Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) bazı yatırım fonlarına yönelik başlattığı işlemlerin ardından tasarruf finansman şirketleri de gündeme geldi. Katılımevim ve Birevim’in hakim hissedarı Pusula Yatırım Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile holding yöneticilerinin tutuklanması ve bazı mal varlıklarına el konulması sektördeki tartışmaları artırdı.
1 EKİM İTİBARİYLE UYGULAMAYA KONULDU
Yaşanan gelişmelerin ardından tasarruf finansman şirketlerinin denetimine ilişkin yeni adımlar atıldı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de sektörde denetimlerin artırılması gerektiğine yönelik açıklamalarının ardından BDDK, 1 Ekim itibarıyla uygulanacak yeni esasları devreye aldı.
BİR KİŞİ EN FAZLA İKİ AKTİF SÖZLEŞME YAPABİLECEK
Yeni düzenlemeyle, aynı kişinin tasarruf finansman sistemi içerisinde sahip olabileceği aktif sözleşme sayısına sınır getirildi. Buna göre bir kişi aynı anda en fazla bir taşıt ve bir konut veya iş yeri sözleşmesine sahip olabilecek. Böylece bir kişinin farklı araç ya da konut paketlerine aynı anda çok sayıda sözleşmeyle dahil olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
KONUT VE TAŞIT FİNANSMANINDA LİMİTLER DEĞİŞTİ
Yeni kurallarla birlikte tasarruf finansman şirketlerinin uygulayabileceği parasal sınırlar da yeniden belirlendi. Taşıt finansmanında azami sözleşme tutarı 6 milyon 250 bin TL olarak belirlenirken, konut ve iş yeri finansmanında bu sınır 62 milyon 500 bin TL oldu. Bir kişi veya aynı risk grubunda yer alan kişilerin tüm sözleşmelerinin toplam tutarı da 62 milyon 500 bin TL’yi aşamayacak.
YÜZDE 5 İLE SINIRLANDIRILDI
Yüksek tutarlı sözleşmeler için belirlenen eşikler de değiştirildi. Taşıt finansmanında 5 milyon TL, konut ve iş yeri finansmanında ise 12 milyon 500 bin TL üzerindeki sözleşmeler bu kapsamda değerlendirilecek. Bu tür yüksek tutarlı sözleşmelerin şirketlerin toplam portföyündeki payı ise yüzde 5 ile sınırlandırıldı.
TASARRUF SAHİPLERİNİN PARASI İÇİN YENİ KURALLAR
Yeni düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de şirketlerin topladığı fonların nasıl değerlendirileceği oldu. Finansal Kurumlar Birliği’ne iletilen esaslara göre şirketler, tasarruf sahiplerinden topladıkları fonları yalnızca belirlenen düşük riskli alanlarda değerlendirebilecek. Buna göre fonlar; katılım bankalarındaki Türk lirası cari veya katılma hesaplarında, Hazine tarafından ihraç edilen faizsiz ve altına dayalı olmayan TL sukuklarında ya da risk değeri 1 veya 2 olan katılım fonlarında tutulabilecek. Daha yüksek risk taşıyan varlıklara yatırım yapılmasına ise izin verilmeyecek. Ayrıca günlük nemasız bakiyenin şirket havuzunun binde 2'sini aşmaması şartı getirildi.
EVİM SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Tasarruf finansman modeli, banka kredisi kullanmak istemeyen kişilerin konut, iş yeri veya taşıt sahibi olmasına yönelik alternatif bir finansman yöntemi olarak uygulanıyor. Sisteme dahil olan kişiler belirlenen taksitleri öderken şirketler de sözleşmede yer alan şartlara göre finansman sağlıyor. Bu süreçte müşteriden finansman tutarının belirli bir oranında hizmet bedeli alınabiliyor. Uygulanan modellerde hizmet bedeli çoğunlukla finansman tutarının yaklaşık yüzde 7’si seviyesinde bulunuyor.
TASARRUF FİNANSMAN SEKTÖRÜNDEKİ UYGULAMALARI DOĞRUDAN ETKİLEYECEK
Teslimat aşamasında ise finansman tutarının yüzde 45’ine ulaşılması gibi sözleşmede belirtilen şartlar dikkate alınıyor. Bu tutar peşin ödenebileceği gibi belirlenen taksitlerle de tamamlanabiliyor. Sistemde müşterinin yatırdığı tasarruflara banka mevduatındaki gibi ayrıca bir faiz veya kâr payı işletilmiyor. Bu nedenle kişinin sistemde biriken ana parası, yaptığı ödemeler üzerinden ilerliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte hem sözleşme sayılarının hem de finansman tutarlarının daha sıkı kurallara bağlanması, tasarruf finansman sektöründeki uygulamaları doğrudan etkileyecek.




