Nihai tasfiye hesabında yatırılan para enflasyona göre güncellenirken ara ödemelerde bu hesaplama uygulanmayacak. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ise tasfiye sürecinde kamu kaynaklarının kullanılmayacağını açıkladı.
Türkiye'de çok sayıda yatırımcıyı etkileyen fon soruşturmasının ardından yeni bir yasal düzenleme için harekete geçildi. AKP tarafından hazırlanan 9 maddelik kanun teklifi, 9 Ekim 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu.
Teklifte, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarının mal varlıklarının değerlendirilmesi, yatırımcılara yapılacak ödemeler, hukuka aykırı şekilde fonlardan çıkarılan paraların geri alınması ve sorumluların mal varlıklarından tahsilat yapılması gibi konular yer aldı.
Düzenlemenin en dikkat çeken maddesi ise yatırımcılara yapılması planlanan 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme oldu.
9 MADDELİK FON DÜZENLEMESİ KİMLERİ KAPSIYOR?
Meclis'e sunulan teklif, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış yatırım fonlarını kapsıyor.
Kanun teklifinin ilk maddesinde düzenlemenin amacı, söz konusu fonların adil, şeffaf ve etkin şekilde tasfiye edilmesi olarak açıklandı.
Ayrıca fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması, eksik kalan tutarların sorumlulardan tahsil edilmesi ve elde edilen paraların yatırımcılara ödenmesi hedefleniyor.
Düzenleme, kapsam dışında kalan diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye sistemi oluşturmayacak.
YATIRIMCILARA EN FAZLA 1 MİLYON TL ARA ÖDEME YAPILACAK
Kanun teklifinin 4'üncü maddesinde yatırımcılara yapılacak ara ödemelerin ayrıntıları yer aldı.
Buna göre, net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılara yatırdıkları net tutar kadar, 1 milyon TL ve üzerinde yatırımı bulunanlara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
Ancak bu ödeme, fonun tasfiye sürecinde yeterli nakit oluşturulmasına bağlı olacak.
Fonun mevcut nakdi bütün yatırımcıların ara ödeme tutarlarını karşılamaya yetmezse eldeki para, yatırımcıların hak ettikleri ara ödeme tutarlarıyla orantılı şekilde dağıtılacak.
Böylece hiçbir yatırımcıya net yatırım tutarını, kesinleşmiş hak ve alacağını veya 1 milyon TL'lik ara ödeme sınırını aşan bir ödeme yapılamayacak.
Ara ödeme karşılığında yatırımcılardan fon katılma payları geri alınmayacak. Bu payların iadesi nihai tasfiye ödemeleri sırasında gerçekleştirilecek.
Ayrıca para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere ara ödeme, fonun tasfiyesine karar verildiği tarihte yatırımcının hesabında bulunan katılma paylarının bir önceki gün sonu hesaplanan toplam değerini aşamayacak. Önceki gün sonu fiyatı açıklanmayan fonlarda ise Takasbank'ın ilgili güne ilişkin değerlemesi esas alınacak.
YATIRIMCILARIN PARASI ENFLASYONA GÖRE GÜNCELLENECEK
Teklifte yatırımcıların net yatırım tutarlarının nasıl hesaplanacağı da açıklandı.
Fon mal varlığının nakde çevrilmesine rağmen bütün yatırımcılara ödeme yapılmasına yetecek nakit oluşmaması durumunda, yatırımcıların fona yatırdıkları ve fondan çektikleri paralar dikkate alınacak.
Bu hesaplamada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılacak.
Para giriş ve çıkışları, gerçekleştiği tarihlerden tasfiye tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak güncellenecek. Fondan yapılan para çıkışları ise ilk giren ilk çıkar yöntemiyle hesaplanacak.
Net yatırım tutarının hesaplanması Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından gerçekleştirilecek.
Ancak 1 milyon TL'ye kadar yapılabilecek ara ödemelerde enflasyon güncellemesi uygulanmayacak. Endeksleme, kanun teklifinde belirtilen koşullarda net yatırım tutarının ve nihai tasfiye hesabının belirlenmesinde dikkate alınacak.
