<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kayseri Gündemi Kayseri Siyaseti kayseri Asayişi Kayseri Haber Kayseri Son Dakika</title>
    <link>https://www.kayserihaber.com</link>
    <description>Kayseri haber ve Kayseri son dakika gelişmeleri, siyaset, ekonomi ve gündem haberleri anında Deniz Postası'nda. Kayserispor, puan durumu, maç fikstürü, anlık hava durumu, namaz vakitleri, nöbetçi eczane listesi ve Kayseri olayları  son dakika bilgilerine dair aradığınız her şey denizpostasi.com'da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kayserihaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Deniz Postası. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Kayseri Haber ve güncel bilgi kaynağı olarak tescillidir</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 28 Apr 2026 17:50:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri’de sağlıkta sürekli revizyon: Hastanelerin iyileştirme sınavı devam ediyor!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseride-hastanelerin-iyilestirme-sinavi-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseride-hastanelerin-iyilestirme-sinavi-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de hastanelerde fiziki iyileştirme çalışmaları sürüyor. Kayseri Devlet Hastanesi Geriatri Kliniği’nde yapılan incelemelerde sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için değerlendirmeler gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri’de sağlık sektöründe yeni gelişmeler dikkat çekiyor. Kayseri hastanelerinde kliniklerin fiziki süreçleri ve yapılması gereken düzenlemeler ile ilgili incelemeler devam ediyor.</p>

<h2><strong>Kayseri’de Sağlık Alanında Yenilikçi Süreçler Devam Ediyor</strong></h2>

<p>Kayseri’de sağlık sektöründe yürütülen iyileştirme ve geliştirme çalışmaları dikkat çekmeye devam ediyor. Kent genelindeki hastanelerde kliniklerin fiziki yapıları ve hizmet süreçlerine yönelik incelemeler sürdürülüyor. Amaç, vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak ve mevcut altyapıyı daha verimli hale getirmek olarak öne çıkıyor. Fakat hastanelerde devam eden incelemeler her ne kadar umut verici olsa da vatandaşların beklentisini bir türlü karşılamıyor. </p>

<p><img alt="kayseri devlet hastanesi" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-28t165742398.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Kapsamlı İncelemeler Şehir Genelinde Yapılıyor</strong></h2>

<p>Kayseri’de sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi kapsamında başta köklü sağlık kuruluşları olmak üzere birçok hastanede değerlendirme süreçleri yürütülüyor. Bu kapsamda Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri, Kayseri Şehir Hastanesi ve Kayseri Devlet Hastanesi ile birlikte ilçelerdeki sağlık merkezlerinde de fiziki ve idari incelemeler devam ediyor. Hastanelerin inceleme sürecinden çıkarak artık tamamlanmış bir yapıyı vatandaşlara sunması önem arz ediyor. İyileştirme çalışmaları gerçekten işe yarıyor mu merak konusu olmaya devam ediyor. </p>

<p><img alt="kayseri devlet hastanesi" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-28t165850363.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Yeni Başhekimden Geriatri Kliniğine Ziyaret</strong></h2>

<p>Geçtiğimiz aylarda Kayseri Devlet Hastanesi’ne başhekim olarak atanan Uzm. Dr. Ali Çöl, hastane bünyesinde önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Çöl, hastanenin Geriatri Kliniği’nde incelemelerde bulunarak mevcut durumu yerinde değerlendirdi.</p>

<p>Ziyarette hastane idarecileri de hazır bulundu ve kliniğin fiziki koşulları, hasta hizmet süreçleri ve iyileştirilmesi gereken alanlar detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p><img alt="kayseri devlet hastanesi" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-28t165958493.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Klinik Yapısı ve İyileştirme Süreci Masaya Yatırıldı</strong></h2>

<p>Geriatri Klinik Sorumlusu Doç. Dr. Mehtap Aykaç Çebiçci, klinikte yürütülen çalışmalar ve mevcut durum hakkında başhekim Ali Çöl’e kapsamlı bilgiler sundu. Yapılabilecek düzenlemeler ve hasta bakım süreçlerinin geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu.</p>

<p>Başhekim Çöl, sağlık çalışanlarına kolaylıklar dileyerek, tedavi gören hastalara da geçmiş olsun dileklerini iletti ve ziyaretini tamamladı.</p>

<h2><strong>Geriatri Nedir? Kimler Başvurabilir?</strong></h2>

<p>Geriatri, dahiliye alanının bir alt uzmanlık dalıdır ve 65 yaş ve üzerindeki bireylerin sağlık sorunlarıyla ilgilenir. Dahiliye uzmanlığının ardından 3 yıllık ek eğitimle geriatri uzmanı olunmaktadır.</p>

<p>Bu bölüm özellikle şu durumlarda önem taşır:</p>

<p>Şeker, tansiyon, böbrek hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birden fazla hastalığı olan ve çok sayıda ilaç kullanan bireyler</p>

<p>Unutkanlık, uyku bozukluğu, sık düşme ve idrar kaçırma gibi şikayetler</p>

<p>Açıklanamayan kilo kaybı ve kansızlık gibi durumlar</p>

<p>Ayrıca sadece hastalar değil, sağlıklı yaşlanmak isteyen bireyler de geriatri bölümüne başvurabilmektedir.</p>

<p>Geriatri klinikleri, yaşlı bireylerde sık görülen ancak çoğu zaman gözden kaçabilen depresyon, erken evre demans, beslenme bozuklukları ve kas erimesi gibi durumların erken teşhisinde önemli rol oynamaktadır.</p>

<p>Bu kliniklerde hastaların tıbbi, sosyal ve psikolojik durumları birlikte değerlendirilir. Gerekli testler yapılır, yaşam tarzı önerileri sunulur ve gerekirse diğer uzmanlık alanlarına yönlendirme sağlanır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Merve Erol</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseride-hastanelerin-iyilestirme-sinavi-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-28t170203510.jpg" type="image/jpeg" length="18995"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar açıkladı: En sağlıklı ekmek hangisi?]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/en-saglikli-ekmek-hangisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/en-saglikli-ekmek-hangisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son araştırmalar ve uzman görüşleri kalp sağlığından kan şekerine kadar birçok alanda sağlıklı olan ekmek türünü açıkladı. İşte o ekmek…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sofraların vazgeçilmezi olan ekmek, doğru tercih edildiğinde sadece bir besin değil, sağlığı destekleyen güçlü bir kaynak haline geliyor. Özellikle son yıllarda artan bilinçle birlikte beyaz ekmek yerini tam tahıllı alternatiflere bırakırken, en çok tartışılan konu ise “Tam buğday mı, çavdar mı?” sorusu oluyor. Bilimsel veriler bu soruya net bir yanıt vermeye başladı.</p>

<h2><br />
<strong>KAN ŞEKERİNİ DENGEDE TUTUYOR</strong></h2>

<p>Kan şekeri kontrolü özellikle diyabet hastaları için hayati önem taşıyor. Çavdar ekmeği, tam buğdaya kıyasla daha düşük glisemik indekse sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Bu özelliği sayesinde tüketildikten sonra kan şekerinin ani yükselmesini engelliyor, daha dengeli bir seyir sağlıyor.</p>

<p>Araştırmalar ayrıca çavdarın “ikinci öğün etkisi” yarattığını ortaya koyuyor. Yani sadece tüketildiği anda değil, sonraki öğünlerde de kan şekeri kontrolüne katkı sağlıyor.</p>

<h2><img alt="Sağlıklı Ekmek" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/saglikli-ekmek.png" width="1200" /></h2>

<h2><strong>KALP SAĞLIĞI İÇİN ÇOK ÖNEMLİ</strong></h2>

<p>Her iki ekmek türü de mineral açısından zengin olsa da, çavdar ekmeği içerdiği çözünür liflerle bir adım öne çıkıyor. Bu lifler, sindirim sırasında kolesterole bağlanarak vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Böylece LDL olarak bilinen “kötü kolesterol” seviyesinin düşmesine katkı sağlıyor.</p>

<h2><br />
<strong>BAĞIRSAK DOSTU</strong></h2>

<p>Sindirim sistemi söz konusu olduğunda çavdarın etkisi daha da belirginleşiyor. İçeriğindeki lifler bağırsaktaki yararlı bakterileri besleyerek güçlü bir prebiyotik etki oluşturuyor.</p>

<p>Tam buğday daha çok bağırsak hareketlerini artırırken, çavdar ekmeği hem kabızlık riskini azaltıyor hem de uzun vadede bağırsak florasının dengelenmesine katkı sağlıyor.</p>

<p><img alt="Ekmek (2)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/ekmek-2.png" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>TOKLUK SÜRESİNİ UZATIYOR</strong></h2>

<p>Kilo kontrolü hedefleyenler için çavdar ekmeği önemli bir avantaj sunuyor. Yoğun yapısı ve sindiriminin daha uzun sürmesi sayesinde açlık hissini geciktiriyor. Bu da gün içinde daha az kalori alımına yardımcı olabiliyor.</p>

<h2><br />
<strong>DOĞRU EKMEK NASIL SEÇİLİR?</strong></h2>

<p>Sağlıklı bir tercih yapmak için ürün etiketine dikkat etmek gerekiyor:<br />
İçindekiler listesinde ilk sırada mutlaka “tam çavdar unu” veya “tam buğday unu” yer almalı. İşlenmemiş, tane yapısı korunmuş ekmekler tercih edilmeli</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/en-saglikli-ekmek-hangisi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/ekmek-4.png" type="image/jpeg" length="82470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Grip zannedip geçmeyin! Ölümle sonuçlanabilir!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/grip-zannedip-gecmeyin-olumle-sonuclanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/grip-zannedip-gecmeyin-olumle-sonuclanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de artış gösteren kızamık vakalarına ilişkin uyarılar yapıldı. İlk yapılan uyarı ise “ Griple karıştırmayın” oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm dünyada ve Avrupa ülkelerinde de artış gösteren kızamık vakaları ölümcül risk taşıyor. Konuya ilişkin uzmanlardan uyarı geldi. İlerleyen süreçlerde ölümcül hastalıklara neden olduğuna dikkat çekilirken Türkiye’de ki vakalarda da ciddi bir artış olduğu belirtildi.</p>

