Kayseri’nin asırlık çarşılarında bir zamanlar onlarca farklı meslek kolu faaliyet gösteriyordu. Şer’iyye sicilleri, tereke kayıtları ve akademik araştırmalar; bugün büyük bölümü unutulan bu mesleklerin yalnızca ekonomik faaliyet olmadığını, aynı zamanda usta-çırak geleneğini, teknik bilgiyi ve şehir kültürünü taşıdığını gösteriyor.
Kayseri’nin Kaybolan Meslekleri Geçmişin Ekonomik Hafızasını Anlatıyor
Kayseri’nin geçmişine ışık tutan arşiv belgeleri, şehrin sanıldığından çok daha zengin bir meslek dünyasına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Kayseri Şer’iyye Sicilleri, yalnızca mahkeme kayıtlarından oluşmuyor; dönemin şehir hayatı, esnaf teşkilatı, mahalle yapısı ve ekonomik düzeni hakkında da önemli bilgiler sunuyor.
1742 tarihli tek bir Kayseri Şer’iyye Sicili üzerinde yapılan incelemelerde bile onlarca farklı esnaf ve zanaatkâr grubunun bulunduğu görülüyor.
Araştırmacılar, bu kayıtların Osmanlı dönemindeki şehir ekonomisini anlamak açısından en önemli kaynaklardan biri olduğunu belirtiyor. Çünkü bir defter dahi dönemin mahalle mahalle uzmanlaşmış ustalarını, esnaf örgütlenmelerini, lonca düzenini, üretim çeşitliliğini ayrıntılı şekilde ortaya koyabiliyor.
Bugün sıradan görülen birçok meslek, geçmişte Kayseri çarşılarının en önemli unsurları arasında yer alıyordu.
Tereke kayıtları Kayseri’deki Meslek Çeşitliliğini Ortaya Çıkarıyor
Kayseri’de yapılan tereke araştırmaları, geçmişteki üretim dünyasının ne kadar gelişmiş olduğunu gösteren önemli ayrıntılar içeriyor.
Bu kayıtlarda yalnızca insanların bıraktığı eşyalar değil; kullanılan kumaş türleri, boya çeşitleri, dokuma yöntemleri, üretimi yapan ustalar da belirlenebiliyor.
Araştırmalarda Kayseri’de 216 farklı kumaş türünün kullanıldığı tespit ediliyor.
Bu sayı, şehirde yalnızca dokumacılığın değil; buna bağlı birçok uzmanlık alanının da geliştiğini ortaya koyuyor. Bir kumaşın ortaya çıkması için iplikçiler, dokumacılar, boyacılar, basmacılar, nakkaşlar, terziler, tezgâh ustaları gibi birçok farklı meslek grubunun çalıştığı görülüyor.
Yani bugün tek bir kelimeyle ifade edilen “terzilik”, geçmiş Kayseri’de çok daha geniş ve uzmanlaşmış bir üretim zincirinin parçasıydı.
Kaybolan Meslekler Aslında Kaybolan Bir Kültürü Temsil Ediyor
Araştırmacı Fatih Balcı’nın Develi üzerine yaptığı saha çalışmaları, geleneksel mesleklerin neden yok olduğunu ortaya koyan önemli tespitler içeriyor.
Son ustalarla yapılan görüşmelerde dikkat çeken en önemli noktalardan biri, mesleklerin yalnızca ekonomik nedenlerle ortadan kalkmadığı gerçeği oldu.
Birçok meslek, kendisini devam ettirecek çırak bulunamadığı için sona eriyor. Usta ile birlikte: meslek bilgisi, kullanılan özel teknikler, meslek dili, üretim sırları, yılların deneyimi de kayboluyor.
Araştırmalarda özellikle şu mesleklerin son temsilcileriyle karşılaşıldığı belirtiliyor: Kalaycı, Hasırcı, Çerçi, Tuzcu, Geleneksel demirci, Eski usul terzi
Bu meslekler yalnızca bir geçim alanı değil, aynı zamanda geçmişten bugüne aktarılan kültürel miras olarak görülüyor.
Camilerde Unutulan Meslekler
Mahyacı: Minareler arasına ışıkla yazı yazan ustalar
Eskiden Ramazan aylarında camilerin iki minaresi arasına kandillerle yazılar hazırlayan mahyacılar, özel bir ustalık gerektiren bir mesleği temsil ediyordu.
Mahyacıların yaptığı iş yalnızca yazı oluşturmak değildi. Ustalar; ipin gerginliğini, kandillerin ağırlığını, rüzgâr hesaplarını, harflerin oranlarını dikkate almak zorundaydı.
Elektrikli aydınlatma sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu gelenek büyük ölçüde ortadan kalktı.
Kandilci: Elektrik öncesi camilerin ışık ustası
Kandilciler, geçmişte camilerin aydınlatmasından sorumlu kişilerdi.
Görevleri arasında: kandilleri temizlemek, yağlarını doldurmak, fitilleri değiştirmek, kandilleri yakmak, is temizliği yapmak bulunuyordu. Elektriğin hayatımıza girmesiyle birlikte bu meslek tamamen kayboldu.
