Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Denizli’de parti teşkilatıyla bir araya geldi. Destici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma süreci, fon ve borsa soruşturması ile Denizli ekonomisindeki gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
"Hak Ettikleri Cezayı Alana Kadar Takipçisi Olacağız"
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki arkadaşlarının hayatını kaybettiği olayın üzerinden 17 yıldan fazla zaman geçtiğini belirterek, soruşturmanın takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.
Destici, "Liderimizin ve arkadaşlarımızın şehadeti üzerinden 17 yıldan fazla bir zaman geçti. Büyük Birlik Partisi olarak şehadetin ilk gününden bugüne kadar hadisenin hem hukuk önünde tarafı olarak, müdahili olarak hem de camia olarak takipçisi olduk. Bu meselede kastı ve kusuru olanlar hukuk önünde hak ettikleri cezayı alana kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.
Soruşturma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, dosyanın 2009 yılından sonra Malatya Özel Yetkili Savcılığı’na gönderildiğini ve burada 2 yıldan fazla süreyle soruşturma yürütüldüğünü ifade etti.
Destici, bu süreçte olayın gerçek yönünden uzaklaştırıldığını savunarak, "Şu anda görüyoruz ki orada soruşturmadan ziyade hadise gerçek mecrasından uzaklaştırılarak, başka hedefler gösterilerek sonuçsuz bırakılmış" ifadelerini kullandı.
"İkinci Dalga Operasyonu Şüpheleri Güçlendiren Konulara Yönelikti"
Destici, Kahramanmaraş’ta 2014 yılında dosyaya takipsizlik kararı verildiğini, yapılan itiraz sonrası kararın kaldırıldığını ancak 2016 yılında yeniden takipsizlik kararı verildiğini anlattı.
15 Temmuz 2016 darbe girişiminden önce ve sonrasında soruşturmanın devam etmesi için başvurular yaptıklarını belirten Destici, takipsizlik kararının 2018 yılında kaldırıldığını söyledi.

Destici, soruşturmanın 2026 yılına kadar devam ettiğini belirterek, Haziran 2026’da Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya takipsizlik kararı verilerek Ankara’ya gönderildiğini, ardından ilk dalga operasyonunun geldiğini ifade etti.
Helikopter kazasının bir kaza mı yoksa farklı bir ihtimal mi olduğunun araştırıldığını belirten Destici, ikinci dalga operasyonunun ise arama kurtarma süreci ve karbonmonoksit incelemeleriyle ilgili olduğunu söyledi.
Destici, "Bu hadisenin bir kaza değil de bir suikast ya da sabotaj olma ihtimalini güçlendiren şüpheler vardı. O da arama kurtarma. Helikopterin düştüğü yer bilinmesine rağmen farklı noktalarda aranması ve enkaza, cenazelere cuma günü öğleden sonra ulaşılması önemliydi" dedi.
Karbonmonoksit incelemelerinde farklı tarihlerde farklı raporlar verildiğini belirten Destici, Malatya’daki soruşturma döneminde gerçek sorumluların göz ardı edildiğini iddia ettiği konuların da araştırıldığını söyledi.
Destici, "İnşallah bu hadisede bütün şüphelerin ve şüphelilerin üzerine gidilecek. Hakikat, gerçek inşallah ortaya çıkarılacak" diye konuştu.
"Kimseye Koruma Sağlanmamalı"
Fon ve borsa soruşturmasına da değinen Mustafa Destici, devlet kurumlarının yürüttüğü operasyonları değerlendirdi.
Yolsuzluk, haksızlık, irtikap, suç ve haksız mal edinme iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini belirten Destici, "Nerede bir yolsuzluk, haksızlık, irtikap, suç, haksız mal edinme varsa her alanda bir neşter vuruluyor adeta. Bunları da takdir ediyoruz" dedi.
Fon ve borsa soruşturmasına ilişkin konuşan Destici, sürecin yaklaşık 2-3 yıl devam ettiğini belirterek, "Bunları nasıl olmuş da hiç kimse görmemiş" ifadelerini kullandı.
Soruşturma kapsamında tutuklamaların yapıldığını belirten Destici, "Hükümete, iktidara yakın olmak, milletvekili olmak, büyük sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri olmak, siyasetçi olmak, birilerine yakın olmak hiçbirine koruma sağlamamalı. Çünkü burada milletin hakkı var" diye konuştu.
Destici, mağdur olan vatandaşların ve özellikle küçük yatırımcıların zararlarının giderilmesini beklediklerini söyledi.

"Denizli Ekonomisi De Olumsuz Etkileniyor"
Mustafa Destici, Denizli ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Denizli’nin sanayi, tarım, enerji, eğitim ve kültür alanlarında önemli bir merkez olduğunu belirten Destici, ülkedeki ekonomik sıkıntıların kenti de etkilediğini söyledi.
Destici, "Ülkemizdeki ekonomik sıkıntıların, ticari daralmanın, ekonomik ve iktisadi zorlukların Denizli’yi de olumsuz yönde etkilediğini görüyoruz" dedi.
Özellikle tekstil sektöründe gerileme yaşandığını ifade eden Destici, Denizli başta olmak üzere İstanbul ve diğer şehirlerde işletmelerin kapandığını, fabrikaların yavaşladığını ve işten çıkarmaların olduğunu belirtti.
Bazı yatırımcıların üretimlerini Mısır başta olmak üzere iş gücü, vergi ve girdi maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelere taşıdığını söyleyen Destici, bunun işsizlik ve ihracat kaybı olarak yansıdığını ifade etti.
Destici, "Dolayısıyla bir şehrin ekonomik olarak çürümesine neden oluyor" değerlendirmesinde bulundu.



