Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon soruşturmasına ilişkin TBMM Genel Kurulunda önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi için yürütülen süreçte kamu kaynaklarının kullanılmayacağını belirterek, fonların kendi kaynakları, geri alınan haksız kazançlar ve el konulan varlıkların değerlendirileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada fon soruşturması, yatırımcıların zararlarının karşılanması, yürütülen adli ve idari süreçler ile Fon Koordinasyon Kurulunun çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mecliste uzun süren görüşmelerin ardından konuşan Yılmaz, katkı sunan tüm siyasi parti gruplarına teşekkür etti. Görüşmeler sırasında farklı eleştirilerin gündeme geldiğini belirten Yılmaz, özellikle yapıcı eleştirilerden yürütme olarak yararlanacaklarını ifade etti.
TBMM'nin milletin hassasiyetlerini ve temel beklentilerini yansıttığını vurgulayan Yılmaz, bu değerlendirmelerin kendileri açısından yol gösterici olduğunu dile getirdi.
FON SORUŞTURMASINDA KAMU KAYNAĞI KULLANILACAK MI?
Fon soruşturmasına ilişkin en dikkat çekici açıklama, yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılacak kaynaklar konusunda geldi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, vatandaşların kaynaklarının bu süreçte kullanılmayacağını belirterek, "Tekrar altını çiziyorum; milletimizin kaynağı bu süreçlerde kullanılmayacak" dedi.
Yılmaz, fonların kendi kaynaklarının yanı sıra haksız kazançlardan geri alınan tutarların da değerlendirileceğini söyledi. Fahiş fiyat ve fahiş gelir yoluyla elde edilen kazançların geri alınmasıyla oluşturulacak kaynakların süreçte kullanılacağını ifade etti.
EL KONULAN VARLIKLAR YATIRIMCILAR İÇİN DEĞERLENDİRİLECEK
Yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik izlenecek yöntemi de açıklayan Yılmaz, hukuka aykırı işlemler nedeniyle el konulan varlık ve gayrimenkullerin değerlendirileceğini bildirdi.
Bu kaynaklar kullanılarak yatırım sahiplerine haklarının mümkün olduğunca iade edilmesinin amaçlandığını belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye sürecinde önceliğin ana paranın karşılanmasına verileceğini söyledi.
Soruşturma kapsamında gündeme gelen yüksek tutarlara da değinen Yılmaz, manipülasyonla yükseltilmiş değerlerin gerçek kaybı yansıtmadığını düşündüğünü ifade etti.
Yılmaz, "Asıl olan sisteme giren paranın büyüklüğüdür" diyerek, değerlendirmelerde ana paranın ve bu tutarın karşılık geldiği değerin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Yatırımcıların haklarının korunması için ellerinden gelen bütün gayreti gösterdiklerini de sözlerine ekledi.

ŞİRKETLER VE SPEKÜLATÖRLER HAKKINDA ADLİ SÜREÇLER SÜRÜYOR
Fon soruşturması kapsamında yürütülen incelemeler hakkında da bilgi veren Yılmaz, bürokrasiyle ilgili Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.
Şirketler, bu şirketlerin bağlantıları, manipülatörler ve spekülatörlerle ilgili adli süreçlerin devam ettiğini belirten Yılmaz, soruşturmaların sonuçlarının ilerleyen süreçte görüleceğini ifade etti.
Cumhurbaşkanının da konuya ilişkin açık bir siyasi tutum ortaya koyduğunu belirten Yılmaz, yürütülen çalışmaların farklı alanlarda sürdüğünü söyledi.
KANUNİ DÜZENLEMELER İÇİN PARTİ YÖNETİCİLERİ NEDEN DAVET EDİLDİ?
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, kurul toplantılarına siyasi parti ve grup yöneticilerinin davet edilmesine yönelik eleştirileri de yanıtladı.
Toplantıya AK Parti Genel Başkanvekilleri Mustafa Elitaş ve Efkan Ala ile Grup Başkanı Abdullah Güler'i davet ettiğini doğrulayan Yılmaz, bunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin işleyişinden kaynaklandığını belirtti.
Mevcut sistemde hükümetin bütçe kanunu dışında doğrudan kanun teklifi sunma yetkisinin bulunmadığını hatırlatan Yılmaz, kanuni düzenleme gerektiren konuların milletvekilleri ve parti grubuyla birlikte çalışılması gerektiğini söyledi.
Teknik çalışmaların ardından kanun tekliflerinin yetkili milletvekilleri tarafından Meclise sunulduğunu ifade eden Yılmaz, toplantılara parti yöneticilerinin çağrılmasının partizan bir amaç taşımadığını savundu.
Yılmaz, söz konusu davetlerin tamamen kanuni düzenleme ihtiyacından kaynaklandığını dile getirdi.
ÜST DÜZEY KAMU GÖREVLİLERİNİN KURULLARDA GÖREV ALMASINA DEĞİNDİ
Yılmaz, üst düzey kamu görevlilerinin farklı kurullarda görev üstlenmesine ilişkin eleştirileri de değerlendirdi.
Bu durumun hukuki bir sorun olmadığını ancak bazı sakıncalar doğurabileceğinin gündeme getirildiğini belirten Yılmaz, gelecekte sistemin iyileştirilmesi amacıyla bu konunun tartışılabileceğini ifade etti.
Hiçbir kamu görevlisini suçlamadığını vurgulayan Yılmaz, Devlet Denetleme Kurulu Başkanına güvendiklerini söyledi.
Denetimlerin doğrudan kurul başkanı tarafından değil, görevli müfettişler tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çeken Yılmaz, gelecekte bu tür görevlendirmeler için nasıl bir çerçeve oluşturulması gerektiğinin değerlendirilmesinde fayda gördüğünü belirtti.

FON KOORDİNASYON KURULU CUMHURBAŞKANININ TALİMATIYLA KURULDU
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulunun Cumhurbaşkanının talimatıyla oluşturulmasına yönelik eleştirilere de yanıt verdi.
Yeni Parti Grup Başkanvekilinin, Cumhurbaşkanının talimatıyla hareket edildiğine ilişkin sözlerini hatırlatan Yılmaz, bu ifadenin kurulun oluşturulma sürecini anlatmak için kullanıldığını söyledi.
Fon Koordinasyon Kurulunun Cumhurbaşkanının talimatıyla kurulduğunu doğrulayan Yılmaz, kurulun sonraki çalışmalarında ise Cumhurbaşkanının verdiği yetki çerçevesinde ilgili kişilerle ortak kararlar alındığını belirtti.
Günlük kararların tamamının doğrudan Cumhurbaşkanının talimatıyla alınmadığını ifade eden Yılmaz, yetkilendirilen kişilerin kendi görevlerini yerine getirdiğini dile getirdi.
YILMAZ: CUMHURBAŞKANININ TALİMATIYLA İŞ YAPMAK EN BÜYÜK ŞEREFTİR
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanının talimatıyla hareket edilmesine yönelik eleştirilere de karşılık veren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Birisinin talimatıyla iş yapacaksanız yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanının talimatıyla iş yapmak en büyük şereftir."
Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulunda alınan birçok kararın Cumhurbaşkanının verdiği yetki çerçevesinde, ilgililerin ortak değerlendirmeleri sonucunda hayata geçirildiğini belirterek açıklamalarını tamamladı.



