Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Şubat’ta Riyad’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan enerji anlaşmalarının yansımaları ortaya çıkmaya başladı. İki ülke arasında yenilenebilir enerji alanında imzalanan hükümetlerarası protokol, Türkiye’de büyük ölçekli yatırımların önünü açtı.
Anlaşma kapsamında Suudi Arabistan’ın Türkiye’de en az iki Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurması planlanırken, bu yatırımlar karşılığında Türkiye tarafından 30 yıl boyunca elektrik alım garantisi verildi. Tamamı dış finansmanla hayata geçirilmesi planlanan projelerin, uluslararası finans kuruluşlarının desteğiyle ilerleyeceği belirtildi.
Yasa teklifinin gerekçesine göre, santraller için tahsis edilen alanların mülkiyeti Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ)’da kalacak. 30 yıllık sürenin sonunda ise EÜAŞ, santralleri herhangi bir bedel ödemeden devralma hakkına sahip olacak.
Bu gelişmelerin ardından enerji sektöründe dikkat çeken yeni bir hareketlilik yaşandı. Geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ın Ankara’da Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşme ile eş zamanlı olarak, dünyanın en büyük petrol ve doğalgaz şirketlerinden Saudi Aramco’dan üst düzey bir heyetin Türkiye’de bazı enerji tesislerinde incelemelerde bulunduğu öğrenildi.
Gazeteci Olcay Aydilek’in aktardığı bilgilere göre, Aramco heyeti özellikle akaryakıt sektöründeki bazı tesisleri ziyaret ederek yatırım fırsatlarını değerlendirdi. Ankara kulislerinde doğrulanan bu ziyaretler, Saudi Aramco’nun Türkiye enerji pazarına yönelik somut adımlar atabileceği yorumlarını beraberinde getirdi.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesini güçlendirecek yeni yatırımların önünü açarken, Ankara ile Riyad arasındaki ekonomik iş birliğini de daha ileri bir seviyeye taşıyabilir.

