarafından koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla kurulmuş, bireylerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasını destekleyen ve hastalık oluşmadan önce risk faktörlerini belirleyip yeni tedbirlerimizi almamızı sağlayan kuruluşlarımızdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde Hangi Hizmetler Var?</strong></h2>

<p>Merkezlerimizde pek çok hizmet sunulmakta. Bu hizmetlerin temel amacı toplumun sağlık düzeyini yükseltmek, kronik hastalıkların görülme sıklığını azaltmak, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırıp vatandaşların yaşam kalitesini artırmaktır. İnsanların hastalanmadan önce sağlıklarını korunmayı amaçlayan kuruluşlardır" dedi. Merkezlerde diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, çocuk gelişimi uzmanı ve sosyal hizmet uzmanlarının görev yaptığını belirten Horoz, beslenme danışmanlığından psikolojik desteğe, fiziksel aktivite danışmanlığından çocuk ve ergen sağlığı hizmetlerine, kadın ve üreme sağlığından tütün bağımlılığı danışmanlığına kadar birçok alanda hizmet verildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Sağlıklı Hayat Merkezleri Ücretsiz</strong></h2>

<p>Duygu Horoz; "Bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunduğumuz hizmetler ücretsizdir. İkamet adresiniz, aile hekiminiz nerede olursa olsun herhangi bir merkezden hizmet alabilirsiniz. Kayseri'de 9 adet Sağlıklı Hayat Merkezi'miz bulunmakta. Bu 9 merkezin herhangi birisine ulaşmanız mümkündür. Bu merkezlerimizde diyetisyen arkadaşlar beslenme danışmanlığı veriyor. Kilo kontrol sorunu yaşayanlar, diyabet hastalığı olanlar, kronik hastalığı olanlar, obezite problemi yaşayanlar, beslenme düzeni oluşturmak isteyenler ya da gebelik ve emzirme döneminde daha sağlıklı nasıl besleneceğini öğrenmek isteyen gebe kadınlar ve anneler ve isteyen herkes polikliniğimize başvurabilir. Psikologlarımız tarafından danışmanlık hizmetimiz var. Stres, kaygı, aile içi iletişim problemleri, sınav kaygısı, akran zorbalığı gibi gerek ergen gerekse yetişkinlerin yaşayabileceği bütün psikolojik problemler için psikologlarımız hizmet veriyor. Ayrıca fizyoterapist arkadaşlarımız burada fiziksel aktivite danışmanlığı vermekte. Hareketsiz yaşam sürenler, duruş bozukluğu yaşayanlar, eklem ağrıları çekenler, ya da egzersiz programları öğrenmek isteyenler fizyoterapistlerimize başvurabilirler.</p>

<p>[related-posts id="198944" color="bg-danger"][/related-posts]</p>

<p>Çocuk ve Ergen Sağlığı Hizmeti veriyoruz çocuk gelişimi uzmanlarımızla beraber. Çocukların zihinsel, motor gelişimlerini takip ettirmek, davranış problemi veya uyum sorunu yaşayan çocuklarla alakalı doğru davranış bilgisi almak isteyen herkes hizmet alabilir. Sosyal Hizmet Danışmanlığı veriyoruz; sosyal, ekonomik, ailevi problemler ya da kronik sağlık problemlerinin getirdiği bazı sıkıntılar nedeniyle yasal haklarını öğrenmek veya destek almak isteyen herkes sosyal hizmet uzmanlarımızdan destek alabilirler. Aynı zamanda Kadın ve Üreme Sağlığı Hizmeti veriyoruz. Gebelik planlayanlar, hamileler, yeni doğum yapmış anneler, üreme sağlığı ya da aile planlaması hakkında bilgi almak isteyen herkes polikliniklerimize başvurabilirler. Tütün ve Madde Bağımlılığı Danışmanlığı hizmeti veriyoruz; tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen, profesyonel ilaçlı ya da ilaçsız destek almak isteyen herkes polikliniklerimize başvurabilir. Verdiğimiz önemli hizmetlerden biri de Kanser Erken Teşhis Merkezi olarak çalışıyor olmamız. Erken teşhis için ücretsiz kanser taramaları yapıyoruz. Gebe Bilgilendirme Okulumuz var; anne adayları, yeni doğum yapmış lohusalar, evlilik öncesi danışmanlık almak isteyen tüm çiftler buraya başvurabilirler" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>9 Merkez Tek Numarada Birleşti</strong></h2>

<p>Başvuruların doğrudan yapılabildiğini, isteyen vatandaşların MHRS üzerinden de randevu alabileceğini belirten Horoz konuşmasını; "Sağlıklı Hayat Merkezleri'nden her yaştan vatandaş ücretsiz olarak faydalanabilmektedir. 40 ila 60 yaş aralığındaki tüm kadınlar meme kanseri taramalarını yaptırmak için 2 yılda bir, rahim ağzı kanseri taraması yaptırmak isteyen 30-65 yaş aralığındaki tüm kadınlar 5 yılda bir, kalın bağırsak kanser taraması yaptırmak isteyen kadın ya da erkek tüm vatandaşlarımız 2 yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırmak üzere Sağlıklı Hayat Merkezleri'mize başvurabilir. Başvurular doğrudan merkezimize yapılabildiği gibi Merkez Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alınarak da yapılabilmekte. Ancak randevu almaya gerek olmadan doğrudan da kişiler buralara başvurabilmektedir. Önemli olan 9 tane Sağlıklı Hayat Merkezi'mize tek numaradan 0352 222 33 66 numaralı hattan ulaşabilmek mümkündür. Bu numarayı aradığınız zaman bu numara size gerekli yönlendirmeleri yapmakta, hangi Sağlıklı Hayat Merkezi'nden hizmet almak istiyorsanız sizi oraya yönlendirmektedir. Melikgazi ilçemizde Güldoğlu Sağlıklı Hayat Merkezi, Servet Başkal Sağlıklı Hayat Merkezi, Süheyla Kantarcı Sağlıklı Hayat Merkezi, İldem Sağlıklı Hayat Merkezi ve Altınoluk Sağlıklı Hayat Merkezi, Kocasinan ilçesinde Medine Sağlıklı Hayat Merkezi ve Mustafa Kızıklı Sağlıklı Hayat Merkezi, Talas ilçemizde ise Fatma Kirazgiller Sağlıklı Hayat Merkezi ile Miraboğlu Sağlıklı Hayat Merkezimiz mevcuttur" şeklinde tamamladı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseri-saglikli-hayat-merkez-tek-numara-birlesti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/07/2026/07/kayseri-saglikli-hayat-numara.jpg" type="image/jpeg" length="94353"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