FONLARDAN HAKSIZ KAZANÇ ELDE EDENLERE İADE İMKÂNI
Kanun teklifinde, gerçeğe aykırı şekilde oluşan fon değerleri üzerinden kazanç sağlayan kişiler için isteğe bağlı iade düzenlemesine de yer verildi.
Buna göre, tasfiye tarihine kadar fon katılma paylarını iade ederek ödeme alan kişiler, yatırdıkları para ve fonda kaldıkları süre esas alınarak hesaplanan emsal getirinin üzerindeki kazançlarını belirlenen hesaplara gönüllü olarak iade edebilecek.
Emsal getiri hesaplanırken aynı yatırım stratejisi kategorisindeki fonların yıllık ortalama getirileri dikkate alınacak. Tasfiyesine karar verilen fonların getirileri bu hesaplamaya dahil edilmeyecek.
Benzer şekilde, fonların portföyünde bulunan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı oluştuğu SPK tarafından belirlenen hisselerden kazanç elde eden kişiler de olağan piyasa getirisini aşan tutarları isteğe bağlı olarak iade edebilecek.
Hesaplama yöntemleri, kullanılacak endeksler ve iade esasları SPK tarafından belirlenecek.
FON YÖNETİCİLERİ ZARARDAN ŞAHSEN SORUMLU TUTULABİLECEK
Teklifin 5'inci maddesinde fonların zarara uğratılmasından sorumlu kişilere yönelik hükümler bulunuyor.
Fon mal varlığından mevzuata aykırı olarak ya da görünüşte mevzuata uygun olsa bile fonun gerçek ekonomik menfaatine hizmet etmeyen işlemlerle çıkarılan değerler, hukuka aykırı şekilde çıkarılmış kabul edilecek.
Bu kapsamda karşılıksız veya danışıklı kredi, borç, avans, teminat, devir, alım, satım, repo ve benzeri işlemlerle ilişkili taraflara, ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan değerler incelenecek.
Ortaya çıkan zarar, kayıp veya eksik tasfiye bakiyesinden öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak.
Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi durumunda ise SPK tarafından sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile birlikte hareket ettikleri tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.
Görevden ayrılmış olmak da sorumluluğu ortadan kaldırmayacak. Eski yöneticiler, görev yaptıkları dönemde alınan kararlar ve gerçekleştirilen işlemler nedeniyle sorumlu tutulabilecek.
Ayrıca sorumluların özel hukuk hükümlerinden kaynaklanan tazminat yükümlülükleri devam edecek.
TMSF'YE CEBRİ TAHSİLAT YETKİSİ VERİLECEK
Düzenlemeye göre SPK, fonlarda oluşan zararları ve bu zararlardan sorumlu kişileri belirleyerek Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) bildirecek.
TMSF, bildirilen kişilerin mal varlıklarından tahsilat yapılması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil işlemleri başlatabilecek.
Bu süreçte TMSF'ye Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümlerinden kaynaklanan yetkiler de tanınacak.
Söz konusu tahsilatlara ilişkin davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.
TMSF'nin yürüttüğü takipler sonuçlanıncaya kadar sorumlu kişilerin mal varlıkları üzerinde yeni icra takipleri başlatılamayacak. Daha önce başlatılan takipler duracak, mevcut hacizler ve tedbirler ise teklifte belirtilen kapsamda kaldırılacak.
EL KONULAN MAL VARLIKLARI DAVA SONUCU BEKLENMEDEN SATILABİLECEK
Kanun teklifinin 6'ncı maddesi, fon soruşturmalarında el konulan mal varlıklarının değerlendirilmesine ilişkin düzenlemeleri içeriyor.
Soruşturma kapsamında el konulan para ve sermaye piyasası araçlarının doğrudan fona iadesi hukuken mümkünse bu değerler, savcı, hâkim veya mahkeme kararıyla ilgili fona ya da geri kazanım hesabına aktarılabilecek.
Doğrudan devredilemeyen mal varlıkları için ise TMSF kayyım olarak atanabilecek.