<p>Uzmanlar kızamık vakalarındaki ciddi artışa dikkat çekerken hafife alınmaması gerektiği yönünde uyarılarda bulundu. Kızamık vakaları uzun vadede ölümcül hastalıklara da yol açabiliyor.</p>

<p>Kızamığa yönelik değerlendirmelerde bulunan Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, kızamığın hava yoluyla da bulaşabilen bir virüs olduğunu ve özellikle aşısız bireyler için büyük risk taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Kızamık vakalarındaki artışın ardından aşılamanın öneminden de bahsedildi. Kızamığın basit bir çocukluk hastalığı olmadığına değinen Abdullah Sert, ilerleyen süreçlerde ortaya çıkabilecek olan hastalıklara da sıraladı.</p>

<p>Bu hastalıklar ise zatürre, beyin iltihabı hatta yıllar sonra meydana çıkabilecek ve ölümle sonuçlanabilen SSPE (Subakut Sklerozan Panensefalit) hastalığına kadar çok sayıda komplikasyona davetiye çıkardığını konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p><img alt="kızamık" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://kayserihabercom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/asli-2026-04-28t144432662.png" width="1200" /></p>

<h2><strong>GRİPLE KARIŞTIRILMAMALI!</strong></h2>

<p>Toplum sağlığını tehdit eden kızamık hastalığı griple de karıştırılabiliyor. Grip olanların yaşadığı komplikasyonlarla kızamık komplikasyonları benzerlik gösteriyor. Fakat kızamığı gripten ayıran en temek belirtinin ise yüzde başlayarak vücuda yayılan döküntüler olduğu belirtiliyor.</p>

<h2><strong>VÜCUTTA DÖKÜNTÜYE DİKKAT</strong></h2>

<p>Kızamık vakaları yüksek ateş, öksürük ve burun akıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Bu belirtileri yaşayanların kızamık olduğunu anlayabilmeleri için ilk olarak vücutta döküntü olup olmadığına bakmaları gerekiyor.</p>

<p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi ve Çocuk Sağlığı Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, kızamığın hava yoluyla da çok kolay bir şekilde bulaşabildiğini ve aşısız bireylerin acilen aşılarını yaptırması gerektiği konusunda da uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>YÜZDE 100 ÖLÜMLE SONUÇLANABİLİR!</strong></h2>

<p>Kızamığın sadece deri döküntüsüyle sınırlı kalmadığını ifade eden Abdullah Sert, hastalığın ilerleyen süreçte nasıl bir sonuç doğuracağını da açıkladı.</p>

<p>Sert, “ "Kızamık; zatürre, orta kulak iltihabı ve beyin iltihabı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Ancak en korkutucu olanı, nadir de olsa yıllar sonra ortaya çıkabilen ve ölümcül seyreden SSPE gibi nörolojik hastalıklardır. Aşı tereddüdü, bu ölümcül hastalıkların yeniden görülmesine zemin hazırlayan en önemli faktördür." dedi.</p>

<p>Kızamık belirtileri yaşayan kişilerin toplu ortamda bulunmaması gerekiyor. Aynı zamanda kişinin kendini izole etmesi ve en yakın sağlık kuruluşuna gitmesi gerektiği konusunda da uyarılar yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Aslı Yener</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/grip-zannedip-gecmeyin-olumle-sonuclanabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/asli-2026-04-28t144709289.png" type="image/jpeg" length="76089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern tıp dünyası süt hakkında yalan mı söylüyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/modern-tip-dunyasi-sut-hakkinda-yalan-mi-soylyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/modern-tip-dunyasi-sut-hakkinda-yalan-mi-soylyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern tıp dünyasının süt hakkında sütün zararlı bir besin olduğu pazarlanıyor. Vatandaşların aklına “Süt zararlı bir besin mi? 30 Yaş sonra süt içmek sağlıklı mı?” soruları geliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sütle ilgili son yıllarda artan “zararlı” tartışmaları, yeniden gündeme geldi. Bazı görüşler sütün sağlığa zarar verdiğini öne sürerken, bazı uzmanlar bu iddiaların önemli bir kısmının bilimsel temelden uzak olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Özellikle sosyal medyada sıkça dile getirilen “süt mukus yapar, kireçlenmeye yol açar” gibi ifadelerin kesin kanıtlarla desteklenmediğine dikkat çekiliyor. Bazı uzmanlarına göre süt; kalsiyum, protein ve vitamin açısından zengin bir gıda olmaya devam ediyor. Kemik sağlığı başta olmak üzere birçok alanda önemli bir rol oynuyor.</p>

<h2><strong>ÖNCE ANNE SÜTÜNE PSİKOLOJİK FOBİ BAŞLATILDI</strong></h2>

<p>1930'lardan itibaren tıp dünyasında kadınların bebeklerini emzirmesine karşı psikolojik bir fobi yaratılmış ve anneler yapay bebek mamalarına çoğu soya yağı ve mısır şurubu içeren formüllere yönlendirildi. Bu sürecin, zamanla yalnızca anne sütünü değil, genel olarak süt ve süt ürünlerini de hedef alan daha geniş bir “doğallık” tartışmasına dönüştüğü öne sürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>SÜT NEDEN ZARALI OLARAK PAZARLANIYOR?</strong></h2>

<p>1950'lerde tohum yağı endüstrisi; soya, mısır, ayçiçek gibi kendi ürünlerini kalp dostu olarak pazarlayabilmek amaçlı sütün ve tereyağının içindeki doymuş yağları ve kolesterolü "kalp krizinin sorumlusu" ilan edilmişti.</p>

<p>Oysa doymuş yağlar hücreleri korurken, sıvı bitkisel yağlar doğrudan tiroidi baskılayan, iltihap yaratan ve kanseri tetikleyen toksinlerdir. Süt içtikten sonra bazı kişilerde görülen şişkinlik ve gaz problemi ise “laktoz intoleransı” ile açıklanıyor. Bu durum, vücudun süt şekerini sindirmekte zorlanmasıyla ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu kişilerin laktozsuz süt veya yoğurt gibi alternatifleri tercih edebileceğini belirtiyor.</p>

<h2><strong>YETİŞKİNLERİN SÜT İÇMESİ ZARARLI MI?</strong></h2>

<p>Süt, içerdiği kalsiyum sayesinde kemiklerin güçlenmesine katkı sağlıyor. Yeterli kalsiyum alınmadığında vücut bu ihtiyacı kemiklerden karşılamaya çalışıyor, bu da uzun vadede kemik zayıflığına yol açabiliyor. Sütün kilo aldırdığı yönündeki görüşler de tartışmalı. Araştırmalar, dengeli tüketildiğinde sütün kilo kontrolüne yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ayrıca gece içilen bir bardak süt, içerdiği besinler sayesinde uykuya geçişi kolaylaştırabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, süt ve süt ürünlerinin tamamen hayatımızdan çıkarılması yerine, kişinin sağlık durumuna göre dengeli şekilde tüketilmesinin daha doğru bir yaklaşım olduğunu ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/modern-tip-dunyasi-sut-hakkinda-yalan-mi-soylyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/sut.jpg" type="image/jpeg" length="65357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çavdar ekmeğinin faydaları say say bitmiyor!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/cavdar-ekmegin-faydalari-say-say-bitmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/cavdar-ekmegin-faydalari-say-say-bitmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekmek denince akla fazla kilo ve sağlık sorunları geliyor. Fakat doğru ekmek seçimiyle bu durumu tam tersine döndürebilirsiniz…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birçok hastalığın dostu olarak bilinen ekmekte doğru seçim yapılırsa sağlıklı hale getirilebiliyor. Bu ekmeğin başında ise Çavdar ekmeği geliyor. Eğer beyaz ekmek yerine çavdar ekmeği tercih edilirse şifa kaynağına dönüşebiliyor.</p>

<p>Kalp sağlığından kan şekerine, sindirim sisteminden kilo kontrolüne kadar birçok alanda faydası olan çavdar ekmeği bütün rakiplerinin önüne geçiyor.</p>

<p>Beslenme uzmanları ekmek seçimi yaparken oyumuzu çavdar ekmeğinden kullanmamız konusunda uyarıyor. Çünkü çavdar ekmeği bilinenin aksine şifa kaynağı olarak sofralarda yerini alıyor.</p>

<p>Hemen hemen herkesin araştırma konusu olan hangi ekmek daha sağlıklı, çavdar mı yoksa tam buğday mı sorularının cevabı net bir şekilde çavdar ekmeği olarak verildi.</p>

<p>Özellikle diyabet hastalarının korkulu rüyası olan tam buğday ekmeğinin yerine çavdar ekmeği tam bir kurtarıcı oluyor. Çavdar ekmeği, tam buğday ekmeğine göre daha düşük glisemik indekse (GI) sahip olan çavdar, glikozun(şekerin) kana yavaş ve kademeli olarak karışmasını sağlıyor.</p>

<p>Çavdar ekmeği üzerine yapılan araştırmalar, çavdarın sadece yendiği anda değil de, sonraki öğünlerde de kan şekerini dengede tuttuğunu ve ikinci öğün etkisine sahip olarak yoğun açlık hissini de yatıştırdığı açıklandı.</p>

<p><img alt="çavdar ekmeği" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/asli-2026-04-27t160932517.png" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KALP DOSTU</p>

<p>Ekmek tüketimiyle birlikte birçok hastalık gün yüzüne çıkarken çavdar ekmeğinde tam tersi bir durum olduğu belirtiliyor. Tam buğday ekmeklerde ve çavdar ekmeğinde de potasyum ve magnezyum gibi damar dostu mineraller bulunsa da, çavdar ekmeği kalp sağlığı açısından birinci sırada yer alıyor.</p>

<p>Sebebi ise çavdar ekmeğinde çözünür lif oranının daha yüksek olmasından kaynaklıyor.<br />
Çözünür lif oranının önemli olmasının nedeni de çözünür liflerin sindirim sisteminde kolesterola bağlanarak vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor ve böylece LDL(kötü) kolesterolü düşürüyor.</p>

<p>Çavdarın önemli olan bir diğer özelliği ise prebiyotik bakımından zengin bir içeriğe sahip olması. Bu ekmek içerisinde bulunan prebiyotik sayesinde sindirim sisteminin çalışmasına da yardımcı oluyor. Bütün bunların yanı sıra çavdar ekmeği bağırsak florasını da düzenlemeye yardımcı olarak florayı güçlendiriyor.</p>

