AK Parti MKYK Üyesi ve Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, Kayseri’nin sanayi, ihracat ve girişimcilik alanındaki gücünün teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Kentin yeni bir sanayi hamlesine ihtiyaç duyduğunu belirten Ataş, “Artık hedefimiz yalnızca daha fazla üretmek değil; daha yüksek teknolojiyle, daha yüksek katma değerle ve dünyaya daha güçlü şekilde açılan bir Kayseri inşa etmek olmalı” dedi. Ataş, Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin de şehrin ekonomik dönüşümünde önemli rol oynayacağını vurguladı.
Kayseri’nin sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli üretim merkezleri arasında yer aldığını belirten AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi, Kayseri Milletvekili Dursun Ataş, şehrin ekonomik geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kayseri’nin mevcut üretim gücünün teknoloji ve inovasyonla birleştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Ataş, sanayide yeni dönemin hedefinin yalnızca üretim miktarını artırmak değil, daha yüksek katma değerli ürünler geliştirmek olması gerektiğini ifade etti.
Ataş, “Kayseri’nin önümüzdeki dönemdeki en önemli gündemlerinden biri, sanayimizi daha yüksek teknoloji ve daha yüksek katma değer üreten bir yapıya dönüştürmek olmalıdır” diye konuştu.
KAYSERİ’DEN 183 ÜLKEYE YAKLAŞIK 4 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT
Kayseri’nin sanayi alanında önemli bir başarı yakaladığını belirten Milletvekili Ataş, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2025 yılı araştırmalarına ilişkin verileri paylaştı.
Ataş’ın aktardığı bilgilere göre, Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında Kayseri’den 11 firma, İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında ise 15 firma yer aldı. Böylece Kayseri’den toplam 26 firma, Türkiye’nin en büyük 1000 sanayi kuruluşu listesine girdi.
Kayseri’nin 2025 yılını 3 milyar 847 milyon 95 bin dolarlık ihracatla tamamladığını ve 183 ülkeye ürün gönderdiğini belirten Ataş, bu rakamların şehrin üretim ve ticaret gücünü ortaya koyduğunu söyledi.
“KAYSERİ’NİN İKİNCİ BÜYÜK SANAYİ HAMLESİNİ GERÇEKLEŞTİRMELİYİZ”
Kayseri’nin sanayide elde ettiği başarıların tesadüf olmadığını vurgulayan Ataş, mevcut ekonomik gücün daha ileri taşınması gerektiğini belirtti.
Ataş, “Kayseri’nin sanayi konusunda elde ettiği başarı tesadüf değildir. Bugün İSO’nun İlk 500 ve İkinci 500 listelerinde toplam 26 firmamız bulunuyor. Yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat yapan, dünyanın çok sayıda ülkesine ürün gönderen bir şehirden söz ediyoruz. Bu büyük bir ekonomik güçtür” dedi.
Kayseri’nin yeni hedefinin teknolojik dönüşüm olması gerektiğini ifade eden Ataş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ancak önümüzdeki hedef, mevcut başarımızı korumakla sınırlı olmamalıdır. Kayseri’nin ikinci büyük sanayi hamlesini gerçekleştirmeliyiz. Geleneksel üretim gücümüzü yapay zekâ, otomasyon, dijitalleşme, Ar-Ge ve yüksek katma değerli üretimle buluşturmalıyız. Daha fazla üretmenin yanında, daha akıllı üretmeli, daha fazla teknoloji geliştirmeli ve geliştirdiğimiz teknolojiyi dünyaya ihraç etmeliyiz.”
“CUMHURBAŞKANIMIZ KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜNE HER ZAMAN ÖZEL ÖNEM VERDİ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayseri’nin üretim, ticaret ve sanayi kapasitesine verdiği öneme de değinen Ataş, kentin ekonomik potansiyelinin daha ileriye taşınması gerektiğini söyledi.
Ataş, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayseri’nin üretim, ticaret ve sanayi gücüne ilişkin ortaya koyduğu güçlü irade, şehrimizin geleceği açısından da önemli bir vizyon ortaya koyuyor. Kendileri Kayseri’yi ekonominin lokomotif şehirlerinden biri olarak değerlendiriyor ve şehrimizin potansiyelini her fırsatta vurguluyor. Bizim görevimiz de bu potansiyeli daha ileri taşımaktır” ifadelerini kullandı.
KAYSERİ YÜKSEK HIZLI TREN PROJESİ EKONOMİYİ DE ETKİLEYECEK
Kayseri’nin ekonomik gelişiminde ulaşım yatırımlarının önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ataş, özellikle Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren (YHT) Projesi’nin stratejik önemine dikkat çekti.
