Konya’nın Kulu ilçesi, İsveç başta olmak üzere Avrupa ülkeleriyle kurduğu köklü bağlar sayesinde Türkiye’nin en sıra dışı yerleşim yerleri arasında yer alıyor. Avrupa'da yaşayan yüz bini aşkın Kulu'lunun memleketleriyle bağlarını hiç koparmaması, ilçenin hem sosyal dokusunu hem de ticari hayatını kökten değiştirdi.
Yıllardır süren bu göç ve gurbet döngüsü, Kulu’yu halk arasında “Küçük Avrupa” ve “Kuluforniya” lakaplarıyla anılır hale getirdi. Resmi nüfusu 52 bin civarında olan ilçede, gurbetçi hareketliliğinin en net hissedildiği yer ise çarşı pazar.
ÇARŞIDA ETİKETLER DÖVİZLE YAZILIYOR
Yurt dışından gelen döviz girdisinin ekonomik hayatta ağırlık kazanması, ticaretin kurallarını da esnetmiş durumda. İlçedeki birçok esnaf; ürün ve hizmet fiyatlarını euro ve dolar üzerinden belirliyor, alışverişler de ağırlıklı olarak bu para birimleriyle yapılıyor.
Banka şubeleri ile döviz bürolarının aralıksız mesai yaptığı Kulu merkezinde, kasalara giren paranın büyük bölümünü yabancı para birimleri oluşturuyor. Kafe ve restoranlardan emlak sektörüne kadar geniş bir alanda bu ekonomik dinamik göze çarpıyor.
SOKAKLAR GURBETÇİ ARAÇLARIYLA DOLU
Kulu ile Avrupa arasındaki bağ sadece ticaretle sınırlı kalmıyor. Özellikle yaz aylarında ve tatil dönemlerinde ilçenin sokaklarında manzara tamamen değişiyor. Ankara-Konya karayolu üzerindeki hareketliliğe, ilçe merkezinde park halindeki İsveç, Almanya, Hollanda ve Belçika plakalı lüks otomobiller eşlik ediyor.
İç Anadolu'nun ortasında yer almasına rağmen kendine has ekonomik yapısı ve kültürel kodlarıyla ayrışan Kulu, Türkiye’nin en ilginç kent hikayelerinden birini sunmaya devam ediyor.