<p>Diyet yaparken de tercih edilebilecek olan çavdar ekmeği açlık hormonlarını düzenleyerek daha uzun süre tokluk hissi veriyor.<br />
Çavdar ekmeği yerken tam anlamıyla fayda sağlamak isteyenlerinde iki konuya özen göstermesi gerekiyor.</p>

<p>Bunlardan birincisi içindekiler listesinde mutlaka “ tam çavdar unu” veya “ tam buğday unu” yazması gerekiyor.<br />
İkinci sırada ise çavdarın işlenip işlenmediği konusu yer alıyor. Kırılmış çavdar veya buğday taneleri içeren, en az işlem görmüş ekmekler her zaman daha sağlıklıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/cavdar-ekmegin-faydalari-say-say-bitmiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/asli-2026-04-27t161055357.png" type="image/jpeg" length="31231"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkeklerde özgüveni düşürüyor: Bu gıdaları tüketmek tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/erkeklerde-ozguveni-dusuruyor-bu-gidalari-tuketmek-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/erkeklerde-ozguveni-dusuruyor-bu-gidalari-tuketmek-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erkeklerde meme büyümesine yol açan jinekomasti; uzmanlara göre işlenmiş gıdalar ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları, bu riski artırmada büyük rol oynuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erkeklerde meme dokusunun büyümesiyle ortaya çıkan jinekomasti, yalnızca estetik bir sorun değil; hormonal dengesizliklerden yaşam tarzına kadar birçok faktörün habercisi olabiliyor. Özellikle de son yıllarda işlenmiş gıdaların jinekomastiye neden olduğunu ifade eden Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, jinekomasti hakkında bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
<strong>SON YILLARDA JİNEKOMASTİDE ARTIŞ GÖZLEMLENİYOR</strong></h2>

<p>Erkeklerde meme bez dokusunun iyi huylu büyümesi olan jinekomasti, genelde estetik bir sorun olarak görülse de bu durum sadece bir yağ birikimi değil. Bez dokunun artışı çoğu zaman hormonal dengesizliklerle ilişkili olabilir. Medicana Ataköy Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, jinekomasti ile yağlanmanın farkını anlatırken, "Psödojinekomasti (yağlanma) yalnızca yağ dokusunun artışıdır ve kilo kaybıyla gerileyebilir. Jinekomastide ise meme bez dokusu büyümüştür; bu nedenle çoğu vakada diyet ve egzersizle tamamen düzelmez. Ve son yıllarda ergenlik döneminde görülme sıklığında dikkat çekici bir artış gözlemlenmektedir" dedi.</p>

<h2><br />
<strong>İŞLENMİŞ GIDALARIN OLUŞTURDUĞU RİSK</strong></h2>

<p>Jinekomastinin östrojen ve testosteron hormonları arasındaki dengenin bozulmasıyla kaynaklandığını ifade eden Op. Dr. Ali Kaan Memiş, "Östrojenin artışı veya testosteronun azalması, meme dokusunun büyümesine yol açar. Bu noktada işlenmiş gıdaların, abur cubur olarak nitelendirilen ürünlerin de jinekomasti üzerine etkileri olduğu görüşü bulunmaktadır. İşlenmiş gıdalar; yüksek şeker, rafine karbonhidrat ve sağlıksız yağ içeriği nedeniyle insülin direncine ve yağ dokusu artışına yol açar. Artan yağ dokusu ise aromataz enzimi aracılığıyla testosteronu östrojene dönüştürür. Bu da jinekomasti riskini artırır" diye konuştu.</p>

<p><br />
Gıdalardaki bazı katkı maddeleri ve plastik ambalajlarla temas eden ürünlerde bulunan hormon bozucu kimyasalların vücutta östrojen benzeri etkileri gözlemleniyor. Bu maddeler uzun vadede hormonal dengeyi de olumsuz etkileyebiliyor. Bunun yanında obezite de jinekomastiyi hem doğrudan hem dolaylı şekilde tetikliyor. Artan yağ dokusu östrojen üretimini artırırken, aynı zamanda meme bölgesinde hacim artışına neden olduğu gözlemlendi. Bu durum hem gerçek hem de psödojinekomastiyi birlikte oluşturabiliyor.</p>

<h2><img alt="Jinekomasti" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/jinekomasti.jpg" width="1200" /><br />
<strong>ÖNLEMEK İÇİN SAĞLIKLI BESLENMEK GEREKİYOR</strong></h2>

<p>Jinekomastinin bazen kendiliğinden gerileyebileceğini kaydeden Op. Dr. Ali Kaan Memiş,</p>

<p>"Ergenlik dönemindeki bazı vakalar geçici olabilir ve gerileyebilir. Ancak uzun süre devam eden ve fibrotik hale gelmiş jinekomasti genellikle kendiliğinden düzelmemektedir. Erken dönemde yaşam tarzı değişiklikleri etkili olabilir. Ancak kalıcı vakalarda en etkili yöntem cerrahidir. Cerrahi tedavi ile hem yağ hem de glandüler doku çıkarılarak doğal bir görünüm sağlanır. İşlenmiş ve paketli gıdaların tüketimini sınırlandırmak, doğal ve dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak önlem için ideal yaşam tarzı alışkanlıkları arasındadır. Jinekomasti yalnızca estetik bir problem değil; çoğu zaman metabolik ve hormonal dengenin bir yansımasıdır. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları bu dengeyi bozarak hastalığın görülme sıklığını artırmaktadır" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık ve Güzellik</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/erkeklerde-ozguveni-dusuruyor-bu-gidalari-tuketmek-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/ozguven-problem.jpg" type="image/jpeg" length="26408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık sektöründe yapay zekâ atağı: Doktorlara özel ChatGPT dönemi başlıyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/saglik-sektorunde-doktorlara-ozel-chatgpt-donemi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/saglik-sektorunde-doktorlara-ozel-chatgpt-donemi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OpenAI, sağlık çalışanlarına özel geliştirdiği ChatGPT for Clinicians sistemini duyurdu. Yüzde 99,6 doğruluk iddiasıyla dikkat çeken platformun klinik süreçlerde yapay zekâ desteğini güçlendireceği iddia edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ alanındaki gelişmeler hız kesmeden devam ederken, OpenAI sağlık dünyasına yönelik dikkat çeken bir yeniliği duyurdu. “ChatGPT for Clinicians” adı verilen yeni sistem, sağlık profesyonellerine özel olarak geliştirilirken, klinik süreçlerde dijital desteğin kapsamını genişletecek.</p>

<h2><strong>Klinik Süreçlere Yapay Zekâ Desteği Geliyor</strong></h2>

<p>Yeni geliştirilen ChatGPT for Clinicians; doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık çalışanlarının günlük iş akışlarını kolaylaştırmak amacıyla tasarlandı. Sistem; hasta notlarının düzenlenmesi, tıbbi literatür taraması ve klinik değerlendirme süreçlerinde aktif rol oynuyor.</p>

<p>Ayrıca araç, sağlık çalışanlarının zamandan tasarruf etmesini sağlarken daha sistematik ve veriye dayalı kararlar alınmasına katkı sunmayı amaçlıyor.</p>

<h2><strong>Ücretsiz Erişim ve Geniş Kullanım Alanı</strong></h2>

<p>Şirketin açıklamasına göre platform, ABD’de doğrulanmış sağlık profesyonellerine ücretsiz olarak sunuluyor. Doktorların yanı sıra hemşireler, eczacılar ve diğer klinik personel de bu hizmetten faydalanabiliyor.</p>

<p>Sistem;</p>

<p>Klinik dokümantasyon<br />
Kanıta dayalı analizler<br />
Hasta iletişimi ve danışmanlık<br />
gibi birçok kritik alanda destek sağlıyor.<br />
Kaynaklı ve güvenilir yanıtlar öne çıkıyor</p>

<p>Platformun en dikkat çekici özelliklerinden biri, sunduğu bilgileri referanslarla desteklemesi. Bu sayede kullanıcılar yalnızca hızlı değil, aynı zamanda doğrulanabilir bilgilere ulaşabiliyor.</p>

<p>Bununla birlikte sistem:</p>

<p>Derinlemesine akademik tarama yapabilme<br />
Tekrarlayan işlemler için otomatik iş akışları oluşturma<br />
Veri güvenliği için HIPAA uyumlu koruma seçenekleri gibi gelişmiş özellikler sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yüzde 99,6 Doğruluk İddiası</strong></h2>

<p>OpenAI tarafından paylaşılan verilere göre sistem, kapsamlı testlerden geçirildi. 700 binden fazla sağlık senaryosunun incelendiği süreçte, yaklaşık 7 bine yakın klinik görüşme analiz edildi.</p>

<p>Yapılan değerlendirmelerde, üretilen yanıtların yüzde 99,6 oranında güvenli ve doğru bulunduğu ifade edildi. Bu oran, yapay zekânın sağlık alanındaki güvenilirliği açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Yeni Değerlendirme Sistemi de Tanıtıldı</strong></h2>

<p>Tanıtımla birlikte “HealthBench Professional” adı verilen yeni bir ölçüm sistemi de duyuruldu. Bu sistem, gerçek klinik senaryolara dayanarak yapay zekânın performansını analiz etmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Özellikle:</p>

<p>Klinik yazım süreçleri<br />
Hasta danışmanlığı<br />
Tıbbi araştırma performansı<br />
gibi alanlarda detaylı ölçüm yapılması hedefleniyor.<br />
Amaç: Doktorların yerini almak değil, destek olmak</p>

