Metinde düzenlemenin genel af olmadığı, kişiye özel hazırlanmadığı ve terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın düzenlemeden yararlanmasının mümkün olmadığı belirtildi.
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilen 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasının ardından Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kanunun yürürlüğe girmesinin ardından AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından, düzenlemenin kapsamının ve sürecin vatandaşlara doğru şekilde anlatılması amacıyla kapsamlı bir bilgilendirme metni hazırlandı. Hazırlanan metin parti organlarına iletildi.
AK Parti’den Teşkilatlara Kapsamlı Bilgilendirme
Bilgilendirme metninde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaklaşımıyla şekillenen Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin hukuki ve siyasi çerçevesine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Söz konusu vizyonun, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü, birlik ve beraberliğini uzun yıllardır hedef alan terör sorununu sona erdirmeye yönelik tarihi ve stratejik bir adım olduğu ifade edildi.
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreci, metinde Türkiye’nin gelecek tasavvurunun ve stratejik devlet vizyonunun bir parçası olarak nitelendirildi. Türkiye’nin son çeyrek asırda hedeflediği bölgesel ve küresel güç olma fırsatını gerçekleştirmek amacıyla uygulamaya konulan bir devlet projesi olduğu belirtildi.
Hedef PKK/KCK’nın Tamamen Silahsızlandırılması
Bilgilendirme metninde sürecin temel hedeflerinden birinin, silahlı PKK/KCK terör örgütünün bütün unsurlarıyla tamamen silahsızlandırılması ve fiili varlığının sona erdirilmesi olduğu kaydedildi.
Böylece terörün hem Türkiye sınırları içinde hem de sınırların dışında kullanılabilecek bir araç, taşeron veya aparat olmaktan çıkarılmasının amaçlandığı ifade edildi.
Süreç kapsamında Türk milletinden gizlenen herhangi bir işlem ya da eylemin bulunmadığı belirtilirken, sürecin şeffaf şekilde yürütüldüğü vurgulandı.
AK Parti’nin 25 yıllık tecrübesine dikkat çekilen metinde, “Büyük ve Güçlü Türkiye” hedefi doğrultusunda ülkenin önündeki son engellerin kaldırılması konusunda kararlılık mesajı verildi.
Teröre Ayrılan Kaynakların Yeni Adresi Eğitim Ve Üretim Olacak
Metinde, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin yalnızca güvenlik politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiği de belirtildi.
Türkiye’nin, terörün ülkenin kaderi olmaktan çıktığı yeni bir dönemin eşiğinde bulunduğu ifade edilirken, bu hedefin ülkenin ve milletin geleceğine yapılan önemli bir yatırım olduğu kaydedildi.
Terör nedeniyle kullanılan kaynakların bundan sonraki süreçte eğitime, teknolojiye, üretime, kalkınmaya ve gençlerin geleceğine yönlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı.
“Kanun Bir Af Düzenlemesi Değil”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe giren kanunun müstakil ve geçici bir düzenleme olduğunun altı çizildi.
Bilgilendirme metninde özellikle kamuoyundaki af tartışmalarına yanıt verildi. Düzenlemenin bir af olmadığı ve kişiye özel hazırlanmadığı açık şekilde ifade edildi.
Asker, polis ve vatandaşları şehit eden kişilerin, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’dan kesinlikle yararlanamayacağı belirtildi.
“Öcalan’ın Düzenlemeden Yararlanması Mümkün Değildir”
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan metinde, süreç boyunca kamuoyunda gündeme gelen sorulara da yanıt verildi.
“Örgüt liderine umut hakkı mı verilecek, Öcalan serbest mi bırakılacak?” sorusuna verilen yanıtta, kanun metninde “umut hakkı” ve “genel af” ifadelerinin bulunmadığı belirtildi.
