Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Mustafa Ayan, düzenlediği basın toplantısında yeni eğitim-öğretim yılının açılışına dikkat çekerek, “Fakirin çocuğu imam hatibe, zenginin çocuğu özel okula, Milletvekili-Bakan çocukları Avrupa, Amerika ve İngiltere’de okuyor.” Dedi. Ayan sözlerini şöyle sürdürdü; “Yeni eğitim dönemine başlamış bulunuyoruz. Yerleştirme sistemi ile istemediği okullara yerleştirilen aileler ve öğrencilerimiz sıkıntılı. Büyük sözler verildiği halde atanamayan genç öğrencilerimiz ve yönetim kadroları dağıtılmış okullarımıza. Osmanlıya tebaa yetiştiren sistemin Cumhuriyet döneminde eğitim sistemine dayatıldığı bir ortam. Fakirin çocuğu imam hatibe, zenginin çocuğu özel okula, Milletvekili-Bakan çocukları Avrupa, Amerika ve İngiltere’de okuyor. 1 Eylül öğretim yılı başladı. Tüm öğretmenlerimize öğrenci kardeşlerimize bu kargaşa ortamında başarı dileklerimi iletiyorum.” 

“Ordu-Polis-Yargı dağıtıldı”

Emekli polis Ali Şekeroğlu olayı sonrası Kayserili vekil: Bizi bu hale getiren utansın!
Emekli polis Ali Şekeroğlu olayı sonrası Kayserili vekil: Bizi bu hale getiren utansın!
İçeriği Görüntüle

Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından çıkarılan yasalarla işçi, çiftçi, sanayicinin üretim yapamaz hale geldiğine vurgu yapan Ayan sözlerine şöyle devam etti; “Demokratik açılım adı altında bazı düzenlemeler getirildi. Bu düzenlemelerin tümü dağdaki teröristler ve yeni türeyen iş adamları adına yapıldı. Teröristler kırmızı halılarda ‘Sayın’ hitabı ile karşılanırken yaptıkları yanına kar kaldı. Ordu, Polis ve yargı dağıtıldı. Reza Zarraf gibi yeni yetme hain hırsızların önü açıldı. Alın teri ile çalışan işçinin, çiftçinin üretim yapan sanayicinin, küçük esnafın, eczacının, doktorun emekleri ve ürettikleri değer hiç sayıldı. Sadece ucuz kredilerle borç batağına saplanan esnafın ürettiği para etmez hale geldi. Dini inançları sömürülen gerçek inanmış mütedeyyin Müslümanlar adam yerine konulmayan bürokrat ve devlet memurları ve Ortadoğu batağına sürüklenen Türk, Kürt, Alevi, Sünni diye ayrıştırılmış bir Anadolu halkı. Ne bu halkı koruyacak ordu, ne de canımızı güvenliğimizi sağlayacak polis kaldı. Ülkemiz bu düşüncelerle yönetiliyor! Ve güvendiğimiz dağlara kar yağıyor, ne yapacağımızı şaşırmış bir toplum olduk. Bundan daha iyisi olamaz diyerek boynumuzu büktük. Gözümüz kapıda bizi sanki kötü yola sürükleyen kişilerin yardımlarını bekler olduk. Halka verilen ucuz sosyal yardımlar makarna ve kömürler bizi ‘Eline vur, oyunu al ve iktidar ol’ anlayışına mahkum kıldı. Mücadele gücümüzü yitirdik. Allaha dua edip elimizi yüzümüze sürüp artık ayağa kalkmalıyız ve dualarımızı inancımızla, direncimizle, ilkelerimizle, kardeşlik ve dayanışma duygularımızla. Devrimin ve demokrasimizin temiz yüzüyle birleştirip birliğimizi, dirliğimizi, yurdumuzu ve devletimizi yeniden insanca yaşanır onurlu, güçlü, güler yüzlü insanlarımızın yaşadığı huzur dolu memleket haline getirmek için mücadelemiz ve tüm Anadolu halkını uyarmaya devam edeceğiz.”