<p>OpenAI, geliştirilen teknolojinin sağlık profesyonellerinin yerine geçmek için değil, onların karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla tasarlandığını vurguluyor. Şu an yalnızca ABD’de erişime açık olan sistemin, ilerleyen süreçte farklı ülkelerdeki kullanıcılar için de kullanıma sunulması planlandığı açıklandı. Bu uygulamanın Türkiye'de de etkin hale getirilip getirilmeyeceği ise merak konusu oldu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/saglik-sektorunde-doktorlara-ozel-chatgpt-donemi-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-25t153320389.jpg" type="image/jpeg" length="67061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu meyve kalbi gençleştiriyor!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/meyve-kalbi-genclestiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/meyve-kalbi-genclestiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, birçok faydalı içeriğiyle bilinen, kalp hastalıklarına iyi gelen ve her gün bir avuç tüketilmesi gereken meyveyi açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Polifenol ve antosiyanin bakımından zengin olan aronya meyvesinin; damar esnekliğini koruduğu, kan basıncını düşürdüğü ve bağışıklık sistemini hücresel düzeyde desteklediği açıklandı. Uzmanlar, yüksek polifenol ve antosiyanin içeriğiyle bilinen aronya meyvesinin, kardiyovasküler sistemden bağışıklık mekanizmasına kadar vücut sağlığı üzerinde çok yönlü olumlu etkileri olduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>KAN BASINCINI DÜŞÜRÜYOR</strong></h2>

<p>Yapılan araştırmalara ve Teraz Gotuje tarafından paylaşılan verilere göre, aronya meyvesi oksidatif stresi azaltma ve kan damarlarının esnekliğini koruma özelliğine sahip. Meyvenin düzenli tüketiminin damar sertliğini önlemeye yardımcı olduğu, kan basıncını düşürdüğü ve vücuttaki lipid dengesini normalize ettiği biliniyor.</p>

<p><img alt="Aronya" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/aronya.png" width="1200" /></p>

<h2><strong>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLİYOR</strong></h2>

<p>Aronya, özellikle sonbahar ve kış aylarında viral ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı koruma kalkanı görevi üstleniyor. İçeriğindeki antosiyaninlerin bağışıklık sistemini hücresel düzeyde desteklediği, mikrosirkülasyonu iyileştirerek beyin fonksiyonlarını güçlendirdiği ve glikoz seviyesini dengelediği ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
<strong>ARONYA NASIL TÜKETİLMELİ?</strong></h2>

<p>Meyve suyunun yanı sıra aronya, besin değerini koruyan kurutulmuş formda da yaygın olarak tüketiliyor. Meyvelerin düşük sıcaklıklarda kurutulmasıyla elde edilen bu form, taze meyvedeki lif ve antioksidan oranını muhafaza eder. Doğrudan atıştırmalık olarak veya yoğurt ve yulaf ezmesine eklenerek tüketilebilir.</p>

<p>Kurutulmuş aronya meyvelerinden hazırlanan bitki çayı, özellikle sindirim sistemini desteklemek ve gün içindeki ödemi atmak amacıyla tercih ediliyor. Bir tatlı kaşığı kurutulmuş meyvenin sıcak suda 10-15 dakika demlenmesiyle hazırlanan bu içecek, meyve suyuna alternatif bir sıcak tüketim seçeneği sunar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Doğal sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/meyve-kalbi-genclestiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/aronya-2.png" type="image/jpeg" length="83386"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp krizi mi panik atak mı? Doğru analiz hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Semptomları benzer olan panik atak ve kalp krizinin doğru analizi hayati önem taşıyor. Benzerlik göstermesi hastaları yersiz kaygıya sürüklüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Semptomları büyük oranda benzerlik gösteren panik atak ile kalp krizinin doğru analiz edilmesi hayati önem taşıyor. Prof. Dr. Abdi Sağcan, her iki durumda da göğüs ağrısı, çarpıntı ve ölüm korkusunun görülebildiğini ancak ağrının yayılımı ve süresi gibi faktörlerin kritik bir ayrım sunduğunu vurguladı. Özellikle ilk kez yaşanan şiddetli semptomlarda vakit kaybetmeden tıbbi destek alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve yoğun korku hissi hem panik atakta hem de kalp krizinde görülebilir. Bu benzerlik, hastaların ciddi bir tabloyu göz ardı etmesine ya da gereksiz kaygıya kapılmasına neden olabilir. Ancak ağrının süresi, yayılımı, eşlik eden bulgular ve kişinin risk faktörleri bu iki durumu ayırt etmede belirleyici rol oynar. Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdi Sağcan, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetlerinde en sık yaşanan karmaşanın panik atak ile kalp krizi ayrımında olduğunu belirtti.</p>

<h2><strong>PANİK ATAK MI KALP KRİZİ Mİ ANLAMAK HEKİM KONTROLÜ OLMADAN ZOR</strong></h2>

<p>"Kalp krizi mi yoksa panik atak mı?" sorusunun hekim muayenesi olmadan net şekilde ayırt edilmesinin zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan,</p>

<blockquote>
<p>"Panik atakta göğüste baskı, sıkışma ya da batma hissi olabilir. Kalp krizinde ise genellikle daha şiddetli bir baskı veya ezilme hissi görülür. Panik atakta hızlı ve yüzeyel nefes alma ön plandayken, kalp krizinde kişi gerçek anlamda nefes alamama hissi yaşayabilir. Panik atakta kalp hızlı atar, kalp krizinde ritim bozulabilir. Soğuk terleme her iki durumda da görülse de kalp krizinde daha ani ve yoğundur. Panik atakta ‘ölüyorum’ hissi belirgindir, kalp krizinde ise kişi fiziksel olarak kötüleştiğini hisseder" dedi. Göğüs ağrısının karakterinin ayırıcı tanıda önemli ipuçları verdiğini vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Panik atakta semptomlar genellikle stres ve kaygıyla başlar, kalp krizinde ise eforla artabilir. Panik atakta ağrı pozisyonla değişebilir, kalp krizinde ise değişmez. Yeni başlayan, 5-10 dakikadan uzun süren, sol kola, çeneye veya sırta yayılan göğüs ağrısında acil yardım istenmelidir" ifadelerini kullandı.</p>
</blockquote>

<h2><strong>BELİRTİLERE ACİL MÜDAHALE GEREKLİ</strong></h2>

<p>Bazı bulguların acil tıbbi müdahale gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Göğüs ağrısının baskı, yanma veya sıkışma şeklinde olması ve 5-10 dakikadan uzun sürmesi, ağrının sol kola, çeneye ve sırta yayılması, soğuk terleme ve mide bulantısı ile birlikte olması durumunda kalp krizi düşünülmelidir. Gerçekten nefes alamama, dudaklarda morarma, ani ve şiddetli nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir. Ayrıca ilk kez panik atak benzeri tablo yaşanıyorsa, 40 yaş üzerinde ortaya çıktıysa, bilinen kalp hastalığı varsa veya ataklar alışılmadık şekilde şiddetliyse mutlaka tıbbi değerlendirme yapılmalıdır" dedi.<br />
Genç yaşta görülen göğüs ağrılarının çoğu zaman ciddi nedenlere bağlı olmadığını ancak risk değerlendirmesinin yaşa göre değil, bireysel risk faktörlerine göre yapılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Abdi Sağcan, sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve aile öyküsünün değerlendirmede önemli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tansiyon Kontrolü" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/tansiyon-kontrolu.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>TANI SÜRECİNDE ORTAK HEDEFLİ YAKLAŞIM</strong></h2>

<p>Panik atak ile kalp hastalığı arasındaki ilişkinin dolaylı ancak dikkat çekici olduğunu belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, panik bozukluğun toplumda yüzde 2-4 oranında görülürken kalp hastalarında bu oranın yüzde 25’e kadar çıkabildiğini söyledi. Panik atakla başvuran hastaların yaklaşık yüzde 15’inde eşlik eden kardiyak bir tablo saptanabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Bu nedenle belirtileri sadece psikolojik olarak değerlendirmek yanıltıcı olabilir. İlk değerlendirme mutlaka hekim tarafından yapılmalı, kardiyoloji ve psikiyatri birlikte süreci yönetmelidir" diye konuştu.</p>

<p>Tanı sürecinde EKG, troponin testi ve ritim takibi gibi temel incelemelerin yapıldığını belirten Prof. Dr. Abdi Sağcan, gerekli durumlarda ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulduğunu ifade etti. Kalp krizi saptandığında hızlı müdahalenin hayati olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Abdi Sağcan, "Panik atak taklit eder, kalp krizi ise doğrudan zarar verir. Bu nedenle benzer belirtiler mutlaka ciddiyetle değerlendirilmelidir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kalp-krizi-mi-panik-atak-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/panik-atak.jpg" type="image/jpeg" length="61604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de yeni diş hastanesi hizmete açılacak!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseride-yeni-dis-hastanesi-hizmete-acilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseride-yeni-dis-hastanesi-hizmete-acilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin Selçuklu mahallesinde yeni diş hastanesi açılıyor. Kısa süre içinde hizmete başlaması beklenen diş hastanesinin yapımı tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri’nin Selçuklu mahallesinde hizmete başlayacak olan diş hastanesinin yapımı tamamlandı. Diş hastanesinin Selçuklu , Osmanlı ve Danişment mahallerine hizmet vermesi bekleniyor. Açılan bu hastaneyle birlikte Kayseri diş polikliniklerindeki yoğunluk birazda olsa azaltılması amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selçuklu mahallesinde açılacak olan diş hastanesi bünyesinde 8 diş hekimi görev yapacak. Diş hastanesi içerisinde ise röntgen odası da yer alacak. Uzman doktorlar eşliğinde kaliteli bir hizmet verilmesi planlanıyor.</p>

<p><img alt="Mustafa Palancıoğlu" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/asli-84.png" width="1200" /></p>

<h2><strong>KAYSERİ’DE KAÇ TANE DİŞ HASTANESİ VAR?</strong></h2>

<p>Kayseri merkezde, Nimet Bayraktar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi, Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi olmak üzere iki ana hastane bulunuyor.</p>

<p>Nimet Bayraktar Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’ne bağlı bulunan birden fazla diş hastanesi halkın hizmetine açılmıştı. Açılan bu hastaneler ise,” İldem Semt Polikliniği, Danişment Semt Polikliniği, Talas Bahçelievler Semt Polikliniği ve OSB(Organize Sanayi Bölgesi) Semt Polikliniği adı altında vatandaşlara hizmet veriyor.</p>

<p>Kayseri mahallerinde bulunan diş hastanelerinin yanı sıra Kayseri ilçelerinde de hizmet veren diş poliklinikleri bulunuyor.</p>

