Kayseri haber- Kayserili, Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 43 yıllık taş ustası Ali İnal, mesleğini gelecek nesillere taşımak adına yeni ustalar yetiştiriyor.
Kayseri’nin Talas ilçesine bağlı Reşadiye Mahallesi’nde 1970 yılında doğan 56 yaşındaki taş ustası İnal, ilk ve orta eğitimini tamamladıktan sonra maddi imkansızlıklar sebebiyle çeşitli işlerde çalışmaya başladı.

Daha sonralarda merak saldığı taş işlemeciliğine başlayan Ali İnal, ustaları Bayram Yıldırım, Kemal Deveci ve Durdu Yıldırım’ın yanında çalıştı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı 56 yaşındaki taş ustası Ali İnal, yıllardır sürdürdüğü mesleğini geleceğe taşımak için yeni ustalar yetiştiriyor.

Bu süre zarfında granit, mermer ve kireç gibi doğal taşları işleme konusunda uzmanlaşan İnal, duvar, anıt, minber, kubbe, köprü, han, hamam ve peyzaj gibi projelerin yapım ve restorasyon işlerinde yer aldı.

Taşları kırmak ve şekillendirmek için kullanılan çekiç, tokmak, murç, dişli ve düz kalem gibi aletleri kalfa ve çıraklık dönemlerinde elinden hiç bırakmayan İnal, işinde ustalaştığı mesleğini 43 yıldır severek yapmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen ‘’Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları’’ kartına sahip olan İnal, usta öğretici olarak görev yaptığı Talas Restorasyon Eğitim Merkezinde (TAREM) mesleği gelecek nesillere taşımak amacıyla yeni ustalar yetiştiriyor.
"Taş bizim yaşam alanımız"

Taş ustası Ali İnal, AA muhabirine, orta gelirli bir ailenin çocuğu olarak çalışmak zorunda kaldığı dönemlerde taş oymacılığına başladığını söyledi.

Osmanlı'nın baş mimarı Mimar Sinan'ın memleketinde bu mesleğini yapmaktan ötürü gururlu olduğunu vurgulayan İnal, "Taşa ve ustama olan sevgim, Mimar Sinan'a olan saygım beni taş oymacılığı mesleğine taşıdı. Halen daha dün gibi taşa hevesliyim.

İşlemesini ayrı seviyorum ama restorasyon işlerini daha çok seviyorum. Taşla yapılan duvarı, minareyi, kubbeyi, köprüyü, hanı, hamamı çok seviyorum. Eşiğimizden mezarımıza kadar olan taş bizim yaşam alanımız." diye konuştu.
"Dünyada zaten kiracıyım, gerçek dünya için çalışıyoruz"

İnal, taş işlemeciliği sırasında çıraklara ve kursiyerlere yapılacak işi anlatırken çok keyif aldığını belirtti.
Taşa sevgisini anlatamadığını, yaşanılması gerektiğini ifade eden İnal, şu şekilde konuştu:
"Taşla yapamadığım hiçbir şey yok. İşlemesinden restorasyonuna, köprüsünden kubbesine, minaresine, bahçe duvarına kadar her şeyi yapıyorum. Şu anda TAREM'de usta yetiştirmenin ve taş işleminin peşindeyiz.

Ustalığı ve taş işlemeciliğini yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Ne kadar çok yaydık, o kadar gururlanıyoruz. Taş ve ahşap ustası artık yok. Bizim amacımız bu işin ve ustaların ölmemesi. Taşı Türkiye'ye yayan bizim Reşadiye.
Sonrasında Mimar Sinan bu işi çok güzel yaptı ve halen de yapılıyor ama yetişen taşçı yok. Bizim amacımız, gayemiz ve çalışmamız taşçı yetiştirmek. Tek derdimiz bu. Çoğu hedefime ulaştım Allah'a şükürler olsun.
Bizden sonraki nesle bunu aşılamak istiyoruz, bunun dışında başka bir şey düşündüğüm yok. Zenginlik ve fakirlikte hiç gözüm yok. Parayla hiç alakam yok. Bunlar kalıcı şeyler. Dünyada zaten kiracıyım, gerçek dünya için çalışıyoruz."
İnal, taş işlemeciliğini öğrenmek ve işte ustalaşmak isteyen herkese ücretsiz eğitim verdiğini de ifadelerine ekledi.




