Kayseri’nin sosyal ve kültürel geçmişinde önemli bir yere sahip olan cemaatler, Osmanlı Devleti’nin iskân politikaları doğrultusunda şehre yerleştirilen topluluklar arasında yer aldı. Özellikle göçebe veya yarı göçebe yaşam süren aşiretlerin belirli bölgelere yerleştirilmesiyle birlikte Kayseri’nin nüfus yapısında dikkat çekici değişimler yaşandı.
Osmanlı yönetimi, yazlık ve kışlak arasında uzun mesafeler kat eden aşiretlerin kontrol altına alınması, vergilendirilmesi ve askerlik yükümlülüklerinin düzenli şekilde yerine getirilmesi amacıyla iskân politikalarını uygulamaya koydu. Bu kapsamda birçok aşiret ve cemaat, büyük köyler ile şehirlerin çevresine yerleştirildi.
1834 TEMETTUAT KAYITLARINDA YER ALAN CEMAATLER
1834 yılı Temettuat kayıtlarında Kayseri’de faaliyet gösteren ve şehrin sosyal dokusunu oluşturan çok sayıda cemaatin adı geçmektedir. Bu kayıtlar, dönemin nüfus yapısını anlamak açısından önemli kaynaklar arasında yer almaktadır.
Kayıtlarda yer alan cemaatlerden bazıları şunlardır:
Yanıkoğlu, Mollazade, Seyfullah Efendi, Serçeoğlu, Şeyh, Yenice İsmail Efendi, Yaraş, Dilaver Paşa, Kümbet, Molla İsmailoğlu, Kendirci, Hasanbey, Kabasakal, Abdullah Şeyh, Şeyh Ömer, Tahirağa, Karafakih, Emirağa, Çivici, Selaldı, Süleyman, İsaağa, Kalpaklızade, Halaçzade, Fethullah Efendi, Ağa, Cürcür, Hacı Ekiz, Çandarlı, Hoca Hasan, Kiççi, Hacı Saki, Dadır, Paşa, Kilecioğlu, Karşıma, Kemeraltı, Danacılar, Gubaroğlu, Küçükali, Köyyıkan, Sisliyan ve Eskici Yahya cemaatleri.
CEMAATLER NASIL İSİMLENDİRİLİYORDU?
Kayseri’deki cemaatlerin isimlendirilmesinde genellikle cemaat liderlerinin veya aile büyüklerinin isimleri etkili oldu. Bunun yanında bazı cemaatlerin yerleştikleri bölgenin veya mahallenin adıyla anıldığı da görülmektedir.
Araştırmalar, bu cemaatlerin 1834 yılı itibarıyla yakınlarında bulundukları mahallelere bağlı "mülhak" yerleşimler olarak kaydedildiğini göstermektedir. Zaman içerisinde nüfuslarının artmasıyla birlikte birçok cemaat yerleşimi bağımsız mahallelere dönüştü.
AVŞARLAR, TÜRKMENLER VE AKÇAKOYUNLULAR DA KAYSERİ’DEYDİ
Temettuat kayıtlarında yer alan cemaatlerin dışında Kayseri’de yaşayan çok sayıda aşiret ve aile topluluğu da bulunuyordu. Ömerli, Akçakoyunlu, Sarıkürklü, Avşar, Kürt ve Türkmen toplulukları bunlar arasında öne çıkan gruplar olarak dikkat çekmektedir.
Bu topluluklar, Kayseri’nin etnik ve kültürel çeşitliliğinin oluşmasında önemli rol oynarken, şehrin ekonomik ve sosyal hayatına da katkı sağladı.
ÇEVRE KÖYLERDEN VE KASABALARDAN YOĞUN GÖÇ YAŞANDI
Kayseri’nin nüfus yapısı yalnızca iskân edilen cemaatlerden oluşmuyordu. Zaman içerisinde çevre köylerden ve kasabalardan da çok sayıda aile şehre yerleşti.
Aile unvanları incelendiğinde Molu, Boyacı, Ağırnas, Keykubat, Germir, Tavlusun, Karakimse, Akçakaya, Rumdiğin, Ekrek, Barsama, Talas ve Bürüngüz gibi yerleşimlerden gelen insanların Kayseri’de yeni bir yaşam kurduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum, Kayseri’nin tarih boyunca göç alan ve farklı toplulukları bünyesinde barındıran önemli bir Anadolu şehri olduğunu ortaya koymaktadır.
KAYSERİ’NİN KİMLİĞİNİN OLUŞUMUNDA CEMAATLERİN ETKİSİ
Osmanlı dönemindeki iskân uygulamaları sonucunda Kayseri’ye yerleşen cemaatler ve aşiretler, şehrin mahalle yapısının şekillenmesinde önemli rol oynadı. Günümüzde birçok aile, kökenlerini bu cemaatlere ve yerleşim gruplarına dayandırırken, söz konusu topluluklar Kayseri’nin tarihî hafızasının önemli parçaları arasında yer alıyor.
1834 Temettuat kayıtlarında yer alan bu bilgiler, Kayseri’nin sosyal tarihi ve nüfus yapısının anlaşılmasına ışık tutan önemli belgeler olarak değerlendiriliyor.