Bir Meslek Yok Olduğunda Sadece İş Kaybolmuyor
Akademik araştırmaların en dikkat çekici sonuçlarından biri, geleneksel mesleklerin kaybolmasının yalnızca ekonomik bir değişim olmadığı yönünde oldu.
Bir ustanın mesleğini bırakmasıyla birlikte: kullanılan özel terimler, çalışma yöntemleri, üretim teknikleri, usta-çırak ilişkisi, yüzyılların bilgi birikimi de ortadan kalkıyor.
Bu nedenle “son kalaycı” yalnızca son kalaycı değil; aynı zamanda bir dönemin üretim anlayışının ve kültürel hafızasının son temsilcisi oluyor.
Kayseri’de Tarihe Karışan 50 Meslek
Kayseri Şer’iyye Sicilleri, tereke kayıtları, lonca kayıtları, Erciyes Üniversitesi araştırmaları ve KAYTAM yayınları üzerinden değerlendirildiğinde; bugün tamamen ortadan kalkmış ya da sayıları azalmış ve yalnızca müze ve restorasyon çalışmaları kapsamında yaşayan yaklaşık 50 geleneksel meslek şöyle sıralanıyor:
1. Mahyacı: Minareler arasına kandillerle yazı kuran ustalardı.
2. Kandilci: Camilerin yağ kandillerini yakar, temizliğini ve bakımını yapardı.
3. Mücellit: El yazması kitapları, Kur’an-ı Kerimleri ve önemli belgeleri ciltlerdi.
4. Hattat: Cami kitabeleri, levhaları ve süsleme yazılarını hazırlardı.
5. Çuhacı: Çuha kumaşı üretir ve satardı.
6. Alacacı: Alaca adı verilen geleneksel dokumaları üretirdi.
7. Kutnucu: Kutnu kumaşı dokuyan ustaydı.
8. Atlasçı: İpek atlas kumaş üretimi yapardı.
9. Tülbentçi: Tülbent dokur ve satışını gerçekleştirirdi.
10. Basmacı: Ahşap kalıplarla kumaş üzerine baskı yapardı.
11. Boyacı: Doğal kök boyalarla iplik ve kumaş renklendirirdi.
12. İplikçi: El emeğiyle iplik üretirdi.
13. Çırçırcı: Pamuğu çekirdeğinden ayırırdı.
14. Dokumacı: El tezgâhlarında kumaş dokurdu.
15. Keçeci: Yün kullanarak keçe üretirdi.
16. Aba dokuyucusu: Geleneksel aba kumaşlarını hazırlardı.
17. Hasırcı: Kamış ve sazlardan hasır örerdi.
18. Sepetçi: Söğüt dalları ve benzeri malzemelerle sepet yapardı.
19. Kalaycı: Bakır kapları kalaylayarak yeniden kullanıma hazırlardı.
20. Bakırcı: Bakır kap ve mutfak eşyaları üretirdi.
21. Kazancı: Büyük bakır kazanlar yapardı.
22. Nalbant: Atların nallarını üretir ve çakardı.
23. Semerci: Eşek ve atlar için semer yapardı.
24. Saraç: Deriden eyer, koşum takımı ve çeşitli hayvan ekipmanları üretirdi.
25. Yularcı: Hayvanların kullandığı yularları örerdi.
26. Çarıkçı: Deriden geleneksel çarık yapardı.
27. Mestçi: Deri mest üretirdi.
28. Pabuççu: El yapımı ayakkabı üretirdi.
29. Yemenici: Geleneksel yemeni ayakkabılarını dikerdi.
30. Urgancı: Halat ve kalın ipler üretirdi.
31. İpçi: Keten ve kenevirden ip yapardı.
32. Çömlekçi: Topraktan kap ve çeşitli mutfak eşyaları üretirdi.
33. Künkçü: Toprak su boruları yapardı.
34. Kiremitçi: El yapımı kiremit üretirdi.
35. Tuğlacı: Geleneksel yöntemlerle tuğla basardı.
36. Mumcu: Balmumu ve don yağı kullanarak mum yapardı.
37. Sabuncu: Geleneksel yöntemlerle sabun üretirdi.
38. Attar: Baharat, güzel kokular ve şifalı bitkiler satardı.
39. Aktar: Doğal ilaç ve bitkisel ürün ticareti yapardı.
40. Çerçi: Köy köy dolaşarak çeşitli ürünler satan gezgin esnaftı.
41. Dellal: Çarşıda satış ve açık artırma duyuruları yapardı.
42. Saka: Ev ve dükkânlara su taşırdı.
43. Debbağ: Hayvan derilerini işleyerek kullanılabilir hale getirirdi.
44. Kürkçü: Kürkten giysi ve çeşitli ürünler üretirdi.
45. Nakkaş: Ahşap, cami ve yapı süslemeleri yapardı.
46. Oymacı: Ahşap oyma sanatıyla uğraşırdı.
47. Geleneksel çilingir: El dövmesi kilit ve metal parçalar üretirdi.
48. Geleneksel demirci: El emeğiyle tarım aletleri ve çeşitli demir ürünleri yapardı.
49. Fıçıcı: Ahşaptan fıçı üretirdi.
50. Su değirmeni değirmencisi: Su gücüyle çalışan değirmenlerde tahıl öğütürdü.




