Kayseri’nin Hacılar ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki demirci ustası Remzi Tokgöz, çocuk yaşta öğrendiği baba mesleğini 55 yıldır sürdürüyor. Teknolojinin gelişmesine ve fabrikasyon üretimin yaygınlaşmasına rağmen geleneksel yöntemlerle demir döven usta, mesleğini yaşatmak için ocağını yakmaya devam ediyor.
Kayseri’nin merkez Hacılar ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki demirci ustası Remzi Tokgöz, çocuk yaşta babasının yanında başladığı ata mesleği demirciliği ilk günkü heyecanla sürdürüyor.
Körük ve çekiç seslerinin yükseldiği mütevazı atölyesinde 55 yıldır bilek gücüyle demir döven Tokgöz, geleneksel el sanatını yaşatmaya devam ediyor. Emektar usta, teknolojik gelişmelere ve fabrikasyon üretime rağmen ocağını yakmaktan vazgeçmiyor.
Mesleğe başlama sürecini ve demirciliğin hayatındaki yerini anlatan Remzi Tokgöz, eğitim hayatına devam edemediği için küçük yaşlarda baba mesleği demirciliğe yöneldiğini belirtti.

Hacılar’ın Son Demirci Ustası
İlçenin tek demircisi olduğunu ve kendisinden sonra bu işi yapacak kimsenin kalmadığını söyleyen Tokgöz, çevresinde "Demirci Remzi" olarak tanındığını ifade etti. Ateşin başında 55 yıl geçirdiğini belirten usta, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini severek yaptığını dile getirdi.
Geçmişte elektrik ve modern aletler yokken çevre ilçe ve köylerden gelen çiftçilere hizmet verdiklerini anlatan Tokgöz, şunları söyledi:
"Eskiden Kayseri merkeze ulaşım zordu. Kızılören, İncesu, Hisarcık bölgesinin çiftçileri buraya gelirdi. Onların pulluklarını yapar, baltalarını bilerdim. Onların hayır duasını almak beni bu zamana kadar ayakta tuttu. Bu meslekten kazandığım helal rızıkla üç çocuk okuttum, büyüttüm ve evlendirdim. Demircilik, Peygamber Efendimiz Davut aleyhisselamdan gelen kutsal bir zanaattır"

Demiri Geleneksel Yöntemlerle Şekillendiriyor
Gelişen teknolojiyle pres ve şahmerdan gibi makinelerin demirciliği kolaylaştırdığını ancak kendisinin geleneksel yöntemlerden vazgeçmediğini vurgulayan Tokgöz, demiri halen elle döverek şekillendirdiğini belirtti.
Tokgöz, "Halen o eski elle dövme işini yapıyorum. Demiri elle ısıtıp ısıtıp döverek şekil veriyorum. Bunları presle dövsen daha kolay, basit olur ama bizimki sadece elle dövme. Babamın zamanında 6 kiloluk balyoz elime o kadar hafif gelirdi ki öyle bir kalfaydık." dedi.

Eski Atölyesinde Aile Hatıralarını Yaşatıyor
Eski bir mahalle tandırlığını atölyeye dönüştürerek mesleğini sürdürdüğünü belirten Tokgöz, vefat eden babasının ve ağabeyinin hatıralarını da bu dükkanda yaşattığını söyledi.
Demirciliğe ilginin her geçen gün azaldığını ve çırak yetişmediğini dile getiren usta, hazır ürünlerin yaygınlaşmasıyla mesleğin eski rağbetini kaybettiğini ifade etti.
Tokgöz, zaman zaman meraklı kişilerin Selçuklu baltası veya kılıç istediğini ancak bu işi öğrenecek yeni ustaların yetişmediğini belirterek şöyle konuştu:
"Şimdi hazır ürünler çoğaldı, eski ilgi kalmadı. Bazen meraklıları gelip Selçuklu baltası veya kılıç istiyor ancak yeni yetişen kimse kalmadı. Buradaki mengenem, örsüm, kullandığım aletlerin hepsi rahmetli babamdan ve ağabeyimden yadigar. Onların eli bu dükkana değdi. İş olmasa bile buraya girdiğim zaman dünyaları kazanmış kadar mutlu oluyorum. Nefesim yettiğince ocağımı tüttürmeye devam edeceğim."
Çiftçilerin Aletlerini Tamir Ediyor
Tarlayı ve bahçeyi sürebilmek için demirci ustalarına ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Cafer Günek ise toprağı işlemek amacıyla kullandıkları aletlerin bakım ve onarımını Remzi Tokgöz’e yaptırdıklarını söyledi.
Günek, pulluk, atla kullanılan geleneksel saban ve balta gibi birçok tarım aletinin bakım ve tamiratında Tokgöz’ün emeğinin bulunduğunu dile getirdi.





