Hacı Bektaş-ı Veli Kültür ve Dayanışma Derneği ve Vakfı Başkanı Sadık Genç, gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Gezi parkı olaylarında hayatını kaybeden 12 gencin alevi olmasının tesadüfi olmadığını düşündüklerini belirten Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: “2 Temmuz’da Sivas’a gittik, biliyorsunuz orada çoğunluğu aydın olan insanlarımız yakılarak öldürüldü. Bu acıyı da orada hissettik, orada Madımak oteli önünde acılı annelerinin hala gözyaşlarını gördük. Hala acıların dinmediğini gördük. Aynı şekilde Gezi parkı olaylarında da hayatını kaybeden gençlerin 12’sinin de Alevi olmasının bir tesadüfi olmadığını düşünüyoruz, bu çünkü bilime ve mantığa aykırı. Özellikle Okmeydanı’nda vurularak öldürülen Uğur Kurt’un ölümü tam bir facia! Neden diye soracak olursanız, polis aracına Molotof kokteyli atılmış, ağzı yüzü bağlı kişiler tarafından. Şunu belirtmek gerekir ki Alevilerin hiç birisi eylemlere ağzını yüzünü bağlayarak gitmez. Ağzı, yüzü açık biçimde eylem alanına gider, demokratik taleplerini yerine getirir ve işine döner. Biz bunların provakatif eylemler olduğuna inanıyoruz. İki adım ötede duran ve Molotof kokteyli atan kişiye araç içerisinden inen polis memuru o kişiye ateş etmiyor, dönüyor bu tarafa ve 800 metre ötede cenazesini bekleyen sivil bir vatandaşa ateş açarak ölümlüne neden oluyor. Bizlere ulaşan savcılık raporları doğru ise eğer şu söyleniyor, mermi dört duvardan sekiyor ve gidiyor Uğur Kurt’u öldürüyor! Bu bir kere fizik kurallarına aykırı. Bunların biz tamamen bilinçli yapıldığına inanıyoruz. Kerbela’dan Sivas’a kadar neden aleviler öldürülüyorsa bu çocuklarımızda o bakımdan öldürüldü. Ama bu son sürecin farklı bir durumu var o da şudur, Orta Doğu’yu karıştıran Işid diye bir örgüt var ve bunun amacı nedir, kimler tarafından destekleniyor gibi soruların tamamına aldığımız cevaplar hep spekülatif cevaplar olduğundan, mezhep çatışması çıkarmak isteyenler Türkiye’yi de hedeflerinden hiç uzaklaştırmıyorlar. Amaçları Türkiye’de de mezhep çatışması çıkarmaktır. Atatürk bundan tam 90 yıl önce Türkiye halkını uyardı, ‘Bir gün gelecek Orta Doğu’da mezhep çatışmaları çıkarılmaya çalışılacak, bu Türkiye’ye de sıçrayacak ve bunların yerli işbirlikçileri de olacak ama aziz Türkiye Halkı bunları da def etmeyi bilecektir’ gibi bir ifadesi var. Bugün baktığımız zaman yaşanan olaylar tamamen bu yönde ama unutulmasın ki Alevi toplumu devletine, milletine, Toplumuna bağlı insanlardır, asla devletiyle karşı karşıya gelmez, asla b.ölücü bir eylemin faaliyetin içinde olmaz. Oynanan oyunlar tutmayacaktır. Çünkü Kayserili aleviler oynanan bu oyunlara alet olmayacaklardır.”
Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığının açıklandığı gün Alevi federasyonlarının ‘Biz karşıyız’ açıklamasını doğru bulmadıklarını ve Kayseri Cem Evinde mini bur kurultay gerçekleştirdiklerini ifade eden Genç, şunları söyledi: “Alevilerde biat kültürü yoktur. Yani ben Dernek Başkanı olarak çıkacağım, gideceğim Ekmeleddin beye oy verin ya da şuna oy verin diyeceğim ve herkeste ona uyacaktır diye bir kültür bizlerde yok. Herkes okumuş, yazmış, çizmiş, aydın, entelektüel birikimi olan insanlardır ve vakıf halleriyle karar verirler. Dolayısıyla Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığının açıklandığı gün Federasyonların, ‘Biz buna oy vermeyiz’ demelerini doğru bulmadığımı ifade ettim. Çünkü daha tanımıyorduk ve diğer adaylar belli değildi. Yani ilk açıklamayı Alevi Federasyonlarının yapmasını, üstelik bileşenlerini hiç danışmadan, (200’ye yakın bileşeni ve şubesi var) hiç kimsenin görüşü alınmadan yapılan ‘Biz karşıyız’ açıklamasını doğru bulmadığımı ifade ettim. Biz Kayseri’de şöyle bir şey yaptık, bununla ilgili bir mini kurultay yaptık, bütün danışma meclisi üyelerimizle birlikte yeni cem evimizde diğer üyelerimizle birlikte bu konuda görüş alış verişinde bulunuldu. Herkes kürsüden serbest biçimde görüşlerini ifade etti, tartıştık ve çok güzel bir kurultay gerçekleştirmiş olduk. Orada şöyle bir sonuç çıktı, orada konuşanların hepsi Ekmeleddin İhsanoğlu’na destek verilmesi gerektiğini, bunun gerekçesinin Selahattin Demirtaş’ın kazanma şansının olmadığını, Tayyip Erdoğan’ın da Alevilere bakış açısının net olduğunu, dolayısıyla çaresiz biçimde beğensek de beğenmesek de Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy verilmesi gerekitğini, verilmeyecek oyların da Tayyip Erdoğan’a yarayacağını, kurultaya katılanların tamamına yakınının bu doğrultuda düşündüğümüzü belirtmek isterim. Biz partiler üstüyüz ve kurumumuzu partilerden uzak tutmaya özen gösteriyoruz.”