TMSF, kayyım olarak görevlendirilmesi halinde dava sonucunu beklemeden söz konusu mal varlıklarını satabilecek veya tasfiye edebilecek.
Satışlardan elde edilen paralar, her yatırım fonu için ayrı ayrı oluşturulacak geri kazanım hesaplarında tutulacak.
Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve ilgili fonun zararına karşılık geldiği mahkemece belirlenen değerler de Hazineye gelir kaydedilmeden ilgili fona aktarılacak. Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa para geri kazanım hesabına gönderilecek.
Bu hesaplarda toplanan paralar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara ödeme yapılması amacıyla kullanılabilecek.
Hesaplardaki tutarlar TMSF'nin kendi mal varlığından ayrı tutulacak, başka amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve haczedilemeyecek.
Zorunlu masraflar düşüldükten sonra elde edilen paralar tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa Yatırımcı Tazmin Merkezi'ne (YTM) aktarılacak.
YTM tarafından yapılacak ödemelerde yatırımcıların fon katılma payı sahipliği oranları dikkate alınacak. Nihai dağıtım dışındaki ödemelerde, işlem maliyetleri nedeniyle belirlenen asgari tutarın altında kalan alacaklar yatırımcı adına izlenerek sonraki dağıtımlara eklenecek.
Birden fazla fonla bağlantılı geri kazanılan tutarların dağıtım esaslarını ise SPK belirleyecek.
FONLARIN TASFİYESİNİ SPK DENETLEYECEK
Kanun teklifine göre tasfiye işlemleri SPK'nın gözetim ve denetiminde, görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülecek.
Fon varlıklarının tespiti, değerlemesi, nakde çevrilmesi, yatırımcıların belirlenmesi ve ödemelerin dağıtımıyla ilgili esasları SPK belirleyecek.
Tasfiye sırasında fon varlıklarının mümkün olan en yüksek ekonomik değerle değerlendirilmesi amaçlanacak.
SPK, gerekli görmesi halinde borsada işlem gören varlıkların farklı satış yöntemleriyle elden çıkarılmasına veya borsa dışında satılmasına izin verebilecek.
Ayrıca tasfiye kapsamında varlık satın alan yatırımcıların bunları belirli bir süre borsada satmalarına sınırlama getirilebilecek.
Yatırımcıların hak sahipliği ise MKK, Takasbank, TEFAS, portföy saklama kuruluşları ve dağıtım kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek.
İlgili kamu kurumları ve sermaye piyasası kuruluşları, istenen bilgi ve belgeleri SPK, YTM veya TMSF'ye gecikmeden vermek zorunda olacak. Gizlilik ve sır saklama hükümleri, bu kapsamda bilgi vermekten kaçınmak için gerekçe gösterilemeyecek.
Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104, 106 veya 107'nci maddelerinde belirtilen fiilleri işlediği ya da bu fiillere birlikte katıldığı SPK tarafından tespit edilen kişi ve kuruluşlara ise tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
KANUNUN UYGULANMASI İÇİN DIŞARIDAN HİZMET ALINABİLECEK
Teklifin 7'nci maddesine göre SPK ve YTM, tasfiye sürecinde ihtiyaç duyulması halinde dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri alabilecek.
Bu hizmetlerin koşulları SPK Karar Organı tarafından belirlenecek.
Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından hazırlanacak. TMSF'nin görev alanına giren konularda ise kurumun görüşü alınacak.
Kanunda hüküm bulunmayan durumlarda Sermaye Piyasası Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Bankacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın düzenlemeye aykırı olmayan hükümleri uygulanacak.
Teklifin 8'inci maddesinde kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesi, 9'uncu maddesinde ise hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi öngörülüyor.
ABDULLAH GÜLER: TASFiYE SÜRECİNDE KAMU KAYNAĞI KULLANILMAYACAK
AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulmasının ardından Meclis'te açıklamalarda bulundu.
Sermaye piyasalarında herhangi bir olumsuz durum bulunmadığını savunan Güler, tasfiye işlemlerinde kamu kaynaklarının kullanılmayacağını vurguladı.
