İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konulurken Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak görevlendirildi. Kayyım kararı verilen kuruluşlar arasında Halk TV de yer aldı.

14 Ekim sabahı düzenlenen operasyon kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve KOM ekipleri Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına girerek arama yaptı. Kanalda canlı yayın durduruldu ve bant yayınına geçildi.

Soruşturmanın odağında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı ihalelerde usulsüzlük ve rüşvet iddiaları bulunurken, yaşanan gelişmeler Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de protestolara neden oldu.

HALK TV’NİN YÖNETİMİ TMSF’YE GEÇTİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Cafer Mahiroğlu’nun ortağı, yöneticisi veya ilişkili olduğu belirlenen şirketler hakkında sulh ceza hâkimliği kararıyla el koyma işlemi uygulandığı bildirildi.

Şirketlerin yönetimi için TMSF kayyım olarak görevlendirilirken bu karar Halk TV’yi de kapsadı.

Kararın ardından 14 Ekim sabahı polis ekipleri televizyon kanalının İstanbul’daki merkez binasında arama gerçekleştirdi. Arama sırasında kanalın canlı yayını durdurularak bant yayınına geçildi.

BELEDİYE İHALELERİNDE 14,4 MİLYON TL RÜŞVET İDDİASI

Soruşturma dosyasında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile bağlantılı ihalelere ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı.

Savcılığın tespitlerine göre Cafer Mahiroğlu’nun, belediye nezdindeki bağlantılarını kullanarak BUSTECH Araç Bakım Onarım Hizmetleri AŞ’nin kurulmasını sağladığı ve şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği öne sürüldü.

Mahiroğlu’nun bu şirket üzerinden belediye ihalelerinden haksız menfaat elde ettiği iddia edildi.

Başsavcılık, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak toplam 14 milyon 464 bin TL tutarında kayıt dışı rüşvet ödemesi yapıldığına ilişkin bulgulara ulaşıldığını açıkladı.

Ayrıca şirketin gerçekleştirdiği işlerde ihale bedellerinin üzerinde, fahiş fiyatlarla ödemeler yapıldığı ve bu işlemlerden elde edilen gelirlerin Mahiroğlu’na ait veya kendisiyle ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığı ileri sürüldü.

ŞİRKETLERDE 30,3 MİLYAR TL'LİK İŞLEM HACMİ TESPİT EDİLDİ

Soruşturmanın mali boyutuna ilişkin Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan veriler de dosyaya girdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre Cafer Mahiroğlu’nun ortak veya yönetici olarak bağlantılı olduğu şirketlerin toplam işlem hacmi 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 TL olarak belirlendi.

Mahiroğlu’nun kişisel banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle 1 milyar 62 milyon 260 bin TL para girişi gerçekleştiği tespit edildi.

Aynı hesaplardan 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin TL para çıkışı yapıldığı belirlendi.

Savcılık, söz konusu para hareketlerini rüşvet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları kapsamında incelemeye aldı.

YURT DIŞINA YAPILAN PARA TRANSFERLERİ MERCEK ALTINDA

MASAK incelemelerinde Mahiroğlu’nun yöneticisi olduğu şirketlerden yurt dışına gerçekleştirilen yüksek tutarlı döviz transferleri de araştırıldı.

Başsavcılık, Mahiroğlu ile birinci derece yakınlarının kişisel banka hesaplarında ve ortaklık ya da yöneticilik bağlantılarının bulunduğu şirketlerin hesaplarında yüksek tutarlı uluslararası SWIFT işlemleri tespit edildiğini bildirdi.

Yapılan incelemelerde malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar bulunduğu da açıklandı.

Soruşturma kapsamında bu finansal hareketlerin kaynağı ve şirketler arasındaki para transferleri incelenmeye devam ediyor.

CAFER MAHİROĞLU'NUN 10 MART 2025'TE YURT DIŞINA ÇIKTIĞI BELİRLENDİ

Soruşturma dosyasında Cafer Mahiroğlu’nun Türkiye’den ayrıldığı tarihe ilişkin bilgilere de yer verildi.

Savcılık kayıtlarına göre Mahiroğlu’nun 10 Mart 2025 tarihinde yurt dışına çıkış yaptığı tespit edildi.

Mahiroğlu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında da ihaleye fesat karıştırma suçlamasıyla arandığı belirtildi.

Mahiroğlu hakkında daha önce İBB soruşturması kapsamında yakalama kararı verildiği de bildirildi.

17 ŞÜPHELİDEN 11’İ GÖZALTINA ALINDI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 14 Ekim sabahı eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyon kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 11'i yakalanarak gözaltına alındı.

Diğer şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, birinin ise ceza infaz kurumunda olduğu tespit edildi. Firari durumdaki bir diğer şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Başsavcılık, MASAK verileri, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve diğer belgeler doğrultusunda yürütülen soruşturmanın tüm yönleriyle devam ettiğini açıkladı.

