Komedyen Deniz Göktaş, The New York Times kültür eleştirmeni Jason Zinoman'a verdiği röportajda tutukluluk sürecini, ifade özgürlüğüne ilişkin düşüncelerini ve kariyerinde yaşadığı otosansür sorununu anlattı. Göktaş, cezaevinde geçirdiği günlerin ardından mizah anlayışını ve sahne çalışmalarını sürdürmeye devam ettiğini belirtti.

DENİZ GÖKTAŞ, NYT'YE MAHKEME SÜRECİNİ ANLATTI

The New York Times'a konuşan Göktaş, mahkemedeki savunması sırasında cezaevinde kalma süresinin uzayabileceğinin farkında olduğunu ancak özür dileyen bir tutum sergilemek istemediğini ifade etti. Önceliğinin bir an önce tahliye edilmek olmadığını belirten komedyen, düşüncelerini savunmaktan vazgeçmediğini söyledi. Göktaş, ifade özgürlüğünün yalnızca Türkiye'de değil, dünyanın farklı ülkelerinde de tartışılan bir konu olduğunu dile getirdi. İnsanların düşüncelerini açıklarken karşılaşabilecekleri hukuki ve toplumsal sonuçlardan çekinebildiğine dikkat çekti.

Deprem bölgesi ile ilgili konuşan Murat Kurum: Hemşerilerimiz artık kendi yuvalarında!
Deprem bölgesi ile ilgili konuşan Murat Kurum: Hemşerilerimiz artık kendi yuvalarında!
İçeriği Görüntüle

CEZAEVİNDEKİ İLK GÜNÜNE İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Deniz Göktaş, NYT röportajında cezaevindeki ilk gününe ilişkin dikkat çekici bir ayrıntı da paylaştı. Tutukluluk sürecini anlatan komedyen, hücrede geçirdiği ilk gece hayatının en iyi uykularından birini uyuduğunu söyledi.

Kariyerinin belirli dönemlerinde otosansür uyguladığını anlatan Göktaş, bu durumdan rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Gösterilerine gelen öğrencilerin ve emeklilerin günlük yaşamlarında kendisinden daha cesur davrandığını düşündüğünü belirten komedyen, bu karşılaştırmanın kendi tutumunu sorgulamasına neden olduğunu aktardı. Göktaş, yaşadığı zorluklara rağmen cezaevi sürecinden pişmanlık duymadığını dile getirdi.

TÜRKİYE VE ABD'DEKİ MİZAH ORTAMINI KARŞILAŞTIRDI

The New York Times'a verdiği röportajda Türkiye ve ABD'deki komedyenlerin karşılaştığı koşulları da değerlendiren Göktaş, iki ülkede ifade özgürlüğüne ilişkin farklı sorunların yaşandığını belirtti. ABD'de komedyenlerin sosyal medya tepkileri ve iptal kültürüyle karşılaşabildiğini anlatan Göktaş, Türkiye'de ise mizah nedeniyle hukuki yaptırımların da gündeme gelebildiğini söyledi. ABD'li komedyenlerin kendisine daha özgür göründüğünü ifade eden Göktaş, mizahın sınırları ve sanatçıların kendilerini ifade edebilme imkânları üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Deniz Goktas Heykel

“ÖLÜ DENİZ” GÖSTERİSİNDEKİ MAKETİN ANLAMINI AÇIKLADI

Göktaş, YouTube'da milyonlarca kez izlendiği belirtilen ve farklı ülkelerde sahnelediği “Ölü Deniz” gösterisinde kullandığı büyük kafa maketinin neyi temsil ettiğini de anlattı. Maketin giyotinle kesilmiş bir kafayı temsil etmesini istediğini belirten komedyen, bu tercihini gösteride işlediği ölüm ve sansür temalarıyla ilişkilendirdi. Mahkemedeki savunmasında, 1964 yılında mizahı nedeniyle yargılanan Amerikalı komedyen Lenny Bruce'a da atıfta bulunduğunu söyledi.

CEZAEVİNDE 20 DAKİKALIK YENİ GÖSTERİ HAZIRLADI

Deniz Göktaş, 88 günlük tutukluluk sürecinde yazmayı bırakmadığını belirtti. Cezaevinde yaklaşık 20 dakikalık yeni stand-up malzemesi hazırladığını açıklayan komedyen, bunları gelecek yıl sahnede kullanmayı planladığını söyledi. Günlüğüne aldığı ilk notlardan birinin, yaşadığı dava sürecine gösterilerinde ne kadar yer vereceğiyle ilgili olduğunu da aktardı Göktaş, komedinin toplumsal sorunları tek başına çözemeyeceğini ancak insanlara empati kurma, düşüncelerini paylaşma ve konuşma cesareti kazandırabileceğini ifade etti.

YAŞADIKLARINDAN PİŞMAN OLMADIĞINI SÖYLEDİ

The New York Times röportajında cezaevinde geçirdiği sürenin kendisini nasıl değiştirdiğini değerlendiren Göktaş, bunun sonuçlarını görmek için henüz erken olduğunu belirtti. Tutukluluk döneminde günlük yaşamın küçük ayrıntıları ve özgürlük üzerine düşündüğünü anlatan komedyen, zor koşullarda da kişinin özgürlük duygusunu koruyabileceğini dile getirdi. Göktaş, yaşadığı sürece rağmen mizah yapmayı ve düşüncelerini sahnede ifade etmeyi sürdüreceğini belirtti.

Kaynak: Haber merkezi