Kayserili Yazar Nevzat Aktaş, Erciyes Dağı’nın kendine özgü görüntüsünden ve kent hafızasında yer alan manevi değerlerden ilham alarak kaleme aldığı “Erciyes'ten Hikâyeler” kitabıyla okuyucularını farklı bir anlatıya taşıyor. Aktaş, Erciyes’i kitaplarında bir dağdan öte, hikâyelerin merkezinde yer alan canlı bir karakter olarak kurguladığını söyledi.

Erciyes, Hikâyelerin Başkahramanı Oldu

Kayserili Yazar Nevzat Aktaş, Erciyes Dağı'nın karakteristik yapısını kitaplara döktü.

Erciyes'i sadece bir dağ olarak değil, kitaplarında hikâyelerin başkahramanı olarak kurguladığını söyleyen Aktaş, "Erciyes'ten Hikâyeler, buranın çevresinde yaşamış, Kayseri'nin 7 tane kahramanı veya büyüğü diyebileceğimiz insanların hikâyesini anlatıyor. Erciyes'ten Hikâyeler olarak adlandırılmasının sebebi, bu 7 kişinin Erciyes'e benzetilerek ve yer yer hikâyeler de insan gibi olaylara karışarak hikâyeleri oluşturmasından ötürü bu şekilde adlandırıldı. Kızılören kasabasının çok ünlü ve büyük bir Alperen'i var. Alperen bildiğiniz gibi savaşçı din büyükleri anlamına gelmekte" diye konuştu.

Ercıyes Dagı Kıtap (1)

Aktaş şu ifadelere yer verdi:

"Selçuklular zamanında Anadolu'nun yurt edinilmesi sürecinde önemli görevler üstlenmiş Sultan Kılıç Aslan ile Haçlı savaşlarına katılmış büyük bir kahramanımızdır Omuzugürzlü Hazretleri. Efsaneleri hala dilden dile kasabamızın büyükleri arasında anlatılır ve yeni nesillere aktarılır. Bizlere de Omuzugürzlü hazretlerinin hikâyeleri çocukken çokça anlatılmıştı. Hafızamızda yer edinmiş ki sürekli Omuzugürzlü hazretlerinin hikâyesini yazma isteği vardı. Küçüklüğümde Erciyes Dağı'na baktığım zaman Omuzugürzlü hazretlerine çok benzetirdim. Erciyes, Omuzugürzlü hazretlerinin kahramanlıkları gibi görünürdü bana. Yaşımız ilerledikçe Erciyes Omuzugürzlü hazretlerine benzetilip, bunların bir hikâyesi yazılamaz mı şeklinde düşünce oluştu"

Ercıyes Dagı Kıtap (2)

'Erciyes'in Her Yönden Farklı Bir Kişiye Benzediğini Fark Ettim'

Erciyes Dağı'nın manzarasına kentin farklı yerlerinden bakıp esinlendiğini söyleyen Aktaş, "Erciyes öyle güzel bir dağ ki, dünyanın en yakışıklı dağı şeklinde ifade ediyorum. Onun her yönden farklı bir manzarası olduğunu, her yönden bir kişiye benzediğini, insan yüzü gibi bir yüzünün olduğunu fark ettim. Ben de Erciyes'in fotoğraflarını çekiyorum, ancak daha çok hikâyesi anlatılması gereken bir kişi gibi görünüyor. İncesu'dan Erciyes'e bakınca Omuzlugürzlü hazretlerine, şehir merkezinden baktığım zaman Erciyes iki tane görünür ve Kerim ile Aslı hikâyesinde Erciyes'e yer verdim" dedi.

Şehir Kültür Sanat Dergisinin 6. Sayısı Okurlarıyla Buluştu
Şehir Kültür Sanat Dergisinin 6. Sayısı Okurlarıyla Buluştu
İçeriği Görüntüle

Sözlerinin devamında ise, "Yeşilhisar, Develi ve Yahyalı taraflarından baktığın zaman üç başlı olarak görünür. Bu yönü ile Erciyes Dağı'nı oradaki hikâye kahramanı olan Ağgelin'e benzeterek anlatmaya çalıştım. Talas' tan bakıldığında ise Erciyes kolları şefkatlice açmış bir baba gibi görünür ve bu yönüyle Somuncu Baba hazretlerine benzeterek onun hikâyesini kaleme aldım. Hikâyelerimiz bu şekilde oluştu. Erciyes hikâyelerin başkahramanı ve hikâye kahramanlarına benzetilen kişi, bununla da kalmayıp hikâyelerde canlanıp, hikâye kahramanı olarak yer almaktadır" ifadelerini kullandı.

Aktaş’ın “Erciyes'ten Hikâyeler” kitabı, Erciyes Dağı’nı tarihi şahsiyetler ve yöresel anlatılarla buluşturarak, dağın kent kültüründeki yerini farklı bir bakış açısıyla ele alıyor.

Kaynak: İHA