Bildirgede Türkiye’nin ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasi alanlarda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğu ifade edilirken, çözüm olarak Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem vurgusu yapıldı.

CHP TBMM Grubu tarafından yayımlanan sonuç bildirgesinde, Türkiye’de yaşanan sorunların temelinde yürütme gücünün aşırı merkezileştiği ve TBMM’nin yasama ile denetim yetkisinin zayıflatıldığı mevcut yönetim anlayışının bulunduğu savunuldu.

Bildirgenin ilk bölümünde devlet yönetiminde milli egemenlik vurgusu yapılarak, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünün yalnızca anayasal bir ifade olmadığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kurucu kadroların millete bıraktığı önemli bir miras olduğu belirtildi.

YENİ Parti Melikgazi’de seçim başladı: Üyelerimiz sandık başında iradesini ortaya koyuyor!
YENİ Parti Melikgazi’de seçim başladı: Üyelerimiz sandık başında iradesini ortaya koyuyor!
İçeriği Görüntüle

CHP’den Güçlü Meclis Ve Parlamenter Sistem Vurgusu

Sonuç bildirgesinde TBMM’nin, yürütmenin kararlarını yalnızca onaylayan bir makam olmadığı, millet iradesinin temsil edildiği ve devletin yönünün belirlendiği temel kurum olduğu ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ortaya çıkan yetki yoğunlaşmasının ekonomik ve sosyal hayat üzerinde olumsuz sonuçlar oluşturduğu ileri sürülen bildirgede; hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk, eğitim, barınma, adalet ve güven sorunlarının yalnızca tek tek politika alanları olmadığı, aynı zamanda bir yönetim ve güven krizinin yansımaları olduğu değerlendirildi.

CHP’nin yayımladığı bildirgede, Türkiye’nin bu sorunlardan çıkış yolunun sistem değişikliğinden geçtiği belirtilerek, güçler ayrılığı, bağımsız yargı, güçlü Meclis, güçlü devlet ve güçlü demokrasi hedefleri sıralandı.

Bu kapsamda bildirgede;

Türkiye’nin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçmesi,

TBMM’nin yasama ve denetim yetkilerinin artırılması,

Başbakanlık ve hükümetin Meclis karşısında sorumlu olması,

Kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesi,

Bağımsız yargının güvence altına alınması gerektiği savunuldu.

Milli Ekonomi Ve Güçlü Sosyal Devlet Mesajı

CHP’nin Abant Değerlendirme Toplantısı sonuç bildirgesinde ekonomik politikalarla ilgili değerlendirmelere de yer verildi.

Milli egemenliğin ekonomik bağımsızlıkla tamamlanması gerektiği belirtilen bildirgede, Türkiye’nin üreten, istihdam oluşturan, çiftçisini ve sanayicisini destekleyen, gençlere gelecek sağlayan ve emeklileri yoksulluğa mahkum etmeyen bir ekonomik yapıya kavuşması gerektiği ifade edildi.

Kalkınma anlayışının merkezinde “üreten Türkiye” ve “güçlü sosyal devlet” hedeflerinin bulunduğu kaydedildi.

Temiz Siyaset Ve Bağımsız Yargı Çağrısı

Sonuç bildirgesinde siyasette şeffaflık, hesap verebilirlik ve liyakat ilkelerinin esas alınması gerektiği belirtildi.

Kamu kaynaklarının milletin emaneti olduğu ifade edilen bildirgede, siyasetin kişisel çıkar alanı değil, kamu hizmeti alanı olması gerektiği vurgulandı.

Bu doğrultuda Siyasi Ahlak Yasası’nın bütün siyasi partilerin ortak iradesiyle çıkarılması, çıkar çatışmalarının önlenmesi, mal varlığı denetiminin etkinleştirilmesi ve kamu gücünün kişisel menfaatler için kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi.

Yargının siyasi iktidarın değil adaletin güvencesi olması gerektiği belirtilen bildirgede, hukukun siyasi kimliklere göre değişmemesi gerektiği savunuldu.

Milli Dış Politika Vurgusu

CHP’nin sonuç bildirgesinde dış politikaya ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

Türkiye’nin dış politikada günlük siyasi hesapların üzerinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli çıkarlarını, güvenliğini ve bağımsızlığını esas alan, ortak akla dayalı milli bir dış politika anlayışına sahip olması gerektiği ifade edildi.

CHP’nin Hedefi: Güçlü Kurumlar Ve Güçlü Türkiye

Bildirgenin son bölümünde CHP’nin hedefleri arasında güçlü Meclis, güçlü Başbakanlık, bağımsız yargı, üreten ekonomi, güçlü sosyal devlet, temiz siyaset ve milli iradeye dayalı yönetim anlayışının bulunduğu belirtildi.

CHP’nin, toplumun tüm kesimlerini ortak vatan, ortak cumhuriyet ve ortak gelecek anlayışı etrafında buluşturmayı hedeflediği ifade edildi.

Siyasetin dört temel dayanağının ise temiz siyaset, bağımsız yargı, milli dış politika ve üreten Türkiye olduğu kaydedildi.

Sonuç bildirgesinde şu ifadeler yer aldı:

“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; kurumları güçlü, ekonomisi güçlü, demokrasisi güçlü, sosyal devleti güçlü ve dünyada kendi iradesiyle söz söyleyen güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti kurmaktır. Bizim için milli siyaset; milletimizin birliğini, Türkiye Cumhuriyetinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyetimizin temel değerlerini ve tam bağımsızlık idealini kararlılıkla savunmaktır. Türkiye’nin geleceğini kişiler değil, milletin iradesiyle güçlendirilmiş kurumlar belirlemelidir. Gücümüz, bundan 103 yıl önce olduğu gibi bugün de milletimizin azim ve kararlılığıdır. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

Kaynak: İHA