Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da gerçekleştirilen 2. İletişim Şurası’nda konuştu. Bilgi akışının hızlı olmasının getirdiği artıların yanı sıra zararlarının da olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir” dedi.

Özgür Özel: Bahçeli'ye katılıyorum
Özgür Özel: Bahçeli'ye katılıyorum
İçeriği Görüntüle

‘OLGU VE ALGI ARASINDAKİ MAKAS GİDEREK AÇILIYOR’

Hatta bunlar sadece bugünü değil geçmişi de tahrif etmekte muhayyel bir tarih cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir diyen Erdoğan, “Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi günümüzde olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken kitleler algoritma faşizmi denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphesiz hakikat oluyor. Oysa iletişimin temel amacı, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı bilgiyi güç olmaktan çıkarıp, ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor" diye konuştu.

‘DEVLETE KARŞI BİR SİLAH OLARAK KULLANMALARINA FIRSAT VERMEYECEĞİZ’

6 Şubat depremlerinde sosyal medyada devlete karşı operasyon çekildiğinin son günlerde yapılan operasyonlarla ortaya çıkarıldığını ifade eden Erdoğan, "Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim: Su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bunda son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın, bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı saçmaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi neşretmenin ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA