Kayseri Haber – Deniz Postası / İktidara yakın gazeteci Osman Diyadin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Kayseri teşkilatını mercek altına aldı. Daha önce Sakarya üzerinden yaptığı değerlendirmelerin ardından bu kez Kayseri teşkilatını kaleme alan Diyadin, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ve il yönetimine yönelik dikkat çeken eleştirileri yazısına taşıdı. Teşkilat içinde yaşandığı öne sürülen sorunlar, saha eksikliği ve son seçimlerde yaşanan oy kaybı üzerinden yapılan değerlendirmeler, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.
“BİR DOKUN BİN AH İŞİT”
Osman Diyadin, Kayseri’ye ilişkin yazısına, daha önce Sakarya için kullandığı ifadeyi hatırlatarak başladı. “Sakarya ile yazıma ‘Bir dokun bin ah işit’ diye başlamıştım. İşitmeye devam ediyoruz” diyen Diyadin, Kayseri’den gelen bilgilerin de çarpıcı olduğunu ifade etti.
Diyadin, AK Parti’nin kuruluş felsefesine vurgu yaparak, partinin temelinde “millete hizmet” anlayışının bulunduğunu, bu anlayışın mimarı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaseti hiçbir zaman kişisel menfaatlerin ya da günü kurtarma hesaplarının aracı olarak görmediğini belirtti. Erdoğan’ın ortaya koyduğu siyasi hareketin liyakat, sadakat ve dava bilinci üzerine kurulduğunu vurgulayan Diyadin, Kayseri teşkilatında konuşulanların bu vizyonla ne kadar örtüştüğünün ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini kaydetti.
KAYSERİ TEŞKİLATINDA RAHATSIZLIK BÜYÜYOR
Diyadin, Kayseri teşkilatında teşkilatı toparlamak yerine bazı yöneticilerin dışlandığı yönünde iddiaların gündemde olduğunu yazdı. Özellikle il yönetimi içinde yedi yöneticinin çalışmaların dışına itildiği yönündeki değerlendirmelerin dikkat çekici olduğunu belirten Diyadin, teşkilat içinde derinleşen bir disiplinsizlik ve denetimsizlik sorununun bulunduğu yönündeki iddiaları da aktardı.
Yazısında, Kayseri’nin bugüne kadar Ankara’ya güçlü isimler göndermiş bir şehir olduğuna dikkat çeken Diyadin, halen Ankara’da etkili olan Mustafa Elitaş, Hulusi Akar ve Ayşe Böhürler gibi isimlerin bu süreçteki sessizliğinin ya da alacakları tavrın sürecin kaderini etkileyebileceğini vurguladı.
“BU DAVA GÖRÜNMEK DEĞİL ÇALIŞMAK DAVASIDIR”
Diyadin, yazısında AK Parti’nin siyasi anlayışının makam değil sorumluluk, kişisel çıkar değil milletin geleceği üzerine kurulu olduğunu hatırlattı. Kayseri teşkilatına yönelik eleştirilerin merkezinde ise sahada görünmeyen bir il başkanı ve yönetim anlayışının bulunduğunu ifade etti.
Yazıda, haftanın büyük bölümünü şehir dışında geçiren ve yalnızca protokol programlarında görünen bir il başkanıyla güçlü bir teşkilat inşa edilemeyeceği yönündeki eleştirilerin teşkilat içinde yüksek sesle dillendirildiği belirtildi.
Diyadin, güçlü bir teşkilatın protokol fotoğraflarıyla değil, mahalle mahalle gezerek, vatandaşın sorunlarını dinleyerek ve kriz çözerek kurulabileceğini ifade etti.
ERDOĞAN’IN SİYASET ANLAYIŞI: SAHA
Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri de Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset anlayışına yapılan vurgu oldu. Diyadin, Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca en çok “saha” kavramını öne çıkardığını, kapı kapı dolaşmayı, vatandaşın nabzını birebir tutmayı ve teşkilatla iç içe olmayı siyaset anlayışının merkezine koyduğunu hatırlattı.
Erdoğan’ın başarısının masa başı siyasetinden değil, sokaktan geldiğini vurgulayan Diyadin, teşkilatın liderini sahada görmek istediğini, il başkanının sahadaysa teşkilatın diri olacağını, sahada olmadığı durumda ise teşkilatın dağılacağını belirtti.
Kayseri’de yalnızca programdan programa koşan, şehirle bağı zayıflayan bir yönetim anlayışıyla ne motivasyon sağlanabileceğini ne de seçim kazanılabileceğini kaydeden Diyadin, Erdoğan’ın yıllardır dile getirdiği “Siyaset sahada yapılır, milletle yapılır” sözünü hatırlattı.
KAYSERİ’DE YÜZDE 74’TEN YÜZDE 38’E GERİLEYEN OY ORANI
Diyadin’in yazısında öne çıkan en çarpıcı noktalardan biri ise Kayseri’de son yerel seçimlerde yaşanan oy kaybı oldu.
Kayseri gibi siyasi hafızası güçlü bir şehirde AK Parti’nin oy oranlarının yüzde 74’lerden yüzde 38’lere gerilemesini basit bir istatistik olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını belirten Diyadin, bunun ciddi bir uyarı ve alarm niteliğinde olduğunu söyledi.
Bu düşüşün nedenlerinin dışarıda değil, teşkilatın kendi içinde aranması gerektiğini ifade eden Diyadin, asıl sorunun ise bu sonuçlardan gerekli dersin çıkarılıp çıkarılmadığı olduğunu vurguladı.
“PEKİ DERS ALINDI MI?”
Yazısında, “Peki ders alındı mı? Görünen şu ki yok” ifadelerine yer veren Diyadin, bugün yapılması gerekenin iddiaları görmezden gelmek değil, kararlılıkla üzerine gitmek olduğunu kaydetti.
Makamlara sığınmak yerine sorumluluk alınması gerektiğini belirten Diyadin, sessiz kalmanın değil, dava ahlakını yeniden ayağa kaldırmanın önemine dikkat çekti.
Teşkilatın yeniden yapılandırılması gerektiğini savunan Diyadin, gerekirse radikal kararların alınması ve teşkilatın ayarlarının yeniden yapılmasının zorunlu hale geldiğini ifade etti.
GÖZLER AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ’TE
Osman Diyadin, teşkilatlarda değişim beklentisinin arttığı bu süreçte, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün Kayseri gibi sorunların odağındaki şehirleri gündemine alması gerektiğini belirtti.
Kayseri’de bugün sorulması gereken en kritik sorunun “Teşkilat mı sahayı yönetiyor, yoksa saha mı teşkilatsız kalıyor?” olduğunu ifade eden Diyadin, bu tablonun artık görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Yol yakınken önlem alınmaması halinde bu sessizliğin siyaseten mutlaka bir karşılığının olacağını kaydeden Diyadin, AK Parti’nin hiçbir zaman kişisel zaafların gölgesinde yürüyen bir hareket olmadığını ve olmayacağını vurguladı.
Yazısını, “Bu dava, hatayı örtme değil, hatayı düzeltme davasıdır. Önlem şart. Artık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sırtında siyaset yapıp kazanma lüksü kalmadı” sözleriyle tamamladı.