<h2><strong>KAYSERİ İLÇELERİNDE BULUNAN DİŞ HASTANELERİ</strong></h2>

<p>Develi Dr. Ekrem Karakaya Devlet Hastanesi, Bünyan Devlet Hastanesi, İncesu Arif-İsrafil-Yusuf Uçurum Devlet Hastanesi, Yahyalı, Pınarbaşı, Tomarza ve Yeşilhisar Devlet Hastaneleri olmak üzere 7 adet diş hastanesi bulunuyor.</p>

<h2><strong>DİŞ HASTANELERİNDEN NASIL RANDEVU ALABİLİRİM?</strong></h2>

<p>Vatandaşlar, üniversite hastaneleri için( Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi ) , Erciyes Diş Randevu sistemini kullanarak randevu alabilirler. Üniversite hastaneleri dışındaki merkezlerden randevu almak isteyen hastalar ise ALO 182 Çağrı merkezinden veya MHRS üzerinden randevularını oluşturabilirler.</p>

<h2><strong>SELÇUKLU DİŞ HASTANESİNE NASIL GİDEBİLİRİM?</strong></h2>

<p>Selçuklu mahallesinde hizmete açılması beklenen diş hastanesine ulaşım ise araştırılan konular arasında oldu. Bu hastaneye gitmek isteyen vatandaşlar Kayseri Cumhuriyet Meydanı baz alındığında otobüs ile 25-30 dakikalık yolculuk ardından hastaneye ulaşabilirler. Cumhuriyet Meydanı’ndan Selçuklu mahallesinde hizmete açılacak olan hastaneye gitmek isteyen vatandaşların 35 numaralı otobüs hattını kullanmaları gerekiyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>1HA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseride-yeni-dis-hastanesi-hizmete-acilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/asli-85.png" type="image/jpeg" length="81225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri’de hastanelerde kriz: Personel eksikliği alarm veriyor!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseride-hastanelerde-kriz-personel-eksikligi-alarm-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseride-hastanelerde-kriz-personel-eksikligi-alarm-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de üniversite hastanelerinde yaşanan personel eksikliği krize dönüştü. Türkiye Sağlık-İş Sendikası Şube Başkanı Soner Salcanlıer, sağlık çalışanlarının tükenme noktasına geldiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Haber - Kayseri’de sağlık alanında yaşanan personel eksikliği her geçen gün büyürken, özellikle üniversite hastanelerinde ortaya çıkan tablo endişe verici boyutlara ulaştı. Türkiye Sağlık-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı Soner Salcanlıer, sağlık çalışanlarının ağırlaşan çalışma koşulları ve artan iş yükü nedeniyle tükenme noktasına geldiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>'Artık Açık Bir Kriz'</strong></h2>

<p>Sağlık sektöründeki personel yetersizliğinin ciddi bir krize dönüştüğünü ifade eden Salcanlıer, sorunun görmezden gelinemeyeceğini vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Üniversite hastanelerinde yaşanan personel eksikliği artık görmezden gelinecek bir sorun değil, açık bir krizdir. Sağlık emekçilerinin omuzlarına yüklenen bu ağır yük her geçen gün artmakta; çalışanlar fiziksel olarak tükenirken, psikolojik olarak da çöküşe sürüklenmektedir. Personeller artık her haftaya belirsizlik ve kaygıyla başlamaktadır. Hangi mesai saatlerinde çalışacaklarını, hangi bölümlere bakacaklarını bilmeden göreve gelen sağlık emekçileri, düzensiz ve plansız çalışma koşullarına mahkûm edilmektedir. Bugün gelinen noktada 3 kişinin yapması gereken işin 1 kişiye yüklenmesi, ne vicdani ne de sürdürülebilir bir durumdur"</p>

<h2><strong>Çalışma Koşulları Ağırlaşıyor</strong></h2>

<p>Artan iş yükü ve düzensiz mesai saatlerinin sağlık çalışanlarını hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorladığını belirten Salcanlıer, mevcut şartların çalışan sağlığını tehdit ettiğini ifade etti.</p>

<p>Salcanlıer, açıklamasının devamında sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Artan iş yükü, bitmeyen mesailer ve yetersiz kadro; sağlık çalışanlarını adeta nefessiz bırakmaktadır. Bu şartlar altında meslek hastalıklarının artması, tükenmişliğin derinleşmesi ve iş barışının bozulması kaçınılmazdır. Buna rağmen yaşanan mobbing, baskı ve adaletsiz uygulamalar kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Sağlık emekçilerini bu koşullarda çalışmaya zorlamak, hem çalışanlara hem de topluma yapılan bir haksızlıktır. Bu düzen sürdürülebilir değildir"</p>

<h2><strong>Sağlık Sistemi İçin Kritik Uyarı</strong></h2>

<p>Yaşanan sorunların yalnızca çalışanları değil, sağlık hizmetlerinin kalitesini de doğrudan etkilediğini vurgulayan Salcanlıer, yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Sağlık sisteminin sürdürülebilirliği için personel eksikliğinin giderilmesinin zorunlu olduğunu belirten Salcanlıer, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p>“Sağlık hizmetinin kalitesi, o hizmeti sunan emekçilerin sağlığına ve huzuruna bağlıdır. Personel eksikliğinin derhal giderilmesi, çalışma koşullarının insani hale getirilmesi ve çalışan haklarının eksiksiz korunması artık bir tercih değil, acil bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki; sağlık sistemini ayakta tutanlar sağlık emekçileridir. Onların yok sayıldığı, yıpratıldığı bir sistemin ayakta kalması mümkün değildir"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Kurum Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseride-hastanelerde-kriz-personel-eksikligi-alarm-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-20t094440050.jpg" type="image/jpeg" length="49100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı harekete geçti: Yüzlerce ürün toplatılıyor!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakanligi-harekete-gecti-yuzlerce-urun-toplatiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/saglik-bakanligi-harekete-gecti-yuzlerce-urun-toplatiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı denetimler kapsamında 16 kozmetik ürününün sağlık riski taşıdığı ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) 2026 yılı Ocak-Şubat-Mart raporu sonucunda ortaya çıkan veriler kozmetik ürünlerini kullananları endişelendirdi. Çıkan son durum neticesinde 16 ürünün sağlık riski taşıdığı ortaya koyuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kozmetik ve biyosidal ürünlere yönelik gerçekleştirilen kapsamlı denetimler, halk sağlığını tehdit eden ciddi sonuçları ortaya koydu. Yapılan incelemelerde yüzlerce ürünün mevzuata aykırı olduğu belirlenirken, önemli bir kısmının doğrudan sağlık riski taşıdığı tespit edildi.</p>

<p><img alt="kozmetik ürünleri" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-15t095519032.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>886 Kozmetik Ürünün Büyük Bölümü Uygunsuz</strong></h2>

<p>Yetkili kurumlar tarafından yapılan denetimlerde toplam 886 kozmetik ürün incelendi. Bu ürünlerden 684’ünün standartlara uygun olmadığı belirlendi. Denetim sonuçlarına göre 16 ürünün doğrudan sağlık riski taşıdığı, 668 ürünün ise teknik düzenlemelere aykırı olduğu ortaya çıktı.</p>

<p>Tespit edilen uygunsuzluklar nedeniyle firmalara toplam 33 milyon 521 bin 611 lira idari para cezası uygulandı.</p>

<h2><strong>Biyosidal Ürünlerde de Risk Büyük</strong></h2>

<p>Kozmetik ürünlerin yanı sıra, özellikle günlük hayatta sıkça kullanılan biyosidal ürünler de mercek altına alındı. El dezenfektanları ve antibakteriyel sıvı sabunların da dahil olduğu denetimlerde 43 ürün incelendi.</p>

<p>Bu ürünlerden 13’ünün sağlık açısından risk taşıdığı belirlenirken, 19 ürünün de mevzuata aykırı olduğu tespit edildi. Uygunsuz bulunan ürünler piyasadan toplatılarak imha edildi. Ayrıca bu kapsamda 4,7 milyon lira idari para cezası kesildi.</p>

<h2><strong>Cilt Hasarına Yol Açabilir</strong></h2>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Nurten Saydan, denetim sonuçlarının endişe verici olduğunu vurguladı. Saydan, özellikle denetimsiz satış kanallarına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Kozmetik ürünler, doğrudan ciltle temas ettiği için, uzun vadede alerjik reaksiyonlara, cilt hasarı ve hastalıklarına, kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle güvenilirliği ve etkinliği bilimsel ve yasal denetimlerden geçmiş ürünlerin tercih edilmesi hayati önem taşıyor. Yani vatandaşlar internet, pazar yeri, sosyal medya gibi denetimsiz kanallar üzerinden satılan kozmetik ürünlerden uzak durmalı. İnternette satılan birçok kalitesiz ve sahte ürün, tüketicilerin sağlığını tehdit ediyor. Üretim yerlerinde, internet, TV, radyo gibi tüm mecralarda yapılan denetimlerin kararlılıkla devam etmesi ve eczane dışında satılan bu ürünlerin kontrol altına alınması, toplum sağlığını korumak için kritik önem taşıyor. Vatandaşların, kozmetik ürünlerin cazip reklamlarına aldanıp bilinçsizce tüketim yapmasının önüne geçmek için Sağlık Bakanlığı’nın sıkı denetimleri ve caydırıcı cezaları şart"</p>

<h2><strong>Denetimsiz Satış Kanallarına Dikkat</strong></h2>

<p>Uzman isimler özellikle internet ve sosyal medya üzerinden satılan kozmetik ürünlerin büyük risk taşıdığına dikkat çekiyor. Denetimden geçmemiş ürünlerin kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtilirken, tüketicilerin yalnızca güvenilir ve onaylı ürünleri tercih etmesi gerektiği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/saglik-bakanligi-harekete-gecti-yuzlerce-urun-toplatiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-15t095457190.jpg" type="image/jpeg" length="66158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kritik uyarı: Bu nezle Türkiye’nin yüzde 20’sini etkisi altına aldı!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/uzmanindan-kritik-uyari-bu-nezle-turkiyenin-yuzde-20sini-etkisi-altina-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/uzmanindan-kritik-uyari-bu-nezle-turkiyenin-yuzde-20sini-etkisi-altina-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, saman nezlesinin Türkiye’nin yüzde 20’sini etkilediğini söyleyerek, vatandaşlara uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Devlet Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Barış Şapcı, Türkiye’de milyonlarca kişiyi etkileyen alerjik rinitin (saman nezlesi) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü belirterek vatandaşları uyardı. Şapçı, hava kirliliği ve kentsel yaşamın artması sebebiyle son yıllarda giderek yaygınlaşan bu hastalık hakkında bilinçlenmenin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Burun kaşıntısı hapşırık gibi belirtilerin olabileceğini söyleyen Barış Şapcı, "Bazı hastalarda baş ağrısı, nefes darlığı ve koku alma bozuklukları da görülebiliyor. Hastaların önemli bir kısmı yılın neredeyse yarısında şikâyet yaşıyor. Bu durum günlük yaşamı, uyku düzenini ve iş verimini olumsuz etkiliyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Saman Nezlesi 2" class="detail-photo img-fluid" height="872" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/saman-nezlesi-2.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>‘POLİKLİNİK KONTROLLERİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR’</strong></h2>