Güler, “Tasfiye sürecinde asla kamu kaynakları kullanılmayacak.” ifadelerini kullandı.
Yatırımcılara 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme imkânı sağlanacağını belirten Güler, düzenlemenin sermaye piyasalarını korumak amacıyla hazırlandığını söyledi.
Güler, “Sorunun üstesine gideceğiz, virüsü bünyeden atacağız. Bu da önemli bir adım olacaktır. Kanun teklifinde piyasalarımızın sağlam gövdesini korumak, sermaye piyasalarını her türlü riskten arındırarak yoluna çok daha olumlu havada devam etmesini arzu ediyoruz.” dedi.
Tasfiye sonucunda elde edilen paraların yatırımcılara ulaştırılacağını belirten Güler, “Yatırımcının hakkı korunacak. Suç işleyenler ödemelerden asla yararlanmayacak.” açıklamasını yaptı.
Güler ayrıca düzenlemeyle cebri tahsilat imkânının getirileceğini ve kanun teklifinin önümüzdeki hafta Meclis komisyonunda görüşüleceğini bildirdi.
“KARDEŞİMİZ DE OLSA GEREĞİNİ SONUNA KADAR YAPACAĞIZ”
Abdullah Güler, fon soruşturması kapsamında sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağını da ifade etti.
Güler, “Bunun kime ulaşacağının hiçbir önemi yok, gereği yapılacak.” diyerek soruşturma ve tasfiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güler açıklamasının devamında, “Elbette yanlış yapanlar olur ama yanlarına kar kalmayacak. Kardeşimiz de olsa gereğini sonuna kadar yaparız.” ifadelerini kullandı.
FON SORUŞTURMASINDA TUTUKLU SAYISI 85'E ULAŞTI
Türkiye gündeminde geniş yer bulan fon soruşturması eylül ayının ortasında başladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 9 Ekim 2026 itibarıyla tutuklu sayısı 85'e ulaştı.
Tutuklanan kişiler arasında şirket yöneticileri de bulunurken bazı şüphelilerin mal varlıklarına tedbir uygulandı.
Soruşturma kapsamında haksız kazançların geri alınmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.
BAKAN GÜRLEK AÇIKLADI: 5 KİŞİ GÖNÜLLÜ İADE YAPTI
Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon soruşturmasında haksız kazançların iadesine ilişkin son durumu paylaştı.
Gürlek, TMSF bünyesinde oluşturulan hesaplara şimdiye kadar 5 kişinin gönüllü olarak para iadesinde bulunduğunu açıkladı.
Öte yandan SPK da tasfiye sürecinde kayıt mutabakatı tamamlanan yatırımcılara, nihai ödemelerden mahsup edilmek üzere fon başına 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılmasına karar verdi.
FON MAĞDURLARI PARALARINI NE ZAMAN ALACAK?
Meclis'e sunulan kanun teklifinde yatırımcılara yapılabilecek ara ödemelerin üst sınırı ve hesaplama yöntemi belirlenirken ödemelerin tamamlanacağı kesin bir tarih yer almadı.
Ödemeler, ilgili fonların mal varlıklarının nakde çevrilmesine, dağıtılabilir nakit oluşmasına ve yatırımcı kayıtlarının karşılaştırılarak hak sahiplerinin belirlenmesine bağlı olacak.
Tasfiye sürecinde elde edilen gelirler, geri kazanılan mal varlıkları ve sorumlulardan tahsil edilecek tutarlar yatırımcıların alacaklarının karşılanmasında kullanılacak.
Yatırımcılara daha önce yapılan ara ödemeler, isteğe bağlı iade hesaplarından veya diğer hukuki yollardan sağlanan ödemeler nihai tasfiye hesabından düşülecek.
Düzenlemenin yasalaşması için Meclis'teki görüşmelerin tamamlanması gerekiyor. Teklif kabul edilerek yayımlandığında yürürlüğe girecek ve uygulamaya ilişkin ayrıntılı esaslar SPK tarafından belirlenecek.