Projenin tamamlanmasıyla Ankara-Kayseri arasındaki seyahat süresinin 1 saat 45 dakikaya, İstanbul-Kayseri arasındaki ulaşım süresinin ise yaklaşık 5 saate düşmesinin hedeflendiğini hatırlatan Ataş, YHT’nin yalnızca ulaşım kolaylığı sağlamayacağını söyledi.
“YHT SADECE ULAŞIM PROJESİ DEĞİL, EKONOMİK DÖNÜŞÜM PROJESİDİR”
Yüksek Hızlı Tren’in sanayi, ticaret, turizm ve yatırım açısından yeni fırsatlar oluşturacağını belirten Ataş, ulaşım altyapısının şehirlerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini ifade etti.
Ataş, “Yüksek Hızlı Tren’i sadece bir ulaşım projesi olarak görmemeliyiz. Ulaşım altyapısı aynı zamanda ekonomik rekabet altyapısıdır. Bir sanayi şehrinin hammaddeye, pazara, nitelikli insan kaynağına ve yatırımcıya ne kadar hızlı ulaşabildiği, o şehrin rekabet gücünü doğrudan etkiler” dedi.
Ankara-Kayseri YHT bağlantısının ulaşım süresini kısaltmanın ötesinde ekonomik katkılar sağlayacağını belirten Ataş, şöyle konuştu:
“Ankara-Kayseri YHT bağlantısı, Kayseri’nin Ankara’ya erişimini kolaylaştırmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bu proje; sanayimiz, ticaretimiz, turizmimiz, üniversitelerimiz ve yatırım ortamımız açısından yeni fırsatlar oluşturacaktır. Kayseri’nin Türkiye’nin diğer büyük ekonomik merkezleriyle bağını güçlendirecek, şehrimizin yatırım açısından cazibesini daha da artıracaktır.”
KAYSERİ’NİN TİCARET KÜLTÜRÜ KÜLTEPE-KANİŞ’E DAYANIYOR
Kayseri’nin teknoloji odaklı bir ekonomik dönüşüm gerçekleştirebilecek altyapıya sahip olduğunu belirten Ataş, şehrin binlerce yıllık ticaret geçmişinin önemli bir avantaj olduğunu söyledi.
Anadolu’daki Asur ticaret kolonileri sisteminin merkezi ve önemli uluslararası ticaret merkezlerinden biri olan Kültepe-Kaniş’in, Kayseri’nin köklü girişimcilik kültürünü ortaya koyduğunu ifade etti.
Ataş, “Kayseri’nin bugün sahip olduğu sanayi kültürünün arkasında çok güçlü bir ticaret ve girişimcilik geleneği var. Kültepe-Kaniş’ten bugünün organize sanayi bölgelerine, fabrikalarına ve ihracatçı şirketlerine uzanan çok güçlü bir çizgiden bahsediyoruz. Bu mirası geleceğe taşımamız gerekiyor” dedi.
Kayseri’nin sanayi gücünün yalnızca büyük fabrikalardan oluşmadığını da belirten Ataş, organize sanayi bölgeleri, sanayi siteleri, serbest bölge, Erciyes Teknopark, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının birlikte güçlü bir ekonomik ekosistem oluşturduğunu kaydetti.
2027 VE 2029 UNVANLARI KAYSERİ İÇİN YENİ FIRSATLAR SUNACAK
Kayseri’nin uluslararası alanda kazandığı unvanlara da değinen Ataş, kentin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti unvanlarının şehir açısından önemli fırsatlar oluşturacağını söyledi.
Kayseri’nin 2027 yılı boyunca Türk dünyasından sanatçıları, akademisyenleri, kültür insanlarını ve ziyaretçileri ağırlayacağını belirten Ataş, bu sürecin şehrin kültürel ve uluslararası tanınırlığına katkı sağlayacağını ifade etti.
2029 Dünya Spor Başkenti unvanının ise Kayseri’nin uluslararası spor organizasyonları düzenleme kapasitesini ve spor turizmini güçlendireceğini kaydetti.
Ataş, bu gelişmelerin sanayi ve teknoloji hedeflerinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kayseri’nin gücü yalnızca fabrikalarından ibaret değil. Tarihi, kültürü, gastronomisi, Erciyes’i, spor altyapısı, üniversiteleri, sanayisi ve girişimcilik kültürüyle çok yönlü bir şehirden söz ediyoruz. 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti unvanları da Kayseri’nin dünyaya açılma kapasitesini daha da güçlendirecek önemli fırsatlardır.”