<p>Hastalığın oluşumunda genetik yatkınlık, aile öyküsü, sigara dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve alerjenlerle temasın etkili olduğunu ifade eden Barış Şapcı, polenler, ev tozu akarları, mantarlar ve hayvan tüylerinin en sık karşılaşılan alerjenler arasında olduğunu söyledi. Tedavide önceliğin alerjenden korunmak olduğunu belirten Şapcı, "Medikal tedavi, immünoterapi ve bazı durumlarda cerrahi yöntemler uygulanabiliyor. Düzenli poliklinik kontrolleri, hastalığın takibi açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sizin Hastalığınız</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/uzmanindan-kritik-uyari-bu-nezle-turkiyenin-yuzde-20sini-etkisi-altina-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/saman-nezlesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="85808"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri’nin yeni ses bahçesi açıldı!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayserinin-yeni-ses-bahcesi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayserinin-yeni-ses-bahcesi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Tacettin Veli Mahallesi’nde açılan Ses Bahçesi İşitme Merkezi, 16 yıllık deneyime sahip uzman kadrosuyla işitme sağlığı alanında hizmet vermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ses Bahçesi İşitme Merkezi, Kayseri’de düzenlenen törenle kapılarını vatandaşlara açtı. Tacettin Veli Mahallesi’nde bulunan bir iş merkezinde gerçekleştirilen açılış törenine ilgi yoğun oldu. İşitme sağlığı alanında hizmet verecek olan merkez, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimiyle dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>16 Yıllık Tecrübe Kendi Kliniklerinde Hayat Buldu</strong></h2>

<p>İşletmeciliğini Odyometri teknikerleri Pembegül Özbek Bozkurt ve Seda Ertekin’in yaptığı merkez, 16 yıllık mesleki birikimin ardından kuruldu.</p>

<p>Açılışta konuşan işletme sahipleri, yıllardır edindikleri tecrübeyi artık kendi kliniklerinde vatandaşların hizmetine sunacaklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="ses bahçesi" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/42af2048-b8ce-41b5-8899-f85c0872b6dd-1.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>'Hayatın Seslerine Bir Bahçe Ayırdık'</strong></h2>

<p>Ses Bahçesi İşitme Merkezi’nin sloganı olan “Hayatın seslerine bir bahçe ayırdık” anlayışıyla yola çıktıklarını belirten işletme sahiplerinden Pembegül Özbek Bozkurt, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Odyometri teknikeriyim, 2010 yılında Erciyes Üniversitesi Odyometri bölümünden mezun oldum ve arkadaşım Seda ile birlikte 16 yıldır işitme sektöründe yer almaktayız. İşitme sektöründe bulunmuş olduğumuz pozisyonda daha fazla artık kendimize yer edinmek amacıyla iş yerimizi açmaya karar verdik. Ses Bahçesi İşitme Merkezi olarak bundan sonra vatandaşlarımıza hizmet vereceğiz. Şu anda kliniğimizde hastalarımıza işitme cihazı uygulamaları yapıyoruz. İşitme kaybı olan hastalarımız öncelikle KBB doktoruna muayene olup odyo testinden geçtikten sonra raporlarıyla birlikte bizlere gelip firmamıza başvuru yaptıktan sonra biz cihaz uygulaması yapıyoruz. Cihaz uygulamamızın ardından hastamızda gerekli işlemleri tamamlayıp, cihazını teslim edip hayata bağlanmasını sağlıyoruz. Hastalarımıza cihaz denemelerimizi elimizdeki işitme testimizin raporlaması sonucunda denemelerimizi yapıyoruz. Kişiye özel kulak kalıplarımızla birlikte işitme cihazımızı deneme yapıyoruz. Bilgisayar ortamında ayarlayıp hastamızın duymasını sağlıyoruz”</p>

<h2><strong>Kişiye Özel İşitme Çözümleri Sunuluyor</strong></h2>

<p>Merkezde, işitme kaybı yaşayan bireyler için kişiye özel çözümler sunuluyor. Uzman ekip tarafından yapılan testler ve analizler doğrultusunda hastalara uygun cihazlar belirlenerek uygulama süreci titizlikle yürütülüyor.</p>

<p>Bilgisayar destekli ayarlamalar ve kişiye özel kulak kalıpları sayesinde hastaların yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>'Kayseri’ye Hayırlı Olsun'</strong></h2>

<p>İşletme sahiplerinden Seda Ertekin ise açılışta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“16 yıldır bu sektördeyiz. Arkadaşım Pembegül ile birlikte yeni bir yol almaya karar verdik. Tacettin Veli Mahallesi’nde bulunan bir iş merkezinde hizmet vermekteyiz. Dilerim ki hastalarımız buradan huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir şekilde ayrılır. Kliniğimiz Kayseri’ye hayırlı olsun”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>1HA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayserinin-yeni-ses-bahcesi-acildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-11t155534057.jpg" type="image/jpeg" length="77092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu rakam verdi: Bir yılda 365 bin sağlık elçisi yetiştirildi]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/bakan-memisoglu-bir-yilda-365-saglik-elcisi-yetistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/bakan-memisoglu-bir-yilda-365-saglik-elcisi-yetistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu bir yıl önce ders vermeye başlayan Sağlıklı Hayat Akademisi ile ilgili yaptığı açıklamada dev bir sağlık elçisi kadrosu yetiştirildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Memişoğlu, X hesabından yaptığı paylaşımda, bir yıl önce ilk dersini vermeye başlayan Sağlıklı Hayat Akademisini hatırlattı. Memişoğlu, öğretmenlerden muhtarlara, taksicilerden kuaförlere kadar toplumun her kesimini eğitimleriyle buluşturduklarını vurguladı.</p>

<h2><strong>65 BİN ÖĞRENCİ EĞİTİMİ TAMAMLADI</strong></h2>

<p>Memişoğlu şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"81 ilimizde yürüttüğümüz çalışmalarla bugüne dek 300 bin vatandaşımız ve 65 bin öğrencimiz eğitimlerini başarıyla tamamlayıp saha elçimiz oldu"</p>

<p>Bu alanda çalışmalarını daha da ilerleterek ve mahalleye ulaşmak istediklerini ifade eden Bakan Memişoğlu, şu sözlerle konuşmasına devam etti:</p>

<p>"Sizleri uzmanlarımızla tanışmak ve sağlıklı bir hayata adım atmak için en yakın Sağlıklı Hayat Merkezimize davet ediyorum. Kendi sağlığınızın elçisi olun, sağlıklı bir geleceği el birliğiyle inşa edelim"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Sağlık Elçisi" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/saglik-elcisi.png" width="1200" /><br />
<strong>SAĞLIKLI HAYAT AKADEMİSİNDE HANGİ EĞİTİMLER VAR?</strong></h2>

<p>Kronik hastalık yönetimi<br />
Kanserde erken teşhis ve tarama<br />
Bağımlılıkla mücadele<br />
Fiziksel aktivite yönetimi<br />
Ağız ve diş sağlığı<br />
Ruh sağlığı<br />
Akılcı ilaç kullanımı<br />
Sağlıklı yaş alma<br />
İlk yardım konularında sertifikalı eğitimler</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/bakan-memisoglu-bir-yilda-365-saglik-elcisi-yetistirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/memisoglu.png" type="image/jpeg" length="99987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Banyoda bu eşyaları saklamayın! Sağlığınızı tehdit eden 11 kritik hata]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/banyoda-bu-esyalari-saklamayin-sagliginizi-tehdit-eden-11-kritik-hata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/banyoda-bu-esyalari-saklamayin-sagliginizi-tehdit-eden-11-kritik-hata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatımızın önemli bir kısmı banyoda geçiyor. Ortalama olarak her gün yaklaşık 30 dakika kullandığımız bu alan, kişisel bakım rutinimizin merkezi konumunda. Ancak uzmanlara göre birçok kişi, farkında olmadan bazı eşyaları banyoda saklayarak hem sağlığını hem de kullandığı ürünlerin ömrünü riske atıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nemli ve sıcak ortamlar; bakteri, küf ve zararlı mikroorganizmaların hızla çoğalmasına neden olur. Bu nedenle bazı ürünlerin banyoda tutulması ciddi sorunlara yol açabilir. İşte banyoda kesinlikle bulundurmamanız gereken 11 eşya:</p>

<p><strong>1. Sabun</strong><br />
Kalıp sabunlar suya sürekli maruz kaldığında hızla erir ve bakteri birikimine zemin hazırlar. Sabunu duş dışında, delikli bir sabunlukta saklamak en doğru yöntemdir.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (11)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-11.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>2. Makyaj Fırçaları</strong><br />
Nemli ortamlar, makyaj fırçalarında bakteri ve küf oluşumunu hızlandırır. Temizledikten sonra kuru ve havadar bir yerde, dik şekilde muhafaza edilmelidir.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (10)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-10.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>3. Parfüm</strong><br />
Sıcaklık ve nem, parfümün kimyasal yapısını bozarak kokunun kalitesini düşürür. Parfümlerin serin ve kuru bir ortamda saklanması gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (9)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-9.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>4. Havlu</strong><br />
Islak havlular banyoda bakteri üretir. Uzmanlar, havluların en fazla 3 kullanımdan sonra yıkanmasını ve tamamen kurutulmasını öneriyor.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (8)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-8.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>5. Jilet ve Tıraş Makineleri</strong></p>