HALK TV’YE KAYYIM KARARI MECLİS’TE PROTESTO EDİLDİ

Halk TV’ye kayyım atanmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de dikkat çeken bir protesto gerçekleştirildi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, fon skandalının ardından Meclis’e sunulan “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifini görüşmek üzere toplandı.

Komisyon görüşmeleri başlamadan önce YENİ Parti milletvekilleri, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi.

Milletvekilleri ağızlarını ve gözlerini siyah bantlarla kapatarak kararı protesto etti. Protestoda, kayyım kararının kamuoyunun haber alma hakkını olumsuz etkilediği savunuldu.

ÖZGÜR KARABAT: “BU, MİLLETİN HABER ALMA HAKKINA BÜYÜK BİR DARBEDİR”

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, protesto sırasında yaptığı açıklamada Halk TV’ye kayyım atanmasının zamanlamasına dikkat çekti.

Türkiye'nin fon skandalını ve Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını konuşacağını belirten Karabat, bu gelişmeleri kamuoyuna duyuracak televizyon kanallarından birine kayyım atanmasını eleştirdi.

Karabat, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Halk TV’ye kayyum atanmasına Kayseri’den tepki: Gazetecilik suç değildir!
Halk TV’ye kayyum atanmasına Kayseri’den tepki: Gazetecilik suç değildir!
İçeriği Görüntüle

“Türkiye, fon skandalını konuşacak. Kim duyuracak, haber kanalları duyuracak. Bugün ne konuşulacak? Ekrem İmamoğlu’nun savunması konuşulacak. Tam savunmanın olacağı gün bunu verecek kanallardan bir tanesine kayyım atadılar. Kapattılar. Hukukun olmadığı yerde borsa büyüyebilir mi? Sermaye gelir mi? Herkesin sesini kes, herkesi sustur. Her şeyi yapalım kimse bizi duymasın istiyorlar. Buna karşı bir adım bile geri adım atmadan mücadele edeceğiz. Milletin vicdanı, sizin zulmünüzden büyük. Bu, milletin haber alma hakkına demokrasiye vurulmuş büyük bir darbedir.”

Karabat, karara karşı mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek basın özgürlüğü ve kamuoyunun haber alma hakkının korunması gerektiğini savundu.

CAVİT ARI: “FON KRİZİNİN KONUŞULMASINI ENGELLEMEK İSTİYORLAR”

YENİ Parti Antalya Milletvekili Cavit Arı da TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı açıklamada Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi.

Fon krizine ilişkin yasa teklifinin görüşüleceği gün böyle bir karar alınmasını eleştiren Arı, operasyonun kamuoyunun gelişmelerden haberdar olmasını engellemeye yönelik olduğunu ileri sürdü.

Arı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ancak Türkiye’nin neredeyse yüzde 50’sinin izlediği, Anadolu’da birçok vatandaşın her gün sabahtan akşama izlediğim dediği televizyon kanalına kayyım atandı. Bu ne demek? İktidarın duyulmasını istemediği, görülmesini istemediği birçok konunun vatandaştan saklanmasını ve vatandaşın duymasını engellemek adına yapılmış bir operasyondur. Hukuksuzluktur. Vicdanlar sızlamaktadır. Fon krizi konuşulacak ancak fon krizini yaratanlar, fon krizinin konuşulmasını engellemek için önce bunu haber yapan gazetecileri tutukladılar, şimdi de televizyon kanalına kayyım atadılar. Hukuk adına, adalet adına, demokrasi adına büyük bir yanlıştır.”

Arı, Halk TV’ye kayyım atanmasının basın özgürlüğü, hukuk ve demokrasi açısından yanlış bir karar olduğunu savundu.

HALK TV SORUŞTURMASI DEVAM EDİYOR

14 Ekim sabahı gerçekleştirilen operasyonla birlikte Halk TV’nin yönetimi TMSF’ye geçerken kanalın merkez binasında polis ekipleri tarafından arama yapıldı ve canlı yayın durduruldu.

Cafer Mahiroğlu ve bağlantılı şirketlere yönelik soruşturmada rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddiaları araştırılmaya devam ediyor.

Savcılık tarafından açıklanan mali veriler, şirketler arasındaki para hareketleri ve yurt dışı transferleri soruşturma kapsamında incelenirken 17 şüpheli hakkında başlatılan adli süreç sürüyor.

Halk TV’ye kayyım atanması ise TBMM’de YENİ Parti milletvekillerinin siyah bantlı protestosuyla siyasi tartışmaların gündemine taşındı.

Soruşturmada yer alan suçlamalar ve mali usulsüzlük iddiaları henüz kesinleşmiş yargı kararları niteliği taşımıyor.

Kaynak: Haber Merkezi