Aktaş, İmamoğlu’ndan geldiğini söylediği para talebinin doğrudan kendisinin talimatı olduğunun kendisine aktarıldığını belirterek, “İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır” dedi.

“Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasına 4’üncü gününde devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmada, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunmasını yaptı.

Milletvekili Çopuroğlu mali müşavirlerle buluştu: Sahayı dinlemek ve çözüm olabilmek
Milletvekili Çopuroğlu mali müşavirlerle buluştu: Sahayı dinlemek ve çözüm olabilmek
İçeriği Görüntüle

“Etkin Pişmanlık İfadelerimin Arkasındayım”

Aktaş, savunmasında daha önce verdiği ifadeleri ve etkin pişmanlık kapsamında yaptığı açıklamaları tekrar ettiğini belirtti. Etkin pişmanlık ifadeleri nedeniyle hakkında bir suikast dosyası da bulunduğunu söyleyen Aktaş, dosyaların mahkemeler arasındaki süreçlerinin devam ettiğini ifade etti.

Aktaş, davadaki temel meselenin iş insanlarının hak ediş alacaklarının bir baskı aracına dönüştürülmesi ve ilgililerin kendi aralarında “sistem” adını verdiği bir para toplama düzeni olduğunu öne sürdü.

Soruşturma aşamasında bazı basın yayın organlarında etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerinin değersizleştirilmeye çalışıldığını savunan Aktaş, hakkında gerçeği yansıtmayan bir kanaat oluşturulmak istendiğini söyledi.

Kendisinin bir iş insanı olduğunu vurgulayan Aktaş, ticari hayatı boyunca işlerini kanunlar çerçevesinde yürütmeye, çalışanlarının ve ailesinin emeğini korumaya çalıştığını ifade etti. Yanındaki kişilerin bir “koruma ordusu” olmadığını belirten Aktaş, daha önce kendisine yönelik suikast girişimi nedeniyle devlet tarafından tahsis edilen resmi korumalar olduğunu söyledi.

“13 Ocak 2025’te Gözaltına Alındım Ve Tutuklandım”

Aziz İhsan Aktaş, 13 Ocak 2025 tarihinde kamuoyunda “Beşiktaş Belediyesi” olarak bilinen operasyon kapsamında gözaltına alındığını ve ardından tutuklandığını hatırlattı.

2025 yılının Nisan ayında ise tamamen kendi iradesiyle etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ifade verdiğini belirten Aktaş, amacının devletin ve kamuoyunun gerçeği öğrenmesi ile kendisinin ve diğer iş insanlarının yaşadığını söylediği mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması olduğunu dile getirdi.

Aktaş, anlattığı olayların dosyaya sunduğu banka kayıtlarının yanı sıra daha sonra yapılan HTS ve baz tespitleri ile diğer sanık ve tanık ifadeleriyle doğrulandığını öne sürdü.

“Ben, kurulan düzenin baskısına maruz kalan ve işleyişini açıklayan kişilerden yalnızca biriyim” diyen Aktaş, iddialarını savunmasının devamında ayrıntılandırdı.

Aktaş’tan “Sistem” İddiası

Savunmasında Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulmuş bir yapı bulunduğunu öne süren Aktaş, İmamoğlu’nun talimatları ve para taleplerinin İBB iştiraklerinden sorumlu Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, Başkan Danışmanı İbrahim Bildirici, İstanbul Milletvekili ve CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ile diğer aracılar üzerinden ilerlediğini iddia etti.

Aktaş, belediyeden doğan mevcut alacaklar ve hak ediş ödemelerinin iş insanları üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını ileri sürdü. Belediyelerle devam eden iş ilişkilerinin ceza ve fesih gibi yaptırımlarla sona erdirilmesi tehdidinin kullanıldığını, imar ve ruhsat süreçlerinde de pay talep edildiğini savundu.

“İş İnsanları Üzerinde Baskı Kurulması Kabul Edilemez”

Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatını finanse etmek amacıyla iş insanları üzerinde baskı kurulduğunu öne süren Aktaş, bunun yalnızca hukuka aykırı bir eylem olmadığını, temel ahlaki ve vicdani değerler açısından da kabul edilemeyeceğini söyledi.

Hiçbir iş insanının siyasi bir faaliyetin finansmanı amacıyla baskı ve tehditle karşı karşıya bırakılamayacağını ifade eden Aktaş, halka hizmet sunmak yerine iş insanlarından baskı ve zorlama yoluyla para toplanması halinde bunun “kamu gücünün kötüye kullanılması” anlamına geleceğini savundu.

Aktaş ayrıca söz konusu “sistem”den bahseden tek kişinin kendisi olmadığını belirtti.

“Para Teslimleri Yeni İş Almak İçin Yapılmadı”

Aktaş, savunmasının devamında para teslimlerine ilişkin de iddialarda bulundu. Söz konusu teslimlerin yeni bir iş almak amacıyla değil, yasal hak edişlerin alınabilmesi için yapıldığını öne sürdü.

Paranın doğrudan asıl karar sahiplerinin talimatıyla bir danışmana, şoföre, otelde veya özel bir ofiste teslim edildiğini iddia eden Aktaş, bu yöntemle “sistem yöneticilerinin” arka planda gizli kalmasının amaçlandığını savundu.

Aktaş, paraların belediye kasasına ya da resmi bir banka hesabına yatırılmadığını, nakit olarak çekilip aracılara teslim edildiğini ve ilgililerin “sistem” adını verdiği havuza aktarıldığını öne sürdü.

“Para Talebinin Doğrudan İmamoğlu’nun Talimatı Olduğu Söylendi”

Ekrem İmamoğlu’ndan geldiğini belirttiği para talebine ilişkin konuşan Aktaş, kendisine bu talebin doğrudan İmamoğlu’nun talimatı olduğunun söylendiğini ifade etti.

Aktaş, “Ekrem İmamoğlu’ndan gelen para talebinin, doğrudan kendisinin talebi olduğu söylendi. İmamoğlu, belediye başkanlığı makamını sisteme para toplamak için kullanmıştır” ifadelerini kullandı.

Özgür Karabat Hakkında Da İddiada Bulundu

Aktaş, 2024 yerel seçim dönemine ilişkin de bir iddia ortaya attı. CHP’nin mali işlerden sorumlu eski Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın kendisinden para istediğini öne sürdü.

Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 25 Temmuz Salı gününe ertelendi.

Kaynak: İHA