Yeniçağ’da yer alan habere göre; Türkiye’de hayat pahalılığı ve artan işletme giderleri iş dünyasının ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Açıklanan resmi veriler ile piyasadaki fiyatlar ve işletmelerin maliyetleri arasındaki makas da tartışmaları beraberinde getiriyor. Perakende sektörünün deneyimli ismi Abdullah Kiğılı, açıklanan %30'luk enflasyon oranının piyasa gerçeklerini yansıtmadığını ve işletmelerin mevcut koşullarda ayakta kalmakta zorlandığını dile getirdi.
‘YÜZDE 30’LA SATARSANIZ KAPILARI 2 SENEDE KAPATIRSINIZ’
Resmi rakamlara tepki gösteren Kiğılı, kârlılık hesaplarının açıklanan oranlar üzerinden yapılmasının işletme giderlerini karşılamaya yetmediğini belirtti. Perakendecilerin yalnızca kira ve maaş yükünün %30'u bulduğunu vurgulayan Kiğılı, “Devlet geçen hafta enflasyonu yüzde 30 olarak açıkladı. Siz yüzde 30 karla mal satarsanız, hiç para kazanamıyorsunuz. Siz inanıyor musunuz %30 enflasyona? Yüzde 30'la satarsanız, kapıları 2 senede kapatırsınız. 40’la, 50 ile de kurtaramazsınız. Bugün genel giderler, sadece kira ve maaşlar yüzde 30. İstediğin kadar kar etmeye kalkarsan, malın pahalanıyor. O zaman da malını satamıyorsun" dedi.
YÜKSEK MALİYET, DÜŞEN TALEP
Kiğılı’nın açıklamaları, perakendecilerin karşı karşıya olduğu temel bir ikilemi de gözler önüne seriyor: Bir yanda kira, personel, enerji ve lojistik gibi sürekli artan işletme giderleri; diğer yanda ise bu maliyetleri karşılamak için yapılan zamların tüketici talebini düşürmesi.
Fiyat artışlarının müşteri kaybına yol açtığını belirten Kiğılı, %40 ya da %50 seviyesindeki kâr marjlarının dahi mevcut ekonomik şartlarda işletmeleri kurtarmaya yetmeyebileceğinin altını çizdi. Sektör temsilcilerine göre; açıklanan resmi veriler genel fiyat artışlarını ölçmeye çalışsa da işletmelerin sektörel, bölgesel ve sözleşmeye bağlı gerçek harcamaları açıklanan oranların çok üzerinde seyrediyor.




