TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Aşkın Genç, teklifte bazı aylık ve bakım ödemelerinin artırılması ile yeniden muayene imkanlarının genişletilmesi gibi düzenlemelerin bulunduğunu belirtti. Gazilerin lehine olan hiçbir kazanımı küçümsemediklerini vurgulayan Genç, ancak yapılan iyileştirmelerin yıllardır devam eden hak ve statü eşitsizliklerini ortadan kaldırmadığını dile getirdi.
“Gaziyi Masaya Oturtmadan Kanun Hazırladınız”
Kanun teklifinin hazırlık ve görüşme sürecine ilişkin eleştirilerde bulunan Genç, komisyon görüşmelerinin yaklaşık üç saat sürdüğünü, tali komisyonların rapor vermediğini ve komisyon kapısında bekleyen şehit yakınları ile gazilerden yalnızca bir temsilcinin toplantıya alındığını ifade etti.
Alt komisyon kurulması taleplerinin, değişiklik önergelerinin ve 15 yeni madde önerisinin kabul edilmediğini belirten Genç, şöyle konuştu:
“İki yıllık hazırlık iddiasının Meclise düşen payı iki gün, gazilere düşen payı yalnızca birkaç dakika oldu. Dağ fare doğurdu. Çünkü gaziyi masaya oturtmadan gazi kanunu yazdınız.”
Gazilerin Talebi Sadece Aylık Artışı Değil
Gazilerin beklentilerinin yalnızca ekonomik desteklerden ibaret olmadığını ifade eden Aşkın Genç; emsal özlük hakkı, kira ve istihdam desteği, eğitim yardımı, askeri sosyal tesislerden yararlanma, sağlık ve rehabilitasyon hizmetlerine eşit erişim gibi birçok konuda düzenleme talep edildiğini söyledi.
Terörle mücadelede yaralanmasına rağmen malul sayılmayan kişilerin ise kanunda açıkça tanımlanacak “Onur Gazisi” statüsünü istediğini belirten Genç, bu kişilerin haklarının net şekilde belirlenmesi gerektiğini kaydetti.
“Protez Gözünü Krediyle Alan Gazinin Yaşadığı Düzen Sosyal Devlet Olamaz”
Aşkın Genç, gazilerin ortez ve protez ihtiyaçlarının teklifin en önemli eksiklerinden biri olduğunu söyledi.
Rapor ve üretim işlemlerinin büyük ölçüde Ankara’daki Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi’nde toplanmasının, farklı şehirlerde yaşayan gazileri tekrar tekrar Ankara’ya gitmek zorunda bıraktığını belirten Genç, sağlık hizmetlerine erişimin ikamet adresine bağlı bir mağduriyete dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Genç, bir gazinin yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı:
“Vücudunda şarapneli taşıyan, uzvunu kaybeden, travma sonrası stres bozukluğuyla mücadele eden bir insanı; rapor, ölçüm, bakım ve yenileme işlemleri için kilometrelerce yola düşürmek yanlıştır. Güvenpark’ta gözlerini çatışmada kaybeden bir gazimiz, iki protez gözü için 90 bin lira kredi çektiğini anlattı. Kızı ise babasının karanlığını bütün ailenin paylaştığını ifade etti. Gözlerini bu vatana veren bir gaziye, protez gözünü krediyle aldıran düzenin adı sosyal devlet olamaz.”
Genç, belirlenen bölgesel eğitim ve araştırma hastanelerinde rapor vermeye yetkili birimler ile nitelikli ortez-protez merkezlerinin kurulmasını istedi. Gazilerin rapor işlemleri için ikamet ettikleri yere en yakın üçüncü basamak sağlık kuruluşuna başvurmasının yeterli olması gerektiğini söyledi.
“Askeri Hastaneler Klinik Üslerdir”
Gazilerin sağlık ve rehabilitasyon sorunlarının askeri sağlık sistemiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Genç, ilk müdahaleden ameliyata, rehabilitasyondan ortez ve proteze kadar kesintisiz bir sağlık zinciri oluşturulması gerektiğini belirtti.
2025 yılı sonunda açıklanan verilere göre Gülhane’de 744 askeri tabip adayının eğitim gördüğünü ve aynı yıl mezun olan 147 tabibin birliklere gönderildiğini aktaran Genç, sadece tabip atamasının askeri sağlık sisteminin yeniden kurulması anlamına gelmediğini söyledi.
Genç, askeri hastanelerin önemini şu sözlerle anlattı:
“Harp cerrahisi, patlama, havacılık, dalış ve su altı hekimliği yalnızca tıp diplomasıyla değil; sürekli klinik eğitim, vaka deneyimi, tatbikat ve kurumsal birikimle gelişir. Askeri hastaneler işte bu birikimin üretildiği klinik üslerdir.”
Gazinin tedavisinin protezin teslim edilmesiyle sona ermediğini belirten Genç; cerrahi kontroller, protezin kişiye uyarlanması, yürüme analizleri, fizik tedavi ve cihaz yenileme süreçlerinin sürekli takip gerektirdiğini ifade etti.
“Astsubaylarımız Yeni Vaat Değil, Verilen Sözlerin Tarihini Soruyor”
Astsubayların yıllardır aynı sorunları dile getirdiğini belirten Aşkın Genç; emekliliğe yansıyan adil bir ilave tazminat verilmesi, ek gösterge mağduriyetinin giderilmesi, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki farkın azaltılması ve mesleki eğitimlerin lisans seviyesine çıkarılması gerektiğini söyledi.
“Astsubaylarımız yeni bir vaat istemiyor, yıllardır verilen sözlerin tarihini soruyor” diyen Genç, yapılacak düzenlemelerde tazminat göstergesi, ek gösterge seviyesi, emekliliğe yansıma yöntemi ve yürürlük tarihinin açık şekilde kanuna yazılması gerektiğini ifade etti.
Uzman Çavuşların Kadro Ve İstihdam Talebi
Uzman çavuşların da önemli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Genç; sözleşme baskısı, kadro güvencesizliği, sağlık nedeniyle meslekten ayrılma riski, kıdemlerin rütbeden sayılmaması, sosyal tesislerden eşit yararlanamama, emeklilikte derece ve ek gösterge kayıpları ile görev sonrası istihdam sorunlarına dikkat çekti.
Kamuya atanamayan uzman çavuşların okul güvenliğinde istihdam edilmesi yönündeki önerilerinin reddedildiğini belirten Genç, Kayseri’den Ankara’ya yürüyen emekli uzman çavuşların “Kahramanlara Hak Yürüyüşü”ne de değindi.
Genç, yürüyüşün devlet ile kahramanlar arasındaki mesafeye dikkat çektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Uzman çavuşlarımızdan biri, 45 yaşında resen emekli edildiğini ve bugün 57 yaşında olduğu için iş bulamadığını anlatıyor. Bir başkası, görevdeyken çocuklarının doğumunu ve büyüdüğünü göremediğini, emeklilikte ise geçinemediğini söylüyor. Kayseri’den Ankara’ya uzanan bu yürüyüş, iki şehir arasındaki mesafeyi değil, devlet ile kahramanı arasına açılan mesafeyi gösteriyor.”




