Demans denildiğinde akla ilk gelen belirtiler arasında unutkanlık, isimleri hatırlayamama ve günlük işleri karıştırma yer alıyordu. Ancak uzmanlar, bu belirtiler ortaya çıktığında hastalığın beyinde uzun süredir ilerlediğini belirtti.

ERKEN TEŞHİS İLE HASTALIK YAVAŞLATILABİLİYOR

Beyindeki hücre kaybı, çoğu zaman sessiz ve fark edilmeden ilerliyordu. Bu nedenle hastalığın erken evrede yakalanması giderek daha kritik hale geldi. Erken teşhis sayesinde hastalığın ilerleyişi yavaşlatılabiliyor, bireyin bağımsız yaşam süresi uzatılabiliyordu.

BİLİM İNSANLARI YENİ ERKEN BELİRTİYİ ORTAYA KOYDU

Son yıllarda yapılan nörolojik çalışmalar, demansın hafıza kaybından çok daha önce farklı sinyaller verdiğini gösterdi. Bu sinyallerin başında ise koku alma duyusunda yaşanan zayıflama yer aldı.

Araştırmacılar, koku alma duyusunun beyinle olan doğrudan bağlantısı nedeniyle bu değişimin tesadüfi olmadığını belirtti. Koku duyusunda meydana gelen bozulmaların, beynin hafıza merkezlerinde başlayan hasarın erken yansıması olduğu ifade edildi.

KOKU VE HAFIZA ARASINDAKİ GÜÇLÜ BAĞ DİKKAT ÇEKTİ

Kokuların insan hafızasında bu kadar güçlü bir yer edinmesinin nedeni anatomik yapı ile açıklanıyordu. Görme ve işitme gibi duyular beyinde işlenmeden önce talamus adı verilen bir merkezden geçerken, koku alma duyusu bu süreci atlayarak doğrudan hipokampusa ulaşıyordu.

Hipokampus, hafıza ve duyguların yönetildiği en önemli bölgelerden biri olarak biliniyordu. Bu nedenle bir koku, yıllar öncesine ait bir anıyı aniden canlandırabiliyordu. Aynı bağlantı, nörolojik hastalıkların erken belirtilerinin de koku üzerinden ortaya çıkmasına neden oldu.

BEYİNDEKİ İLK HASAR KOKU MERKEZİNDE GÖRÜLDÜ

Uzmanlar, Alzheimer başta olmak üzere demans türlerinde beyinde zararlı protein birikimlerinin rol oynadığını belirtti. Özellikle tau proteinlerinin ilk olarak entorhinal korteks bölgesinde biriktiği tespit edildi.

Bu bölge, koku duyusunun işlendiği kritik merkezlerden biri olarak öne çıktı. Hücre kaybının burada başlaması, koku alma yetisinin erken dönemde zayıflamasına neden oldu. Bu durum, koku kaybının neden hafıza kaybından önce ortaya çıktığını açıkça ortaya koydu.

UZUN SÜRELİ ARAŞTIRMALAR RİSKİ ORTAYA KOYDU

Chicago Üniversitesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir çalışmada yüzlerce yetişkin yıllar boyunca takip edildi. Katılımcılara farklı kokular sunuldu ve bu kokuları tanıyıp tanıyamadıkları ölçüldü.

Elde edilen bulgular, koku alma duyusunda hızlı gerileme yaşayan bireylerde demans gelişme riskinin çok daha yüksek olduğunu gösterdi. Araştırma sonuçlarına göre bu riskin yaklaşık yüzde 89 oranında arttığı belirlendi.

Aynı bireylerde zamanla bilişsel performansın düştüğü, hafıza süreçlerinin yavaşladığı ve günlük yaşam becerilerinde gerileme yaşandığı gözlendi. Bu durum, koku duyusunun sadece bir his değil, aynı zamanda beyin sağlığının önemli bir göstergesi olduğunu ortaya koydu.

Burun Karistirmak Demansa Yol Aciyor

TANIDIK KOKULARIN KAYBI EN KRİTİK UYARI OLDU

Uzmanlar, burada en önemli ayrımın altını çizdi. Yeni veya alışılmadık kokuları ayırt edememek tek başına belirleyici kabul edilmedi. Asıl dikkat edilmesi gereken durumun, kişinin yıllardır tanıdığı kokuları algılayamaması olduğu belirtildi.

Günlük yaşamın içinde fark edilmeden ortaya çıkan bu değişimler, çoğu zaman göz ardı edildi. Ancak sürekli kullanılan bir parfümün, sabunun ya da kahvenin kokusunun hissedilmemesi önemli bir uyarı olarak değerlendirildi.

Bu tür belirtiler, beynin hafıza ile bağlantılı bölgelerinde başlayan bozulmanın dışa yansıması olarak kabul edildi.

YAŞ İLERLEDİKÇE RİSK DAHA DA ARTTI

Uzmanlar, koku duyusundaki değişimlerin özellikle ileri yaş grubunda daha dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Yaşlanma ile birlikte duyularda doğal bir azalma görülebiliyordu. Ancak ani ve belirgin kayıplar, nörolojik bir sorunun işareti olabiliyordu.

Bu nedenle yaşlı bireylerin günlük alışkanlıklarında meydana gelen küçük değişimlerin bile gözlemlenmesi gerektiği ifade edildi. Aile bireylerinin de bu süreçte dikkatli olması önerildi.

ERKEN FARK EDİLEN BELİRTİLER SÜRECİ YAVAŞLATTI

Bilim insanları, demansın tamamen ortadan kaldırılmasının henüz mümkün olmadığını ancak erken teşhis sayesinde sürecin önemli ölçüde yavaşlatılabildiğini belirtti.

Kayserispor’un ismi yine değişti! Kulübün tarihindeki 15’inci adı
Kayserispor’un ismi yine değişti! Kulübün tarihindeki 15’inci adı
İçeriği Görüntüle

Koku alma duyusundaki değişimlerin erken fark edilmesi, hastalığın başlangıç aşamasında müdahale edilmesine imkan sağladı. Bu da hastaların daha uzun süre bağımsız bir yaşam sürmesine yardımcı oldu.

Uzmanlar, basit görülen belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgularken, koku duyusundaki değişimlerin ciddiye alınmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi