AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı dikkat çeken paylaşımda Kayseri'nin Anadolu Selçuklu Devleti dönemindeki tarihî önemini anlattı. Kentin bugün sanayisi, ticareti ve üretim kültürüyle öne çıktığını belirten Cıngı, yüzyıllar önce Kayseri'nin yalnızca Anadolu'nun değil, Anadolu Selçuklu Devleti'nin de en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti.
Kayseri'nin tarih boyunca üstlendiği kritik role dikkat çeken Cıngı, şehrin sadece ekonomik gücüyle değil, devlet yönetimi, ilim ve medeniyet alanındaki katkılarıyla da ön plana çıktığını vurguladı.
"Kayseri, Selçuklu Devleti'nin En Önemli Yönetim Merkezlerinden Biriydi"
Paylaşımında Anadolu Selçuklu Devleti'nin resmî başkentinin Konya olduğunu hatırlatan Murat Cahid Cıngı, buna rağmen özellikle Sultan I. Alaeddin Keykubad döneminde Kayseri'nin devletin en önemli yönetim ve ikamet merkezlerinden biri hâline geldiğini belirtti.
Cıngı, Sultanların uzun süreler Kayseri'de kaldığını, devlet işlerinin burada görüşüldüğünü, askerî hazırlıkların bu şehirden yürütüldüğünü ve Anadolu'nun geleceğine yön veren önemli kararların Kayseri'de şekillendiğini ifade etti.
Bu yönüyle Kayseri'nin yalnızca bölgesel bir şehir olmadığını belirten Cıngı, Selçuklu Devleti'nin yönetim anlayışında önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

Stratejik Konumu Kayseri'yi Öne Çıkardı
Kayseri'nin Selçuklu döneminde böylesine önemli bir merkez hâline gelmesinin en önemli nedenlerinden birinin stratejik konumu olduğunu belirten Cıngı, doğudan batıya uzanan ticaret yollarının kesiştiği noktada bulunan şehrin yalnızca ticaret açısından değil, birçok alanda gelişim gösterdiğini anlattı.
Paylaşımında, Kayseri'nin sadece kervanların uğrak noktası olmadığını ifade eden Cıngı, ilmin, sanatın ve devlet yönetiminin de bu şehirde buluştuğunu söyledi.
Bu hareketlilik sayesinde Kayseri'nin dönemin en zengin ve en gelişmiş şehirlerinden biri hâline geldiğini belirten Cıngı, şehrin sahip olduğu tarihî mirasın da bu güçlü geçmişin en önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.
Selçuklu Mirası Günümüzde de Yaşamaya Devam Ediyor
Murat Cahid Cıngı, Kayseri'nin tarihî zenginliğinin günümüzde de görülebileceğini belirterek Selçuklu döneminden kalan önemli eserleri hatırlattı.
Hunat Hatun Külliyesi, Gevher Nesibe Darüşşifası, Kayseri Kalesi ve Selçuklu döneminden günümüze ulaşan onlarca eserin o ihtişamlı yılların sessiz şahitleri olarak ayakta durduğunu ifade eden Cıngı, bu yapıların Kayseri'nin tarihî kimliğini yansıtmaya devam ettiğini söyledi.
Gevher Nesibe Darüşşifası Vurgusu
Paylaşımında Gevher Nesibe Darüşşifası'nın önemine de değinen Cıngı, dünyanın ilk tıp fakültelerinden biri kabul edilen bu yapının Kayseri'de kurulmuş olmasının tesadüf olmadığını ifade etti.
Cıngı, bunun Kayseri'nin yalnızca siyasi ve askerî gücüyle değil, ilme, eğitime ve medeniyete verdiği değerle de Selçuklu'nun en gözde şehirlerinden biri olduğunun önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti.

"Bugün Taş Duvarları Görüyoruz Ama..."
Kayseri'nin tarihî eserlerine farklı bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini dile getiren Murat Cahid Cıngı, bugün bu yapıların önünden geçerken çoğu zaman sadece taş duvarların görüldüğünü ifade etti.
Ancak aynı sokaklarda bir zamanlar sultanların yürüdüğünü, devlet adamlarının istişarelerde bulunduğunu, kervanların konakladığını ve Anadolu'nun kaderini etkileyecek kararların alındığını vurgulayan Cıngı, şehrin tarihî hafızasının bugüne kadar ulaştığını söyledi.
"Kayseri'nin Asıl Zenginliği Medeniyet Hafızasında Saklı"
Paylaşımının sonunda Kayseri'nin sahip olduğu en büyük değerin sadece binlerce yıllık geçmişi olmadığını belirten AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, şehrin bir medeniyetin hafızasında böylesine güçlü bir yer edinmiş olmasının asıl zenginlik olduğunu ifade etti.
Cıngı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Kayseri'nin asıl zenginliği sadece binlerce yıllık geçmişi değil, bir medeniyetin hafızasında böylesine güçlü bir yer edinmiş olmasıdır. İşte bu yüzden, bir zamanlar gerçekten devletin kalbi Kayseri'de atıyordu."





