CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, üretici ile market fiyatları arasındaki farkın giderek büyüdüğünü belirterek tarımda fiyat zincirinin alarm verdiğini söyledi. Haziran ayında birçok üründe üretici fiyatları gerilerken market fiyatlarının yükseldiğine dikkat çeken Genç, artan üretim maliyetlerine rağmen çiftçinin daha düşük gelir elde ettiğini, vatandaşın ise daha pahalıya alışveriş yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, tarım ürünlerinde yaşanan fiyat hareketlerinin üretici ile tüketici arasındaki dengenin tamamen bozulduğunu söyledi. Haziran ayında çileğin üretici fiyatı yüzde 7,5 gerilerken market fiyatının yüzde 81 arttığını belirten Genç, yeşil fasulyede üretici fiyatının yüzde 25,4 düştüğünü, buna karşın market fiyatının yüzde 11,2 yükseldiğini ifade etti. Limonun üretici fiyatında yüzde 30,4'lük düşüş yaşanmasına rağmen market fiyatının değişmediğini hatırlatan Genç, son bir yılda gübre fiyatlarının yüzde 78'e, mazotun ise yüzde 31,5'e varan oranlarda arttığını vurguladı.
"Çiftçi yüksek maliyetle üretim yapıyor, ürününü daha ucuza satıyor; vatandaş ise aynı ürünü daha pahalıya almak zorunda kalıyor" diyen Genç, sorunun üreticide ya da esnafta değil, üretimden tüketime kadar uzanan zinciri yönetemeyen anlayışta olduğunu dile getirdi.
Kiraz Hasadında Tarım İşçilerinin Sorunlarını Dinledi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte Niğde'nin Ulukışla ilçesine bağlı Beyağıl Köyü'nde kiraz hasadı yapan kadın tarım işçileriyle bir araya gelen Aşkın Genç, sahada dinledikleri ifadelerin açıklanan verilerin arkasındaki gerçeği ortaya koyduğunu söyledi.
Hasat edilen kirazların İngiltere'ye ihraç edildiğini ve "krala giden kirazlar" arasında yer aldığını aktaran Genç, bahçede çalışan kadınların günlük 2 bin lira yevmiye aldıklarını belirterek şu sözlerini paylaştı:
"Gidip bir lokantaya keyfimize veya zevkimize bir şey alıp yiyip içme yok bizde. Lokantanın 'L'sini bilmiyoruz. Böyle sıkacağız. Ekmek paramız yetecek mi bugün, ay başına yettiriyor muyuz, mutluyuz."
Genç, "Bir yanda dünyanın farklı ülkelerine ihraç edilen, en kaliteli ürünleri üreten emekçiler; diğer yanda ay sonunu getirme hesabı yapan tarım işçileri var. Tarımdaki sorunları yalnızca rakamlarla değil, sahada dinlediğimiz bu cümlelerle de görmek gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"Üretici İle Tüketici Arasındaki Makas Her Geçen Gün Açılıyor"
Tarım sektöründe üretici ile tüketici arasındaki fiyat dengesinin giderek bozulduğunu söyleyen Genç, mevcut tablonun hem çiftçiyi hem de vatandaşı aynı anda mağdur ettiğini belirtti.
Üreticinin birçok üründe daha düşük fiyatla satış yapmak zorunda kaldığını, buna rağmen market raflarında fiyatların yükseldiğini ya da yeterince gerilemediğini ifade eden Genç, bunun tek bir kesimle açıklanamayacağını, tarım ve gıda zincirinin bütüncül şekilde yönetilememesinden kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu dile getirdi.
Genç, "Bugün ortaya çıkan tablo gösteriyor ki çiftçi daha ucuza satıyor, vatandaş ise daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Bu tablo ne üreticinin ne de tüketicinin lehinedir. Üretimden sofraya uzanan süreçte akaryakıt, enerji, işçilik, depolama, lojistik ve finansman gibi pek çok maliyet bulunuyor. Elbette bunlar göz ardı edilemez. Ancak bütün bu sürecin sağlıklı yönetilememesi hem üreticiyi hem de vatandaşı mağdur eden bir fiyat yapısı oluşturuyor." dedi.
"Çilek Üreticide Ucuzladı, Markette Yüzde 81 Zamlandı"
Haziran ayında en dikkat çekici fiyat hareketlerinden birinin çilekte yaşandığını belirten Aşkın Genç, çileğin üretici fiyatının bir ay içinde yüzde 7,5 gerileyerek kilogramda 46 lira 50 kuruştan 43 liraya düştüğünü söyledi.
