Katılımevim’de yeni gelişme: 2 yıl işlem yasağı geldi!
Katılımevim’de yeni gelişme: 2 yıl işlem yasağı geldi!
İçeriği Görüntüle

Fransa’da Nestlé Waters bünyesinde faaliyet gösteren Perrier, Vittel, Contrex ve Hepar gibi dünyaca ünlü maden suyu markalarının, “doğal maden suyu” olarak satışa sunulan ürünlerinde yıllarca mevzuata aykırı arıtma yöntemlerinden yararlandığı ortaya çıktı. Resmi makamlar ürünlerin insan sağlığı açısından doğrudan risk oluşturmadığını belirtirken, kullanılan işlemlerin doğal maden suyu etiketinin gerektirdiği koşullarla bağdaşmadığı ifade edildi.

Fransa’da doğal maden suyu sektörünün önde gelen markaları arasında bulunan Perrier, Vittel, Contrex ve Hepar hakkında ortaya çıkan uygulamalar, ürünlerin “doğal maden suyu” olarak pazarlanmasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Nestlé Waters bünyesinde bulunan markaların ürünlerinde yıllarca mevzuatın izin vermediği arıtma ve dezenfeksiyon yöntemlerinin kullanıldığı tespit edildi. Resmi makamlar, söz konusu ürünlerin insan sağlığı açısından doğrudan bir risk oluşturmadığını belirtse de kullanılan yöntemlerin, doğal maden suyunun kaynağından tüketiciye ulaşana kadar doğal niteliğini korumasını öngören kurallarla uyuşmadığı ortaya konuldu.

Doğal Maden Suyunda Dezenfeksiyona İzin Verilmiyor

Fransız yasaları, doğal maden sularının kaynağından şişelenmesine kadar geçen süreçte herhangi bir dezenfeksiyon işlemine tabi tutulmamasını şart koşuyor.

Mevzuat kapsamında yalnızca 0,8 mikrona kadar filtrasyona izin verilirken, Nestlé Waters tesislerinde bundan daha ileri seviyede işlemler uygulandığı belirlendi.

Yapılan tespitlere göre şirketin tesislerinde 0,2 mikron seviyesinde mikrofiltrasyon, aktif karbon filtreleri ve UV dezenfeksiyon sistemleri kullanıldı.

Şirket de söz konusu yöntemlere başvurduğunu kabul etti. Nestlé Waters, özellikle Perrier kaynaklarında yaşanan bakteriyel ve virütik kirlenmelerin önüne geçebilmek amacıyla bu tekniklerin kullanıldığını belirtti.

Perrier Kaynaklarındaki Kirlilik Gerekçe Gösterildi

Tartışmanın merkezinde özellikle Perrier kaynaklarında yaşanan bakteriyel ve virütik kirlenmeler yer aldı.

Şirketin açıklamalarına göre uygulanan arıtma yöntemlerinin temel amacı, kaynaklarda ortaya çıkan söz konusu kirliliklerin önüne geçmek ve ürünlerin güvenli şekilde tüketiciye ulaştırılmasını sağlamaktı.

Ancak doğal maden suyunun üretiminde kullanılan yöntemlere ilişkin yasal sınırlamalar nedeniyle, bu işlemlerin ürünlerin “doğal ve el değmemiş” niteliğiyle bağdaşıp bağdaşmadığı tartışma konusu oldu.

Araştırmaların Ardından Konu Yargıya Taşındı

Perrier, Vittel, Contrex ve Hepar gibi markaları bünyesinde bulunduran Nestlé Waters hakkındaki uygulamalar, Le Monde ve Radio France tarafından yürütülen araştırmaların ardından daha geniş kapsamlı bir soruşturmanın gündemine girdi.

Ortaya çıkan bulgular sonrasında konu yargıya taşınırken, şirket savcılıkla uzlaşma yoluna gitti.

Süreç bununla da sınırlı kalmadı. Şubat 2025’te Nestlé Waters'ın Vergeze tesisinde adli aramalar gerçekleştirildi. Yaşanan gelişmelere rağmen mahkeme, Perrier ürünlerinin mevcut etiketiyle satışına devam edilmesine onay verdi.

Skandala ilişkin dikkat çeken ayrıntılardan biri de Fransa Senatosu tarafından hazırlanan raporda yer aldı.

Mayıs 2025’te yayımlanan Senato raporunda, yetkili kurumların Nestlé Waters'ın uygulamalarından en geç 2022 yılında haberdar olduğu belirtildi. Raporda, durumdan haberdar olunmasına rağmen somut adımların atılmasında gecikildiği de belgelendi.

Bu bulgu, yalnızca şirketin uygulamalarını değil, ilgili kamu kurumlarının süreçteki tutumunu da tartışmaların odağına taşıdı.

15 Yılda 3 Milyar Euroluk Haksız Kazanç İddiası

Senato raporunda yer alan en çarpıcı değerlendirmelerden biri ise şirketin elde ettiği iddia edilen ekonomik kazanca ilişkin oldu.

Raporda, Nestlé'nin söz konusu usulsüz uygulamalar sayesinde 15 yıllık süreçte yaklaşık 3 milyar euro haksız kazanç elde etmiş olabileceği vurgulandı.

Nestlé ise raporda dile getirilen bu rakamı reddetti.

Şirketin itirazına rağmen iddia, doğal maden suyu sektöründeki ekonomik boyutu da tartışmaya açtı. Özellikle ürünlerin doğal ve el değmemiş kaynaklardan elde edildiği algısıyla tüketicilere sunulması, kullanılan arıtma tekniklerinin ticari sonuçları konusunda soru işaretlerine neden oldu.

Tüketici Derneklerinden Ürünlerin Toplatılması Çağrısı

Yaşanan gelişmeler tüketici derneklerinin de tepkisine yol açtı.

Tüketici dernekleri, söz konusu ürünlerin musluk suyundan 100 ila 300 kat daha pahalıya satıldığına dikkat çekerek, mevzuata aykırı arıtma yöntemlerinin kullanıldığı belirtilen ürünlerin derhal piyasadan toplatılmasını talep ediyor.

Böylece tartışma yalnızca kullanılan arıtma teknikleriyle sınırlı kalmazken, ürünlerin hangi koşullarda “doğal maden suyu” olarak etiketlenebileceği ve tüketicilerin bu ürünlere ödediği yüksek bedelin karşılığını alıp almadığı soruları da gündeme geldi.

Maden Suyu Sektöründe Güven Tartışması

Nestlé Waters bünyesindeki dünyaca tanınan markaların karıştığı süreç, Fransa'da maden suyu sektörünün güvenilirliği konusunda da önemli bir tartışma başlattı.

Resmi makamların ürünlerin insan sağlığı açısından doğrudan bir risk taşımadığını belirtmesine karşın, doğal maden suyunun üretim sürecine ilişkin yasal kuralların ihlal edildiğine yönelik tespitler, tüketicilere sunulan ürünlerin etiketleri ile üretim yöntemleri arasındaki uyumu gündeme getirdi.

Perrier, Vittel, Contrex ve Hepar gibi markaların da içinde bulunduğu Nestlé Waters'ın uygulamaları hakkında ortaya çıkan bulgular, doğal maden suyu sektöründe üretim süreçlerinin denetimi, ürün etiketlerinin güvenilirliği ve tüketicinin bilgilendirilmesi konularındaki tartışmaların daha uzun süre devam edeceğine işaret ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi