Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Arıkan, “ Evlatlarımızı sıralarında öğretmenlerimizi sınıflarında kaybettiğimiz, tedirginlikle okul kapılarında bekleyen velilerimiz, okula her gün aç giden öğrencilerimizin sayısının arttığı anlamsız bir inatla kurulan milli eğitim akademisi nedeniyle yanlış atama ve yer değiştirme politikaları nedeniyle öğretmenlerimizin aile bütünlüğünün dağıldığı bir yıl oldu” diye konuştu.
‘ÖĞRETMENLERİN OKULLARI ÖZEL AMA MAAŞLARI SIRADAN’
Özel okullara değinen Mahmut Arıkan, “Öğretmenlerin okulları özel ama maaşları sıradan. Onlar öğrencileriyle buluşmayı hak etmiş. Ama mülakatla öğrencilerinden ayrılmış olan öğretmenler. Öğrencilerimizin karnesi olduğu gibi aynı şekilde bir de iktidarın da karnesi olması gerekiyor. Ben burada iktidarın karnesini sizinle paylaşmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘BU KARNE YALNIZCA EĞİTİM SİSTEMİNİN KARNESİ DEĞİL’
AK Parti’nin karnesini açıklayan Mahmut Arıkan, “Eğitim politikalarında, okul politikalarında iktidarın karnesi güvenlik dersine baktığımızda, güven: 0, adalet: 0, liyakat: 0, edebiyat: 100. İş edebiyata gelince, hamasete gelince iktidarın 100 üzerinden 100 aldığını görüyoruz. Bu karne yalnızca eğitim sisteminin karnesi değil, bu karne bir iktidarın evlatlarına nasıl baktığının karnesidir” şeklinde konuştu.
‘FEDERASYON OLARAK KUPA ÖNCESİNDE İKTİDARA YARANMA AMACINDAYDILAR’
TFF’yi eleştiren Mahmut Arıkan, “Federasyon olarak kupa öncesinde iktidara yaranma amacıyla, parti filmleriyle tanırım yaparsanız, siz kalkıp parti marşını milli takım marşı gibi milletin önüne koyarsanız, siz kalkıp futbolcuları, teknik heyeti, hiçbir resmi unvanı olmayan Bilal Erdoğan’ın yanında ip gibi hizaya dizerseniz ortada ne millilik kalır ne de milli ruh kalır” dedi.
‘MİLLETİMİZİN OLAN BİTENİ BİLMEYE İHTİYACI VAR’
Terörsüz Türkiye konusuna değinen Mahmut Arıkan, “En önemli başlıklardan biri adına ‘Terörsüz Türkiye’ denilen ancak muğlaklığı bir türlü giderilemeyen süreçtir. Bu süreç beraberinde 3 krizi bizlerle tanıştırdı. 1: Kurumsallaşamama krizi, 2: Siyasal irade krizi, 3: Giderek derinleşen güven kriz. Milletimizin olan biteni bilmeye, anlamaya ve güven duymaya ihtiyacı vardır. Bugün kamuoyunda sıkça tartışılan ‘çerçeve yasa’ meselesi de tam olarak bu noktada büyük önem kazanıyor. Eğer Türkiye yeni bir döneme girecekse 100 yılık bir mesele gerçekten çözülecekse bu süreç kişilerin niyetlerine dönemsel siyasi hesaplara veya sözlü taahhütlere değil, hukuka, meclis iradesine ve açık yasal güvencelere dayanmalıdır” şeklinde konuştu.
‘TOPLUMUN BİR KESİMİ GEÇMİŞTE DE VERİLEN BAZI SÖZLERİN YERİNE GETİRİLMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR’
Bugün toplumun farklı kesimlerinde farklı kaygılar oluyor diyen Mahmut Arıkan, şöyle konuştu: “Toplumun bir kesimi geçmişte de verilen bazı sözlerin yerine getirilmediğini düşünürken, diğer kesimler ise ülkenin birliği, bütünlüğü ve güvenliği konusunda çeşitli endişeleri bulunuyor. Yapılması gereken, bütün toplumsal kesimlerin kendisini güvende hissedeceği, şeffaf, açık ve hukuki bir zemin oluşturmaktır. “





