Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde devam eden Ebola salgınına ilişkin son durumu açıkladı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 2 Eylül’de yaptığı açıklamada salgının kayıtlara geçen en büyük ikinci Ebola salgını olduğunu söyledi. Ghebreyesus, vaka sayısının 6 bini, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 3 bini bulduğunu belirtti. Salgının 6 ilde 60 sağlık bölgesine yayıldığını ifade eden Ghebreyesus, özellikle bilinmeyen bulaşma zincirleri ve tedavi merkezleri dışında yaşanan ölümler konusunda uyarıda bulundu.
Salgın 6 ilde 60 bölgeye yayıldı
Salgının merkezinde Ituri eyaleti bulunuyor. DSÖ verilerine göre Ituri'deki vakalar toplam vakaların yaklaşık yüzde 85'ini, ölümler ise toplam can kaybının yaklaşık yüzde 88'ini oluşturuyor. Salgının bu kadar geniş bir alana yayılması, sağlık ekiplerinin temaslı kişileri belirlemesini ve bulaş zincirlerini takip etmesini zorlaştırıyor. DSÖ, özellikle henüz tespit edilemeyen bulaş zincirlerinin salgının kontrol altına alınmasını güçleştirdiğine dikkat çekiyor.
Ölümlerin tedavi merkezleri dışında olması endişelendiriyor
DSÖ'nün en önemli uyarılarından biri, Ebola nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin önemli bölümünün tedavi merkezleri dışında yaşamını yitirmesi. Bu durum, hastalığın teşhis edilmeden önce başka kişilere bulaşma ihtimalini artırıyor. Ayrıca cenazelerin güvenli şekilde defnedilmemesi de bulaş riskini yükseltebiliyor. Ghebreyesus, bazı ölümlerin daha önce belirlenen temaslı kişiler arasında bulunmayan kişilerde görülmesinin, bilinmeyen bulaş zincirlerinin hâlâ devam ettiğine işaret ettiğini belirtti. DSÖ'ye göre bu zincirlerin tamamının ortaya çıkarılması ve kırılması salgının kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.
330 tondan fazla yardım gönderildi
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki salgına yönelik uluslararası müdahale de sürüyor. DSÖ, KDC hükümeti, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) ve diğer kuruluşlarla birlikte çalışmalar yürütüyor. Salgın bölgesine 330 tondan fazla acil durum malzemesi gönderilirken, 300'den fazla uzman da çalışmalara destek veriyor. Sağlık ekipleri vaka tespiti, temaslı takibi, tedavi, laboratuvar çalışmaları ve güvenli defin uygulamalarına odaklanıyor.
Yeni aşılar için çalışmalar sürüyor
Salgında kullanılan tedavi ve aşı seçenekleri de DSÖ'nün gündeminde. Ghebreyesus, Bundibugyo virüsüne karşı geliştirilen iki yeni aşının İngiltere ve Kanada'da güvenlik denemelerinden geçirildiğini açıkladı. Zaire ebolavirüsüne karşı onaylanmış bir aşının bulunduğunu belirten Ghebreyesus, ancak bu aşının Bundibugyo virüsüne karşı etkili olup olmadığının henüz bilinmediğini söyledi. KDC'de ekim veya kasım aylarında yapılması planlanan çalışmalarla birlikte üç aşının da değerlendirilmesi için hazırlıklar sürüyor.
Türkiye için Ebola riski var mı?
DSÖ'nün mevcut değerlendirmesinde salgının en büyük riski Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve komşu ülkelerde görülüyor. Örgüt, KDC'deki riski çok yüksek, komşu ülkelerdeki riski yüksek olarak değerlendirirken, bölgesel ve küresel riski düşük olarak belirtiyor. Daha önce KDC kaynaklı ithal vakaların bazı ülkelerde görülmesi nedeniyle uluslararası seyahatler de yakından takip ediliyor. Mevcut veriler, Türkiye'de yaygın bir Ebola salgını olduğu anlamına gelmiyor. Ancak uluslararası seyahatler nedeniyle salgının gelişimi ve olası yeni vakalar sağlık otoriteleri tarafından takip ediliyor.
Ebola virüsü nedir?
Ebola, ciddi hastalığa ve ölüme yol açabilen viral bir hastalık. Virüs ilk kez 1976 yılında Sudan'ın Nzara ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Yambuku kentinde tespit edildi.
Hastalığın bulaşması temel olarak enfekte kişilerin kanı ve diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla gerçekleşiyor. Özellikle hastaların bakımı ve cenaze işlemleri sırasında bulaş riski artabiliyor.
Ebola geçmişte özellikle Batı Afrika'da büyük salgınlara yol açtı. **2014-2016 yılları arasındaki Batı Afrika salgınında 28 binden fazla vaka ve 11 binden fazla ölüm** bildirilmişti.
Bu salgını önemli hale getiren ne?
KDC'deki mevcut salgının dikkat çekmesinin birkaç nedeni bulunuyor. Birincisi, vaka ve ölüm sayılarının kısa sürede yüksek seviyelere ulaşması. İkincisi, salgının çok sayıda sağlık bölgesine yayılması. Üçüncüsü ise bazı hastaların ve ölümlerin daha önce belirlenen temas zincirlerinin dışında ortaya çıkması. Bu durum, sağlık ekiplerinin hastalığın bütün bulaş yollarını henüz tespit edemediği ihtimalini gündeme getiriyor. DSÖ'nün “kayıtlardaki en büyük ikinci salgın” değerlendirmesi de salgının büyüklüğünü ortaya koyuyor.
DSÖ'den kritik uyarı
DSÖ, salgının yalnızca KDC açısından değil, komşu ülkeler açısından da yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle bilinmeyen bulaş zincirlerinin tespit edilmesi, hastaların erken dönemde sağlık merkezlerine ulaştırılması ve güvenli defin uygulamalarının sürdürülmesi salgının kontrolü açısından önem taşıyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde Ebola salgını büyümeye devam ederken DSÖ'nün önceliği, mevcut bulaş zincirlerini ortaya çıkarmak ve yeni vakaların erken tespit edilmesini sağlamak. Vaka sayısının 6 bini, can kaybının ise 3 bini bulması, salgının ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.



