Kayseri’nin Develi ilçesi yakınlarındaki Bakırdağı Kalesi, yalnızca yüksek bir tepede yükselen tarihî bir yapıdan ibaret olmayabilir. Zamantı Irmağı’na hâkim konumu, kayaya oyulmuş kuyuları, kalıntıları ve hemen çevresindeki Hitit kaya anıtları, bölgenin binlerce yıl boyunca kullanılan önemli bir geçiş hattının parçası olabileceğine işaret ediyor.

Zamantı Irmağı’nın Kıyısında Yükseliyor

Kayseri’nin Develi ilçesinin yaklaşık 37 kilometre doğusunda bulunan Bakırdağı Kalesi, Zamantı Irmağı’nın güney yakasında, yaklaşık 1580 metre rakımda yer alıyor. Vadiye hâkim bir tepe üzerindeki kale, aynı zamanda Develi ile Tufanbeyli arasındaki yolu kontrol edebilecek bir konuma sahip olmasıyla dikkat çekiyor.

Bu özellik, yapının neden tam da bu noktada inşa edilmiş olabileceği konusunda önemli ipuçları veriyor.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından 2024 yılında yayımlanan Halit Erkiletlioğlu imzalı “Kayseri Kale ve Surları” çalışması, Bakırdağı Kalesi hakkında mevcut bilgilerin ötesine geçen ayrıntılar içeriyor.

Araştırmada kalede farklı uzunluklarda çok sayıda duvar kalıntısı tespit edildiği belirtiliyor. Bazı duvarların kalınlığı 3,20 metreye kadar çıkarken, bir duvar grubunun uzunluğu 41,5 metre, başka bir duvar dizisinin toplam uzunluğunun ise 45 metre olarak ölçüldüğü söyleniyor.

Kalenin duvarlarında moloz ve kaba yonu taş kullanıldığı, iç dolgularında da moloz taş bulunduğu ve taşların Horasan harcıyla birbirine bağlandığı aktarılıyor.

10 yıl sonra bir ilk! Yozgat'ın cam damarı yeniden doldu
10 yıl sonra bir ilk! Yozgat'ın cam damarı yeniden doldu
İçeriği Görüntüle

Kayseri Kale (1)

Kalenin Gizli Yüzü

Bakırdağı Kalesi'ni diğer tarihî yapılardan ayıran ayrıntılardan biri ise suyla bağlantılı olabilecek kayaya oyulmuş yapıları.

2024 tarihli incelemeye göre kalenin tepe bölümünün kuzey tarafında yaklaşık 5,25 metreye 3,15 metre ölçülerinde kayaya oyulmuş bir kuyu bulunuyor.

Asıl dikkat çekici yapı ise kalenin doğu yamacında yer alıyor.

Zamantı Irmağı ile aynı kotta bulunan kayaya oyulmuş başka bir kuyuya, yine kayadan oyulmuş 12 basamaklı bir merdivenle iniliyor.

Bu yapı ilk bakışta bir sarnıcı akla getirse de burada önemli bir ayrıntı var. Bazı kaynaklarda yapı doğrudan “kuyu” olarak tanımlanıyor ve işlevinin kesin olarak açıklanmadığı belirtiliyor.

Kale Tek Başına Olmayabilir

Bakırdağı Kalesi'ni asıl ilginç kılan noktalardan biri de çevresindeki tarihî izler oldu.
Kalenin bulunduğu coğrafya, Orta Anadolu'yu Çukurova ve Kuzey Suriye'ye bağlayan eski geçiş güzergâhlarından biriyle örtüşüyor. Kayseri Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Fraktin, Taşçı, Gezbel ve İmamkulu kaya anıtlarını aynı güzergâh üzerindeki Hitit eserleri arasında gösteriyor.

Arkeologların değerlendirmelerine göre Hattuşa ve Kültepe'den Anadolu'nun güneyine inen güzergâhlardan biri bu hat üzerinden ilerliyordu.

