Sınav takvimi yaklaştıkça gençlerin gündeminde deneme sonuçları, konu eksikleri ve net sayıları daha fazla yer tutuyor. Ancak sınava hazırlık süreci, öğrenciler açısından yalnızca akademik bir mücadeleden ibaret değil. Ailelerin beklentileri, arkadaşlarla yapılan kıyaslamalar, geleceğe ilişkin belirsizlikler ve başarısız olma korkusu, gençlerin psikolojik yükünü artırabiliyor.
SINAV KAYGISI GENÇLERDE NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?
Gençlerde görülebilen sınav kaygısı belirtileri şöyle sıralanıyor:
Sınav yaklaştıkça huzursuzluk ve gerginlik yaşamak
Başarısız olacağına ilişkin sürekli düşünmek
Sınav sırasında bildiklerini hatırlamakta zorlanmak
Dikkatini toplamakta güçlük çekmek
Kalp çarpıntısı, terleme ve titreme yaşamak
Mide ağrısı, bulantı veya baş ağrısı hissetmek
Uyku düzeninin bozulması
Ders çalışmayı sürekli ertelemek
Sınavlardan veya değerlendirilmekten kaçınmak
Bu belirtilerin görülmesi tek başına bir ruhsal hastalık tanısı anlamına gelmiyor. Önemli olan belirtilerin ne kadar yoğun olduğu, ne kadar sürdüğü ve öğrencinin günlük yaşamını nasıl etkilediği.
SINAV KORKUSU NEDEN BÜYÜYOR?
Gençlerin sınavı hayatlarının tek belirleyicisi olarak görmesi kaygıyı artıran önemli etkenlerden biri. “Kazanamazsam hayatım biter”, “Ailemi hayal kırıklığına uğratacağım” veya “Arkadaşlarım benden daha başarılı olacak” gibi düşünceler, sınavın gerçek anlamının ötesinde bir baskı oluşturabiliyor.
Ailelerin iyi niyetle yaptığı sürekli ders hatırlatmaları, başka öğrencilerle kıyaslama ve yüksek başarı beklentisi de bu baskıyı artırabiliyor. Özellikle öğrencinin çabasından çok aldığı puanın konuşulduğu ortamlarda başarısızlık korkusu daha belirgin hale gelebiliyor.
Sınav sonucunun öğrencinin kişisel değerini belirlemediğinin hatırlatılması, gençlerin üzerindeki psikolojik yükün hafiflemesine yardımcı olabiliyor.

SINAV KAYGISI BAŞARIYI NASIL ETKİLİYOR?
Yoğun kaygı, öğrencinin dikkatini sınav sorularından uzaklaştırarak başarısızlık ihtimaline yöneltebiliyor. Öğrenci soruyu çözmek yerine yanlış yapma korkusuna odaklandığında bilgilerini kullanmakta zorlanabiliyor.
Bu durum sınav sırasında bildiği soruları yanlış cevaplamasına, zamanı verimli kullanamamasına veya kolay sorularda gereğinden fazla vakit kaybetmesine yol açabiliyor.
Ankara'da 104 lise son sınıf öğrencisiyle yürütülen ve 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada da sınav kaygısı ile öğrencilerin beslenme alışkanlıkları ve mide-bağırsak sistemi yakınmaları arasındaki ilişki incelendi. Çalışma, sınav döneminde kaygının yalnızca zihinsel değil, fiziksel ve günlük yaşamla ilgili boyutlarının da değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
GENÇLER SINAV KAYGISIYLA NASIL BAŞ EDEBİLİR?
Sınav kaygısını azaltmak için öğrencinin yalnızca daha fazla ders çalışması yeterli olmayabiliyor. Düzenli çalışma, dinlenme, uyku ve fiziksel hareketin birlikte ele alınması gerekiyor.
Gençlerin sınav sürecinde uygulayabileceği bazı yöntemler şöyle:
Konuları son günlere bırakmadan düzenli çalışmak
Gerçekçi ve kişiye uygun bir çalışma programı hazırlamak
Deneme sınavlarıyla sınav ortamına alışmak
Çalışma aralarında kısa molalar vermek
Uyku saatlerini mümkün olduğunca düzenli tutmak
Dengeli beslenmek ve fiziksel aktiviteye zaman ayırmak
Nefes ve gevşeme egzersizlerini denemek
Başarıyı yalnızca sınav puanıyla değerlendirmemek
2024 yılında yayımlanan bir meta-analizde, farkındalık temelli uygulamaların sınav kaygısı üzerindeki etkileri incelendi. Çalışma, bu tür uygulamaların kaygıyla baş etmede değerlendirilebilecek yöntemler arasında olduğunu ortaya koydu.