Bu nedenle terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın söz konusu yasal düzenlemeden yararlanmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
“Bu Bir Af Ya Da Pazarlık Süreci Değildir”
Bilgilendirme metninde, “Bu terör örgütü ile pazarlık süreci midir?” sorusuna da yanıt verildi.
Sürecin bir müzakere veya pazarlık olmadığı, devletin güvenlik ve hukuk kapasitesini kullanarak terörün tasfiyesini sağlamayı amaçladığı kaydedildi.
“Bu düzenleme ile teröristlere af mı geliyor?” sorusuna ise kanunun bir af düzenlemesi olmadığı yanıtı verildi.
“İç Cephemizi Güçlendiriyoruz”
“Neden böyle bir adım atılıyor?” sorusuna verilen yanıtta ise dünyada ve bölgede yaşanan gelişmelere dikkat çekildi.
Metinde şu ifadeler kullanıldı:
“Dünya ve bölgemiz ateş çemberinden geçiyor. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye’nin önündeki en büyük engeli kaldırarak ‘iç cephemizi’ güçlendiriyoruz. Milletimizin ve ülkemizin huzuru, geleceği ve birliği her şeyin üzerindedir. AK Parti olarak düşüncemiz, icraatımız, duruşumuz bu konuda nettir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce dile getirdiği, çözüm için gereken adımların atılacağı yönündeki açıklamasına da bilgilendirme metninde yer verildi. Bu yaklaşımın devletin güvenlik politikası ile Türkiye Yüzyılı’nın beka ve büyüme stratejisinin bir parçası olduğu belirtildi.
“Üniter Yapı Ve Kırmızı Çizgiler Net”
Bilgilendirme metninin son bölümünde Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecinde AK Parti’nin kırmızı çizgileri de sıralandı.
Sürecin hiçbir şekilde taviz verilerek yürütülmediği, bunun bir “pazarlık”, “taviz” veya “genel af” süreci olmadığı vurgulandı.
Devletin egemenlik haklarının, üniter yapısının ve kırmızı çizgilerinin net olduğu belirtilirken; devletin temel ilkelerinin, milletin birliğinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün tartışmaya açılmasının söz konusu olmadığı ifade edildi.
Sürecin hiçbir aşamasında şehitleri ve gazileri incitecek bir davranış veya eylem içerisinde olunmadığı ve bundan sonra da olunmayacağı kaydedildi.
Teşkilatlara “Kardeşlik Ve Milli Dayanışma” Mesajı
AK Parti teşkilatlarının süreçle ilgili kullanacağı dil konusunda da bilgilendirmeler yapıldı. Teşkilatların merkeze alması gereken iki temel kavramın “kardeşlik” ve “milli dayanışma” olduğu belirtildi.
Türkiye’nin binlerce yıllık tarihinden gelen kardeşlik anlayışı ve gönül coğrafyasında kurulan manevi bağlar üzerinden ortak bir söylem oluşturulması gerektiği ifade edildi.
Terörle mücadelede ödenen bedelleri gölgede bırakabilecek davranış ve söylemlerden kaçınılmasının önemine dikkat çekilirken, provokasyon ve sabotajlara açık olan süreçte kucaklayıcı bir dil kullanılması istendi.
Metinde, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin kardeşliği güçlendirmeyi amaçladığı ve milletin tamamının ortak gelecek, güvenlik ve huzur talebine dayandığı belirtildi.
Türkiye’de hiçbir çocuğun terörün gölgesinde büyümemesi, hiçbir gencin geleceğinin şiddet ve terör tarafından belirlenmemesi gerektiği ifade edilirken, ay yıldızlı bayrak altında ortak bir geleceği paylaşmanın ülkenin en önemli gücü olduğu vurgulandı.
Bilgilendirme metninde ortak paydanın Türkiye, bayrak, vatan ve ortak gelecek olduğu belirtilerek, ülkenin enerjisinin Türkiye’nin ve vatandaşların refahı, huzuru ve geleceği için kullanılması gerektiği mesajı verildi.





