Tıp eğitimini tamamlayan genç hekimlerin mezuniyet sevincinin yaşandığı bir günde yapılan bu açıklamalar, “Mezuniyet töreni siyasi ve kültürel tartışmaların adresi mi olmalı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
MEZUNİYET KONUŞMASINDA DİKKAT ÇEKEN İFADELER
Doç. Dr. Mehmet İlhan Şahin konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Milletimizin kutsal ve dokunulmaz bildiği değerlere mizah adı altında alay etme hakkı yoktur. Başka toplumların değerlerine dokunamayan ama bizim değerlerimize saldırmayı özgürlük gibi dayatan gayrimeşru mizah anlayışını kabul etmiyoruz. Milletimiz emin olsun, biz Türk hekimleri hekimliğin evrensel ilkelerini ve ahlaki değerlerini omuzlarımızda bir nişan gibi taşımaya devam ettiğimiz gibi, milletimizin kutsal değerlerini kararlılıkla taşımaya ve ülkemize azimle hizmet etmeye devam edeceğiz.”
Konuşmada herhangi bir isim verilmedi. Ancak ifadelerin, son günlerde stand-up gösterisi nedeniyle hakkında adli işlem başlatılan komedyen Deniz Göktaş’a yönelik olduğu yönündeki yorumlar kısa sürede sosyal medyada yaygınlaştı.
TIP FAKÜLTESİ MEZUNİYETİNDE NEDEN BU KONU KONUŞULDU?
Asıl tartışma da tam bu noktada başladı.
Çünkü mezuniyet törenleri, yıllarca emek veren öğrencilerin başarılarının kutlandığı; bilim, sağlık, hekimlik mesleği ve geleceğe dair umutların paylaşıldığı organizasyonlar olarak görülüyor. Genç doktorların meslek yemini ettiği, ailelerin büyük heyecan yaşadığı böyle bir günde, güncel siyasi ve kültürel polemiklere gönderme yapılması birçok kişi tarafından yersiz bulundu.
Konuşmanın merkezinde mezun olan öğrenciler yerine ülke gündemindeki bir tartışmanın yer alması, törenin ruhundan uzaklaşıldığı yönünde eleştirilere neden oldu.
Hekimlik mesleğinin temelinde bilim, etik, insan yaşamı ve kamu sağlığı bulunurken, mezuniyet kürsüsünün ifade özgürlüğü tartışmalarına ayrılması “Genç hekimlere verilmek istenen asıl mesaj neydi?” sorusunu da beraberinde getirdi.
MİZAHI HEDEF GÖSTERMEK ÇÖZÜM OLARAK GÖRÜLDÜ
Eleştirilerin önemli bir bölümü ise mizahın doğasına ilişkin oldu.
Stand-up gösterileri, doğası gereği toplumu, siyaseti, dini, kültürel alışkanlıkları ve gündelik yaşamı konu edinen bir anlatım biçimi. Her şaka herkes için komik olmayabilir. Her espri de beğenilmek zorunda değildir. Ancak beğenilmeyen mizahın karşılığının soruşturma, gözaltı ya da sanatçıyı hedef gösteren açıklamalar olması gerektiği düşüncesi, ifade özgürlüğü açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Bir komedyenin sahnede kurduğu cümlelerle mücadele etmenin yolu, yine sözle, eleştiriyle ve hukukun sınırları içinde karşılık vermekten geçiyor. Sanatın alanına ceza hukukunun gölgesinin düşmesi ise yalnızca sanatçıları değil, toplumdaki ifade alanını da daraltıyor.

DENİZ GÖKTAŞ’A DESTEK YOĞUN
Deniz Göktaş hakkında yürütülen süreç, sanat ve ifade özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Sosyal medyada binlerce kullanıcı, beğenilmeyen bir gösterinin izlenmeyerek protesto edilebileceğini ancak bir komedyenin sözleri nedeniyle hedef haline getirilmesini doğru bulmadığını dile getirdi. Çok sayıda sanatçı, gazeteci ve hukukçu da mizahın cezalandırılmasının toplumdaki özgürlük alanını daraltacağı görüşünü paylaştı.
MEZUNİYETLERİN ORTAK PAYDASI NEDEN BİLİM DEĞİL?
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi mezuniyet töreni, genç doktorların mesleğe ilk adım attığı anlamlı bir gündü. O kürsüde sağlık politikaları, bilimsel gelişmeler, meslek etiği, hekimlerin geleceği ve toplum sağlığı konuşulması gerekirken siyasi gündem ele alındı.
Ancak tören sonrasında en çok konuşulan konu, mezun olan yüzlerce genç hekim değil; bir komedyene yönelik olduğu düşünülen mesajlar oldu.
Bu durum, mezuniyet töreninin amacının önüne geçen bir tartışma yarattı. Bilim insanlarının ve meslek örgütü temsilcilerinin, toplumdaki kutuplaşmayı büyüten tartışmalar yerine birleştirici ve mesleğin ortak değerlerini öne çıkaran mesajlar vermesi gerektiğini savunanların sayısı ise az değil.