Buna karşın market fiyatının aynı dönemde yüzde 81 artarak 91 liradan yaklaşık 165 liraya yükseldiğini belirten Genç, "Üreticinin daha az kazandığı bir dönemde vatandaşın aynı ürüne çok daha fazla ödeme yapmak zorunda kalması, fiyat oluşum sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.
Yeşil Fasulyede De Fiyat Farkı Büyüdü
Benzer tablonun yeşil fasulyede de yaşandığını belirten Genç, üretici ile tüketici arasındaki fiyat makasının giderek açıldığına dikkat çekti.
Genç, yeşil fasulyede üreticinin kilogram satış fiyatının 62 liradan 46 lira 25 kuruşa gerileyerek yüzde 25'in üzerinde düştüğünü, buna rağmen market fiyatının 146 liradan 162 liraya yükseldiğini belirterek, "Çiftçi daha düşük gelir elde ederken vatandaş daha yüksek bedel ödüyor. Bu tablo, fiyat zincirinin bütün aşamalarının daha şeffaf ve etkin şekilde izlenmesini zorunlu kılıyor." dedi.
Limon Ve Maydanozda Da Benzer Tablo
Aşkın Genç, yalnızca birkaç üründe değil, farklı ürün gruplarında da benzer eğilimlerin görüldüğünü belirtti.
Limonun üreticide yüzde 30'un üzerinde ucuzlamasına rağmen market fiyatının neredeyse hiç değişmediğini söyleyen Genç, maydanozda ise üreticinin eline geçen fiyatın yüzde 15'in üzerinde gerilemesine karşın market fiyatının arttığını ifade etti. Bu örneklerin yaşanan sorunun tekil değil, yapısal olduğunu gösterdiğini dile getirdi.
"Karpuzda Üretici Yarı Yarıya Kaybetti"
Yaz aylarının önemli ürünlerinden karpuzda da üreticinin ciddi gelir kaybı yaşadığını belirten Genç, vatandaşın ise bu düşüşü aynı ölçüde hissedemediğini söyledi.
Karpuzun üretici fiyatının bir ayda yüzde 54,8 gerileyerek 20 lira 75 kuruştan 9 lira 38 kuruşa düştüğünü ifade eden Genç, market fiyatındaki gerilemenin ise yüzde 22,3 ile sınırlı kaldığını belirtti.
"Üreticide yaşanan büyük değer kaybının tüketici fiyatlarına aynı ölçüde yansımaması üzerinde düşünülmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor." dedi.
"Çiftçi Ağır Maliyet Baskısı Altında Üretim Yapıyor"
Fiyat hareketlerinin yalnızca satış aşamasıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Genç, üretim maliyetlerindeki artışın çiftçi üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını söyledi.
Son bir yılda amonyum sülfat gübresinin yaklaşık yüzde 78, amonyum nitratın yüzde 72, kompoze gübrenin yüzde 46, mazotun yüzde 31,5, besi yeminin yüzde 31 ve süt yeminin ise yüzde 29 oranında arttığını belirten Genç, "Çiftçi böylesine ağır maliyetlerle üretim yaparken ürününü daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kalıyor. Böyle bir denklem sürdürülebilir değildir." ifadelerini kullandı.
"Sorun Sistemi Yönetemeyen Anlayışta"
Üretimden tüketiciye uzanan zincirde yer alan hiçbir kesimin tek başına hedef gösterilemeyeceğini vurgulayan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, asıl sorunun tarım ve gıda piyasasını düzenleyecek etkin politikaların hayata geçirilememesi olduğunu söyledi.
"Bugün üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor. Nakliyeci, hal esnafı, pazarcı ve perakendeci de yükselen enerji, akaryakıt, kira ve işçilik giderleriyle karşı karşıya. Dolayısıyla sorunu tek bir kesime yüklemek doğru değildir. Asıl sorun, bütün bu süreci dengeleyecek, fiyat oluşumunu şeffaflaştıracak ve hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyacak politikaların hayata geçirilememesidir." diyen Genç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Türkiye'nin ihtiyacı, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, vatandaşın da uygun fiyatla gıdaya ulaşabildiği adil bir tarım düzenidir. Çiftçinin kazanamadığı, vatandaşın uygun fiyata gıdaya ulaşamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Tarımda yaşanan bu tablo kader değil; doğru planlama, etkin denetim ve tutarlı ekonomi politikalarıyla çözülebilecek bir yönetim sorunudur."





