EYT’nin 2023 yılında yasalaşmasının ardından yaklaşık 2 milyon kişi emeklilik hakkı kazandı. Bu değişim, sosyal güvenlik sisteminin dengelerini doğrudan etkilerken, kademeli emeklilik tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, konuyla ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.
Prim Gün Sayısını Tamamlayamayanlar Beklemede
EYT kapsamındaki kişilerden prim gün sayısını tamamlayamayanlar için emeklilik süreci henüz tamamlanmış değil. Önümüzdeki yıllarda emeklilik başvurularının tamamen sona ermeyeceği, ancak daha yavaş bir tempoda devam edeceği öngörülüyor.

1999 Sonrası Sigortalılar İçin Durum Farklı
SGK Uzmanı Özgür Erdursun, 9 Eylül 1999 sonrası sigortalı olanlar için emeklilik şartlarının farklı olduğunu vurguladı. Erdursun, SSK’lılarda 7 bin gün, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındaki sigortalılarda ise 9 bin gün prim koşulunun arandığını hatırlattı. Bu nedenle yeni kuşak için emeklilik yaşının daha geç olacağını belirtti.

2023’te Emeklilik Başvurularında Rekor Yoğunluk
Erdursun, 2023’te emeklilik başvurularında olağanüstü bir yoğunluk yaşandığını ve bu sürecin ardından başvuruların hızlı bir şekilde düşmesinin kaçınılmaz göründüğünü aktardı. Uzman, “Bazı projeksiyonlara göre bu sayıların 200 binlerden 50 binlere, ardından 10 binler seviyesine inmesi şaşırtıcı olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Kademeli Emeklilik Sistemi Fırsat Sunabilir
Sosyal güvenlik sistemi açısından kademeli emekliliğin önemli bir fırsat yaratabileceğine dikkat çeken Erdursun, aktif/pasif dengelerinin iyileşme potansiyeline sahip olduğunu söyledi. Türkiye’nin genç nüfus avantajını koruduğunu belirten uzman, istihdam artışı sürerse ve kayıt dışı istihdam azalırsa, ülkenin Avrupa ortalamasının üzerine çıkabileceğini dile getirdi.
Kademeli Emeklilik Talebi Artıyor
1999 sonrası sigortalılar ve mevcut şartları ağır bulan geniş bir kesim uzun süredir kademeli emeklilik talebinde bulunuyor. Erdursun, şu anda resmi bir düzenleme bulunmasa da taleplerin karşılık bulma ihtimalinin her geçen gün arttığını kaydetti.
“Kademeli emeklilik bekleyenler açısından tablo tamamen kapalı değil. Aksine, sistemin dengeleri iyileştikçe bu kesim için ‘yeşil ışığın’ yavaş yavaş yanmaya başladığını söylemek mümkün görünüyor” dedi.




