Adana'nın Seyhan ilçesinde 2 Mayıs'ta meydana gelen ve iki gencin yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin davada verilen tahliye kararı ailelerin tepkisini çekti. Ters yönde ilerlerken motosiklete çarpan ve 0,65 promil alkollü olduğu belirlenen otomobil sürücüsü Şahin K., yaklaşık 5,5 aylık tutukluluğun ardından serbest bırakıldı.
Kararın ardından hayatını kaybeden gençlerin yakınları, 5 Ocak Meydanı'nda bir araya gelerek tahliyenin yeniden değerlendirilmesini istedi.
TERS YÖNDEN GELEN OTOMOBİL 2 GENCİN SONU OLDU
Kaza, 2 Mayıs gecesi Seyhan ilçesi Bey Mahallesi Şehit Asteğmen Kemal Yüzgeç Bulvarı'nda yaşandı. Şahin K.'nin kullandığı 34 YAN 34 plakalı otomobil, ters yönde ilerlediği sırada Ferdi Dağparçası (21) yönetimindeki 01 ARJ 825 plakalı motosiklete çarptı.
Çarpmanın etkisiyle savrulan motosiklet alev alırken, Ferdi Dağparçası ve beraberindeki Hasan Emre Ayan (22) hayatını kaybetti. Kazanın güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı.
Olay sonrası gözaltına alınan otomobil sürücüsü Şahin K.'nin 0,65 promil alkollü olduğu tespit edildi. Adliyeye sevk edilen sürücü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
5,5 AY SONRA TAHLİYE KARARI ÇIKTI
Kazayla ilgili açılan davanın üçüncü duruşmasında mahkeme, bilirkişi raporunda asli kusurlu olduğu belirtilen Şahin K.'nin tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Yaklaşık 5,5 ay cezaevinde kalan sürücü tahliye edilirken, davanın bir sonraki duruşması 15 Ocak'a ertelendi.
Tahliye kararına tepki gösteren aileler ve yakınlarından oluşan yaklaşık 150 kişi, 5 Ocak Meydanı'nda toplandı. Hayatını kaybeden gençlerin fotoğraflarını ve 'Adalet istiyoruz' yazılı dövizleri taşıyan kalabalık, kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi.
"BU OLAYI SIRADAN BİR TRAFİK KAZASI OLARAK GÖREMİYORUZ"
Aileler adına konuşan ve kazada oğlu Hasan Emre Ayan'ı kaybeden İbrahim Ayan, olayın yalnızca bir trafik kazası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada, iki yiğidini kaybetmiş, evlatlarının hayalleriyle birlikte kendi umutları da yarım kalmış, iki ailenin acısını yüreğinde taşıyan bir baba olarak duruyorum. Ben bir din adamıyım. Rabbimin takdirine teslimiyet gösteririm. Ancak şunu da çok iyi bilirim ki insanın sorumluluğunu ortadan kaldıran bir anlayışı yoktur. Herkes yaptığı eylemlerin ve aldığı kararların sorumluluğunu taşımalıdır. Bugün yaşanan olaya bir trafik kazası deniliyor. Ancak biz, evlatlarını kaybetmiş aileler olarak olayın oluş şekli ve dosyadaki bilirkişi raporlarında yer alan tespitler nedeniyle bunun sıradan bir trafik kazası olarak değerlendirilmesini kabul etmekte zorlanıyoruz."

"KUSURUN YÜZDE 100 ARAÇ SÜRÜCÜSÜNE AİT OLDUĞU TESPİT EDİLDİ"
Kazanın oluş şekline ve bilirkişi raporlarına dikkat çeken Ayan, tahliye kararının yeniden değerlendirilmesini isteyerek şöyle konuştu:
"Evlatlarımıza çarpan aracın sürücüsünün alkollü olduğu, mahalle arasında aşırı hız yaptığı ve şerit ihlalinde bulunduğu yönündeki iddiaların ve dosyada yer alan tespitlerin bütün yönleriyle değerlendirilmesini istiyoruz. Çarpmanın etkisiyle motosikletin alev aldığı ve yaklaşık 51 metre sürüklendiği belirtilmektedir. Kendi evladını kendi elleriyle yıkayıp kefenleyen, onu son yolculuğuna uğurlayan ve toprağa veren bir baba için bundan daha ağır ne olabilir? Bir annenin evladından, bir babanın gözünün nurundan ayrılması hangi kelimelerle anlatılabilir? Bilirkişi raporlarında, motosiklet sürücülerinin kendi şeritlerinde ilerledikleri, kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı ve olayda kusurun yüzde 100 araç sürücüsüne ait olduğunun tespit edildiği ifade edilmektedir."


"ÇOCUKLARIMIZIN HAYALLERİ YARIM KALDI"
Evlatlarını geri getirecek hiçbir cezanın olmadığını ancak adaletin sağlanmasını beklediklerini dile getiren İbrahim Ayan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Çocuklarımızın gerçekleştireceği hayaller vardı fakat hepsi yarım kaldı. Hiçbir ceza onları geri getiremez. Ancak, adaletin yerini bulması, geride kalan ailelerin yüreklerine bir nebze su serpecektir. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, hiçbir ayrıntının göz ardı edilmemesini ve kararın somut deliller doğrultusunda verilmesini istiyoruz. Biz, evlatlarımızın haklarının hukuk çerçevesinde aranmasını, dosyadaki tespitlerin titizlikle incelenmesini ve adaletin eksiksiz tecelli etmesini istiyoruz."
Açıklamanın ardından aileler ve yakınları slogan atarak meydandan olaysız şekilde ayrıldı.




