Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı'nda gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Arıkan, “Siyaset; bir milletin ortak meselelerini konuşma ve çözme sanatıdır. Ancak, Türkiye'nin son yıllarda en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri, siyasetin normalleşmesidir. Malumunuz, Türkiye son günlerde, yine "anormal" bir süreç yaşıyor. Süreci uzun uzun konuşabiliriz. Detaylı analizler yapabiliriz. Birçok durum tespiti de yapabiliriz. Ancak biz bugün, ne oluyor sorusuna değil, neden oluyor sorusuna cevap arayacağız” dedi.

‘HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA DARALMASI DA AYNI YAPISAL KRİZİN FARKLI GÖRÜNÜMLERİDİR’

Yakın geçmişi şöyle bir hatırlayalım diyen Arıkan, “Özellikle 2015'ten bugüne; ekonomik krizlerle birlikte, siyaset alanının sürekli daraltıldığı bir süreçten geçiyoruz. Haziran ve Kasım 2015 seçimleri, sürekli bombaların patladığı o çatışmalı dönem, 2016'daki hain darbe girişimi, OHAL süreci ve 1. kayyım döneminin başlaması. 2017'de OHAL koşullarında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş, 2018 seçimlerinden sonra ikinci kez seçim sisteminin değiştirilmesi, 2019 İstanbul seçimlerinin iptali, akabinde II. kayyım döneminin başlaması, 2023 seçimlerinde hiç olmadığı kadar devlet imkanlarının iktidar lehine kullanılması, 2024 seçimleri ve ardından yolsuzluk iddialarıyla belediyelere operasyonlar sonrasında 3. kayyım dönemi ve işte son yaşananlar... Bu gelişmeler ne birbirinden ne de insanımızın yaşadığı ekonomik sıkıntılardan bağımsızdır. 8 yıldır çözülemeyen ekonomik krizde, siyaset alanının her geçen gün daha fazla daralması da aynı yapısal krizin farklı görünümleridir” diye konuştu.

‘ASKERİ VESAYETİ REDDETTİĞİMİZ GİBİ YARGI VESAYETİNİ DE REDDEDİYORUZ’

Bu gerçeği iktidarın artık görmesi ve kabul etmesi gerekir diyen Arıkan, “Siz siyaset alanını daraltıldığınızda sadece muhalefet partileri zarar görmüyor. Bu daralmanın en can yakıcı tezahürü, günlük beslenme ihtiyacını, aylık barınma ihtiyacını karşılama çabasında olur. Bu daralmanın en can yakıcı tezahürü, güç merkezleri karşısında adalet arayışında olur. İşte biz bu yüzden; askeri vesayeti reddettiğimiz gibi yargı vesayetini de reddediyoruz. Laikçi vesayeti reddettiğimiz gibi muhafazakâr vesayeti de reddediyoruz. Apoletli vesayetleri reddettiğimiz gibi kravatlı, cübbeli vesayetleri de reddediyoruz. Türkiye'nin ihtiyacı yeni anlaşmazlıklar, yeni tartışmalar, yeni kavgalar değildir” ifadelerini kullandı.

‘YAŞANABİLİR TÜRKİYE VURGUSU’

Tıpkı; terörsüz Türkiye yetmez, "yaşanabilir Türkiye" olsun dediğimiz gibi; şaibesiz bir Türkiye diyoruz, vesayetsiz bir Türkiye diyoruz, krizsiz bir Türkiye diyoruz diyen Arıkan, “Sürekli kriz üreten bu kısır döngüyü artık aşmalıyız diyoruz. İnsanımız; en basitinden- geçim derdinin, adalet arayışının, gelecek kaygısının, gündemin dışına itilmesinden, görmezden gelinmesinden çok yoruldu. Bizim için esas mesele budur” dedi.

MHP Şanlıurfa İl Teşkilatı feshedildi
MHP Şanlıurfa İl Teşkilatı feshedildi
İçeriği Görüntüle

‘BÖYLE ÜLKE BULMAK KOLAY DEĞİL’

Bugün Türkiye'de, açlık sınırı, 35.174 lira diyen Arıkan, “Bu ne demek biliyor musunuz? 4 kişilik bir ailenin sadece karnını doyurması için gereken miktar demek. Yoksulluk sınırı, 114.516 lira! Bu da bir ailenin, asgari bir yaşam standardı için gereken miktar demek. Düşünebiliyor musunuz? Bir ailenin yoksul olması için eve 4,5 asgari maaş girmesi gerekiyor. Baba çalışacak, anne çalışacak, oğul çalışacak, kız çalışacak ki ancak yoksul olabilsinler! Tabi o da iş bulabilirlerse! Bütün bunlar olurken iktidar yetkilileri; Efendim, "%2,5 büyüdük, kişi başına neredeyse 50 bin dolarlık bir alım gücü var, dünyada böyle bir ülke bulmak kolay değil." diyor. Çok doğru! Emeklinin 20.000 lira asgari ücretlinin 28.000 lira aldığı, iktidarın da 50.000 dolarlık alım gücü olduğuna inandığı bir ülke bulmak, gerçekten mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Kaynak: Kurum Bülteni