Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, 18 yaşından küçük çocukların bedenlerinde kalıcı değişiklik oluşturan dövme, piercing ve bazı estetik işlemlere yönelik önemli bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sundu. Hazırlanan düzenleme ile çocuklara yapılan bu tür müdahalelerin belirli şartlar dışında gerçekleştirilmesi halinde “kasten yaralama” suçu kapsamında değerlendirilmesi amaçlanıyor. Hazırlanan kanun teklifine göre, çocuklara tıbbi zorunluluk bulunmadan ya da yasal temsilcinin yazılı rızası olmadan gerçekleştirilen kalıcı müdahaleler suç sayılacak. Ayrıca yalnızca yazılı izin yeterli görülmeyecek; işlem sırasında çocuğun yasal temsilcisinin bizzat hazır bulunması şartı da aranacak.
Dövme yapanlara 3 yıla kadar hapis cezası
Teklif kapsamında; vücutta kalıcı iz bırakan, deri altına boya zerk edilmesi yoluyla yapılan dövme işlemleri, piercing uygulamaları ve botoks ile dolgu gibi estetik müdahaleleri gerçekleştiren kişiler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor.
Kanun teklifinin gerekçesinde çocukların gelişim sürecinde vücut bütünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekildi. Gerekçede şu ifadelere yer verildi:
"Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişim süreçleri dikkate alındığında, vücut bütünlüğünde kalıcı sonuç doğuran müdahaleler bakımından özel korunmaya ihtiyaç duydukları tartışmasızdır. Dövme, piercing, botoks, dolgu ve her türlü estetik müdahale, deri altına boya enjekte edilmesi veya vücut dokusunun delinmesi suretiyle gerçekleştirilen, kalıcı iz bırakan ve geri dönüşü güç nitelikteki işlemlerdir.
Çocukların gelişim süreçlerinde verdikleri geçici iradeye dayalı kararlar, ilerleyen yaşlarda telafisi zor durumlara, bu durumların yarattığı psikolojik sorunlara ve ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Ayrıca bu tür kalıcı müdahaleler, çocukların ileride icra etmek isteyebilecekleri askeri personel, emniyet mensubu, istihbarat uzmanı gibi belirli meslek gruplarına girişlerinde engel teşkil ederek yetişkinlik dönemlerinde hak kaybı yaşamalarına neden olmaktadır.
Mevzuatta çocukların vücut bütünlüğüne yönelik söz konusu müdahaleler açıkça ve özel bir yaptırıma bağlanmamıştır. Bu Kanun Teklifi ile çocuğun üstün yararı merkeze alınmakta, vücut dokunulmazlığına yönelik müdahalelerin sınırları netleştirilmekte, yasal temsilcinin rızası ve bizzat katılımı şart koşularak denetim mekanizması güçlendirilmekte, ticari ve mesleki faaliyet kapsamında işlenen fiiller bakımından caydırıcılık artırılarak kamu sağlığı güvence altına alınmaktadır."





