HAK-İŞ'in 50. kuruluş yılı kapsamında gazetecilerle bir araya gelen Arslan, bölgesel asgari ücret uygulamasının çalışanlar açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtti. İşverenlerin farklı illerdeki düşük ücretleri büyük şehirlerde de uygulamayı hedeflediğini öne süren Arslan, bu yaklaşımın ücretlerde gerilemeye yol açacağını ifade etti.
MALİYET TARTIŞMASINDA FAİZ VURGUSU
Türkiye'de işçilik maliyetlerinin yüksek olduğu yönündeki değerlendirmelere de değinen Arslan, asıl yükün yüksek finansman maliyetlerinden kaynaklandığını savundu. İşçilik maliyetinin önemli bir bölümünün kredi faizlerinden oluştuğunu belirten Arslan, faiz oranlarının düşmesi hâlinde işveren üzerindeki maliyet baskısının da azalacağını dile getirdi. (Ahmet Kıvanç'ın haberine göre)
"EN DÜŞÜK ÜCRET YAYGINLAŞABİLİR"
Bölgesel asgari ücret konusunun hükümetle yapılan görüşmelerde gündeme gelmediğini ifade eden Arslan, bu talebin bazı işveren çevrelerinden geldiğini söyledi. Uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda en düşük ücretin ülke genelinde yaygınlaştırılabileceği endişesini taşıdıklarını belirterek, bunun çalışanlar açısından hak kayıplarına neden olabileceğini kaydetti.
KOMİSYON YAPISINDA DEĞİŞİKLİK TALEBİ
Mahmut Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun mevcut yapısının değiştirilmesi gerektiğini belirterek, mevcut sistemle adil bir ücret belirlenmesinin zor olduğunu ifade etti. Komisyonun daha demokratik ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyleyen Arslan, bu konuda sendikaların ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI
Komisyon yapısında değişiklik yapılmaması hâlinde işçi sendikalarının ortak bir eylem planı oluşturması gerektiğini belirten Arslan, TÜRK-İŞ'in bu süreçte daha fazla inisiyatif almasının önemli olduğunu söyledi. Önümüzdeki dönemde sendikalar arasında görüşmeler gerçekleştireceklerini ifade eden Arslan, komisyonun yeniden yapılandırılması için ortak mücadele çağrısında bulundu.
ASGARİ ÜCRET İÇİN ALMAN MODELİ ÖNERİSİ
Arslan, asgari ücret belirleme sürecinde Almanya'da uygulanan modeli örnek gösterdi. Bu sistemde işçi ve işveren temsilcilerinin müzakereler yürüttüğünü, bağımsız bir başkanın hakemlik yaptığını ve hükümetin yalnızca üzerinde uzlaşılan asgari ücreti ilan ettiğini belirterek, benzer bir yapının Türkiye'de de değerlendirilebileceğini ifade etti.




