CNN Türk’ün aktardığına göre Sonel’in ifadesinde yer alan açıklamalar şu şekilde:
“Gülistan Doku'yu şahsen tanımıyorum. Herhangi bir yerde herhangi bir surette görüşmedim, hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra ben de herkes gibi basından duyduğum kadarıyla tanıdım. Ben Gülistan Doku'nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bununla ilgisi yoktur. Doku'nun kaybolması, böyle bir şey mümkün değildir, ben Gülistan Doku'nun kaybolması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiçbirisi Gülistan Doku'yu tanımazdı.”

Kayıt Dışı Hat İddiaları ve Hareket Kayıtları

Mustafa Türkay Sonel, yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz’ün kullandığı iddia edilen kayıt dışı telefon hatlarına ilişkin ise şunları söyledi:
“Ne desem yalan olur, bilmiyorum. Çünkü benim üzerime atılı bu beyanları, gizli tanığın hakkımda vermiş olduğu bu beyanların hiçbirisini kabul etmiyorum. 05.05.2020 tarihinde kendime ait araçla Elazığ istikametinden Tunceli'ye gelişimin görüldüğü ancak öncesinden Tunceli ilinden Elazığ iline istikametimin çıkışının görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur.”

Silah İddialarına Yanıt

Sonel, kendisine ait silahlarla ilgili iddiaları da reddederek şu ifadeleri kullandı:
“Benim renkli boncuk atan tüfeklere karşı bir merakım vardır. Bu ilgiyi arkadaşımın yönlendirmesiyle öğrendim. Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde benim ‘Bu tabanca ile birisini vurdum’ dediğim iddiası kesinlikle yalandır. Böyle bir beyanda bulunduğumu bilmiyordum, çok şaşkınım. Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bu sporla ilgili evin bahçesinde oynadığımız birçok fotoğraf ve video mevcuttur. Kullanılan ekipmanların faturaları da vardır. Bunların hiçbiri gerçek tabanca değildir. Bana ait bir tabanca söz konusu değildir.”

Kayseri’de iki araç çarpıştı: 3 ağır 4 yaralı
Kayseri’de iki araç çarpıştı: 3 ağır 4 yaralı
İçeriği Görüntüle

Gülistan Doku Davası (2)

Baz Kayıtları ve Olay Günü

Baz kayıtlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sonel, aynı baz sinyalinde bulunmanın aynı yerde olduklarını göstermediğini savundu. Gençlik merkezi ve arkadaş çevresiyle ilgili ise şu ifadeleri kullandı:
“Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşımla birlikte gençlik merkezine giderdim. Ayrıca çevredeki kafelerde de zaman geçirirdik. Daraltılmış baz kayıtlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.”
Savcılığın, olay günü Doku’ya ait olduğu değerlendirilen bazı eşyaların bulunduğu bölgeyle ilgili sorusuna verdiği yanıt ise şöyle:
“Ben Gülistan Doku’yu tanımam ki eşyalarını bileyim. Biz o bölgede araçla hareket halindeydik, durup beklemezdik. Zaten aracın durabileceği bir yer yoktur.”

“Bu Bir İtibar Suikastı”

Sonel ifadesinin sonunda ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bahsettiğiniz malzemeleri kimin attığını bilmiyorum. Gizli tanığın beni suçlayan beyanları asılsızdır. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Bu durum bana ve aileme karşı yapılmış bir itibar suikastıdır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Üniversite son sınıf öğrencisiyim. Sınavlarıma hazırlanıyor olmam gerekirken burada bulunuyorum. Bu durum beni çok üzüyor. Gülistan’ı tanımadığım için aynı ortamda olsak bile fark etmezdim.”

Soruşturma kapsamında birçok isim hakkında ağır suçlamalarla işlem yapıldı.
Bu kapsamda:
• Mustafa Türkay Sonel: nitelikli cinsel saldırı ve kasten öldürme
• Erdoğan Elaldı: kasten öldürme
• Ferhat Güven: yağma
• Zeinal Abakarov ve yakınları: çeşitli suçlamalar
• Şükrü Eroğlu ve diğer bazı isimler: delil gizleme, değiştirme ve yok etme
suçlamalarıyla tutuklandı.

Kaynak: Haber Merkezi