“KAYSERİ’NİN BU DÖNÜŞÜMÜ GERÇEKLEŞTİRECEK İMKÂN VE KABİLİYETİ VAR”
Kayseri’nin sanayi, turizm, kültür, spor ve teknoloji alanındaki bütün imkânlarının ortak bir ekonomik hedef doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ataş, şehrin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.
Ataş, “Kayseri’nin bunu yapabilecek imkânı ve kabiliyeti vardır. Bizim meselemiz potansiyelimizin olup olmadığı değil, bu potansiyeli nasıl daha ileriye taşıyacağımızdır” diye konuştu.
KAYSERİ’DE SAVUNMA SANAYİİ İÇİN YENİ FIRSATLAR
Kayseri’nin savunma sanayii alanında da önemli bir potansiyel taşıdığını belirten Milletvekili Ataş, kentte büyük savunma sanayii kuruluşlarına üretim yapan çok sayıda işletme bulunduğunu söyledi.
Sektör verilerine göre Kayseri’de savunma sanayiine üretim yapan firma sayısının 40-50 civarında olduğunu aktaran Ataş, son dönemde 20’nin üzerinde yeni firmanın da büyük savunma sanayii kuruluşlarıyla çalışmaya başladığına dikkat çekti.
Bu gelişmelerin Kayseri sanayisinin teknoloji kapasitesini yükseltmek açısından önemli olduğunu belirten Ataş, savunma sanayiinin yalnızca yeni bir pazar olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Ataş, “Savunma sanayii, Kayseri için sadece yeni bir pazar değildir. Aynı zamanda teknoloji geliştirme, kalite standartlarını yükseltme, nitelikli insan kaynağı oluşturma ve Ar-Ge kapasitesini büyütme açısından da önemli bir kaldıraçtır. Kayseri’nin mevcut sanayi kabiliyeti düşünüldüğünde bu alanda çok daha ileri noktalara gelebileceğimize inanıyorum” dedi.
DURSUN ATAŞ’TAN “TEKNOLOJİ ÜRETEN KAYSERİ” VURGUSU
Kayseri’nin Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Ataş, bundan sonraki hedefin yüksek teknoloji geliştiren ve dünyaya teknoloji ihraç eden bir şehir oluşturmak olması gerektiğini söyledi.
Kayseri’nin küresel markalar çıkarabilecek ve nitelikli istihdam oluşturabilecek bir potansiyele sahip olduğunu belirten Ataş, mevcut sanayi altyapısının inovasyonla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Ataş, “Kayseri’nin hedefi yalnızca Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olmak olmamalı. Hedefimiz; yüksek teknoloji üreten, küresel markalar çıkaran, nitelikli istihdam oluşturan ve dünyaya teknoloji ihraç eden bir Kayseri olmalıdır” dedi.
Şehrin sahip olduğu avantajlara dikkat çeken Ataş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kayseri’nin önünde çok güçlü bir fırsat var. Sanayi gücümüz var, ihracat kabiliyetimiz var, girişimcilik kültürümüz var. Güçlü meslek kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, teknoparkımız, organize sanayi altyapımız, kültürümüz, spor altyapımız ve stratejik konumumuz var. Şimdi bunların üzerine teknoloji ve inovasyonu koyarak Kayseri’nin yeni sıçramasını gerçekleştirmeliyiz.”
“KAYSERİ’NİN GELECEĞİ DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER ÜRETMEKTE”
Kayseri’nin Türkiye’nin merkezindeki stratejik konumunun ve gelişen ulaşım altyapısının ekonomik dönüşüm açısından önemli avantajlar sunduğunu belirten Ataş, Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin de bu süreci destekleyeceğini söyledi.
Şehrin bütün dinamiklerinin ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Ataş, Kayseri’nin gelecekte yalnızca sanayisiyle değil, geliştirdiği teknolojiyle de öne çıkmasını istediklerini ifade etti.
Ataş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Biz Kayseri’yi sadece bugünün güçlü sanayi şehirlerinden biri olarak değil, geleceğin üretim ve teknoloji merkezlerinden biri olarak görmek istiyoruz. Bunun için de şehrimizin bütün potansiyelini aynı hedef etrafında buluşturmalıyız. Kayseri’nin geleceği daha fazla üretmekte değil, daha yüksek katma değer üretmekte. Hedefimiz; üreten, teknoloji geliştiren, teknoloji ihraç eden ve dünyayla daha güçlü rekabet eden bir Kayseri inşa etmek olmalıdır.”




