YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, sivil terör mağdurlarının kapsam dışında bırakılmasını, yaralanmaların teknik kriterlerle sınırlandırılmasını ve başvuru süresinin bir yıl olarak belirlenmesini eleştirerek, "Gazi, merminin çapına ve yaranın koduna göre seçilemez" dedi.

Kanun Teklifi Komisyonda Görüşüldü

Şehit yakınları, gaziler, vazife ve harp malulleri ile hak sahiplerine yönelik mali ve sosyal düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmeleri, TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda tamamlandı.

AKP ve MHP milletvekillerinin imzasıyla 3 Ağustos'ta TBMM Başkanlığına sunulan dokuz maddelik teklif; şehit anne ve babalarına bağlanan aylıklara alt sınır getirilmesi, bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ödemenin artırılması, erbaş ve erlerin aylıklarının yeniden hesaplanması, yeniden muayene yaşının yükseltilmesi ve 15 Temmuz'da yaralanan bazı kişilere aylık bağlanmasını öngörüyor.

Teklifin 5'inci maddesiyle, Terörle Mücadele Kanunu'na geçici bir madde eklenerek terörle mücadele görevleri sırasında yaralandığı halde mevcut mevzuata göre malul sayılmayan veya kendisine derece verilmeyen belirli personele aylık bağlanması amaçlanıyor.

Aşkın Genç'ten Düzenlemeye Kapsam Eleştirisi

YENİ Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Aşkın Genç, komisyonda 5'inci madde üzerinde yaptığı konuşmada düzenlemenin kapsamına, yaralanma ölçütlerine, başvuru süresine ve açık bir gazilik statüsü tanımlanmamasına itiraz etti.

"Sivil Terör Mağdurları Kapsam Dışında"

Genç, düzenlemenin yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli ile güvenlik korucularını kapsadığını belirterek, sivil terör mağdurları ile terörle mücadeleye yardım ederken yaralanan vatandaşların kapsam dışında bırakıldığını söyledi.

Aylık bağlanabilmesi için yaralanmanın mermi, şarapnel, patlayıcı mühimmat, blast veya termal etki ya da yakın muharebe saldırısı gibi maddede sınırlı olarak sayılan nedenlerden kaynaklanmasının arandığını ifade eden Genç, olay tarihindeki yaralanmanın Adli Tıp Kurumu ölçütlerine göre hafif nitelikte olmaması ve mevcut sağlık durumu ile yaralanma arasındaki illiyet bağının en az bir adli tıp uzmanının bulunduğu sağlık kurulunca tespit edilmesi şartlarını da eleştirdi.

Konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Elbette yaralanma ile terör olayı arasındaki bağ kamu kayıtları ve sağlık belgeleriyle ortaya konulmalıdır. Fakat gazi, merminin çapına, yaranın koduna ve takvimde kalan güne göre seçilemez." ifadelerini kullandı.

"Teknik Listeye Uymayan Yaralı Yok Sayılamaz"

Yaralanmaların yalnızca maddede sıralanan şekillerle sınırlı olmadığını vurgulayan Genç, patlama sırasında düşerek omurgası zarar gören, yaralı arkadaşını taşırken kalıcı hasar alan ya da yaşadığı travmanın etkileri yıllar sonra ağırlaşan kişilerin de bulunduğunu söyledi.

Genç, "Bu insanların yaralanması maddede sayılan teknik listeye uymuyor diye ödedikleri bedel yok sayılamaz. Gazilik hukukunu merminin türüne veya hastane kayıtlarındaki yara koduna indirgeyemeyiz." dedi.

"Başvuru Süresi Bir Yıl Olamaz"

Düzenlemenin yalnızca kanunun yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylara bir defaya mahsus uygulanacağını ve başvurular için bir yıllık süre tanındığını hatırlatan Genç, bu sürenin yeni hak kayıplarına neden olabileceğini ifade etti.

Yıllar önceki sağlık dosyasına ulaşamayan, kanun değişikliğini zamanında öğrenemeyen veya rahatsızlığı sonradan belirginleşen kişilerin başvuru süresi nedeniyle kapsam dışında kalabileceğini belirten Genç, şu ifadeleri kullandı:

"Yıllarca hakkı tanınmamış bir insana şimdi 'Bir yıl içinde başvurmazsan hakkını kaybedersin' denilemez. Vücutta şarapnel ömür boyu kalıyor, devletin verdiği başvuru süresi bir yıl olamaz."

"Bağlanacak Aylık Asgari Ücretin Altında"

Madde kapsamında bağlanacak aylığın 17 bin 135 gösterge rakamı üzerinden hesaplandığını belirten Genç, bu tutarın mevcut memur aylık katsayısıyla yaklaşık 26 bin 996 liraya karşılık geldiğini söyledi.

Genç, öngörülen aylığın 28 bin 75 lira olan net asgari ücretin de altında kaldığına dikkat çekti.

Hulusi Akar: Türkiye hiçbir ülke için tehdit değildir
Hulusi Akar: Türkiye hiçbir ülke için tehdit değildir
İçeriği Görüntüle

"Gazilik Statüsü Kanunda Açıkça Tanımlanmalı"

AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül'ün teklif için yaptığı "Gazilik unvanı veriyoruz" açıklamasını hatırlatan Genç, madde metninde "Onur Gazisi" veya başka bir resmi unvanın açıkça tanımlanmadığını söyledi.

Düzenlemenin aylık bağladığını ve 1005 sayılı Kanun kapsamındakilere tanınan diğer haklara atıf yaptığını belirten Genç, şu değerlendirmede bulundu:

"Gazinin istediği yalnızca bir ödeme değildir. Devlet tarafından açıkça tanınan bir statü ve eşit özlük hakkıdır. 'Gazi sayılacak' sözü, kanunda açık bir statü hükmünün yerini tutmaz. Unvanın adı, kapsamı ve sağladığı haklar yoruma bırakılmadan kanun metninde yazılmalıdır."

Kaynak: Döndü Nur Demir