Gürkan Gökçek'in “Asur ve Kaniş Arası Ulaşım ve Taşımacılık” çalışmasına dayandırılan araştırmalarda ise III. Hattuşili dönemindeki Develi–Fraktin–Taşçı–Gezbel–Kozan/Çukurova hattının yaklaşık 260 kilometrelik bir güney bağlantısı oluşturduğu aktarılıyor.
Aynı güzergâh üzerinde bulunan kaya anıtları da bu yolların yalnızca Hititler döneminde değil, daha eski çağlarda da kullanılmış olabileceğine dair önemli ipuçları veriyor.

Taşçı Kaya Anıtları Kalenin Yakınında

Bakırdağı çevresindeki en dikkat çekici tarihî izlerden biri olan Taşçı I kaya anıtı, 1906 yılında Hans Rott tarafından keşfedildi. Araştırmalarda anıt, MÖ 13. yüzyılda hüküm süren Hitit Kralı III. Hattuşili ve kraliyet ailesiyle ilişkilendiriliyor.

Anıtta üç figür bulunuyor. Aşınmış durumdaki hiyerogliflerde ise “Büyük Kral Hattuşili, Büyük Kral, Kahraman” şeklinde bir okuma yapılıyor.

Üstelik Taşçı I'in yaklaşık 100 metre güneyinde ikinci bir kaya anıtı daha bulunuyor.
Taşçı II olarak adlandırılan bu anıtta tek bir figür ve figürün altında hiyeroglif yazı yer alıyor. Araştırmacılar anıtın tarihlendirilmesi konusunda farklı görüşlere sahip olsa da bazı çalışmalar eseri MÖ 13. yüzyıla tarihlerken, bazı araştırmacılar doğrudan III. Hattuşili dönemine bağlıyor.

Kaya Anıtları Eski Yolların İzini Taşıyor Olabilir

Kayseri'deki resmî kültür kaynaklarında Fraktin, Taşçı ve İmamkulu gibi anıtların Hititlerin güneye doğru kullandığı güzergâhlarla bağlantısına dikkat çekiliyor.

Bir anlamda bu anıtlar, bugün ortadan kalkmış yolların izlerini takip etmek için kullanılan tarihî işaretler gibi düşünülüyor. Fakat bu anıtların doğrudan “yol tabelası” olarak kullanıldığı anlamına gelmiyor.

Bölge İlk Çağlardan Beri Önemliydi

Bakırdağı çevresindeki tarihî hareketlilik yalnızca Hitit dönemine de uzanmıyor.
Türk Tarih Kurumu'nun 1991 yılında Belleten dergisinde yayımlanan Hamza Gündoğdu araştırmasında, Bakırdağı çevresindeki Havadan yerleşiminin yakınlarında Fraktin, Ayşepınarı ve Ebce gibi eski yerleşim merkezleri ve kalıntılar bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Bu bulgular, bölgenin ilk çağlardan itibaren önemli bir yerleşim alanı olduğunu gösteren veriler arasında yer alıyor.

Turizm Rotası Olabilir

Zamantı Irmağı'nın çevrelediği Bakırdağı Kalesi, tarihî geçmişinin yanı sıra bulunduğu doğal ortamla da dikkat çekiyor. “Kül Kale” olarak da anılan yapı, Kısıklı Vadisi'nin doğal güzellikleriyle birlikte yeni bir gezi güzergâhının önemli duraklarından biri olabilir.

Develi'den başlayıp Bakırdağı, Taşçı kaya anıtları ve çevredeki diğer tarihî noktalar üzerinden ilerleyen bir rota, aynı zamanda Hitit döneminden kalan eserlerle cazibe merkezi olma özelliği taşıyor.

Böyle bir güzergâhın oluşturulabilmesi için ise öncelikle kalenin ve çevresindeki tarihî alanların ayrıntılı biçimde incelenmesi, mevcut kalıntıların korunması ve ziyaret edilebilirlik koşullarının değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: Merve Erol