Şanlıurfa Karaköprü’de 24 Eylül saat 10.40’ta, yerin 7 kilometre derinliğinde kaydedilen 5,4 büyüklüğündeki deprem; Şanlıurfa’nın yanı sıra Diyarbakır, Gaziantep, Adıyaman ve Malatya’da da hissedildi. Bölgedeki incelemeler sürerken, Üşümezsoy’un 2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından yaptığı açıklamalar da tekrar hatırlatıldı.
BOZOVA FAYI İÇİN DAHA ÖNCE UYARMIŞTI
Üşümezsoy, 31 Mart 2023’teki değerlendirmelerinde Atatürk Barajı’nın güneyindeki fay hatlarına dikkat çekmişti. Özellikle Bozova Fayı çevresindeki stres durumunun takip edilmesi gerektiğini belirten Üşümezsoy, Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki bazı faylarda gerilme olabileceğini savunmuştu. Karaköprü depreminin ardından 55 kilometre uzunluğundaki sağ yanal doğrultu atımlı bir diri fay olan Bozova Fayı yeniden mercek altına alındı.
GEÇMİŞTEKİ ÖNGÖRÜLERİ VE RİSKLİ BÖLGELER
Geçmiş yıllardaki değerlendirmelerine de değinen Üşümezsoy; 2012 yılında Sivrice, Acıpayam ve Yedisu bölgelerini riskli alanlar olarak işaret ettiğini, bu bölgelerden Sivrice ve Acıpayam’da ilerleyen süreçte depremler meydana geldiğini hatırlattı. Sisam depremi öncesinde Sisam Fayı’na, İstanbul çevresinde ise Silivri-Kumburgaz hattı için 6 - 6,5 büyüklüğünde bir deprem potansiyeline dikkat çektiğini aktaran Üşümezsoy, Simav-Sındırgı bölgesini de daha önce gündeme getirdiğini belirtti.
PAMUKKALE FAYINA DİKKAT ÇEKTİ
Nefes’te yer alan habere göre; Üşümezsoy’un son değerlendirmelerinde ise Denizli ve çevresi öne çıktı. Pamukkale Fayı’nın deprem üretme potansiyeline dikkat çeken Üşümezsoy, bu fay üzerinde 6,5 ile 7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelebileceğini belirtti. Üşümezsoy, Buldan, Karahayıt, Pamukkale ve Denizli hattının risk altında olduğunu belirtti.
LAODİKEİA’DAKİ BÜYÜK DEPREMLERE DİKKAT ÇEKTİ
Pamukkale ve çevresinin zengin bir deprem geçmişine sahip olduğunu vurgulayan Üşümezsoy, Laodikeia antik kentinde geçmişte çok sayıda yıkıcı deprem yaşandığını hatırlattı. Bölgedeki sıcak su kaynaklarının da doğrudan fay hatlarıyla bağlantılı olduğuna işaret eden Üşümezsoy, tarihsel kayıtlara göre M.S. 40 yılında da bölgede büyük bir deprem meydana geldiğini kaydetti.



