AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, partisinin 25. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, AK Parti’nin iktidarda geçirdiği yılları ve Türkiye’de yaşanan siyasi değişimleri değerlendirdi. Ala, “İktidarı boyunca yaptıkları ve karşılaştıkları problemler dikkate alındığında 100 yıllık bir 25 yıl yaşamışız” dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümüne ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Partinin kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra iktidara geldiğini belirten Ala, AK Parti’nin iktidarda 24 yılını tamamlamak üzere olduğunu söyledi.
Ala, “Kurulduktan bir yıl sonra iktidara gelen yegane parti. İktidarı boyunca yaptıkları ve karşılaştıkları problemler dikkate alındığında da 100 yıllık bir 25 yıl yaşamışız. Gerçekten bu 25 yılda AK Parti büyük devrimlere imza attı. Siyaseti ve kendisini bir marka haline getirdi” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AK Parti’nin siyaset sahnesine çıktığı dönemde söylediği “Bugünden sonra Türkiye’mizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünü hatırlatan Ala, partinin 25 yıllık siyasi serüvenini “milletle beraber yürüyüşün adı” olarak nitelendirdi.
“Her Zaman Milletimizin Huzur Ve Güveni Esas Alındı”
AK Parti’nin iktidarı boyunca birçok kritik süreçle karşı karşıya kaldığını belirten Efkan Ala; muhtıralar, kapatma davaları, darbe teşebbüsleri, Gezi olayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz süreçlerini hatırlattı.
Ala, bu dönemlere ilişkin, “Muhtıralar verildi, kapatma davaları açıldı. Darbelere teşebbüs edildi. Gezi olayları, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz olayları yaşandı. Fakat hepsini iradeyle ve dirayetle bertaraf ettik ve yola devam ettik. Çok önemli değişikliklere imza atıldı ama kritik noktalar oldu. Bunlarla baş ederken her zaman birinci sırada milletimizin huzur ve güveni esas alındı” dedi.

Ala: “2007’deki 367 Kararı Hukuk Tarihimize Kara Bir Leke Olarak Geçti”
AK Parti’ye açılan kapatma davası dönemine de değinen Ala, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı bir görüşmeyi anlattı.
Erdoğan’ın kendisine, “Önemli bir problemle karşı karşıyayız, biz bedel öderiz ama bu süreci öyle yönetmeliyiz ki asla millete bedel ödetmemeliyiz” dediğini aktaran Ala, karşılaştıkları engel ve krizleri milletin lehine çözmeye çalıştıklarını ifade etti.
2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini örnek gösteren Ala, “2007’deki cumhurbaşkanı seçimini engellemeye yönelik 367 Kararı, hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçti” dedi.
Yaşanan krizin ardından cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi için referanduma gidildiğini hatırlatan Ala, referandumda yüzde 69,5 oyla değişikliğin kabul edildiğini belirtti. Ala, anayasa değişikliğinin ardından Recep Tayyip Erdoğan’ın halk tarafından doğrudan seçilen ilk cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.
“Karşılaştığımız Her Krizin Nihai Çözümünü Sandıkta Bulduk”
Efkan Ala, 2007’de yapılan referandum sonrasında millet iradesinin iktidara daha güçlü biçimde hakim olduğunu savundu.
Önceki dönemlerde partilerin hükümet kurmasına rağmen iktidar olamadığını ifade eden Ala, AK Parti döneminde gerçekleştirilen değişikliklerle sistemin de değişmeye başladığını söyledi.
Ala, “Önceden sistem hep hükümetleri değiştiriyordu. Karşılaştığımız her krizin nihai çözümünü de biz sandıkta bulduk ve sandığa götürdük. Bunları halk iradesiyle, milletin iradesiyle yaptık ve artık hükümetler iktidar olarak iş başındalar” ifadelerini kullandı.
28 Şubat Düzenlemeleri, Başörtüsü Yasağı Ve Ayasofya Vurgusu
AK Parti iktidarı döneminde birçok alanda reform niteliğinde düzenlemeler yapıldığını dile getiren Ala, partinin kurulduğu dönemde 28 Şubat sürecinin izlerinin devam ettiğini söyledi.
AK Parti iktidarında 28 Şubat dönemindeki düzenlemelerin ortadan kaldırıldığını ve başörtüsü yasağının kaldırıldığını vurgulayan Ala, milletin taleplerinin tek tek yerine getirildiğini ifade etti. Ala, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasıyla da yüz yıllık bir rüyanın gerçekleştiğini belirtti.

Efkan Ala: “Türkiye Küresel Bir Aktör Oldu”
Türkiye’nin AK Parti döneminde bölgesel bir güçten küresel bir aktöre dönüştüğünü söyleyen Ala, dış politikadaki değişime dikkat çekti.
AK Parti öncesinde pasif bir dış politika anlayışının hakim olduğunu savunan Ala, AK Parti ile birlikte aktif dış politika dönemine geçildiğini ifade etti.
Ala, “Türkiye savunma sanayii ve ekonomide elde ettiği başarılarla, hem siyaseti hem de kurumları güçlendiren reformlarla dünyada küresel bir aktör oldu. Etkili bir dış politika izlemeye başladı ve arkasına da devletin imkan ve kabiliyetlerini koydu, onları da çoğalttı” dedi.
Savunma sanayiindeki gelişmelere de değinen Ala, geçmişte Türkiye’nin parasını verdiği halde alamadığı İHA gibi sistemleri artık kendisinin ürettiğini belirterek, Türkiye’nin savunma sanayiinde dünyanın ihracatçı ülkeleri arasında yer aldığını söyledi.
“Cumhurbaşkanımız Dünyanın Bütün Meselelerinde Etkili Söz Söyleyen Birkaç Liderden Biridir”
Asker-sivil ilişkilerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Efkan Ala, Yüksek Askeri Şura toplantılarının geçmişte aylarca Türkiye’nin gündeminde kaldığını, günümüzde ise bir veya iki gün içerisinde gündemden çıktığını söyledi.
Genelkurmay Başkanlığı’nın Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandığını hatırlatan Ala, “Şimdi herkes işini yapıyor. Güçlü bir ordumuz var, siyaset güçlendi. Ordumuz bugün 18 ülkede huzur ve güvenliğe katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dış politikadaki konumuna Suriye, Karabağ ve Rusya-Ukrayna arasındaki liderler diplomasisini örnek gösteren Ala, Türkiye’nin uluslararası meselelerde görüşüne başvurulan bir ülke haline geldiğini ifade etti.
Ala, “Türkiye bugün geldiği nokta itibarıyla dünyada hangi mesele olursa olsun kendi görüşüne başvurulan bir ülke haline gelmiştir. Cumhurbaşkanımız dünyanın bütün meselelerinde etkili söz söyleyen birkaç liderden biridir” dedi.
AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümünü Kutluyor
AK Parti’nin 25 yıllık siyasi geçmişini değerlendiren Genel Başkanvekili Efkan Ala, bu süreçte karşılaşılan siyasi krizlerden anayasa değişikliklerine, savunma sanayiinden dış politikaya kadar birçok alanda önemli değişimlerin yaşandığını belirtti. Ala, AK Parti’nin karşılaştığı krizlerin çözümünde sandığı ve millet iradesini esas aldığını vurguladı.