<p>Banyo buharı jiletlerin paslanmasına neden olur. Bu da ciltte tahriş ve kesik riskini artırır. Kullanım sonrası kuru bir yerde saklanmalıdır.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (7)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-7.jpg" width="1200" /><br />
<strong>6. El ve Cilt Kremleri</strong><br />
Nemli ortamlar kremlerin içine bakteri girmesine neden olabilir. Bu durum ciltte akne ve tahrişe yol açabilir. Kremleri kuru çekmecelerde saklamak daha güvenlidir.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (6)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-6.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>7. Takılar</strong><br />
Banyo nemi, takıların oksitlenmesine ve kararmasına neden olur. Özellikle altın dışındaki metaller bu durumdan daha hızlı etkilenir.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (5)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-5.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>8. Telefon</strong><br />
Banyoda telefon kullanımı hem hijyen hem de cihaz sağlığı açısından risklidir. Nem, elektronik parçalara zarar verebilir.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (4)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-4.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>9. Bornoz</strong><br />
Nemli bornozlar bakteri ve kötü koku üretir. Kullanım sonrası iyi havalanan bir alanda kurutulmalıdır.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (3)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-3.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>10. İlaçlar</strong><br />
Isı ve nem, ilaçların etkisini azaltabilir hatta bozabilir. İlaçların serin ve kuru bir yerde saklanması gerekir.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (2)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-2.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>11. Diş Fırçası</strong><br />
Tuvalet sifonu çekildiğinde bakteriler havaya yayılır ve diş fırçasına bulaşabilir. Diş fırçası tuvaletten uzak ve kuru bir alanda tutulmalıdır.</p>

<p><img alt="Banyoda Bulunmaması Gereken (1)" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyoda-bulunmamasi-gereken-1.jpg" width="1200" /><br />
<br />
Sonuç: Banyoda Depolama Alışkanlıklarınızı Gözden Geçirin Banyonuz ne kadar temiz görünse de, nem ve sıcaklık birçok ürün için uygun değildir. Bu nedenle doğru saklama alışkanlıkları edinmek hem sağlığınızı korur hem de eşyalarınızın ömrünü uzatır. Küçük değişikliklerle daha hijyenik ve güvenli bir yaşam alanı oluşturabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/banyoda-bu-esyalari-saklamayin-sagliginizi-tehdit-eden-11-kritik-hata</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/banyo.jpg" type="image/jpeg" length="12359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'den korkutan uyarı: Gece uykusunda bağıranlar dikkat!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/kayseriden-korkutan-uyari-gece-uykusunda-bagiranlar-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/kayseriden-korkutan-uyari-gece-uykusunda-bagiranlar-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi'nde gündeme getirilen parkison kanseri  hakkında yapılan dikkat çekici açıklamada hastalığın ilerleyerek görülme sıklığının arttığı dile getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, Dünya Parkinson Günü kapsamında parkinson kanseri hakkında dikkat çeken açıklama yaptı. </p>

<h2><strong>Rüyada Bağırma-Çağırma İşareti</strong></h2>

<p>ERÜ Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada; "Parkinson hastalığının son 30 yılda görülme sıklığında artış oldu. Ayrıca genç yaşta ortaya çıkan Parkinson hastalarının sayısı da artış göstermektedir. Hastalık özellikle tek taraflı istirahatte ortaya çıkan el veya bacak titremesine eşlik eden hareketlerde yavaşlama şeklinde ortaya çıkmaktadır. Erkek cinsiyette biraz daha sık görülmektedir. Kabız olmak, koku almada azalma, depresyon ve gece uykuda-rüyada bağırıp-çağırma olması hastalık ortaya çıkmadan yıllar öncesinde görülebilecek işaretlerdir" dedi.</p>

<p><img alt="erciyes üniversitesi sağlık" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/aw679297-01-2.jpg" width="1000" /></p>

<h2><strong>'Tedavi Reçetesi Özel Olmalıdır'</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Murat Gültekin, "Parkinson hastalığı için çok sayıda ilaç seçeneği vardır. Hastaların tedavi olmak için bu alanda tecrübeli hekimleri tercih etmesi önerilir. Her Parkinson hastasının kendine has özel bir formu vardır. Bazı hastalarda hastalık yavaş ilerlerken, bazılarında hızlı ilerleyebilir veya bazı hastalarda non-motor keşifleri daha çok probleme neden olabilir. Bu yüzden her Parkinson hastasının tedavi reçetesi ona özel olmalıdır" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>'3 Farklı Tedavi Yöntemi Daha Bulunuyor'</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Gültekin, "İlaç dışı tedaviler arasında 3 farklı tedavi yöntemi daha bulunmaktadır. Bunlar; apomorfin cilt altı infüzyon tedavisi, Beyin pili ve Levodopa İntestinal jel tedavisidir. ERÜ Tıp Fakültesi Gevher Nesibe Hastanesi Nöroloji Kliniğimizde bu tedavi hizmetleri de uygun olan hastalara sunulmaktadır. Beyin pili tedavisi her Parkinson hastası için uygun olmaz. Maalesef bu konuda toplumda-hastalar arasında büyük oranda yanlış bilgiler mevcuttur. Beyin pili tedavisi olmak isteyen veya bu konuda bilgi almak isteyen hastalar Parkinson konusunda uzman (Hareket bozukluğu uzmanı-Nörolog) hekimlere-nöroloji merkezlerine başvurmalıdır. Çünkü beyin pili tedavisi için uygun olmayan parkinson hastalarına, yanlış teşhis edilmiş Parkinson benzeri hastalık (Progresif Supranükleer Palsi, Multi Sistem Atrofi, Lewy cisimcikli Demans, Kortikobazal Dejenerasyon vb.) olan hastalara maalesef bu tedavinin verildiğini ve hastaların da memnun kalmayıp şehir şehir dolaştıklarını görüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Hastalığın Şiddetini Azaltan Detayı Açıkladı</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Murat Gültekin, "Parkinson hastaları uygun ilaç tedavisiyle birlikte devamlı uygun olan fizik tedavi yaparsa hastalığın şiddetinde azalma olduğu bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. Bu yüzden her hastanın kendine göre bir fizyoterapi egzersizi uygulaması gerekmektedir" dedi.</p>

<p>Program, Prof. Dr. Murat Gültekin’in hastalardan gelen soruları cevaplandırılmasıyla son buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/kayseriden-korkutan-uyari-gece-uykusunda-bagiranlar-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-09t124018843.jpg" type="image/jpeg" length="37332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile hekimliğinde flaş değişiklik! Kurallar sil baştan yazıldı]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/aile-hekimliginde-flas-degisiklik-kurallar-sil-bastan-yazildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/aile-hekimliginde-flas-degisiklik-kurallar-sil-bastan-yazildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Uygulama Yönetmenliğinde değişikliğe gidildi. Yeni düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yenilenen yönetmelikte, aile sağlığı merkezlerinin kamuya ait sağlık kuruluşları olduğu ifade edildi. Hizmet sunulan mekânlara ilişkin asgari fiziki koşullar, hizmet ihtiyaçları doğrultusunda güncellendi. Ayrıca, aile hekimliği birimleri tarafından ortak kullanılan malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğu netleştirildi.</p>

<p>Bunun yanında, hizmet sunumu sırasında ihtiyaç halinde temin edilen ve hâlihazırda kullanılan tıbbi cihazlar ile sarf malzemeleri daha ayrıntılı şekilde listelendi; asgari tıbbi cihaz ve malzeme kapsamı da bu doğrultuda güncellendi.</p>

<p><img alt="aile hekimliği" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-09t113144651.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Aile Hekimliği Uygulamasında Personel İstihdamı Teşviki</strong></h2>

<p>Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edilecek. Aile hekimi olarak görev yapmakta iken askerlik veya doğum nedeniyle uygulamadan ayrılmak zorunda kalan hekimlerin uygulamaya dönmek istediklerinde öncelik hakları bulunacak. Bu öncelik hakkının kullanımı sırasında yönetmelik hükmünün farklı şekilde yorumlanması neticesinde uygulama farklılıkları görüldüğünden bu hakkın kullanımı için şartlar detaylı olarak açıklanacak ve öncelik hakkının kullanımı için başvuruya yeterli süre tanınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sağlıkta Şiddete Yeni Düzenleme</strong></h2>

<p>Hem sağlık çalışanını korumak hem de vatandaşın hizmet alımını engellememek amacıyla; şiddet durumunda vatandaşın aile hekimi kayıt değişikliğinin öncelikle farklı bir aile sağlığı merkezine yapılması, ikametgahına yakın farklı aile sağlığı merkezi yok ise aynı aile sağlığı merkezindeki başka bir aile hekimliği biriminin seçileceği hususu yönetmelikte düzenlendi.</p>

<h2><strong>İlk Üç Ayda Tamamlanması Zorunlu Oldu</strong></h2>

<p>Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecinin hızlandırılması için tüm aile hekimliği çalışanlarının bu süreçte aldığı temel eğitimleri uygulamaya geçişten sonra da alabilmesine imkan sağlanacak; ancak birinci aşama uyum eğitimlerini kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde tamamlaması zorunluluğu getirilecek. Yönetmelikte ayrıca, Sağlık Bakanlığı'na ait Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'nin kullanımına ve bu sisteme geçiş sürecine ilişkin düzenlemeye yer verildi.</p>

<h2><strong>Her Beş Hekim İçin İlave Oda Bulunması Şartı </strong></h2>

<p>Aile sağlığı merkezlerinde birim sayısına göre oluşturulan "aşılama ve bebek/çocuk izlemleri odası" ile "gebe izlem ve üreme sağlığı odası" kriterlerinde düzenleme yapılarak her dört hekim için değil, her beş hekim için ilave oda bulunması şartı getirildi. Uygulamada sıklıkla oda sayısının fazla olduğu ve bu odaların kullanılmadığı gözlemlendiğinden bu odaların "aile hekimliği birimi" olarak sisteme katkı sunmasının sağlanması amaçlanacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/aile-hekimliginde-flas-degisiklik-kurallar-sil-bastan-yazildi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/haber-gorsell-2026-04-09t113210684.jpg" type="image/jpeg" length="44855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi'nden 7 Nisan Dünya Sağlık Günü için kritik açıklama!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/doc-dr-muhammet-kizmaz-7-nisan-dunya-saglik-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/doc-dr-muhammet-kizmaz-7-nisan-dunya-saglik-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Şehir Hastanesi’nde görev yapan Doç. Dr. Muhammet Kızmaz 7 Nisan Dünya Sağlık Günü'ne ilişkin değerlendirmelerde  bulundu. Muhammet Kızmaz, “ Herkes aile hekimi ile iletişim halinde olmalı” diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Kliniğinde Eğitim Görevlisi olarak görev yapan Doç. Dr. Muhammet Kızmaz rutin kontrollere dikkat çekti. Kızmaz, herkesin aile hekimiyle irtibatta olması gerektiğini vurguladı. Bunun yanı sıra rutin kontrollere gidilmesinin önemini belirtti. Sağlık çalışanlarının hedefi ise mevcut hastalıklar ve oluşabilecek hastalıkların da en erken şekilde tespit edilerek tedavi edilmesi yönünde olduğunu ifade etti.</p>

