Dünyanın önde gelen yatırım bankaları Goldman Sachs ve Citigroup tarafından yayımlanan son analizler, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni aksaklıkların petrol fiyatlarında sert hareketlere neden olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre, bölgedeki gelişmeler yalnızca enerji sektörünü değil, küresel enflasyon ve ekonomik büyüme beklentilerini de doğrudan etkileyebilir.

HÜRMÜZ BOĞAZI PETROL ARZI İÇİN KRİTİK NOKTA

Goldman Sachs’ın değerlendirmesine göre, Hürmüz Boğazı’nda yeniden tırmanabilecek gerilim deniz taşımacılığını yavaşlatırsa Orta Doğu’daki petrol arzının normale dönmesi beklenenden daha uzun sürebilir. Banka analistleri, son haftalarda üreticilerin kapatılan bazı kuyuları yeniden devreye almaya başladığını ancak sevkiyat tarafında yaşanabilecek sorunların bu toparlanmayı sekteye uğratabileceğini belirtiyor.

Petrol piyasasının en önemli geçiş noktalarından biri olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak olası bir kesinti, küresel arz zincirini doğrudan etkileyebilecek riskler arasında gösteriliyor.

Petrol

BASRA KÖRFEZİ’NDE ÜRETİM HALA ESKİ SEVİYELERİNE ULAŞAMADI

Goldman Sachs’ın paylaştığı verilere göre Basra Körfezi’ndeki ham petrol üretimi haziran ayında savaş öncesi dönemin günlük yaklaşık 10,5 milyon varil altında kaldı. Bu tablo, üretimde toparlanmanın başladığını gösterse de sürecin halen kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.

Banka, bölgedeki mevcut görünümün hem üretim hem de sevkiyat açısından belirsizlik taşıdığına dikkat çekerken, yaşanacak her yeni gerilimin piyasadaki dengeleri yeniden değiştirebileceğini vurguladı.

TANKER SALDIRILARI RİSKİ BÜYÜYOR

Analizde dikkat çeken başlıklardan biri de tanker güvenliği oldu. Son saldırılar sonrası Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik risk algısının yükseldiği belirtilirken, birçok armatörün bölgeden geçiş konusunda daha temkinli hareket ettiği ifade edildi.

Goldman Sachs verilerine göre saldırılar sonrasında Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatı normal seviyelerin yaklaşık yüzde 70’ine kadar geriledi. Boğazın yeniden açılmasının ardından ilk günlerde sevkiyatın savaş öncesi seviyelerin yüzde 80’inin üzerine çıktığı görülse de mevcut belirsizlik nedeniyle tam toparlanmanın henüz sağlanamadığı değerlendiriliyor.

PETROL FİYATLARINDA DÜŞÜŞ SENARYOSU MASADA

Citigroup ise yayımladığı son raporda daha farklı bir senaryoya dikkat çekti. Banka, jeopolitik tansiyonun düşmesi ve ABD ile İran arasında kalıcı bir uzlaşma sağlanması halinde Brent petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemde kademeli olarak gerileyebileceğini öngörüyor.

Satışlarda rekor kıran otomotiv devi 325 binden fazla aracını geri çağırdı!
Satışlarda rekor kıran otomotiv devi 325 binden fazla aracını geri çağırdı!
İçeriği Görüntüle

Rapora göre Brent petrolün 2026 yılının üçüncü çeyreğinde ortalama 75 dolar seviyesinde işlem görmesi beklenirken, yılın son çeyreğinde ortalama fiyatın 70 dolara gerilemesi tahmin ediliyor. Banka, 2027 yılı genelinde ise ortalama Brent petrol fiyatının 65 dolar seviyesine kadar düşebileceği görüşünü paylaştı.

Ancak Citigroup, bu beklentinin gerçekleşebilmesi için ABD ile İran arasında nihai bir anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına sorunsuz şekilde açık kalmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Benzinlik

WASHINGTON-TAHRAN GERİLİMİ PİYASALARI SARSTI

Son günlerde Washington ile Tahran arasında yeniden yükselen tansiyon enerji piyasalarında fiyat hareketlerini hızlandırdı. Karşılıklı saldırılar ve ateşkesin geleceğine ilişkin belirsizlik, Brent petrolün kısa süreliğine yeniden 80 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına neden oldu.

ABD yönetiminin İran’ın petrol satışlarına yönelik muafiyeti kaldırması ve taraflar arasındaki geçici barışın sona erdiğine ilişkin açıklamalar da piyasalarda risk algısını artıran gelişmeler arasında yer aldı. Buna rağmen diplomatik temasların tamamen sona ermediği ve müzakerelerin devam edebileceği yönündeki mesajlar yakından takip ediliyor.

İKİ FARKLI SENARYO PİYASALARI BEKLİYOR

Goldman Sachs’a göre önümüzdeki süreçte iki temel senaryo öne çıkıyor. İlk senaryoda müzakerelerin sürmesi, gemi işletmecilerine güven verilmesi ve İran’ın petrol ihracatına yönelik yeni bir muafiyet sağlanması halinde Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatının temmuz sonuna kadar yeniden normal seviyelere yaklaşması bekleniyor.

Diğer senaryoda ise görüşmelerin başarısız olması ve tanker saldırılarının yeniden artış göstermesi durumunda küresel petrol akışının daha da zayıflayabileceği, bunun da enerji fiyatlarında sert dalgalanmaları beraberinde getirebileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, önümüzdeki haftalarda Hürmüz Boğazı’ndan gelecek haber akışının yalnızca petrol piyasası için değil, küresel finans piyasalarının genel yönü açısından da belirleyici olacağı görüşünde. Petrol arzındaki olası kesintiler, enerji maliyetlerinden enflasyona kadar birçok ekonomik göstergenin yeniden şekillenmesine neden olabilir.

Kaynak: Haber merkezi