<p>7 Nisan Dünya Sağlık Günü çerçevesinde açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Muhammet Kızmaz sözlerine şu şekilde devam etti. Kızmaz, “Öncelikle sağlık ne demek ondan başlayabiliriz. Sağlık, vücudun sadece bedensel olarak hasta olmama hali değil, ruhsal ve sosyal olarak da tam bir iyilik halidir. Çok kıymetli bir şeydir. Kıymeti yıllardır anlatılır. Halk arasında ‘halk arasında muteber bir nesne olmaya devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’ Kanuni Sultan Süleyman'ın meşhur beytinde de anlattığı gibi, parayla güçle hiçbir şeyle elde edilemeyecek bir şey sağlık" dedi.</p>

<p>Sözlerine devam eden Kızmaz ,"Bizim de sağlık çalışanları olarak temelde amacımız, sağlıksızlığı hiç yaşamamak, sağlığımızı hiç kaybetmemek. Bunun için önemli olan koruyucu sağlık hizmetleri, tabi buradaki koruyucu sağlık hizmetlerinde sağlık sistemi ne kadar gelişirse gelişsin asıl iş, kişilerin bireysel olarak kendine düşmekte. Düzgün uyku, yeme standartlarına düzgün uymak, fiziksel aktivite, spor, stres yönetimi bunlar sağlığı kaybetmemek için çok önemli. Haricinde yine de sağlığımızda bozulmalar gelişebilir. Bunun için rutin taramalarımız var” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Doç. Dr. Muhammet Kızmaz" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/kayseri-yolunda-otomobiller-birbirine-girdi-10.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>PROFESYONEL OLARAK DESTEK VERMEKTEYİZ</strong></h2>

<p>Aile hekimiyle iletişimde olmanın önemini vurgulayan Doç. Dr. Muhammet Kızmaz kötü alışkanlıkları olan vatandaşlara da tavsiyelerde bulundu. Kızmaz, kötü alışkanlıkların yanı sıra uyku düzenine de dikkat çekti. Uyku düzeni bozuk olan herkesin uyku düzeni oluşturmaları gerektiğini ifade etti. Dr. Kızmaz sözlerine, “Şimdi sağlık bu kadar kıymetliyken kendi elimizle, özellikle sigara içenlere söylemek istiyorum. Yani bebeklerin yanında, gebelerin yanında sigara içiyorlar. Hem kendi sağlıklarına zarar, hem de daha küçücük yavruların sağlıklarına ciddi bir zarar. Burada yapılması gereken sağlıktan konuşmuşken, ilk yapılacak şey sigara içenlerin sigarayı bırakmasıdır. Alkol kullananların alkolü bırakmasıdır. Kötü alışkanlıklar, düzensiz uykusu olanlar, düzenli uyku hayatına geçmeleridir. Kayseri Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği'nde sigara bırakma polikliniğimiz var. Profesyonel olarak destek vermekteyiz” diye devam etti.</p>

<h2><strong>BÖLGEMİZDE ÇOK GENİŞ TANI VE TEDAVİ GÜCÜNE SAHİBİZ</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Muhammet Kızmaz, sağlığın kıymetinin maalesef kaybedilince anlaşıldığını belirtti. Dr. Muhammet Kızmaz, Kayseri Şehir Hastanesi’nin çok geniş tanı ve tedavi gücüne sahip olduğunu ifade etti. Kızmaz, bütün hastalık ve sağlık sorunlarının tedavisi için bölgedeki en güçlü hizmeti verdiklerini, hastaların da her türlü sorunlarla hastaneye gelebileceklerini ve aile hekimliği kliniğindeki poliklinikten sağlık taramalarını yaptırabileceklerini söyledi. Kızmaz son olarak, her yaştan her hastanın istediği zaman randevu almadan gelebileceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/doc-dr-muhammet-kizmaz-7-nisan-dunya-saglik-gunu</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 18:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/kayseri-yolunda-otomobiller-birbirine-girdi-10.jpg" type="image/jpeg" length="60288"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu yiyecekleri sakın buzdolabına koymayın!]]></title>
      <link>https://www.kayserihaber.com/bu-yiyecekleri-sakin-buzdolabina-koymayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kayserihaber.com/bu-yiyecekleri-sakin-buzdolabina-koymayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bazı yiyecekler buzdolabına girince sağlık açısından büyük tehdit oluşturuyor. Peki, hangi yiyecekler buzdolabında saklanmamalı, tüm detaylar haberimizde…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Buzdolabına giren bazı yiyeceklerin yapısı değişiyor. Yapısı değişen bu yiyecekler sağlığımızı riske atıyor. Hepimizin buzdolabında bulunan bu yiyeceklerin bir an önce çıkarılması gerekiyor. Peki, bu yiyecekler hangileri?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bu Yiyecekleri Sakın Buzdolabına Koymayın!</strong></h2>

<p>Özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte bütün meyve ve sebzeler buzdolabına konuyor. Domates başta olmak üzere patates, soğan, sarımsak, zencefil, muz, avokado, bal, ekmek, kahve, zeytinyağı ve ananas mango gibi tropikal meyvelerde buzdolabında yerini alıyor. Bu yiyeceklerin dolaptan acilen çıkarılması gerekiyor.</p>

<p><img alt="Sağlık" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://denizpostasicom.teimg.com/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/kayseri-yolunda-otomobiller-birbirine-girdi-6.jpg" width="1200" /></p>

<h2><strong>Yiyecekleri Nerede ve Nasıl Muhafaza Etmeliyiz?</strong></h2>

<p>Buzdolabında saklanan bu yiyecekler ( domates, patates, soğan, sarımsak, muz, avokado, bal, ekmek, kahve, zeytinyağı ve tropikal meyveler) soğuk ve nemli ortamlarda yapıları bozuluyor. Buzdolabına konulduklarında ise bilinenin aksine raf ömrü azalıyor. Kısa sürede küflenen yiyecekler sağlığı tehdit ediyor. Bu yiyecekleri sağlıklı bir şekilde saklamanın yoluysa oda sıcaklığında, kuru ve karanlık bir ortamda muhafaza etmekten geçiyor.</p>

<h2><strong>Yiyeceklerin Yapısı Nasıl Etkileniyor?</strong></h2>

<p>Hemen hemen herkesin buzdolabında muhafaza ettiği domatesin soğuk hava ve nemli ortamlara duyarlı olması sebebiyle dokusu yumuşuyor. Dokusu yumuşayan domates eski vitaminlerini kaybederek sağlıksız hale geliyor. Soğuk havada nişastası şekere dönüşen patateste buzdolabına koyulmaması gereken ürünler arasında yer alıyor. Aynı zamanda bu durum patatesin kısa sürede bozulmasına yol açıyor. Soğan ve sarımsak ise nemli ortam nedeniyle yumuşayarak kısa sürede küfleniyor.</p>

<p>Uzun süre tazeliği korunmak istenen ekmeğin de buzdolabından çıkarılması gerekiyor. Balın içinde bulunan şekerde soğukla birlikte kristalleşerek tadını kaybediyor. Sağlıklı yağlar arasında bulunan zeytinyağı ise buzdolabına konmaması gereken ürünler arasında bulunuyor. Zeytinyağı soğuğun etkisiyle donuyor ve yapısı değişerek sağlıklı kategorisinden çıkıyor.</p>

<p>Yiyeceklerin yanı sıra yemeklerinde saklama koşulları dikkat çekiyor. Her yemek ikinci defa ısıtılarak tüketilemiyor. Bunların başındaysa hayvansal gıdalardan yapılan yemekler geliyor. Tavuk ve içerisinde yumurta bulunan yemeklerin ikinci defa ısıtılmaması konusunda uyarılar yapılıyor. İkinci defa ısıtılan hayvansal gıdalar bakteri üretimine sebep oluyor.</p>

<p>Birden fazla ısıya maruz bırakılmaması gereken yemekler arasında sulu yemeklerin vazgeçilmezi olan pirinç pilavı da yer alıyor. Ispanak, mantar ve patates de bu kategoride bulunuyor. Özellikle içerisinde nitrat bulunan yeşil sebzeler ısıtıldığında, nitrat nitrite dönüşerek kanser riskini arttırıyor.</p>

<h2><strong>Yemekleri Güvenli Olarak Nasıl Tüketebiliriz?</strong></h2>

<p>Pişirilen yemeklerin hemen tüketilmesi gerekiyor. Artan yemeklerin ise oda sıcaklığında en fazla 2 saat kalması gerekiyor. İkinci defa yenecek olan yemeğin ya ısıtılmadan ya da en az 70 dereceye kadar eşit şekilde ısıtılarak tüketilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Kalan yemekleri muhafaza etmekte merak edilen konular arasında yer alıyor. Yemekleri saklamanın en ideal yolu paslanmaz çelik, cam veya seramik kaplardan geçiyor. Bakır ve alüminyum kapların ise oksitlenme yapabileceği için kesinlikle kullanılmaması gerektiği yönünde uyarılar yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Doğal sağlık</category>
      <guid>https://www.kayserihaber.com/bu-yiyecekleri-sakin-buzdolabina-koymayin</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kayserihabercom.teimg.com/crop/1280x720/kayserihaber-com/uploads/2026/04/2026/04/kayseri-yolunda-otomobiller-birbirine-girdi-5.jpg" type="image/jpeg" length="58531"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
